Balıkların şahı lüferdir, veziri de levrek...
Üç tarafı dünyanın en lezzetli balıklarına sahip denizlerle çevrili ülkemizin kıymetini bilmeliyiz. Akdeniz birçok birinci sınıf balığın (Çipura, Sinarit, Mercan, Levrek, Lagos gibi) yaşadığı büyük bir havza. Korkarım ki İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan ve hatta Kuzey Afrika ülkelerinin balıkçıları Akdeniz'in kıymetini bizden daha iyi biliyorlar.

Bizim buna ilaveten bir de Karadeniz'imiz var ki onun balıklarının lezzeti (suyun biraz daha soğuk oluşu, plankton oranı gibi faktörler balıkların yağ oranını ve dolayısıyla lezzetin etkiliyor) dünyaca ünlü. Örneğin kış aylarında yağlanmış olarak avlanan Karadeniz hamsisi ile Akdeniz'in batısında avlanan hamsi arasında çok lezzet farkı olduğu söylenir. Akdeniz ve Karadeniz'e mahsus balık türlerinin neredeyse tümünün avlanabildiği, iki faunanın birbirine karıştığı bir dünya cenneti olan Marmara Denizi'nin ise bir zamanlar ne kadar bol av verdiğini eskilerden dinlediklerimizden biliriz. Şimdilerde balıkçı tablalarında gördüğümüz yasal sınırın altındaki yavru istavritlerin, yağsız, cılız palamutların halini görünce üzülmemek elde değil. Denizlerimizi süratle kirletiyoruz. Aşırı ve bilinçsiz avlanıyoruz. Özellikle yasal santimetre ölçülerinin altındaki balıkları avlıyoruz. Böyle giderse hepimiz çiftlik çipurası ve levreğine mahkum olacağız.

Ben şahsen çiftlik balığı yemek zorunda kaldığımda kendimi tavuk yemiş gibi hissediyorum (Sanırım bu his sadece lezzet farkından ileri gelmiyor, balıkçılığın bir kültür olduğu, denizin ve balığın bir keyif işi olduğu düşüncesinden kaynaklanıyor). Neyse, lafı daha fazla uzatmadan lezzet sıralamamı sizlerle paylaşayım. Herkese bereketli avlar...
1. Tabii ki Lüfer (illa ki kömürde ızgara olacak)

Zira balıkların şahı lüfer, veziri de levrektir derler...
2. Kalkan (tava veya buğulama)
3. Barbun (tava)
4. Lagos (her türlü olabilir)
5. Vezir efendi

yani Levrek (mayonezli levrek denediniz mi? Isteyene tarifini verebilirim. Levrek öyle güzel bir yaratık ki nasıl pişirirsen pişir lezzetinden kaybetmiyor. Izgarası, tavası, buğulaması harika. Kiremitte veya kağıtta fırına sürmek ise bu güzelliğe yazık olur gibi geliyor...
6. Çipura (750 gramın altındaysa ızgara, üstündeyse tuzda tavsiye olunur)
7. Sinarit (Çipura'nın amcaoğlu, aynı özellikler geçerli)
8. Mercan (Dayıoğlu

tuzda muhteşem br lezzeti var, kiloluk veya daha iri olursa hele yanında roka salatası ile üffff

9.Kılıç (Çok klas bir tür olup, ızgarada şiş yapmanızı öneririm (Balıkçı tablalarında zaman zaman bir, birbuçuk metrelik ufaklıkları görünce içim parçalanıyor

Bir zamanlar Marmara'da üç metrelik kılıçlar zıpkınla avlanırmış, şimdi nerdeeee...
10. Uskumru (Uskumru Dolması muhteşem bir Osmanlı yemeğidir. Kim demiş Türkler karasal toplumdur, deniz kültürleri yoktur, mutfaklarında deniz mahsulüne yer yoktur!...) Ayrıca kış aylarında yağlanan uskumrunun ızgarası da harika olur. Bir de soğan, sarmısak, domates, limon ve defne yaprağı ile buğulaması nefis oluyor, şiddetle öneririm.
Bu kadar lezzetli türün arasından 10 taneyi zor seçebildim. Izgara için hamsi, tirsi ve mırmır, tava için dil balığı ve palamutu da unutmamak lazım.
Rastgele, elinize sağlık ve afiyet olsun...