nicholai hel
Üye
- Şehir
- Antalya
- İsim
- Aykut
Selamlar sevgili dostlar.
Yaklaşık bir aydır sizlerden uzak kaldım. Sebebi ise bazılarınızın da bildiği gibi, uzun zamandır sürdürdüğüm yurtdışı görevimi tamamlayarak yurda kesin dönüş yapmış olmam.
Allah tüm gurbetteki dostlara sabır ve kolaylıklar versin. Her şey diledikleri gibi olsun ve inşallah sağ salim vatana dönmek nasip olsun.
Yurda kesin dönüş yapmanın zor olacağını biliyordum ama bu kadarını tahmin edemiyordum. Meğer ne çok yerleşmişiz gurbete, toparlanıp gitmek ne zormuş. Gerçekten çok yorucu ve sıkıntılı bir süreç geçirdim. Ama Allah’a çok şükür hepsi bitti gitti, atlattık.
Tabii yurda dönmekle bitmedi işler, üniversite ve sonrasında yurtdışı dolayısıyla 11 senedir ayrı kaldığım Antalya’ma yerleşip tekrar bir düzen oturtmak için işlerim hala da devam ediyor, yaz boyu biteceğe de benzemiyor.
Fakat bu işler beni babamla bir Foça kaçamağı yapmaktan alıkoyamadı.
Babam ve İzmir’deki çok yakın dostu, yaklaşık 14 senedir yılda en az bir kez Foça’da görüşerek ortalama 3 gün süren bir av maratonu yaparlar.
Bu buluşma genelde sonbahar aylarında, çupra akınının zirveye ulaştığı günlerde gerçekleşir.
Fakat bu sene babamın beklenmedik işleri nedeniyle bir türlü gerçekleşmeyen buluşma bu zamana kadar sarkmıştı ve artık seneyi pas geçmek durumu görünürken bir anda karar vererek kendimizi Foça yolunda bulduk.
İlham abi bizi İzmir’de karşıladı, kısa bir hasret giderme ve yol üstünde bir şeyler atıştırdıktan sonra vakit kaybetmeden Foça’ya vardık. Hemen çarşıda bir gezintiye çıkarak balıkçılardan ve diğer tanıdıklardan duyumlar toplamaya başladık. Yalnız haberler hiç de iyi değildi.
Mevsim dolayısıyla öyle verimli av yapılamayacağını biliyorduk, fakat daha kötüsü tam denizin kustuğu zamana denk gelmişiz. Alg patlaması ve ters akıntılar sebebiyle denizin çok bulandığı, görüş mesafesinin olağandışı şekilde düştüğü bir dönem bu.
Bu haberler moralleri biraz bozdu elbet. Ama bir balıkçının bizim kaptana “lidaki çıkıyor abi” demesiyle kaptan ertesi günkü kerterizi belirledi.
Zaten sezonda değiliz balık az, bir de üstüne deniz kusmuş, bizim yaşlı kurtlar tatilci moduna girdiler anında, öğleden sonra 3-4 gibi çıkar akşam suyuna bakarız konuşmaları başladı.
Yaklaşık bir aydır sizlerden uzak kaldım. Sebebi ise bazılarınızın da bildiği gibi, uzun zamandır sürdürdüğüm yurtdışı görevimi tamamlayarak yurda kesin dönüş yapmış olmam.
Allah tüm gurbetteki dostlara sabır ve kolaylıklar versin. Her şey diledikleri gibi olsun ve inşallah sağ salim vatana dönmek nasip olsun.
Yurda kesin dönüş yapmanın zor olacağını biliyordum ama bu kadarını tahmin edemiyordum. Meğer ne çok yerleşmişiz gurbete, toparlanıp gitmek ne zormuş. Gerçekten çok yorucu ve sıkıntılı bir süreç geçirdim. Ama Allah’a çok şükür hepsi bitti gitti, atlattık.
Tabii yurda dönmekle bitmedi işler, üniversite ve sonrasında yurtdışı dolayısıyla 11 senedir ayrı kaldığım Antalya’ma yerleşip tekrar bir düzen oturtmak için işlerim hala da devam ediyor, yaz boyu biteceğe de benzemiyor.
Fakat bu işler beni babamla bir Foça kaçamağı yapmaktan alıkoyamadı.
Babam ve İzmir’deki çok yakın dostu, yaklaşık 14 senedir yılda en az bir kez Foça’da görüşerek ortalama 3 gün süren bir av maratonu yaparlar.
Bu buluşma genelde sonbahar aylarında, çupra akınının zirveye ulaştığı günlerde gerçekleşir.
Fakat bu sene babamın beklenmedik işleri nedeniyle bir türlü gerçekleşmeyen buluşma bu zamana kadar sarkmıştı ve artık seneyi pas geçmek durumu görünürken bir anda karar vererek kendimizi Foça yolunda bulduk.
İlham abi bizi İzmir’de karşıladı, kısa bir hasret giderme ve yol üstünde bir şeyler atıştırdıktan sonra vakit kaybetmeden Foça’ya vardık. Hemen çarşıda bir gezintiye çıkarak balıkçılardan ve diğer tanıdıklardan duyumlar toplamaya başladık. Yalnız haberler hiç de iyi değildi.
Mevsim dolayısıyla öyle verimli av yapılamayacağını biliyorduk, fakat daha kötüsü tam denizin kustuğu zamana denk gelmişiz. Alg patlaması ve ters akıntılar sebebiyle denizin çok bulandığı, görüş mesafesinin olağandışı şekilde düştüğü bir dönem bu.
Bu haberler moralleri biraz bozdu elbet. Ama bir balıkçının bizim kaptana “lidaki çıkıyor abi” demesiyle kaptan ertesi günkü kerterizi belirledi.
Zaten sezonda değiliz balık az, bir de üstüne deniz kusmuş, bizim yaşlı kurtlar tatilci moduna girdiler anında, öğleden sonra 3-4 gibi çıkar akşam suyuna bakarız konuşmaları başladı.