Gece Remoralar - Sabah At Çek Lambuka

hedef balıkları avlayamasanız da çok güzel ve verimli bir av olmuş tebrik ederim. remora dediğiniz yancı balıklardan bizim buralarda da çok var, açıkta yaptığımız hemen her avda bir iki tanesini yakalarız, hatta bazen kıyıdan bile yakalanır. ancak çok merak etmeme rağmen bizim buralarda, yani iskenderun, dörtyol, erzin bölgesinde lambuka avı yapamadım, yapanı da duymadım. halbuki bu balıklar kızıldeniz göçmeni ve akdenize girdikleri nokta bize daha yakın. belki açıklarda vardır. onların o haşin saldırılarını, oltadaki zorlu mücadelelerini görmek, yaşamak isterdim.
inşaallah bir dahaki raporda hedef balıkların foto ve videolarını görürüz.
 
şu balığı kıyıda bir denk getiremedim yaa.çok zevkli bunu popper ile tutması:) avınız bayağı bereketli geçmiş tebrik ederim:) dahasına rasgele:hungry:

Abi arka arkaya 3 balığı alınca direk aklıma geldin. :)
Dedim Kadir abi de burada olmalıydı, büyük ihtimalle tek atışta ikili bindirirdi bunları. :D :D

Kıyıda denk getirmek biraz şans işi abi bunları. Zaman zaman mendireklere yanaşabilirler ama bizim aldığımız yer baya bir açıktaydı.

Popperla çok keyifli olacağını ben de düşündüm. Ama tekneyle çıkıyoruz diye yanıma aldıklarım arasında suüstü sahteler yoktu. idk
Yine de en az dalarlılardan seçtim sahteyi, bir karış kadar dalıyor. Arkasından kovalamaları ve sahteye dalış anları izlenebiliyordu. :thumb:

İnşallah sana da rastgelir.


çok güzel bir anlatım ve muhteşem bir av tebrik ederim. umarım hedef balıklarınızıda alırsınız

Teşekkürler. :)
Hedef balıklar için var gücümüzle çalışıyoruz. :rolleyes: Kısmetimizde varsa er ya da geç meyvasını alacağız elbet. :)

Hepimize rastgelsin.
 
hedef balıkları avlayamasanız da çok güzel ve verimli bir av olmuş tebrik ederim. remora dediğiniz yancı balıklardan bizim buralarda da çok var, açıkta yaptığımız hemen her avda bir iki tanesini yakalarız, hatta bazen kıyıdan bile yakalanır. ancak çok merak etmeme rağmen bizim buralarda, yani iskenderun, dörtyol, erzin bölgesinde lambuka avı yapamadım, yapanı da duymadım. halbuki bu balıklar kızıldeniz göçmeni ve akdenize girdikleri nokta bize daha yakın. belki açıklarda vardır. onların o haşin saldırılarını, oltadaki zorlu mücadelelerini görmek, yaşamak isterdim.
inşaallah bir dahaki raporda hedef balıkların foto ve videolarını görürüz.

Teşekkürler.
Aslında ben bu remoraları ilk kez gördüm. Köpek balığı ve yunuslara sık denk gelsek de bu yancı balıklara tek başlarına ilk kez rastladık. Oltamıza da hiç gelmemişlerdi. Gerçi bu yazdan önce neredeyse 10 yıldır doğru düzgün tekne avı yapmamıştım, belki buralarda da sık rastlanıyordur, uzun süreçte bize de denk gelirler bundan sonra.

Lambuka ise bizim kıyılarda sadece ağustos sonu ve eylül ayında görülür. Eskiden çok daha fazla rastlardık, bu dönemde yaptığımız sırtı avlarında çokça oltamıza gelirlerdi. Hatta lambuka çaparisi ayrı satılırdı bazı malzemecilerde.
Ama şu anda da az sayılmazlar, birkaç hafta önce de denk gelmişti iki tanesi. En fazla bir ay daha görürüz, sonra göçerek açık denizlere çekilirler.

İskenderun'da olmamalarına şaşırdım hakikaten. Eğer su kimyası ile ilgili bir problem yoksa açıklarda mutlaka varlardır diye tahmin ediyorum.

Bir de her ne kadar Kızıldeniz göçmeni olsalarda, artık Akdeniz'i mesken tutmuş olduklarını düşünüyorum. Çok eskiden beri varlar bizim kıyılarda. Yetişkinlerin her sene Kızıldeniz'e dönmediğini, Akdeniz'in açık sularında bulunduklarını sanıyorum. Mevsimi geldiğinde kıyılara yanaşıp yumurta döküyorlar, sonbahara kadar bu yavrular büyük bir hızla büyüyerek damızlık altı boya geliyor ve sonrasında açık denizlere dönüyorlar. Yani her yıl Kızıldeniz'den bizim kıyılara uzanan, İskenderun'dan geçen bir rota çizmiyorlar. Akdeniz'in açıklarından kıyılarımıza gelip gidiyorlar. Bu durumda belki İskenderun çevresi bazı sebeplerden dolayı yavrulamak üzere tercih ettikleri kıyılar arasında bulunmuyordur. Batı Akdeniz kıyılarımıza yumurtalarını bırakıp dönmeyi rutin göçleri haline getirmiş olabilirler.

Sadece bir miktar gözleme dayalı teorimdir. Detaylı bilgi için araştırmak lazım.

Rastgelsin inşallah. Hakikaten güzel balıklar. :)
 
Aykut tebrikler. Şimdiye kadar sana sataşan olmamış. Takip ediyorum.
 
Aykut tebrikler. Şimdiye kadar sana sataşan olmamış. Takip ediyorum.

eleştiri olabilirdide ali kemal olmasıda gayet doğal bence ;) bu mesajı yazdığına göre senin kafandada soru işaretleri var demekki :confused: daha 4-5sene öncesine kadar bu lambuka balığı koruma altındaydı ve avlanması yasaktı:o çok ince yapılı bir balık olduğu için o tutulan lambuka yavrusunun teki yarım kilo anca gelir :o o nedenle biraz daha duyarlı olunmasında fayda var;)

aykut kardeşim kusura bakma bu mesajı konunda kavga çıkarma yada şataşma niyetiyle yazmadım sadece kendi düşüncelerimi belirttim :)
 
eleştiri olabilirdide ali kemal olmasıda gayet doğal bence ;) bu mesajı yazdığına göre senin kafandada soru işaretleri var demekki :confused: daha 4-5sene öncesine kadar bu lambuka balığı koruma altındaydı ve avlanması yasaktı:o çok ince yapılı bir balık olduğu için o tutulan lambuka yavrusunun teki yarım kilo anca gelir :o o nedenle biraz daha duyarlı olunmasında fayda var;)

aykut kardeşim kusura bakma bu mesajı konunda kavga çıkarma yada şataşma niyetiyle yazmadım sadece kendi düşüncelerimi belirttim :)

Selamlar Mustafa Abi. :)

Eleştiri olabilir elbette. Sonuçta tebliğ'de muamma yaratan bir balık türü bu lambuka.
4-5 sene önce yasaklıydı dediğin gibi, yalnız bu yasağın, aynı yazılı hani ve turna gibi isim yanlışlığından, bilgisizlikten ileri geldiği anlaşıldı, zira bu balığın ingilizce ismi "dolphin fish". Yoksa sayılarının tehlike altında olduğu gibi bir sebebi yoktu. Sonrasında bu yanlışlık farkedilip, aynı yeni tebliğde yazılı hani ve turnanın serbest bırakılması gibi lambuka da serbest bırakıldı.

Tabii bu serbestlik doğru mudur, tartışılır. Bana göre değil. Turnanın da yeni tebliğde 5 kg limite bağlanması bence yanlıştır, en azından 40 cm alt boy belirtilmeliydi. Çünkü turnanın yetişkin olup yumurtlaması en az 28 cm boya eriştiğinde gerçekleşir. Gerçi bu boya kadar zaten çapari ya da sahtelere rağbet etmemekteler, ama hiçbir boy limiti kısıtlaması olmadığına göre belki başka yöntemlerle artık 20 cm olanları bile tutulacaktır. :confused:

Lambuka için de en az 40 cm boy verilmeliydi. Çünkü lambuka 4-5 aylık olduğunda, 20 cm boya geldiğinde üremeye başlamaktadır.
Benim çocukluğumda babamın lambuka için vicdani alt limiti 40 cm idi. Daha küçüğü gelirse salardı, ama hatırladığım kadarıyla bu sadece iki üç kez gerçekleşti, çünkü sadece eylül ekim aylarında sırtı yaptığımız için yakaladıklarımız genelde 50-80 cm boylarda olurdu.
Benim kişisel limitim ise pek değişmez, aynı turna için kendi limitim olan 50 cm boyu kıstas alırım. Bu balıklar da 50-55 cm boylardalardı.

Olaya böyle baktığım için vicdanım rahat. Av devam etseydi de yakala-bırak'a dönecektik. Zaten tekneye kadar gelip sonra kendini kurtarıp kaçan lambukalardan daha büyük haz alıyorduk, hele bir de bunu havada yapıp bize poz verdiyse. :rolleyes:

Yine de her türlü eleştiriye her zaman açığım. :)
 
Tebrikler Aykut avınızı ve heyecanınızı yadıklarınla bizlerede yansıttın teşekkürler.
 
Selamlar Mustafa Abi. :)

Eleştiri olabilir elbette. Sonuçta tebliğ'de muamma yaratan bir balık türü bu lambuka.
4-5 sene önce yasaklıydı dediğin gibi, yalnız bu yasağın, aynı yazılı hani ve turna gibi isim yanlışlığından, bilgisizlikten ileri geldiği anlaşıldı, zira bu balığın ingilizce ismi "dolphin fish". Yoksa sayılarının tehlike altında olduğu gibi bir sebebi yoktu. Sonrasında bu yanlışlık farkedilip, aynı yeni tebliğde yazılı hani ve turnanın serbest bırakılması gibi lambuka da serbest bırakıldı.

Tabii bu serbestlik doğru mudur, tartışılır. Bana göre değil. Turnanın da yeni tebliğde 5 kg limite bağlanması bence yanlıştır, en azından 40 cm alt boy belirtilmeliydi. Çünkü turnanın yetişkin olup yumurtlaması en az 28 cm boya eriştiğinde gerçekleşir. Gerçi bu boya kadar zaten çapari ya da sahtelere rağbet etmemekteler, ama hiçbir boy limiti kısıtlaması olmadığına göre belki başka yöntemlerle artık 20 cm olanları bile tutulacaktır. :confused:

Lambuka için de en az 40 cm boy verilmeliydi. Çünkü lambuka 4-5 aylık olduğunda, 20 cm boya geldiğinde üremeye başlamaktadır.
Benim çocukluğumda babamın lambuka için vicdani alt limiti 40 cm idi. Daha küçüğü gelirse salardı, ama hatırladığım kadarıyla bu sadece iki üç kez gerçekleşti, çünkü sadece eylül ekim aylarında sırtı yaptığımız için yakaladıklarımız genelde 50-80 cm boylarda olurdu.
Benim kişisel limitim ise pek değişmez, aynı turna için kendi limitim olan 50 cm boyu kıstas alırım. Bu balıklar da 50-55 cm boylardalardı.

Olaya böyle baktığım için vicdanım rahat. Av devam etseydi de yakala-bırak'a dönecektik. Zaten tekneye kadar gelip sonra kendini kurtarıp kaçan lambukalardan daha büyük haz alıyorduk, hele bir de bunu havada yapıp bize poz verdiyse. :rolleyes:

Yine de her türlü eleştiriye her zaman açığım. :)

aykut anlayışın ve detaylı bilgin için teşekkürler kardeşim:)

ilk lambukayla tanışmam antalyada olmuştu benimde denizden ilk çıktığında muhteşem renklere sahip bir balık hiç unutmam finikede kuzuya sırtı çekerken bir sürü gelmişti ve sahteyle bir tanesini kandırmıştık o zaman :)
 
sevgili aykut
çok keyifli av yaşamışsınız.
balığa tedarikli gitmenin semeresinide almışsınız.
tekne avı yapıcam sipin takım kıyıda kalsın dememişsiniz.
en doğrusuda bu
ben bu lambuka aksiyonlarına bayıldım
aklıma kara kıyı denen kayalık bilgelerde veya kaya topuklarında yapilan poping geldi
tam yerine düşmüşsünüz.
tekrar tebrikler.
 
Tebrikler Aykut Lambuka avı benim de merak ettiğim ve yapmayı çok istediğim avlardan biri. Kısmet olursa Eylül ortalarında fırsat bulacağım :)
 
kızıldenize en yakın nokta olması konusunu göç açısından söylemedim :) hani en yakın nokta ilk defa girdikleri ve dolayısıyla en uzun süredir bulunması gereken yerlerdir diye söyledim. ama bizim sığ kıyıları sevmeyip açıklarda dolaşıyorlarsa onu bilemiyorum. şu an bizim buralarda görülmeye başlayan yeni göçmenler var :( bunların bazıları daha mersinden öteye bile geçmemiş olabilir.
 
Çok gürle bir av olmuş, tebrikler Aykut kardeşim.
Sevgiler hoşça kal.:) :) :)
 
Tebrikler Aykut avınızı ve heyecanınızı yadıklarınla bizlerede yansıttın teşekkürler.

Ben teşekkür ederim. :)


aykut anlayışın ve detaylı bilgin için teşekkürler kardeşim:)

ilk lambukayla tanışmam antalyada olmuştu benimde denizden ilk çıktığında muhteşem renklere sahip bir balık hiç unutmam finikede kuzuya sırtı çekerken bir sürü gelmişti ve sahteyle bir tanesini kandırmıştık o zaman :)

Hakikaten çok güzel balıklar. :) Av heyecanı da hakikaten kendini unutturmayan cinsten ;) , 15 yıldan fazla olmuştu bu heyecanı yaşamayalı, hep aklımdaydı, Allah bu sene iki kez nasip etti. Daha da olabilir. :rolleyes:
 
sevgili aykut
çok keyifli av yaşamışsınız.
balığa tedarikli gitmenin semeresinide almışsınız.
tekne avı yapıcam sipin takım kıyıda kalsın dememişsiniz.
en doğrusuda bu
ben bu lambuka aksiyonlarına bayıldım
aklıma kara kıyı denen kayalık bilgelerde veya kaya topuklarında yapilan poping geldi
tam yerine düşmüşsünüz.
tekrar tebrikler.

Aynen. :thumb:
Tekne avı yaparken de spin takımlar yanımızda olur, gerekirse biraz hamallık yapıyoruz ama ne zaman lazım olacağı belli olmaz, bu avda olduğu gibi. :)
Aslında Çağrı'nın da spin takımı yanımızda olurdu ama onun makinasını bakıma almıştım, yüzüğü dönmüyordu, o evde yağlanmış şekilde yatarken bu av denk geldi. Spro'ya nasip değilmiş demek bu güzel lambukalar. :o

Teşekkürler.


Tebrikler Aykut Lambuka avı benim de merak ettiğim ve yapmayı çok istediğim avlardan biri. Kısmet olursa Eylül ortalarında fırsat bulacağım :)

Teşekkürler Okan. Ben de o 4.5 kg Sinarit için aynı şeyleri söyleyebilirim :D Kısmet olursa o da bu kış olacak inşallah. :rolleyes:
 
kızıldenize en yakın nokta olması konusunu göç açısından söylemedim :) hani en yakın nokta ilk defa girdikleri ve dolayısıyla en uzun süredir bulunması gereken yerlerdir diye söyledim. ama bizim sığ kıyıları sevmeyip açıklarda dolaşıyorlarsa onu bilemiyorum. şu an bizim buralarda görülmeye başlayan yeni göçmenler var :( bunların bazıları daha mersinden öteye bile geçmemiş olabilir.

Aslında sığ kıyıları sevmedikleri doğru, biraz derin sulardan hoşlanıyorlar, kıyıya yakın da yemlik balık durumuna göre dolaşabiliyorlar ama aniden derinleşen kayalık kıyılarda. Derinlik 15 metrenin altına inerse pek sokulmayacaklardır.
Eğer tekne ile daha derin sularda sırtı avında da rast gelmiyorsa o zaman başka sebepleri vardır, su kimyası gibi.

Yeni göçmen haberleri pek hayırlı değil gibi. :( Öyleyse umarım oraları hiç geçemezler. :(


Çok gürle bir av olmuş, tebrikler Aykut kardeşim.
Sevgiler hoşça kal.:) :) :)

Teşekkürler. :)
Daha güzel avlarda buluşmak dileğiyle.


Aykut vide biraz uzun olsaydı bayağı güzel:thumb:
Ayrıca balıklar çok şahane tebrik ederim:thumb: :thumb:

Vallahi o video bile çok zor oldu. :D Bir yandan balığı kontrol ederken tek elle çekmeye çalıştım, biraz daha boşlasam gerginlik kaybolacak ve muhtemelen balık ani bir deparla atacaktı sahteyi, sarmam gerekiyordu.
Bu seferlik böyle oldu artık, bence de çok kısa, ama kamerayı sabit bir yere monte etmeyi ya da bir şapkaya falan takıp tüm aksiyonu kayda almayı ciddi ciddi düşünmeye başladım. ;) Bir modifiye yapıcaz artık, yoksa jig avlarında bu kadar da çekemeyeceğiz :D

Teşekkürler. Daha güzel av günlerinde buluşmak dileğiyle. :)
Herkese rastgelsin...
 
Back
Yukarı