Merhaba,
selam Koray bey,makinanin tek bilyali yada 5 bilyali olmasiyla performansi arasinda ne gibi bir iliski vardir,mekanik uzerine egitimli forumdaslarimiza bu soru ayni zamanda,tesekkurler.
Tam yerine rastgeldi, makine mühendisiyimdir bendeniz
Aslında bizim balıkçı jargonuna bilya diye yerleşen kavramın aslı rulmandır.
Makinelerin düz eksenli (çubuk şeklinde) güç iletim elamanlarında (millerinde) dönmeden kaynaklanan sürtünme ve eksen dışı (sağa sola - yukarı aşağı) savrulmaları engelleyen yatak sistemi kullanılır.
Bu yatak ilk kullanıldığı yıllarda milin V şeklindeki burçlarla (koni ucu gibi) sıkıştırılarak yerinde tutulduğu bir yuvadan oluşurdu.
Fakat burçların sürtünmesi yüksek olduğundan ve sistemin arızalanması durumunda tüm yatağın değiştirilmesi gereksiniminden dolayı burçlar terk edilmiş yerini rulmanlara bırakmıştır.
Rulman temelde 3 parçadan oluşur:
- İç halka,
- Bilyalar
-Dış halka
Mil iç halkaya geçirilir. Bu iç halkanın dışında bilyalar bulunur. Dış halka da bilyaları yerinde tutmaya ve rulman sisteminin makine (genelde mil çıkışına yakındır) gövdesine bağlanmasını sağlar.
Bilyaların bulunduğu kesit greslenir.
Böylece milin en az sürtünme ve savrulmayla en yüksek verimi sağlayacak şekilde dönmesi sağlanır.
Bkz:
http://www.rulman.info/rulman-nedir/
Bizim örneğimizde iki mil vardır:
- Makara mili
- Elimizle çevirdiğimiz kolun ortasındaki mil.
Bu iki mil arasında da olta makinesine çeşitli işlevler kazandıran (hızlı durma, savrulma önleme gibi) ve elle çevirdiğimiz kolun hareketini makara miline ileten mekanizma yer almaktadır.
Makineden makineye farketmekle birlikte:
Eğer makineniz 1'den fazla rulmanlıysa kolu çıkarıp baktığınızda orada bir halka görmeniz olası. İşte bu rulmanlardan bir tanesidir.
Bulunması kesin olan 2. rulman ise makara milinin çıktığı deliğin hemen gerisindedir. Bu rulman bazı makinelerde plastik ve sıkıca kapalı bir yuvanın içerişinde olabiliyor.
Bazı makinelerde kolun girdiği yuvada karşılıklı olarak 2 rulman olabiliyor. Aynı şekilde çıkışında da...
Diğer rulman bulunan yer ise kalama (fren) ayarını yaptığımız kapağın içnde olabiliyor.
Araştırdım ve ilginç bir gerçekle karşılaştım (yanılıyor olabilirm) Aslında makine üzerinde yazılı rulman sayısı üreticilerin serilerini tanımlamak / kalitelerini kıyaslamak için kullandıkları bir kod gibi.
Örneğin 4 rulmanlı yazan Ryobi Ecusima 600Vi bir adet kol girişinde bir de mil çıkışında 2 rulman içeriyor.
Aynı şekilde elimdeki diğer 3 makine olan Hyperloop 4000 FB, Okuma Boxter BXF-60 ve Alba Blue 40'ta da öyle.
Fakat Ecusima 150 gram kurşunu çekerken hiç hissettirmezken, Hyperloop'la az buçuk ağırlık hissedilirken, Okuma ile az zorlanarak çekiliyorken Alba sanki 3 kilo çekiyormuş gibi hissettiriyor...
Bu noktada bunların performanslarının farklı olmasının sebepleri şöyle açıklanabilir:
1- Rulman yapısı - sürtünmeyi etkiler
2- Bilye kalitesi - sürtünmeyi etkiler
3- Rulman iç ve dış halka kalitesi (yüzey pürüzlülüğü)
4- İç mekanizma - gücü ve devir oranını etkiler
5- Kalama fren plakalarının kalitesi
6- Çıkış mili kalitesi
Kilit nokta rulmanlarda kullanılan bilyaların yapıldığı metal / ısıl işlem ve katılan diğer malzeme ile sağlanan sertllik / yüzey düngünlüğü / kaplama malzemesi...
Ayrıca kullanılacak yere bağlı olarak rulman boyutu değişebileceğinden rulman içindeki bilya sayısı da değişir. Bu bilya sayısının bizim kullandığımız "1 bilyalı" "4 bilyalı" gibi terimlerle alakası yoktur, tek bilyalı rulman olmadığı gibi 4 bilya bir rulman için çok küçük bir sayıdır.
Yani iki bilyamız var diyelim. Birine çekiçle 10 kez vurdumuzda yamulmaya başlıyor, diğeri ise 1000 kez vursak bile "bana mısın" demiyor...
İyi bir yağlama ve uygulanan yağın sistemin içinde kalıp toz, kum , su gibi başka diğer etkenlerin sistem içine girmesini engelleyen mekanizmalar da diğer bir konu.
5+1 diye satılan fakat hiç rulmansız gibi, kütük gibi çalışan bazı makinelerin böyle çalışmasının sebebi de bu malzeme ve işçilik kalitesi konularıdır. Bu makinelerde kalama freni kapağına konulan tek bilya ise tamamen süs gibi birşey...
Aklıma gelenleri eksiksiz yazmaya çalıştım. Umarım yararım dokunur...