ÇİPURA ve LEVREK çiftlikleri zararlımı?

Konu, 'Makaleler' kısmında grandi tarafından paylaşıldı.

  1. grandi

    grandi Hayati BAYDAR

    Mesajlar:
    106
    Şehir:
    ...
    25-30 sene önce başlayan denizde ağ kafeslerde balık yetiştiriciliği zamanla gelişti ve büyükbir potansiyele ulaştı. Yetiştirilen balıkların çoğu ihraç edilirken, az bir kısmıda iç piyasaya verilmektedir. İhraç edilen balıklardan milyonlarca yuro döviz geliri sağlanırken, iç piyasaya verilen balıklarda hem fiyat istikrarını korumaya, hemde yasak aylarda talep karşılamaya yaramaktadır. Korunaklı koylara sahip olduğu için Ege kıyılarında yoğunlaşmışlardır. İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Cezayir ve Tunus'un korunaklı koyları bize göre daha az olmasına rağmen, hepsininde üretimleri bizden fazladır.
    Son yıllarda turistik otel sahipleri balık çiftliklerine savaş açtılar. Ankara da siyasilere baskı yaparak, İzmir de yerel televizyona sanki reklam değilde kamu yararına habermiş gibi aylarca süren yayınlar ısmarladılar. Neymiş, balık çiftlikleri denizleri kirletyormuş.
    Kirliliğin bilimsel olarak ispatlanması yerine ,çözümü siyaset sahnesinde aramak bence pek etik değil. Hijyene, kirlenmeye çok hassas olan Avrupa Birliği kendi ülkelerinde üretimi teşvik etmektedir. Yabancı turistlere imkanlarını cok ucuza pazarlayan otellerde müşterilerinin 'muz'a, 'jet-ski'ye 'su kayağı'na binerken çok geniş alan bulamamaktan dolayı hayıflanmaları, bol yıldızlı otel sahiplerini çok üzmektedir.
    Bence balıklardan gelen katma değer, turistlerin bırakacağı katma değerden daha kutsal. Hem çiftliklerin kaldırılması turist sayısını artırmaz.
    Yetiştirme balıkların kirlilik oluşturup oluşturmadığını siyasilerin değil, konunun uzmanlarından oluşan Bilim kurulu belirlemelidir.
    Ne dersiniz?
     
  2. owti

    owti

    Mesajlar:
    157
    oteller konusunda sana katiliyorum bencede normal yurdum insani 5 kaliyosa öyle otellerde turistler 3 kaliyo buda cok adil degil bence döviz kuruna vuruldugunda bizden cok cok ucuza kaliyolar balik ciftliklerine gelince bence onlarin faydasi buyuk yani onlar yemlenirken etraftaki baska baliklarda onlardan yemleniyolar ve balik ciftliklerinin etrafinda avlanmak yasak diye biliyorum ben oyuzden baliklarin cogu oraya yuva yapip ureme imkanlari daha cok oluyo ben böyle dusunmekteyim ama kullandiklari yemin bi sakincasi varmidir denizlerimize orasini bilemiyorum
     
  3. orcunhoca

    orcunhoca

    Mesajlar:
    1.054
    Şehir:
    istanbul/kuşadası
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    şansa bir ahtapot 1 kg. babakalede 400 gr. karagöz,80-90 cm pala.
    yurdum insanı 110 liraya kalırken, elin fransızı geceliğine 18 lira veriyor. durum o kadar vahim.
     
  4. turizmle karıstırmamak lazım

    bir dönem turizm konulu bir dijital tv nin kurulumunda bulunmustum. Eski kulagı kesiklerden oldugumuzdan. "müzmin haberci". Konunun derinligine inme sansımız olmuştu.
    Bahsettiginiz yerliye pahalı yabancıya ucuz tatil olayı.Avrupada turkiyeyi tanıtıyos ayagına turkiyenin rantını yiyen ve turizm denince ilk akla gelen 3-4 ismin kumpası. Tui denen uluslar arası bir kurum var. Her yıl nekadar turist nereye yollanacakkararverirler. kim öne çıkarılacak kim dibe batacak. İşte o kurum acentelere ve ülkeler ekotalar verir. Turkiyede malesef kota adı altında " kredi mekanizmalarıyla kurulan oteller bu garanti musteriye mecburdurlar ve Tuiye başkaldıranın başı ezilir." Ucuz fiyatla toplu anlasmalar yapılır.Bu konuda buyuk turizm temsilcilerimiz mucadele etmek yerine uyum saglayıp parsanın buyugunu almayı tercih ederler malesef.

    bu yabancı turistin ucuz gelmesi mevzuu
    ve konumuzla alakası yok.

    Konumuz sanırım balık çiftlikleri denizi kirletiyomu?
    efem bugday tarlaları topragı ne kadar kirletiyorsa.
    yani evet. USTELİK BİR HAYLİ KİRLETİYORLAR.
    sonucta yemler, ilaçlar, kimyasallar suya karısıyor. Ormanlık alana otoban kurmak bile kirlilik sebebidir unutulmamalı.Kladıki denize üretim tesisi.
    boşa organik tarım diye birşey icat edilmedi. Üretim artırıcı hamleler topragın suyun dengesini bozuyor. aynı sey suan denizlerde mevcut. Yani nedenbalıkçiftlikleri var dogal haldeki uretim yetmiyor diye. Nasıl çalısıyor sistemi bozup bir nevi doping yaparak. Balıkları ayır sınıflandır bir yere topla sıkı besle hastalıktan koru . vs.
    İşin kötü tarafı zararlı malzemeler topraga göre on yirmi kat hızlı karısıyor sisteme ve uzaklara yayılıyor.
    Bir de damızlık yavru üretimi geyiginin akarsu deltalarnda kıyılarda vs denizdeki yavruları toplayıp çiftliklere satmak seklinde yürüdügünü de kabul edersek. Ki bu konuda tanıklıkları olan arkadaslar konuyu daha önce yazdılar.

    hem denizdeki çipura ve levrekler bu av merasiminden zarar göruyor.Hemde o yavrularla beslenen diger canlılar.

    kaldı ki. Bir dönem ülkemize yabancı bir tur olan somon çiftliklerinin olayı var. Piyasada satısları sınırlı kalınca tekne balıkçılarının tüm dunya balıkçıları gibi aldıgı mazot subvansiyonunu siyasi olarak baskı kurarak engelledikleride bir vakıa dır.

    Halen de tum reklamlara ragmen somon balıgı tuketimi azdır çunku diger balıklardan hala daha pahalıdır. Soguk iklim balıgını getirip artık haritalarda tropikal kuşakta gösterilen turkiyede uretirseniz kuzey ulkeleriyle başa çıkamazsınız. Sonrada bu yükü digerlerinin uzerine yıkarsınız. Ve alısık olmadık damaklara o balıgı zorla sunamazsınız. Begenen alır begenmeyen almaz. kaldıki geneldede 4 buyuk sehir dısında tuketilmiyor da.Bu durumda rakipleri vurursunuz ticaretin en sıkı hamlesi budur.Kuralıda.

    Mesela suan bir yerden toplu miktarda alısveris yaparsanız en az %10 iskonto alırsınız .Ancak bir balıkçı olarak 20 ton mazot alsanız teknenize 1 litre almıs gibi aynı fiyattan alırsınız. Tankerler sehir hatları vapurları vs ise indirimden yararlanır. Aynı sekilde çiftçilerede mazot indirimi uygulanır ancak ulkemizde balık çiftlikleri yaygınlastıktan sonra balıkçıların bu hakkı ellerinden alınmıstır.

    bu ve benzeri tonla sey sayabilirim.
    ancak sonuçta balık çiftlikleri denizin dogal bir parçası degildir ve ister istemez çevreye yabancı madde yayılmasına ön ayak olurlar. bu tarla balıkçılıgı içinde öyledir.
    ve mesela her ev çevreyi kirlettigi için çöp vergisi öderken, balık çiftlikleri bu konuda hiç bir sorumlulugun altında degildir.
    peki balık çiftlikleri olmamalı mı. olmalı.
    ama 5 yıldızlı otellerin dibinde değil. Bu konudada ciddi bir plansızlık yaşanıyor. Her seferinde Amerikayı yeniden kesfetmek zorunda kalınıyor.

    sonuçta her nekadar yabancılara ucuz yerlilere pahalıda olsa turizm turkiyenin en büyük gelir kalemidir. 25 30 milyar dolarlık bir ticaret dalının hadi hadi 40- 50 milyon dolarlık bir sektöre karsı elinde herzaman kozları olacaktır. kabul etmek gerekir.
     
  5. tommasi

    tommasi evrim ertik

    Yaş:
    35
    Mesajlar:
    666
    Şehir:
    muğla-izmir-milas
    Favori Kamış:
    olta,Yengeç
    En İyi Avı:
    Çipura 3.2kg
    Bu konu açıldığı çok iyi olmuş gerçekten..Eğer çok açık konuşmak gerekirse balık çiftliklerinin doğayı çok kirletmekte..Bizim yazlığımız milasın kıykışlacık köyünde..Özellikle galiba türkiyede en yoğun balık çiftliği olan bölge bizim orasıdır...ESkiden denize girerken şimdi hiç girilmez hatta sabahları bile 2 metre derinliğin bile dibi zor görünür oldu..Ayriyetten Balık çiftliklerinin yanında orada insanlarında çok büyük bir kirletme potansiyeli var...6 yıl önce turistin gelip yüzdüğü yer şimdi çöplükten aşağı kalır yanı yok..Fotoraflarınıda size gösterebilirim..Ayriyetten kriterlere uygun yapılsa aslında bu iş çevreye hiçbir lük zararı olmaz ama bizim orada güllük,körfez olduğu için çok dalga almaz hemde derinlk açısından çok sığ..Zaten balık kafeslerindeki ağların boyu 7 metre falan dibten 2 3 metre hatta 1 metre mesfa var..Buda sirkülasyonu sıfıra indiriyo..Atılan yemlerin zararını sölemeye gerek yok galiba...ASlında bu çiftliklerin önü açık denizlerde ve derinlerde yapılmalı..Benim akrabalarımda bu işi yapıyo yani bu işin nasıl olduğunu iyi bilirim ;)
     
  6. Avciperdeci

    Avciperdeci SeRDaR

    Mesajlar:
    7.433
    Favori Kamış:
    El Oltası
    Balık çiftliklerinin tamamı kalksın denilmiyor.
    Kıyılarda olanlar açık sulara taşınsın deniliyor. Bunun nedeni de kıyılardaki çiftliklerde kullanılan hormonlu yemlerin doğaya verdiği zarar ve kirlilik.
    Ekonomik olarak bakılırsa:
    Bu hafta Bodrum da konuştuğum bir Kılıç çiftliklerinin güvenlik görevlisi aynen şunları söyledi.
    Toplam 300 çiftlik. Havuz değil çiftlik. Dikkatinizi çekerim.
    Günlük üretimse 60 ton. Evet yalnış duymadınız . 60 ton.
    Eğer çitlikleri boşaltmaya kalksa ve bunu yaparken ilk boşalttığı çiftliğe yetiştirilmek üzere yavru balık koysa son boşlatacak olduğu çiftliğe geldiğinde ilk çiftliğe bıraktığı yavrular boşaltılmayı bekleyecek büyüklüğe erişirler.
    Tüm avrupa ülkelerine günlük 60 ton ihracat. Ayrıca üretilen balıklara verilen yem. Ve yine ayrıca çalışan kişilere sağlanan iş potansiyeli.

    buyrun siz düşünün gerisini

    Bu bana Çiftliklerden birinde çalışan bir güvenlik görevlisi tarafından anlatılmıştır. Doğru yalan bilemem. Sadece anlatılanlrı yazdım.

    Not : Kılıç tan kastım balığın cinsi değil Bodrum daki çiftliklerin şirket markasıdır. KILIÇ balıkçılık yani
     
    Son düzenleme: 28 Nisan 2007
  7. neo adardanel tondan nadolu efsanesinemi getik

    ben koca denizimizi şuursuzca kirlete çiftlikleden ve yok edilenbalıkçılıgımıdanahsetmistim amabazı fabrikaların militanlarını tahmin edememisim. peki siz kazandınız kirletin denizlerimizi. 70 paraleldeyaşaanbalıklaı 24. paralelde yaşatmak adına
    ama arkanıdaki kötü duaları neyapacaksınız amatör balıçı sitesine takılmıs profesyoel arkadasım....
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 28 Nisan 2007
  8. off offfff
    ben söylemekten bıktım sizin kıçınız aynı yerde
    kaldırında baska yere gidin bari
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 28 Nisan 2007