Foça’da 3 Gün – Azman İstavritler, Kırmızılar Ve Beklenmedik Lezzet :)

İnsanın, o eski dostlarıyla ve kendi deniziyle buluşmasının verdiği haz, tüm yorgunlıkları bir çırpıda yok edişini gördüm yazınızda.

Hoş geldin.

Denizler korksun senden artık.:p :p

Bunları görebildiğine göre raporumu amacına ulaşmış kabul edebilirim Tevfik Abim. :)

İnan onca yorgunluk, aksilik, sorun, dert derken hepsi, o oltanın ucundaki iki tıkırtıyla yok olup, uçup gitti.

Denizler bana gelene kadar çok adamdan korkmalı elbet :p
Ama biz de bildiklerimizi, öğrendiklerimizi, düşündüklerimizi layıkıyla uygulamaya gayret göstereceğiz kendi çapımızda. :)

Bir gün seninle de mutlaka görüşmek dileğiyle...
 
Hay eline sağlık güzel dostum, alınganlık göstermemen beni çok sevindirdi. İnan ki sıkıntı içinde düşüncelerimi yazmıştım.
Zurnayla turna ile ilgili daha önce de bir yerde böyle bir konu geçmişti. Sayende hatırlamış oldum. Teşekkür ederim. :)

Her işte bir hayır vardır ama o sarıkuyruğu alacağımıza seninle birşey tutamasakta :D atçek yapmayı tercih ederdim. :)

Sevgilerimle, Antalya'ya selamlar güzel dostum. :)

Alınganlık gösterecek bir tutumum hele ki sana karşı asla olamaz dostum dert etme sen. :) Yabancı gözle bakınca fotoğrafın yanıltıcılığını sezebildim ben de. Ama gerçekte hakikaten iri balıkları alıkoyduk sadece. Aslında kendi teknemiz kendi ortamımız olmadığından hep aceleye geldi fotoğraflar. Böyle bir algı yanılması olmaması için aslında bir ölçü de koyardım kareye ama o anda ölçü alabileceğim tek obje olarak kaptan'ın sigara pakedi ilişti gözüme, onu da kareye sokmak istemedim elbet. Yakında başka uygun birşey bulamayınca çabucak çekiverdim. Sonrasında kendim de beğenmedim.


Aslında haklısın, seninle buluşup derede sahte kaybetmeyi şu av günlerinden birine tercih ederdim. :D :laughing:
Eminim daha keyifli, anısı unutulmayacak bir buluşma yaşardık. :)

Ama olmadı, kısmet bundan sonraki görüşmelere olsun dostum...

Sevgiler...
 
av raporunu keyifle okudum gerçekten tesekkur ederım
 
Benim güzel foçam ben yaz tatili için 3 aylığına gelirim buraya şu anda sizede burdan yazıyorum hep siz gece dışarda yken köpekleki fotograflarda ben sübyeleri kupesleri çekiyordum iskeleden :D bende çıktım ama ısparoz bile yakalyamadık :( istavrit bol var bu aralar foçada dalarsanız denize tekne altlarında ispendek çok görürsünüz :) foçaya gelirseniz inşallah karşılaşırız birlikte av yaparız ... :D
 
Rapor için çok emek vermişsiniz tebrikler... İstavritler dipten tahminen kaç metre yukarılardaydı?
 
Tebrikler sevgili Aykut, bu güzel raporun ve bereketli balıkları bizlerle paylaştığın için de teşekkürler sevgiler hoşça kal.:) :) :)
 
tebrik ederim güzel bir av olmuş, özellikle istavritler harika
 
Sonunda hasretinin bitmesine sevindim Aykut :) Dile kolay 11 sene. İlk günden bu yana, neredeyse her mesajından bunu anlamamak mümkün değildi. Üç günde çok güzel anlar yaşamışsın. Hele ki o İstavritler, gerçekten azman. İzmarit, Mercan ve Karagözler ise avına renk katmışlar. Trio da t-shirt'ün ile uyumlu olmuş :) Bu vesile ile memleketine hoş geldin.

Tebliğ'de, Turnanın karşısında olması gereken latince ad sphyraena sphyraena. Bazı kaynaklarda 26 - 28cm arası (burundan kuyruk ucuna kadar) ilk üreme olgunluğuna eriştiği konusunda bilgiler mevcut. Bu da, tebliğdeki rakamın daha çok ortalama boya göre avlanma izni verdiğini gösteriyor. Diğer dikkat etmemiz gereken konu ise Nisan ve Ağustos ayları arasında yumurtlama olduğundan mümkün mertebe bu balığa odaklı avlardan kaçınmak gerek. Elbette iklim ve değişken diğer faktörlerde rakamlar biraz oynayabilir.

Bilmem eklemişmiydin ama bu konuyu Buradaki başlıkta da dile getirebilirsen, biz bunları 30 gün öncesinden ilgili makamlara yollamak üzere özet hazırlayacağız.

Aykut, bu güzel av günceni bizlerle paylaştığın için teşekkür ediyor, devamını diliyorum ki artık burada olduğuna göre olacaktır :)
 
Sevgili Aykut,

Herseyden evvel Memleket'e hos geldin.Darisi bizim basimiza.Seni kiskaniyorum.:)

Sevgili kardesim, paylasimin tek kelimeyle muhtesem.Boylesine duru bir ifade, temiz Turkce...Sen de bir balikci yazarsin...Hele su paragraf var ya, beni bu paylasimda mest etti...

"Her av günü sonunda içimde bir garip boşluk hissederim.
Sevdiğini az sonra uğurlayacak, veda etmek zorunda olan birinin hisleri gibi.
Motor sesinden başka bir şey duyulmaz. Sessizlik, sakinlik vardır aslında.
Gözlerim dalar gider her seferinde, ya teknenin dümen suyuna, ya ufuktaki dağlara, güneşe, belki uzaklarda seyir etmekte olan bir yelkenliye, ya da kıyıda beni boğmak için bilenen, kıs kıs gülerek ellerini ovuşturan şehrin gri beyaz beton bloklarına…
Kitlenir kalır, dalar giderim…"


Harkulade...:)

Sana bu zengin ve cok renkli paylasim icin cok tesekkur ediyorum.Verdigin emege helal olsun.Kacirsaydim cok uzulurdum.Olurda bir paylasimina yorum yazmazsam, onu illaki gormemisimdir.Mesgul adamim ben.Lutfen bir mesaj at, beni sakin mahrum etme boyle bir kalemden.

Sevgiyle saygiyla kardesim,senden mumkun oldugunca boyle paylasimlar bekliyoruz.Ama balikli ama baliksiz, ama boyle, kalpten, ozenle, insanin icine isleyen...

Hersey icin cok sag ol.Kendine iyi bak...Babana , ailene sevgi saygilar...Sana da ...

(Focada Egene'leri tanirmisin?)

Gonlundekine rast gelsin...
 
Değerli dostlar, geciken cevaplarım için hepinizden tek tek özür diliyorum. Hakikaten hummalı bir koşturmaca içindeyim, memlekete yerleşmeye çabalıyorum. Bir de henüz kendime ait bilgisayarım olmayınca şu ara sitemize hiç vakit ayıramaz oldum. Mazur görün.

Yalnız denizden balıktan uzak kalamıyorum elbet. :)

Öncelikle Alanya'dan teknemizi alıp Antalya'ya denizden 10 saat süren bir yolculukla sağ salim getirdik. :D Gören duyan balıkçılar bile inanamadılar. :D

Sonrasında 3 kez ava çıktık. Oltamıza takılanlar; patlakgöz mercan, kılkuyruk mercan, barbun, izmarit, tavuk balığı, kolyos, turna, kayış balığı, mahmuzlu camgöz köpekbalığı oldu.

Bir de gece kolyos avında, oltamıza takılmadan tamamen kendi rızasıyla teknenin içine atlayan bir sardalyamız var. :laughing:

Bir de benim mercan için kullandığım iğnemi açan, partnerimin de dipten balık çekerken aniden binip takımını kopartan belirsiz canavarlar var. :eek:

Ama ne yazık ki hiçbir avımızdan fotoğrafımız yok, yeni fotoğraf makinam daha dün geldi. :( Fotoğraf olmayınca, eh avlar da öyle pek bereketli olmayınca yeni rapor hazırlamaya gerek görmedim.

Zaten henüz balığı arama, kerteriz belirleme aşamalarındayız.

Bir süre sonra verimli avlarla da karşınızda olacağım inşallah. :)


av raporunu keyifle okudum gerçekten tesekkur ederım

Ben teşekkür ederim. Keyif verdiyse ne mutlu :)


Benim güzel foçam ben yaz tatili için 3 aylığına gelirim buraya şu anda sizede burdan yazıyorum hep siz gece dışarda yken köpekleki fotograflarda ben sübyeleri kupesleri çekiyordum iskeleden :D bende çıktım ama ısparoz bile yakalyamadık :( istavrit bol var bu aralar foçada dalarsanız denize tekne altlarında ispendek çok görürsünüz :) foçaya gelirseniz inşallah karşılaşırız birlikte av yaparız ... :D

Yaa oralara kadar geldik ama seninle görüşemedik Ege. Yalnız sana attığım mesajda da yazdığım gibi, atçekçi arkadaşın Eren'le tanıştık ve bayaa bir sohbet ettik. :)
Bir dahaki gelişimde mutlaka önceden ayarlayalım, bakarsın gece birlikte atçek bile yaparız. :thumb:


Rapor için çok emek vermişsiniz tebrikler... İstavritler dipten tahminen kaç metre yukarılardaydı?

Teşekkürler. İstavritler genelde dipten 4-5 metre yukarıdaydı, oralarda çapari gibi aksiyon vererek aldık.

Rastgelsin inşallah.
 
Tebrikler sevgili Aykut, bu güzel raporun ve bereketli balıkları bizlerle paylaştığın için de teşekkürler sevgiler hoşça kal.:) :) :)

Teşekkürler Orhan baba. :) İnşallah zamanla çok daha güzel raporlar paylaşmak nasip olur.

Antalya'da herkes şikayetçi, "balık yok balık yok, nerde o eski balıklar".
Ama şu kısa sürede durumun o kadar da vahim olmadığını görür gibi oldum.
Elbette çocukluğumun balıklarını beklemiyorum, ama yine de "bu balıklar bu denizde hala var mıymış?!" dedirtecek avlar yapmanın mümkün olacağını düşünüyorum.
Biraz zaman geçsin, onları da göreceğiz inşallah. :)


Güzel rapor için teşekkürler,rastgelsin
Hakan Yaşgül

Teşekkürler, size de rastgelsin. :)


tebrik ederim güzel bir av olmuş, özellikle istavritler harika

Teşekkürler. Bence de istavritler harikaydı. Çekerken verdiği keyif yeterdi. :)
 
Sonunda hasretinin bitmesine sevindim Aykut :) Dile kolay 11 sene. İlk günden bu yana, neredeyse her mesajından bunu anlamamak mümkün değildi. Üç günde çok güzel anlar yaşamışsın. Hele ki o İstavritler, gerçekten azman. İzmarit, Mercan ve Karagözler ise avına renk katmışlar. Trio da t-shirt'ün ile uyumlu olmuş :) Bu vesile ile memleketine hoş geldin.

Tebliğ'de, Turnanın karşısında olması gereken latince ad sphyraena sphyraena. Bazı kaynaklarda 26 - 28cm arası (burundan kuyruk ucuna kadar) ilk üreme olgunluğuna eriştiği konusunda bilgiler mevcut. Bu da, tebliğdeki rakamın daha çok ortalama boya göre avlanma izni verdiğini gösteriyor. Diğer dikkat etmemiz gereken konu ise Nisan ve Ağustos ayları arasında yumurtlama olduğundan mümkün mertebe bu balığa odaklı avlardan kaçınmak gerek. Elbette iklim ve değişken diğer faktörlerde rakamlar biraz oynayabilir.

Bilmem eklemişmiydin ama bu konuyu Buradaki başlıkta da dile getirebilirsen, biz bunları 30 gün öncesinden ilgili makamlara yollamak üzere özet hazırlayacağız.

Aykut, bu güzel av günceni bizlerle paylaştığın için teşekkür ediyor, devamını diliyorum ki artık burada olduğuna göre olacaktır :)

Bu detaylı ve özenli cevap için çok teşekkür ederim. :) Hakikaten dile kolay onca yıl, çok özlemiştim artık. Tekrar buralarda olmak beni resmen yeniledi. :) Yepyeni bir hayata başlamış gibiyim bu aralar. İnşallah dertler tasalar minimumda olur. :)

Turna ve tebliğ konusu gerçekten çok muammalı. Belirtilen latince isim Zurna'ya ait, limit olarak verilen boy da belirttiğin gibi üreme boyunun çok üzerinde. Onca balık türünün av limiti üreme boyunun altında kalırken turna için bu kadar yüksek bir boy limiti bana iyice mantıksız geliyor. Acaba diyorum Zurna'yı mı korumak istediler de yanlışlıkla turna mı yazdılar?! idk

Üstelik o kadar da bol ki bizim kıyılarda. İşte mesela henüz hiç sırtı odaklı avımız olmadı bu geçen iki haftada, sadece balık olabileceğini düşündüğümüz noktalara gidip gelirken sırtı yaptık, yani toplamda bir saatten biraz fazla süre yapmışızdır, ama birini aldık bile. 70 cm civarı oldukça güzel bir bireydi. (Allah'tan havyar çıkmadı :( ) Üzerine eğilsek verimli avlar yapabiliriz ama gerek görmüyoruz. Kıyıdan atçekle de alıyorduk turnayı, artık şu aralar ana hedeflerimiz arasında olmayan bir tür. :)

Bilgilendirme için teşekkürler. :) İnşallah yeni tebliğimizde bu tür karışıklıklar yaşanmaz. :)
 
Sevgili Aykut,

Herseyden evvel Memleket'e hos geldin.Darisi bizim basimiza.Seni kiskaniyorum.:)

Sevgili kardesim, paylasimin tek kelimeyle muhtesem.Boylesine duru bir ifade, temiz Turkce...Sen de bir balikci yazarsin...Hele su paragraf var ya, beni bu paylasimda mest etti...

"Her av günü sonunda içimde bir garip boşluk hissederim.
Sevdiğini az sonra uğurlayacak, veda etmek zorunda olan birinin hisleri gibi.
Motor sesinden başka bir şey duyulmaz. Sessizlik, sakinlik vardır aslında.
Gözlerim dalar gider her seferinde, ya teknenin dümen suyuna, ya ufuktaki dağlara, güneşe, belki uzaklarda seyir etmekte olan bir yelkenliye, ya da kıyıda beni boğmak için bilenen, kıs kıs gülerek ellerini ovuşturan şehrin gri beyaz beton bloklarına…
Kitlenir kalır, dalar giderim…"


Harkulade...:)

Sana bu zengin ve cok renkli paylasim icin cok tesekkur ediyorum.Verdigin emege helal olsun.Kacirsaydim cok uzulurdum.Olurda bir paylasimina yorum yazmazsam, onu illaki gormemisimdir.Mesgul adamim ben.Lutfen bir mesaj at, beni sakin mahrum etme boyle bir kalemden.

Sevgiyle saygiyla kardesim,senden mumkun oldugunca boyle paylasimlar bekliyoruz.Ama balikli ama baliksiz, ama boyle, kalpten, ozenle, insanin icine isleyen...

Hersey icin cok sag ol.Kendine iyi bak...Babana , ailene sevgi saygilar...Sana da ...

(Focada Egene'leri tanirmisin?)

Gonlundekine rast gelsin...

Şımartıyorsun Hüseyin Abim :) Senin gibi gerçek bir "balıkçı yazar"dan bunları duymak benim için çok değerli.

Senin kadar usta olmasam da, çocukluğumdan beri benim için de apayrı bir keyiftir hislerimi yazıya aktarmak. "Söz uçar, yazı kalır" demişler. Güzel şeydir duyguların kağıda dökülmesi. :)

İnşallah duygular ömür boyu gönlümüzden eksik olmaz da, bizler de yazıya dökeriz coşkumuzu, hüznümüzü...

Bu kalpten cevabın için sana sonsuz teşekkürler. Başka raporlarda görüşmek dileğiyle.


(Foça'da benim tanıdıklarım çok kısıtlıdır ama Foça küçük yer, belki babam, yoksa babamın oradaki dostu mutlaka tanıyordur. Bir sözün varsa iletiriz. :) )

Antalya'dan sevgiler, saygılar...
 
Back
Yukarı