SPOT BALIK, 'Hayata olta at!' SPOT BALIK, 'Hayata olta at!'
Cengiz Balıkçılık

Deprem Öncesi Sıradışı Doğa Olayları...

Konu, 'Makaleler' kısmında jaymz tarafından paylaşıldı.

  1. jaymz

    jaymz

    Mesajlar:
    14
    İnsan : İştahsızlık, mide bulantısı, kusma, burun kanaması, baş dönmesi, sinir bozukluğu, tansiyon yüksekliği, kalp rahatsızlığı, esneme. Devamlı uyuma isteği.

    Köpek: Çok yüksek sesle, uluma ve ağlama, havlayarak sahibini bina dışına çıkarma, bir şey yememe, tek doğrultuda koşturup geri dönme, toprağı kazma, göğe bakma, yeri dinleme, sahibini ısırma, ortadan kaybolma, kümeleşme.

    Kedi : Evi terk etme, ortadan kaybolma, huzursuz ve hazince ağlama, yavrusunu bina dışına taşıma, tırmanma, karın üzeri yerde sürünme, sahibinin kucağından inmeme, sahibini ısırma, yemek yememe. Kutu ya da çöp bidonu içine atlama. Top gibi sıkışıp, şiddetle titreme. Büyükbaş hayvanlar: 3-4 gün önce elektro magnetik ışınlardan etkilenmeye başlarlar.

    Koyun : Hazince meleme, kümeleşme. İnek: Böğürme, kümeleşme, tek doğrultuda dizilme, otlaktan ahıra dönmemekte ısrar, sağılırken saldırganlaşma, sahibine yakın durma isteği.

    At, eşek, inek : Tepinme, horuldama, sıçrama, çiftlikten kaçma. Ahır kapılarından dışarı çıkmak isteme. Tepelere doğru koşma.

    Yarasa : Dinlenmeksizin daire çizerek uçmak

    Tavşan ve fare : Yapıların üst katlarına kaçışırlar. Direklere tırmanırlar. Yere inmek istemezler.
    Kuşlar

    Horoz : Zamansız ötme, tek doğrultuda yukarı doğru sıçrama, telaşla çığlık
    atma, çırpınma.

    Muhabbet Kuşu : Yüksek sesle ötme, çırpınma, gece bile uçma ve yürüme, yememe, neşeli ötmeme.

    Martı : Çembersel olarak uçarlar.Gökyüzünde ağlama, gece bile denizden karaya doğru uçma, çatılarda kümeleşme.

    Karga Garip bir şekilde bağırma, pencerelere ve arabaların metalik kısımlarına pike yapma, hava sıcak olmasına rağmen çatılarda kümeleşme.
    Kırlangıç Dinlenmeksizin dairesel olarak uçma, göç zamanı olmamasına rağmen tek doğrultuda göç
    Ördek, kaz, kuğu Göle girmek istemezler. Göldekiler ölebilir

    Balıklar Göl ya da deniz tabanının ısınması sonucu yüzeye yakın yüzerler. Yılan balıkları ortadan kaybolur.Balıklar nedensiz bir şekilde ölürler.
    Sürüngenler

    Yengeç Plajda yengeçler dolaşır. Deniz diplerindeki doğal ortamları terk ederek deniz ortasında yüzme, deniz kıyısında ölü yengeç kümeleri
    Kertenkele Evleri istila etme
    Yılan Toprak altında çıkarak yeryüzünde kümeleşme
    Kurbağa Neşeli ötmeme, doğal ıslak ortamlarından taş üstüne ya da kuru otlara çekilme, evlere kadar tırmanıp, camlara yapışma
    Böcekler

    Sivrisinek Ortadan kaybolma ya da aşırı çoğalma.
    Sinek Ortadan kaybolma, insanlara yapışma ve saldırgan biçimde ısırma, dönerek uçma ve vızıldama
    İpek Böcekleri Arka arkaya dizilirler
    Arı İnsanları saldırarak sokma, vızıldama
    Karınca Yavrularıyla birlikte yuvayı terk etme ve ağaçlara tırmanma, evleri istila
    Örümcek Evleri istila
    Çekirge Hiç ötmeme, kümeleşme
    Hamam böceği Üst kat evlere kadar çıkarak pencerelerde kümeleşme
    Yer solucanları Ev içlerine girme
    Gökyüzü ve Atmosferdeki Anormallikler

    Işıma depremden hemen önce başlayıp deprem anına kadar görülen kırmızı, mavi ve yeşil renkli ışımalar
    Sis Depremden birkaç saat önce siyah - gri renkle başlayıp deprem sırasında aniden bastıran yoğun şekilde sis
    Bulut Depremden bir ile 12 saat önce görülebilen çizgiler halinde dizilmiş bulutlar.(Kenarları taras taras, saçaklı görünüşlü)
    Gökyüzü Kızıl, pembe, kırmızı, turuncu renkli gökyüzü 7'den büyük depremden bir iki ay önce, 4 büyüklüğündeki depremlerden ise 7 - 8 gün önce görülebiliyor
    Ay Sönmüş ya da kırmızı renkli ay depremden bir gün önce ortaya çıkabiliyor
    Ateş topları Ufo olarak yorumlanan kırmızı, mavi, yeşil ya da floresan lamba ışığı parlaklığında ateş topları bir ay öncesinde görülebiliyor. Sürekli ufolarla karıştırılan bu ışıma ve ışık oyunlar tamamen çalışmalarımızı kapsayan bir tepkimedir.Faylardaki gerilmeden dolayı ortaya çıkan elektrik partiküller, ısı sonucu oluşan su buharına tutunarak yükselmeye başlıyor ve belli bir yükseklikte soğuk hava ile karşılaşan su buharı kaybolarak içindeki partikülleri serbest bırakıyor.Bu serbest bırakış esnasında oluşan ışıma daha çok gece görünebiliyor. Yüzlercesinin aynı anda gerçekleştirdiği bu olaydaki ışık sönümlenmesi, hızı insan gözü tarafından bir ışık topu gibi göründüğü için sürekli olarak ufo olayları ile karıştırılıp yanlış bilinçlenmelere ve tepkilere neden oluyor. Bu türden olaylar depremden kısa bir süre önce başlayıp, depremden sonra da bir miktar devam edip sonra bitiyor.
    Yıldız Yere çok yakın, çok sayıda ve çok parlak yıldızlar depremden bir gün önce ortaya çıkıyor
    Rüzgar Aniden çıkan, çok şiddetli esen, yazın bile üşüten rüzgar depremden 10 - 12 saat önce ortaya çıkıp bir kaç dakika kala bitebiliyor
    Hava Uzun süren aşırı sıcak, nemli, yağmursuz, rüzgarsız ve çok sıkıcı havalar
    Deniz ve Karadaki Anormallikler

    Deniz, kuyu, kaynak ve kaplıca sularında sıcaklık artışı, ani ve sebepsiz dalgalar, deniz dibinde hareketlenme, deniz suyu yüksekliğinde artış, deniz kıyısında çamurlaşma ve midye, yosun, balık ve ölü yengeçlerde birikim, deniz dip balıklarının denizin orta ve yüzeyinde yüzmesi, deniz kıyısında kümeleşmiş balıkların insanlardan ürkmemesi, kümeleşmiş yunus balıklarında panik halinde göç, depremden 7 - 8 gün önce balıkçı kayıtlarına göre yakalanan balık miktarında önemli bir artış. Karada toprak altından gelen deniz dalgası sesi.
    Deniz ve Göl Değişimleri

    Su seviyesi Alçalma, yükselme
    Su basması Bir iki hafta önceden kıyıları deniz basar
    Su çekilmesi 1 ile 5 saat öncesinden deniz kıyıdan çekilir
    Dalgalar 1 ile 5 saat öncesine kadar çarşaf gibi düz olan denizde, gemi geçmiş gibi dalgalar oluşur
    Düz deniz Deniz çarşaf gibi düzgün olur
    Hava kabarcığı Deniz ya da gölde bolca hava kabarcığı görülür
    Isınma Deniz tabanındaki ısınmadan dolayı suyun ısısı da normalin üzerine çıkar
    Kuyu , Kaplıca Suları

    Terkiplerinde değişiklik, alçalma, ya da yükselme, ısı değişimi
    Yer Altı Suları Değişimleri

    Su verimi 1 ile 4 litrelik verim artışı olur
    Basınç artışı Su basıncında 1-1.5 barlık artış olur
    Su sıcaklığı Olağan sıcaklığın 1-2 derece üzerinde ısınır
    Yeni kaynak 1 ile 2 hafta öncesinden yeni kaynak oluşur ya da var olan kaynak kuruyabilir
    Su gazları Karbondioksit, metan ve radon gazı içeriği artar.
    Su tadı Su acılaşır ya da tatlılaşır
    Suda koku Çürük yumurta ve kükürt kokusu gelir
    Su kimyası İletkenlik, radon, cıva, helyum, karbondioksit artışı gözlenir
    Kabarcıklar Su içinde hava kabarcıkları oluşur
    Dere suları: Kesilir, kurur ya da çoğalır
    Ev Aletlerinde Görülen Aksamalar

    Kuvars saat Şaşırtıcı bir biçimde normalden ileri ya da geri kalması
    Floresan lamba Depremden birkaç dakika önce ani voltaj düşüklüğü Nedeniyle sönükleşme ya da ani parlama
    Telsiz Parazitleşmeler nedeniyle konuşmaların dinlenememesi
    Telefon Depremden birkaç dakika öncesinde telefonun kendiliğinden çalması
    Cep telefonu Ani şarj bitmesi, tarihinde , saatinde değişmeler.Depremden birkaç dakika öncesinde cep telefonu üzerindeki küçük renkli lambaların, yanıp sönme frekansının değişimi, deprem sırasında ışık yayması.
    Araba motoru: Depremden birkaç dakika önce çalışan motorda anlaşılmaz gürültü, motorun ters yönde döndüğünün fark edilmesi.
    Oto teybi: Hafıza karışıklığı, kanal atlama
    Radyo Parazitleşme, kendiliğinden kanal karışıklığı, yankılanma
    Televizyon Depremden günler önce başlayan parazitleşme, kendiliğinden kanal atlama, ses şiddetinin kendiliğinden yükselip alçalması, uzaktan kumanda aletinin çalışmaması
    Video Kapalı olmasına rağmen kendiliğinden açılıp kapanma
    Çamaşır Makinesi Boşaltma motorunun çalışmaması.
    Buzdolabı Normalden çok sessiz çalışırken garip sesler çıkarma
    Pusulalar kendiliğinden ani sapmalar
    Bitkilerde Görülen Sıradışı Davranışlar

    Meyve ağaçları Erken çiçek açar ve erken meyve verir
    Ot ve ağaç dalı Yüzeyleri kızarır, yanar.
    Erguvan ağacı Ağaç yapraklarında normal döneminden önce sararma ve dökülme, bazı türlerinde kuruma
    Begonya Saksı çiçeklerinde içe doğru kıvrılarak kapanmış ve buruşmuş yapraklar, normalde çiçek açarken deprem öncesindeki yaz çiçeklenme olmayışı.
    Yaprağı Güzel Yaprakların aniden solması, büzülmesi ve kuruması.
    Çam ağacı Yeni sürgün sayısında hızlı artış, dalların gövdeye bağlı kısımlarındaki yapraklarda deprem sonrasında yanık gibi kavrulma tespiti.
    Paşa kılıcı: Yeni sürgün sayısında hızlı artış ve hızlı büyüme.
    Afrika kökenli salon bitkileri ve akşam sefası Suyu çekilircesine yapraklarda solma.
    Son 2 Saat Belirtileri

    Çevre dinlenmesi; Doğada tam bir sessizlik. Hayvan sesleri olmayacak. Uğultu kesin değil ama olabilir.
    Gökyüzü izlenmesi; Gök cisimlerinin yakınlığı, gökte ya da yerde mavi, sarı alev topları.
    Karıncaların banyo ve wc. lere hücumu ve bir zincir halinde yukarılara , çatıya doğru tırmanmaları. M 7 üstü beklendiğinde % 90 ının kendiliklerinden ölümü.
    Deniz analarının ışık saçması
    Denizde fay geçen yüzeyde görünümün düz, diğer tarafların dalgalı oluşu
    Deprem sisi. (Bildiğimiz sis görüntüsü)
    Emar çekilememesi.
    Kuaförlerde fön çekilememesi (Saç tellerinde aşırı elektriklenme nedeni ile)
    Mıknatısların asılı bulundukları yerden yere düşmesi. (M7 civarlarındakinde) . Genelde büyükçe bir mıknatıs buzdolabı kapağına yerleştirilerek gözlem yapılır
     
  2. Sponsor

  3. tolkien

    tolkien Onur G. HİTİT

    Mesajlar:
    241
    Şehir:
    SAMSUN
    Favori Kamış:
    Olta
    Favori Makine:
    Alba
    En İyi Avı:
    5 kilo alabalık
    Tamamen kendi gözlemlerime dayalı birkaç noktayı aktarmak istiyorum:

    * * *

    Çanakkale'de kamptaydım. Depremden 2 gün önce rüyamda heryerin yıkıldığını gördüm. Uykudan kan ter içinde uyandım ve sabaha kadar da uyuyamadım. O gün çok sinirliydim. Şimdi -afedersiniz- bazı arkadaşlarım bana bünyeden dolayı "Hayvan gibisin" diyor, komik ama hislerim de çok kuvvetlidir. Belki hissettim bunu.

    16 Ağustos'ta Bozcaada'ya geçtik. Kardeşim, ben ve bir arkadaş adayı gezdik. Kayalık bir bölgeye geldik. Birkaç metre aşağıda deniz başlıyordu ve balıklar büyüklü-küçüklü, kıyıya hemen hemen sıfır mesafede sabit duruyorlardı. Tabi aklımıza birşey gelmedi. Kayalıklardan balıkların olduğu yere çivileme atlayışlar yaptık. Hemen sonra kayalıklara çıktığımızda balıkların hemen eski yerlerine gelip kıyıya sıfır mesafede durduklarını gördük. Çok cesur balıklar olduklarını düşünmüştük.

    Bozcaada'da, biraz açıkta suyun yüzeyinde kristallere rastladık. Basbaya elmas yada cam benzeri cisimler (5-10 mm. çapında) suda yüzüyorlardı ve oldukça geniş bir alanı kaplamışlardı. Baya da sert cisimlerdi. Bir miktar örnek aldım ama sonradan bunun ne olduğunu bilmediğim için suya geri bıraktım. Ne bileyim, bir sürü gemi geçiyordu oradan, zehirli birşeyler olabilirdi.

    Çanakkale'ye (İntepe) geri döndüğümüzde, her zaman yüzdüğümüz buz gibi denizin çay gibi ılık olduğunu fark ettik. Ve yosunları sanki biri bilerek tabandan kazımıştı. Yüzey tamamen yosun kaplıydı.

    17 Ağustos'ta Bolu'ya vardık. Memleketimdir Bolu... Babannemlerin oturduğu site, İstanbul yolu üzerinde de şehir merkezinden 5-6 km. dışarıdaydı. Hemen yanında Kılıçarslan Köyü var. Ve etrafta tarlalar, atlar, tavuklar falan var. Hava çok sıcaktı ve gece sat 01:00'e kadar arkadaşlarla sitenin bahçesinde sohbet ettik. Ama çok ilginç bazı durumlara şahit olduk, anlam verememiştik ama sabaha karşı saat 03:05'de heryer anlaşıldı. Hemen ileride bir tarlada, bir at çok huzursuzdu ve kendi kendine bağırıp durmaktaydı. Kendi kendine çifteler atıyor, şahlanıyordu. Özellikle gece yarısından sonra iyice delirdi hayvan. Ve etrafta gruplar halinde oradan oraya koşan fareler gördük. 8'li 10'lu fruplar halinde sağa-sola kşturuyorlardı. Lağım falan patladı sanmıştık.

    Ve sabaha karşı 03:05 gibi büyük, çok büyük bir sarsıntıyla (6. kattaydık) uyandık. Ve müthiş bir gürültü... Apartmandan aşağıya nasıl indiğimizi hatırlamıyorum bile. Hava aydınlanmaya başladıktan sonra gördüklerimi unutmam mümkün değil. Aynı Mad Max filmindeki gibi tamamen hayalet bir şehir... İnsanlar gruplar halinde toplanmış, kimi ağlıyor, kimi bir ateş yakmış ve ısınmaya çalışmakta sabahın köründe. Hastaneye kan vermeye gittik. Kimin ölü, kimin yaralı olduğu belli değil. Berbat bir gündü. Hayatımda yaşadığım en berbat gündü.

    * * *

    Biraz fazla anlattım sanırım. Umarım sizi sıkmamışımdır.

    Saygılarımla...
     
    Son düzenleme: 30 Eylül 2006
  4. güneyli

    güneyli

    Mesajlar:
    418
    Şehir:
    mersin
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    70 cm Baraküda
    Onur kardeşim hiç yaşamamış olmama rağmen seni okuyunca bende irkildim..Öyle bir anlatmışsın ki S.King haltetmiş..
    Ne diyeyim Allah bir daha kimseye böyle felaketler yaşatmasın....
    Deprem yönünden ülkenin en risksiz bölgesinde bulunmama rağmen yinede içimi bir tedirginlik kaplar hep deprem lafı olduğunda..Malum 17 ağustosun izleridir belki..Medyadan ve tanıdıklardan duyduklarımız bizlerede yetti.
    Kimsenin canını sıkmak istemem ama felaketin ne zaman geleceği belli olmaz..helede istanbul ve çevresiyle ilgili bu kadar söylenti dolaşıp dururken..Herkes elinden geldiğince tedbirini almalı...Allah hepimizi korusun..
     
  5. tolkien

    tolkien Onur G. HİTİT

    Mesajlar:
    241
    Şehir:
    SAMSUN
    Favori Kamış:
    Olta
    Favori Makine:
    Alba
    En İyi Avı:
    5 kilo alabalık
    Ablacım, deprem öldürmüyor. Biraz klasik bir cümle olacak ama bina öldürüyor. Babannemlerin sitenin inşaatı 1985'de başladı. 1992 gibi de bitti. Dedem sorumluydu inşaattan. Olması gerektiği gibi demir ve çimento kullanıldığından kooperatif ortakları kıl olmuştu dedeme. "Masraf çıkarıyorsun başımıza!" diye. Ama dedemin inadı inattır, prensiplidir. Depremde sitede herhangi bir zarar ziyan olmadı. Ama sitenin 10 metre ilerisindeki 2 yıllık apartman olduğu gibi gitti. Tabi depremden sonra dedemin ne kadar doğru bir iş yaptığını anladılar.

    Konuyu da biraz dağıttım ama kusura bakmayın. "Deprem" sözcüğünü duyunca sinirlerim zıplıyor ve çenem düşüyor. Gerçi herhangi bir korkum yok ama o şoku daha yeni yeni atlatıyorum.

    Saygılarımla...
     
  6. smyrna

    smyrna Sevil Kurtoğlu

    Yaş:
    51
    Mesajlar:
    7.771
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    olacak inşallah
    Söylediğine kesinlikle katılıyorım Onur . Keşke deden gibi herkes sorumluluklarını bilseydi de yaşanan acılar yaşanmasaydı .Ben de konuya çok fazla girmiyorum çünkü ben de başlarsam susmam bu konuda :) Birebir yaşayanlardan biride benim çünkü .
     
  7. Mehmet PEKMEZCİ

    Mehmet PEKMEZCİ

    Mesajlar:
    736
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    Mesleğim icabı bu tür yazıları dikkatle okuyorum. Söylenenlerin hiç birinin gereksiz yada yanlış olduğunu idda etmek gibi bir niyetim yok. Öncelikle bunu belirteyim.

    Depremler insanoğlunun gelişiminde önemli yer tutmuşlardır. Uygarlıklar yıkılmış, kentler yok olmuş üzerlerine yenileri kurulmuştur. Ve depremin önceden bilinmesi insaoğlu için hep bir soru işareti olarak kalmıştır. Günümüz teknolojisiyle bunun mümkün olmadığını söylemektedir bilim adamları. Depremin hangi bölgede olacağını tam olarak belirleyebilseler bile tam olarak ne zaman olacağını kimse söyleyememektedir. Sadece depremlerin meydana geliş periyodlarına göre belli zaman dilimleri içerisinde meydana gelebileceğini öngörebilmektedirler.

    Depremin önceden tahmin edilebilmesindeki başvuru kaynaklarından biride doğanın incelenmesi ve meydana gelen değişikliklerin gözlenmesidir. Hayvanların davranışları da bu yöntemlerden biridir. Evet hayvanlar deprem öncesinde bazı değişik hareketler ya da değişik davranış biçimleri gösterebilirler. Fakat bu tek başına belirleyici bir yöntem değildir. Örneğin şimdi
    tarihini hatırlayamadığım bir zamanda -ki bu yüzyılın başındaydı sanırım- Çinde meydana gelecek bir deprem bu hayvan davranışları incelenerek tespit edilmiş ve şehir boşaltılarak insanların hayatı kurtarılmıştır. Ve depremde gerçekleşmiştir gerçekten. Fakat bir hafta sonra bu sefer hayvanlar hiç bir tepki vermezken deprem meydana gelmiş ve yüzbinlerce insan hayatını kaybetmiştir.

    Görüldüğü gibi bu yazılanlar tek başına belirleyici unsurlar değildirler. Hatta hepsinin bir arada gözlemlenebilmesi bile bunu bilmemizi sağlayamaz.

    Yukarıda da belirtildiği üzere öncelikle depremden korunmanın yolu sağlam yapılarda oturmaktır. Bunun başka bir açıklaması ya da tarifi yoktur. Sağlam binada oturuyorsanız ve deprem öncesi, esnası ve sonrasında yapmanız gerekenleri biliyorsanız depremden asla korkmazsınız.

    Evet binaların sağlam olmasında her nekadar yapanlar ve kontrol edenler sorumlu olsa da nasıl bir ülkede yaşadığımız göze alındığında işin başa düştüğü görülecektir. Oturduğunuz binaları lütfen kontrol ettirin ve eğer test sonuçları olumsuzsa mutlaka o binayı terk edin.

    Evet ekonomik sıkıntılarımız ve ülkemizin şartları malum. Ama enkaz altında sevdiklerinin olması bir insana verilebilecek en büyük cezadır diye düşünüyorum.

    Unutmayın deprem mutlaka olacak. Bundan kaçış yolumuz maalesef yok. Güvenli bölge yok. Uzakta olabilecek bir deprem çok güvenli sayılan bir yeri de etkileyebilir. Örneğin Karaman, tüm haritalarda güvenli bir yer olarak gözükürken Antalya da olabilecek bir depremden kolaylıkla etkilenir.

    3.8 büyüklüğündeki bir depreme kurban verildiği bu ülkede belki de nekadar yazsak ya da söylesek boş. Ama üstümüze düşeni yapmalı ve yılmadan anlatmalıyız diye düşünüyorum.