- Yaş
- 47
- Şehir
- Samsun
- Favori Kamış
- Major Craft Solpara 274 up to 50.gr
- Favori Makina
- Shimano Stradic C3000HGFK
- En iyi avı
- 1 cm Lepistes
- İsim
- Ergin DEMİROĞLU
Av Ekibi: kaan gerzeli, snr55, faguvenli, cetingursu, Ergin DEMİROĞLU
Av Saat: 04:50-8:00
Av Mevkii: Sırdır Vallahi Söylemek Olmaz.
Av Ekipmanı: At-çek Sahte kullanımı
Av Sonucu: Muhteşem bir Trofe Sazan
Sabah sözleşilen saatde bir araya gelinip yola çıkıldı. Muhabbet tabii hep balık üzerine. Yoğun hava muhalefeti bizi yolumuzdan döndürmemişti. Uzaklardan gördüğümüz sudaki şamandraların ağ olmaması için içimizden dua ediyorduk. Neredeyse 50 dakika boyunca dağ bayır yürüyerek vardığımız avlağa gelindiğinde herkesin dili dışarı çıkmıştı. Ama bu bile yıldırmadı bizi. Üstelik yanımıza ne yiyecek ne de içecek birşey almıştık. Biliyorduk ki deniz bizi yeterinde doyurabilecek. Avlağımıza güç bela da olsa ulaşabilmiştik. Herkes çıkardı silahlarını. Pardon sahtelerini. Ama arkadaşımızın biri ismi lazım değil Saltigayı çıkardığında aslında karanlık olan havanın birden günışığı kadar aydınlandığını hissettim. Kesindi bu kez Levreğin kaçma şansı hiç yoktu. Öyle ya o kadar Hem acemiler (Ben Başta) hem ustalar bir aradaydı. Usta ustalığını konuşturacak, acemi şansına güvenecekti. At-çek başladık bismillah. Ne hikmetse ilk 10 dakika içinde beklediğimiz Denizin Aslanı saat geçmesine rağmen görünmemişti. Kol kaslarımız yorulmuş fakat halen bir balık alalamıştık. Alamazdık tabiii.
Ama bir dakika bahanemiz vardı; 1. Deniz çarşaf gibiydi 2. Hava sisliydi 3. Sıra sıra dizilmiş ağlar sisten daha yoğundu. 4. Tam 20-25 metrelerde yunuslar uygun adım marş selam duruyorlardı bize. Denizde yunus haricinde canlı olarak ne kaya balığı ne yengeç ne karides görülmüyordu. Neden çünkü pazar harici balığa gidemeyen bana kastı vardı balıkların. Artık usta avcıyı tanıyorlar avlağa inince hepsi kaçacak delik arıyor diye avutacağım kendimi.
Neyse sona gelirken hanımından izin alamayıp kaçak balığa gelmiş arkadaşlar kaçmaya karar verince bizde (burada biz;Hanımdan izin almayan yalnız ben) dönmeye karar vermiştik ki. Gözlerim kayaya oturmuş sırıtarak bakan Sonere ilişti. Vay canınaaaa... Günün trofesini almıştı. Üstelik fotoğraf çekeceğimden emin pozunu bile veriyordu. Bende tabii kaçırmadım.
Meğer o trofe aslında bizmişiz... Sıcak yatağından kalk onca yolu tep sonra SAZAN'a bağla...
))))
FOTOĞRAFLAR
Bu arada yine fotoğrafım yok. İdare edin. Bundan sonra tripodumu da götürüp ilacımı kendim süreceğim.
Keyfimiz Bol Olsun. Yine Olsa Yine Yaparız!...
Avın Keyifçisi -o keyif biraz da geceden kalma-
Avın Gazisi -Paçaya Dikkat-
Avın Yalnız Adamı -Yalnız da olsan ben gibi biri ile balığa gidince kurursun-
Avın Bezgini -Ne umutlarla gelmiştin oysa dimi-
Av Saat: 04:50-8:00
Av Mevkii: Sırdır Vallahi Söylemek Olmaz.
Av Ekipmanı: At-çek Sahte kullanımı
Av Sonucu: Muhteşem bir Trofe Sazan
Sabah sözleşilen saatde bir araya gelinip yola çıkıldı. Muhabbet tabii hep balık üzerine. Yoğun hava muhalefeti bizi yolumuzdan döndürmemişti. Uzaklardan gördüğümüz sudaki şamandraların ağ olmaması için içimizden dua ediyorduk. Neredeyse 50 dakika boyunca dağ bayır yürüyerek vardığımız avlağa gelindiğinde herkesin dili dışarı çıkmıştı. Ama bu bile yıldırmadı bizi. Üstelik yanımıza ne yiyecek ne de içecek birşey almıştık. Biliyorduk ki deniz bizi yeterinde doyurabilecek. Avlağımıza güç bela da olsa ulaşabilmiştik. Herkes çıkardı silahlarını. Pardon sahtelerini. Ama arkadaşımızın biri ismi lazım değil Saltigayı çıkardığında aslında karanlık olan havanın birden günışığı kadar aydınlandığını hissettim. Kesindi bu kez Levreğin kaçma şansı hiç yoktu. Öyle ya o kadar Hem acemiler (Ben Başta) hem ustalar bir aradaydı. Usta ustalığını konuşturacak, acemi şansına güvenecekti. At-çek başladık bismillah. Ne hikmetse ilk 10 dakika içinde beklediğimiz Denizin Aslanı saat geçmesine rağmen görünmemişti. Kol kaslarımız yorulmuş fakat halen bir balık alalamıştık. Alamazdık tabiii.
Ama bir dakika bahanemiz vardı; 1. Deniz çarşaf gibiydi 2. Hava sisliydi 3. Sıra sıra dizilmiş ağlar sisten daha yoğundu. 4. Tam 20-25 metrelerde yunuslar uygun adım marş selam duruyorlardı bize. Denizde yunus haricinde canlı olarak ne kaya balığı ne yengeç ne karides görülmüyordu. Neden çünkü pazar harici balığa gidemeyen bana kastı vardı balıkların. Artık usta avcıyı tanıyorlar avlağa inince hepsi kaçacak delik arıyor diye avutacağım kendimi.
Neyse sona gelirken hanımından izin alamayıp kaçak balığa gelmiş arkadaşlar kaçmaya karar verince bizde (burada biz;Hanımdan izin almayan yalnız ben) dönmeye karar vermiştik ki. Gözlerim kayaya oturmuş sırıtarak bakan Sonere ilişti. Vay canınaaaa... Günün trofesini almıştı. Üstelik fotoğraf çekeceğimden emin pozunu bile veriyordu. Bende tabii kaçırmadım.
Meğer o trofe aslında bizmişiz... Sıcak yatağından kalk onca yolu tep sonra SAZAN'a bağla...
FOTOĞRAFLAR
Bu arada yine fotoğrafım yok. İdare edin. Bundan sonra tripodumu da götürüp ilacımı kendim süreceğim.
Keyfimiz Bol Olsun. Yine Olsa Yine Yaparız!...
Avın Keyifçisi -o keyif biraz da geceden kalma-
Avın Gazisi -Paçaya Dikkat-
Avın Yalnız Adamı -Yalnız da olsan ben gibi biri ile balığa gidince kurursun-
Avın Bezgini -Ne umutlarla gelmiştin oysa dimi-