- Yaş
- 51
- İsim
- Genco
Selam arkadaşlar.
Dişli sezonu geldi de geçiyor.Biz de boş durmuyoruz.1 ay kadar önce Karadeniz kıyılarında o günkü saflığıma denk gelen 3 büyük kaçmış,1 tanesini alabilmiştim.Sonraki avlarımızda da kayda değer bir şey olmamıştı,sonra da fırsat bulamamıştık zaten.
Hal böyleyken ,boğazda kıyı meralarda raporlar gelirken önceden Üsküdar tarafında belirlediğimiz bir mera vardı nicedir aklımda ama bir türlü yüklü av verememişti.Perşembe günü fırsatını bulup erkenden kaçıp eve uğradım ve malzemeleri alıp taksiyle yarım saat sonra meraya ulaştım.Üsküdar meralarını hem boğaza hem de balık avı satan dükkanlara yakınlığından dolayı seviyorum.Güneşin batışına az bir süre kala ağır sahteler ve kaşıklarla beni de şaşırtan şekilde aşağıdaki 4 lüfer 2 sarıkanadı aldım 1,5 saatte.2 çinekop suya iade.O bölge için verimli bir avdı,hoplaya zıplaya eve döndüm.
Cuma yoğundu kaçamadım ama Cumartesi sabah benimdi ve gene aynı yerdeydim ve yalnızdım. İlk dişli 7/8. atışta sahteye yapıştı.Bekletmeden kıyılatıp zıplatmadan sallasırt hoop arkaya.Çıkar iğneden hoop tekrar at karanlık suya.Ağır ağır sararken zınk!Sar sar sar sar sar..Birden suyun üstünde parlayan gümüş bir cisim,aman zıplatma,fırsat vermeden yaklaştır,hoop kaldır at arkaya .Sabahın sessizliğinde ağzındaki sahteyi sallayan koca balıklar,şakır şakır sahtenin çelik bilyaları,biri duysa dansöz oynatıyorlar sanacak.
Böyle böyle kaç tane tuttum bir ara düşündüm rakamı hatırlamadım.Çünkü sonradan fark ettiğim şey,balık yapıştığında kıyıya alana kadarki anı pek hatırlamıyorum.O an aklımdaki sar sar sar kaçırma düşüncesi.
Saat 8 gibi balık kesti ve ben çantayı açıp canavarları bir kayanın üstüne serdim. Toplam 10 yakışıklı.Boyları 27-33 cm arasında.
Fotosunu mesaj olarak telefonuna attığım kuzen ailesiyle ve içeceklerle akşam bizdeydi.
Bel kemiğindeki kana kadar soğuk suda temizleyip,üstüne 2 çizik atıp az zeytinyağı ve tuzda dinlendirip dökme çelik tavada ızgara edip hakkını vermek de bana düştü.
Ve ertesi günün sabahı misafirler uyurken meraları yokladım ve en büyüğü 36 cm olan bu 4 lüyü getirdim.Özellikle 36 cm liği nasıl çektiğimi hatırlamıyorum.
Ve pazartesi yarım günlük işten sonra kaçışta gene 1 buçuk saatte bu delikanlılar buzluktaki yerlerini aldılar.En büyüğü 32 cm civarı sanıyorum.
Avlardan aklımda kalanlar; makinayı kitleyen ,sahteyi çatlatan,asabi dişliler; pahalı Japonlar kadar iş yapan ucuz Çin sahteleri,neden tek gittiğimde çok balık yakaladığım,Üsküdarın dönüş yolundaki sabahçı kahveleri ve sıcak börekleri
Kullanılan ekipman: Shimano exage makine,okuma kamış,daiwa shore line,river,ima,kendo sahteler ve hansen kaşık.
Herkese eğlenceli avlar.
Bir not: Avlar kurşunsuz,ağırlıksız takımla sadece misina ucu maket balık ve kaşıkla; 10-40 gram atarlı 2.40 kamışla yapılmıştır.
Dişli sezonu geldi de geçiyor.Biz de boş durmuyoruz.1 ay kadar önce Karadeniz kıyılarında o günkü saflığıma denk gelen 3 büyük kaçmış,1 tanesini alabilmiştim.Sonraki avlarımızda da kayda değer bir şey olmamıştı,sonra da fırsat bulamamıştık zaten.
Hal böyleyken ,boğazda kıyı meralarda raporlar gelirken önceden Üsküdar tarafında belirlediğimiz bir mera vardı nicedir aklımda ama bir türlü yüklü av verememişti.Perşembe günü fırsatını bulup erkenden kaçıp eve uğradım ve malzemeleri alıp taksiyle yarım saat sonra meraya ulaştım.Üsküdar meralarını hem boğaza hem de balık avı satan dükkanlara yakınlığından dolayı seviyorum.Güneşin batışına az bir süre kala ağır sahteler ve kaşıklarla beni de şaşırtan şekilde aşağıdaki 4 lüfer 2 sarıkanadı aldım 1,5 saatte.2 çinekop suya iade.O bölge için verimli bir avdı,hoplaya zıplaya eve döndüm.
Cuma yoğundu kaçamadım ama Cumartesi sabah benimdi ve gene aynı yerdeydim ve yalnızdım. İlk dişli 7/8. atışta sahteye yapıştı.Bekletmeden kıyılatıp zıplatmadan sallasırt hoop arkaya.Çıkar iğneden hoop tekrar at karanlık suya.Ağır ağır sararken zınk!Sar sar sar sar sar..Birden suyun üstünde parlayan gümüş bir cisim,aman zıplatma,fırsat vermeden yaklaştır,hoop kaldır at arkaya .Sabahın sessizliğinde ağzındaki sahteyi sallayan koca balıklar,şakır şakır sahtenin çelik bilyaları,biri duysa dansöz oynatıyorlar sanacak.
Böyle böyle kaç tane tuttum bir ara düşündüm rakamı hatırlamadım.Çünkü sonradan fark ettiğim şey,balık yapıştığında kıyıya alana kadarki anı pek hatırlamıyorum.O an aklımdaki sar sar sar kaçırma düşüncesi.
Saat 8 gibi balık kesti ve ben çantayı açıp canavarları bir kayanın üstüne serdim. Toplam 10 yakışıklı.Boyları 27-33 cm arasında.
Fotosunu mesaj olarak telefonuna attığım kuzen ailesiyle ve içeceklerle akşam bizdeydi.
Bel kemiğindeki kana kadar soğuk suda temizleyip,üstüne 2 çizik atıp az zeytinyağı ve tuzda dinlendirip dökme çelik tavada ızgara edip hakkını vermek de bana düştü.
Ve ertesi günün sabahı misafirler uyurken meraları yokladım ve en büyüğü 36 cm olan bu 4 lüyü getirdim.Özellikle 36 cm liği nasıl çektiğimi hatırlamıyorum.
Ve pazartesi yarım günlük işten sonra kaçışta gene 1 buçuk saatte bu delikanlılar buzluktaki yerlerini aldılar.En büyüğü 32 cm civarı sanıyorum.
Avlardan aklımda kalanlar; makinayı kitleyen ,sahteyi çatlatan,asabi dişliler; pahalı Japonlar kadar iş yapan ucuz Çin sahteleri,neden tek gittiğimde çok balık yakaladığım,Üsküdarın dönüş yolundaki sabahçı kahveleri ve sıcak börekleri
Kullanılan ekipman: Shimano exage makine,okuma kamış,daiwa shore line,river,ima,kendo sahteler ve hansen kaşık.
Herkese eğlenceli avlar.
Bir not: Avlar kurşunsuz,ağırlıksız takımla sadece misina ucu maket balık ve kaşıkla; 10-40 gram atarlı 2.40 kamışla yapılmıştır.