Çok haklısınız ama maalesef bunun önüne geçilebileceğine inanmıyorum o yüzden insanları da fazla suçlayamıyorum. Şimdi suya çapariyi attınız oltanıza büyük istavritte gelebilir kıraçe de gelebilir bunun garantisi yok açıkcası. Zaten o balık 10 gram canıyla kancayı yuttuktan sonra birde balığı köprünün 10-15 metre yükseklikten denize atsan o balık yaşamaz + kaç dakika oksijensiz kalmış hayvan kesin yaşamaz yani ya tutmayacaksın yada tuttuğunu bırakmayacaksın. Misal ben bir ara bir ay içerisinde 1000 tane filan kıraçe tutmuştum, kıraçe dediğim 8-9 cm istavritti yani. Sonra 12cm den küçük tutulmasının doğru olmadığını okudum ve o günden beri çapari atmayı bıraktım. İnanın artık çapari ile balık tutmuyorum sırf küçük istavrit gelmesin diye ama herkes bunu yapmaz açıkcası, çünkü bunu engelleyen bir kanun yok ve herkesin vicdanına kalmış birşey. Adamlar 4-5 arkadaş gidip 20li çapari ile gece gündüz onlarca kilo balık tutup satıyor, orayı mesken edinmiş, işsiz, güçsüz adam geçimini ordan kazanıyor buna devlet bir şey diyemiyorsa vatandaş olarak sende bir şey de diyemiyorsun adamlarda çok belalı tipler doğrusu at hırsızı gibi...

Belki bir amatör balıkçılık ehliyeti gibi bir şey getirilebiilr ama buna da ne kadar rağbet olur tartışılır tabi sonuçta burası Türkiye.
Yani ya çapari atmayı bırakcasınız hatta ve hatta köprüyü tamamen balığa kapatıcaksınız çünkü başka yolu yok gibi bunun. Şimdi ben çapariyi bıraktım ki oda çözüm değil belki binlerce yavru istavriti katletmiyorum artık hırsızlı takım ile avanıyorum 20 cm üzeri sarıkanat, lüfer tutuyorum ama arada bir kaç tane 16-17 cm çinekop geldimi de açıkcası onları da geri bırakamıyorum çünkü köprünün yüksekliği dahi buna bir engel. Aslında en mantıklısı şu köprüde balık tutmayı yasaklamak bence. Dediğim gibi kıyıda tutsanız misal yavru balık geldimi nazikçe suya bırakırsın belki yaşar o hayvan ama köprüde hayvanı 15 metre yüksekten fıralttın mı kurtuluşu yok ölür o hayvan.En iyisi köprüyü bir kaç sene balığa kapamak.