- Şehir
- Kırşehir
- Favori Kamış
- En dandik olanı bile iş yaptı...
- Favori Makina
- En dandik olanı bile iş yaptı...
- En iyi avı
- 65 cm Gökkuşağı alabalığı, 65cm 5,5kg Sazan, 55cm Sudak.
- İsim
- Mustafa
13.04.2013 tarihinde Karaova'daydım. Bazı rezil insanların etkin tırıvırı kullanımı odaklı bir seminer düzenlediğine şahit oldum. 20-30 kişi bir aradaydı ve yan yana tırıvırıları paraşüt gibi atıp çekiyorlardı. Pişkinlerden bir kaçının arasındaki konuşmalara göre sadece bir grup 250 civarında balık yakalamışlar.
Vay be adamlar nasıl da usta balıkçıymış ki o kadar yakalamışlar. Bu şereften yoksun insanlar yasak ve günah olmasına karşın tuttukları balıkların helal olduğunu sanıyorlardı ki durup bir düşündüm, mundar hayvan eti yemekten başka bir şey olamazdı bu.
İşin sırrını sonradan çözdüm. 2 çuval kadar buzağı yemi getirmişler. Tırıvırı attıkları yere serpiştiriyorlardı. Bu arada sık sık takıp kopardılar tırıvırıları ama sorun olmadı, zira yanlarında bol miktarda yedek mevcuttu. Su içinde kopup kalan tırıvırılar üzerinde tuttuklarından fazlası tutsak kalmıştır herhalde.
Bu tablo sürekli tekrarlandığından bu seminere katılmak ya da izlemek isteyenler için tam yerinide vereyim bari. Çelebiuşağından baraj setine giderken virajlı bir yer var, tam orda bir koy var. İşte orası...
Bir kez olsun kolluk kuvvetlerinin ceza yazdığına şahit olamadım. kimseninde korkusu yok. Tırıvırının gönül rahatlığıyla kullanılabileceği yegane yer burası.
Kafalarını sevdiğim!!! malzeme satıcıları ise tırıvırı satarak, insanların normal malzeme almamasını ve kısa sürede balığın tükenmesiyle kendi iplerini çektiklerini düşünebilecek yeterlilikten hala yoksunlar. Bu nedenle tırıvırı bulunduran malzemeciden kurşun dahi almıyorum. İnternetin gözünü seveyim, büyük mağzalardan daha ucuza malzememi getirtiyorum...
Ne dersiniz. Konuşsan faydası yok, sussan gönül razı değil...
Vay be adamlar nasıl da usta balıkçıymış ki o kadar yakalamışlar. Bu şereften yoksun insanlar yasak ve günah olmasına karşın tuttukları balıkların helal olduğunu sanıyorlardı ki durup bir düşündüm, mundar hayvan eti yemekten başka bir şey olamazdı bu.
İşin sırrını sonradan çözdüm. 2 çuval kadar buzağı yemi getirmişler. Tırıvırı attıkları yere serpiştiriyorlardı. Bu arada sık sık takıp kopardılar tırıvırıları ama sorun olmadı, zira yanlarında bol miktarda yedek mevcuttu. Su içinde kopup kalan tırıvırılar üzerinde tuttuklarından fazlası tutsak kalmıştır herhalde.
Bu tablo sürekli tekrarlandığından bu seminere katılmak ya da izlemek isteyenler için tam yerinide vereyim bari. Çelebiuşağından baraj setine giderken virajlı bir yer var, tam orda bir koy var. İşte orası...
Bir kez olsun kolluk kuvvetlerinin ceza yazdığına şahit olamadım. kimseninde korkusu yok. Tırıvırının gönül rahatlığıyla kullanılabileceği yegane yer burası.
Kafalarını sevdiğim!!! malzeme satıcıları ise tırıvırı satarak, insanların normal malzeme almamasını ve kısa sürede balığın tükenmesiyle kendi iplerini çektiklerini düşünebilecek yeterlilikten hala yoksunlar. Bu nedenle tırıvırı bulunduran malzemeciden kurşun dahi almıyorum. İnternetin gözünü seveyim, büyük mağzalardan daha ucuza malzememi getirtiyorum...
Ne dersiniz. Konuşsan faydası yok, sussan gönül razı değil...