Hooop önce balık sonra da su kovaya.heralde bir ömür sürecek bir adet olacak bu.Rastgele.
Emre teşekkür ederim. Evet, alışkanlık haline geldi bile.
abim bi gün sahilde gelip yanına rastgelsin diyip yanından gitmeyen biri olacak . o zmn korkmaa

saygılar

Başımın üstünde yerin var Serdarcım.
Tebrikler, yine çok güzel balıklar ve çok güzel bir anlatım.
Rastgelsin..!
Teşekkür ederim Ersen. Daha niceleri senin oltana takılsın.
Serkancım çok teşekkür ederim. Ya aslında hırs değil ama gerçekten bütün incelikleriyle öğrenmek istediğimden üstüne şu sıralar bol da vaktim olduğundan soluğu devamlı deniz kıyısında alıyorum.
Daha güzelleri senin olsun.
Kerem kardeşim güzel av raporların, Ankara'nın bu soğuk günlerinde içimi ısıtıyor.Bilinçli balık avcılığına çok güzel örnekler veriyorsun. Bu yönden seni tebrik ediyor, keyifli avlar diliyorum.Selam ve sevgilerimle...
Çok teşekkürler ederim. Böyle güzel sözler duymak beni nasıl mutlu ediyor bilemesiniz. Paylaşmanın en güzel yanı bu olsa gerek.
İstanbul'dan güzel Ankara'ya kucak dolusu sevgiler yolluyorum.
Bugün Galata köprüsünden gelen 90 adet, 100 adet çinekop raporlarını gördükçe, bana göre senin avının değeri ve önemi bir kez daha anlaşılmıştır.
Sevgili Kerem,"hani buzluk için değilde, yetecek kadar günlük taze yemek önemli" şeklindeki sözün herşeyi zaten özetliyor.Gerçekten seni en içten duygularımla tebrik ediyor ve her zaman sana yetecek kadar avlar yapmanı diliyorum:thumb:
İsacım çok teşekkür ederim. Hani su yolunu bulur derler ya. Kişi de kendi gibilerini bulur. Bende iyi ki buraya üye olmuşum, iyi ki yaptığım avları paylaşmışım ki senin gibi kalbi güzel insanlarla tanışma fırsatı doğmuş.
Bütün iyi dileklerini kabimle ikiye katlıyor ve sana yolluyorum.
Kerem bey ölçerken balıkların ağzını kapatalım lütfen, alttaki balık 3-5 milimle limit altı görünüyor
Tebrikler av için...
Teşekkürler Hakkı Bey, çok sağolun.
Tekrar ve bir fazlasıyla beraber.
İstanbul Türkiyenin en güzel yeri,boğazda İstanbulun,çıkarın keyfini,
Tebrikler
Sevgiler
Vedat ağabey çok teşekkür ederim.
Elimde olta, gözüm kah Dolmabahçe'de, kah Ortaköy'de, Boğaz Köprüsü'nün üstünde otomobiller, kimi Avrupa'ya kimi Asya'ya kimbilir hangi nedenlerle gitmekteler. Hemen önümde bir Karabatak sanki biz sörfçülere nisper yapar gibi dalıyor balığının peşinden, daha ötede martılar biraz evvel iskeleye yanaşan Vapur'dan atılmış ekmeklerin peşindeler gürültülü bir şekilde...
Sevgiler, saygılar
tebrikler ve afiyet olsun.
Erhan Bey, çok teşekkür ederim.