Sahi, bugün Fatih'te en az 5 seyyar satıcı gördüm defne yaprağı satan. Demekki katliam başlamış yeniden. Hal Müdürlüğünden Cumhurbaşkanına kadar yağdırmazmıyım şimdi mailleri.
Siz Mısır kardeşleri çok sene evvelsinden tanır ve severim.
Duyarlılığınızı,avcılığınızı bilir ve takdir ederim.
Kardeşin dediklerinde nekadarda haklı.
Biz buyuz Hüseyin.
Bunun eğitimle falan ilgisi yok.
Bu topraktan bu tip adam yetişiyor.
Durum maalesef kanla,özle,yani genetik yapıyla ilgidir.
Basarsın çok ağır cezayı ancak öyle yola gelinir.
En büyük örnek ise Almanyada falan yaşayan gurbetcilerin,orada süt dökmüş kedi misali kaidelere uyarken,yurda döndüklerindesanki kafesinden çıkmış arslan misali kaide,kural tanımaz hale hemencecik bürünüvermeleriidir.
Ama ümidinizi kaybetmeyiniz.
Bilmektesinizki dört denize sahip hangi ülke vardırki dünyada.Bu kadar çeşit balığın göçmesine sahip kimin iç denizi ve boğazları vardır.
Olayın özeti şu.Karadenizdeki komşularımız geniş sürülere,üreme kabiliyetine sahip,işte lüfer,istavrit,hamsi,levrek gibi ekenomik değeri yüksek balıkların,türlerini sürdürebilme,üreyebilme çabalarını desteklemekte,Tuna nehrinin temizlenmesini sağlayıp Karadenizi adetaplanktonu bol birkuluçkahane haline getirme çabalarını sürdürmekte,garibim balıklarda içgüdüleri ve kışı geçirme çabalarıyla dar boğaz ve küçük Marmara denize girmekte ve bizlerde onları her türlü aletle,oltacılarda dahil,adeta insan nesline zararlı bir mahlukatı temizleme gayretine benzer yöntemlerle katletmektedyiz.
Unutmayınızki oltacıları tuttukları balık miktarıda asla küçümsenmeyecek rakamlara erişmektedir.
Şöyle bir düşünün.Verimi bol bir günde sırf İstanbul sularında onbini belki bulur oltacı olta sallamaktadır.
Hepsi sadece tek bir balık tutsa dahi, bir anda bin lerce balık yakalanmaktadır.
Bu gayet önemli bir rakamdır.
Birde şunu unutmayınız.Öcalanın tutuklu olduğu İmralı Cezaevi etrafıçok geniş bir yasak sahadır.
Boğazları geçen,yada artık Marmarayı sabit mekan tutan balık sürüleri burada üremekte,çoğalmakta kimisi göçmekte kimiside kışlamaktadır.
Bu balık popülasyonunamüspet tesir eden bir duurumdur.
24 metre sınırı,herşeye rağmen boy limiti konulması ise umarımki müspet neticeler vermiştir bir miktar.
Birde aklınızdan çıkarmayınız.Lüfer yamyam bir balıktır.Geçtiği yerlerin arkasını adeta çöle çeviren bir beslenme ve hatta fazlasını öldürme güdüsüne sahip bir balıktır.
Dolayısıyla,avı tamamen kontrol altına alınabildiğinde nerdeyse diğer tüm balık cins ve sürülerini tahrip eder niteliğe büürünüverirler.
Bu iş böyle devam edecektir sevgili Hüseyin.
Komşularımız üretecek bizde bu balıkları her sene ama çok ama az tutabileceğiz hatta çocuklarınız ve hatta torunlarınız dahi tutabileceklerdir.
Sevgimle kal