Biraderim, biz altı üstü izmarit tutmak adına taa Gebze'den kalkıp, Sarayburnu'na gidiyoruz. Sen, şöyle bir dönüm sahada "Şurası kefalin elinden tuttuğumuz yer, burası zarganayla gezdiğimiz yer, orası istavritle sarıldığımız yer..." diyorsun. Haliyle bizlerde makaraları gevşetiyoruz. Böyle takılmasak, en kısa sürede ahanda burası amerikan üssü diye ladin'i kandırıp, bombalatmaya çalışırız, hasedimizden..
Bu hallere sık sık gelişimiz ondan yani. Vurdu balıksızlık başımıza.. Buna, eylül sendromu deniyor. Geleceği bilinen ama bir türlü gelmeyen lüfer, palamut vs. yüzünden boğaz civarı balıkçılarında sık sık görülüyor. Tedavisi sabır. Ama bir kaç yılda bir nüksedince, işte böyle oluyor bizim ahali..