Bak bu çok güzeldi Volkan, koptum valla :laughing: :laughing: :laughing:
O zaman sana orada yaşadığım bir olayı anlatayım;
Bir sabah saat 05:00 de herkes uyurken sessizce evden çıktım.Gözüme kestirdiğim yakın bir mekana gittim, takımı yemleyip bismillah salladım suya...
Velhasıl oltama 2-3 tane trakonya ve küçük ispariler geldi.Baktım olmayacak toplanayayım bari dedim, bu esnada yanımdan elinde oltalarıyla iki genç "rastgele abi" diyerek geçti ve 20 metre kadar ötemde oltalarını salladılar.İçimden senin dediğin gibi şunlara mekan ve bir kaç şey sorayım diye geçirdim.
Takımları toplarken bir ara gözüm onlara takıldı, uzaktan oltanın ucunda iki küçük balık görünüyor ama biri kamışı tutmuş oturduğu yerden balıklara bakıyor, diğeri ise suyun içinde birşeylerle uğraşıyor.İlgimi çekti biraz daha dikkatli bakınca bunların trakonya olabileceği düşüncesiyle çok amaçlı çakımı da alıp yanlarına gittim, düşündüğüm gibi balıklar trakonya idi.Bir tanesi suya elini sokmuş, acı ile sallıyordu.
Aramızda geçen konuşma;
-Beyler, hayırdır dokunmadınız balığa değil mi?
-Abi bu nasıl kayabalığı, çıkartırken elime dikeni battı, fena sızlıyor.
-Ah be kardeşim ne kayabalığı, trakonya bu...
- O ne abi??
-Oldukça zehirli bir balık türü, dikeni batınca böyle inletir adamı
-Bir şey olur mu ki??
- Önce elinde müthiş bir sızlama, arkasından da maazallah çok daha tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
-Ne yapacağız abi şimdi? (paniklemeye başlayarak)
- Sizin avınız bitti, hemen toplanın.Yanınızda amonyak var mı?
-Yok abi
-Sıcak suyunuz var mı?
-Yok
-O zaman en yakın sağlık ocağına gidiyorsunuz..
-Ne diyeceğiz onlara, balığın ismi neydi?
-Siz onlara zehirli bir balık çarptı derseniz gerekeni yaparlar, hadi geç kalmayın acele edin, geçmiş olsun
-Çok teşekkürler abi, Allah razı olsun...
Bu konuşmadan sonra oradan uzaklaşırken içimden "ulan birde adamlara balık ve mekan soracaktım yahu" diye geçirdim.
Demek ki her elinde olta gördüğünü balıkçı zannetme, hele ki sizin verimli sularınızda hihi hihi
Senin yazdığın kurguyu görünce aklıma geldi birden