Bayram tatilinde muğlada bir kaçamak yapmaya karar verdik.Abim ,babam,kuzen ve ben 4 kişi yola çıktık ilk hedef köyceğiz dalyandaki mırmır ve çipuralardı kanalın sonunda avlak yerimize geldik izmirden yemlerimizide yanımızda getirmiştik.300 tane sülünes,2 kilo taze hamsi fazlasıyla tek tek başladık balık avlamaya rüzgar o gün dalyanda kuzey yönlerden kuvvetli estiği için balık yapmazmış (öğrenmiş olduk) 3 saatte hiç balık tutamadık tık bile yoktu rüzgar bayağı bizi yormuş ve üşütmüştü yazın turist kaynayan yerlerde sadece biz vardık ardından ufak tıklamalarla zor bela 20 cm lik 2 tane barbun cektik ve geri döndük ardından uykusuz kaldığımıza deysin diye babamıza yoğun ısrarlar sonucu gökovaya rüzgardan etkilenmeyen kuytu bir yere arabasını çekmesini istedik ve Gökova aşık olduğumuz körfez insanı balık tutarken kanser eden, takımların kayalara takıldığı için takımcıyı zengin eden eşsiz güzellikte sabırlarımızın son damlası gözümüzün nuru olan yere geldik.Oltaları suya saldık kıyıdan beklemeye başladık ufak olan bır izmarit geriye gönderdik abim şükrü ve kuzen mehmet avlanmayı bırakıp bizi izlemeye koyuldular 2 tane kurban kesmesine rağmen sabırsız babam sabrı ve dayanıklılığı ile o gün bana parmak ısırttı gerçekten ve sabrın sonu selamet sülünes taktığı ve boşluğunu bile almadan bıraktığı oltasına derya güzeli takılmıştı misina takılacak diye çekti bıraktı ama biz takıldı derken yakamozu butün herkesin uykusunu dağıttı kepçe arabada olduğu için babam balığını 3 metre yükseklikten sepet çeker gibi balığı yukarı aldı ve zafer 700 grmlık hatta rengi sarıya çalan çipura babamın ellerinde bize göz kırpıyordu işte bu güzel uykusuzluğa da beklemeyede değerdi nasibimiz bu deyip balığımızı alıp oltaları toplayıp eve döndük kalan yemleri denize bıraktık denizdeki balıklara o akşam ziyafet çektirmiştir umarım
))) resim eklemeyi becerdim mi bilmiyorum ama daha yeniyim bu konularda inşallah eklenmiştir..
(


Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: