Düğüme bakalım. Fırdöndünün gözünde ne olur? Misina ile fırdndü teli dimdik karşılaşır. Yük binince doğrudan demir tel misinayı kör bıçak gibi kesmeye çalışır. Hele birde iğne hareket eder, sürtünürse, tıpkı bıçak sürter gibi etkide bulunur. Bu trilene ve palomar düğümlerinin esprisi, demirin üzerinde iki kat misina olmasıdır. Böylece yük yüzeyi daha geniş olur. Birde üstteski 5-6 turluk sarım veya palomar düğümünün kilidi olunca, iğne ile misina birbirine sürtemez. Bu sarımlar vs. misinayı iyice sıkıştırıp iğneye kilitler. İğne hareket edince misina da eder. Sonuçta, uzun süre düğüm yerinde misina sapsağlam kalır. Yüke daha dayanır, çünkü düğüm yerinde çift kattır. Birde ıslatırsanız, ısınıp erimez düğüm atarken, incelmez ve son derece sağlam olur.
Eğer düz iğneye köstek tarafı dümdüz yatacak şekilde sarıp bağlarsan pek sorun olmaz. Üzeirne 7-8 sarım misina sar bu durumda en az. Bu sarımları misinayı ıslatıp iyice sık. Böylece sarımlar bedeni tutar. Düğüm noktasına iki misinanın dik geldiği yerde birbirini kesmesini baya bir engeller. Evet, bir hayli güç kaybı olur, ama öyle 2-3 kg. lik balıkla baş edemeyecek kadar değil. Basitçe, 0.30 misina ile rahat 2.5 kg balık çekersin. İyi bir 0.30 mono kullansan, bu düğümle 6 kilo rahat çekilir. Trilene/Palomar knot ile, bu rakamlar, 4.5 - 8 kg. kadar olur. Dyneema misina olursa, asıl sorun balıkhadi görelim deyince, düğümün açılabilecek olmasıdır.
Sanırım, düğümün neden zayıflattığını biraz anlamışsındır. Misina tele, kendine dik gliyorsa, bıçak gibi kesilmeye başlar. Bu tür yüzeyleri varsa geniş tutmak üzere iki sarım yapmak veya azaltmak işin püf noktasıdır..