bilge kağan
Üye
- Yaş
- 50
- Şehir
- OSMANİYE
- Favori Kamış
- lineaeffe rapid cx spin 2.05, DAM 2.40, okuma V system 2,40 spin
- Favori Makina
- okuma trio 30s, okuma avenger 30a, Okuma Raw 65, daiwa sweepfire E 4000
- En iyi avı
- alabalık 3 kg, turna 2 kg, levrek 3 kg, çipura 1,2 kg, zargana 95 cm ( 990 gr. )
- İsim
- bilge kağan tomas
geçen haftalarda hep gece avı yapalım dedik ama bir türlü kısmet olmadı. bu hafta bacanağım '' akşam yemeğine çağırdı ve hazırlıklı gel, bu gün bizde yatarsınız, gece de balığa gideriz '' dedi. tamam, bu sefer gece avı garanti dedim. akşam sohebetten sonra 02 :30 da kalkıp sabaha karşı çipura, gündoğumunda da sahtelerle levrek denemesi yapmayı kararlaştırıp yattık. ben sözde ben saati kurup kalkacak ve bacanağa seslenecektim. saati kurup, kendimden uzak bir yere koyup yattım. bir ara uyanıp saatime baktım ki saat sabahın 5'i
benim gibi hassas uykusu olan, saat kurmadan istediği saatte kalkabilen bir insan nasıl olur da yataktan kalkıp saati kapattığını hatırlamaz
derken bu aralar kullanmak zorunda olduğum bir ilacın yan etkisi aklıma geldi
olan oldu deyip yine gündüz avına gittik.
mekana varınca sanki tapulu malımmış gibi hep aynı yere varıp olta attığım taşın tutulmuş olduğunu görünce 20 m. kadar yakınında başka bir yere konduk. ben oltanın birini yemleyip attım, misinanın boşunu aldım, zili taktım. daha ben diğer oltayı ve rover 98'i elime alıp '' bacanak sen benim oltaya da bakıver, ben vakit kaybetmeden sahteyle bir yoklama çekeyim '' derken benim zil ötmeye başladı.hooked ( o an aklıma Alişan geldi, gene ilk dakikada balığı aldım deyince diline düşerim dedim )
oltayı yokladım balık ucunda. telaşlanmadan balığı kenara yanaştırdım, geçen hafta artislik yapıp kepçeyi kullanmadığım için taşın üstünden suya düşürdüğüm çipura aklıma geldi ve bu sefer kepçeledim. 25 cm.lik bir çipura.
oltayı tekrar yemleyip attım ve diğer oltayla benim her zamanki taşa doğru yürüdüm. ordaki arkadaşa yanaştım. ayaküstü iki laf tokuşturduk, arkadaş Adana'da oturuyormuş. son durumu sordum, '' iki çipura aldım ama uzun süredir vuruş yok '' dedi. ben de '' kardeş, balıklar dalga dalga geliyor, bir sürü geçer aynı anda bütün oltalar birden eğilebilir '' dedim. hafifçe tebessüm etti, '' aah ah ! keşke '' dedi. daha aradan bir dakika geçmemişti ki arkadaşın oltasının biri ötmeye başladı. sardı, yanaştırdı ve kepçeledi, benimkinden az irice bir çipura. balığı çıkarırken diğer oltası ötmeye başladı ( ah Alişan ah nerdesin ? dedim ) onu da çıkarmaya uğraşırken dedim ki '' oltanın diğerini yemle ve geri at, diğer balığı öyle çıkar, belki aynı gruptan bir balık daha alabilirsin. '' arkadaş da hak verdi ve oltanın birini tekrar attı ve ikinci balığı öyle çıkardı. çıkarırken de '' birader , senin ayağın uğurlu geldi '' dedi. ben de gülüp, sahte atmak üzere barınağın dış kısmına doğru gittim. kısa bir at çek yaptım ama takip olmayınca fazla uzatmadan geri iç kısıma döndüm. baktım ki bacanak elinde olta benim az önce sohbet ettiğim arkadaşın yanına doğru koşuyor. hemen beni de çağırdı. hayırdır dedim. asıl filimi kaçırdın dediler. bacanağımın ve diğer arkadaşın dediğine göre yunus balığı gibi, en az 35 - 40 kg.lık bir balık tam benim az önce sahte attığım yerde yarım kg.lık kefalleri önüne katıp bir tur döndermiş. o kadar ki, balık tutan arkadaş bu büyük balıktan tırsıp geriye çekilmiş, ben de onların yalancısıyım. ( diğer arkadaşı tanımam ama bacanağıma inanırım. çünkü ömrü denizde geçmiş, çok balıklar avlamış, botlar, tekneler eskitmiş, 10 ay sonra emekli olup 8 m.lik bir tekne ile balıkçılık yapmayı düşünen tecrübeli bir balıkçıdır. ) keşke görseydin dediler, benim görmem önemli değil, keşke Alişan burda olsaydı dedim, haa idk dediler.
oy birliğiyle balığın akya olduğuna hükmettik. 0,24 misina sarılı, 30'luk makina takılı oltalama, böyle bir canavarın uğramaması için dua ettim. çünkü iki hafta önce, tam da aynı yerde bir balık spin takımımı alıp gitmişti
bu olaydan sonra yemliye konsantre olmak üzere oltamın başına geçtim. o ara bacanak da oltasını yemliye geri çevirmişti ve 25 cm kadar bir çipura da o aldı. aradan epeyce zaman geçince ben '' abi artık balık vurmaz oldu gitsek mi? '' derken laf ağzımda kaldı ve oltanın düdüğü kesintisiz ötmeye başladı.hooked hemen asıldım. oltada acayip bir direnç var, kalama ötüyor, ben de heyecan arttı. balık çipura gibi kafa atmıyor ama sürekli yan yan yüzerek gelmemekte de direniyor. biraz yaklaşınca suda ayna gibi bir balığın parladığını gördüm ve çipura olmadığını farkettim. iyice yaklaşınca kepçeledik ve aslında büyük olmayan bu balığın boyutundan çok daha güçlü bir balık olduğunu anladık. benim ilk kez gördüğüm bir balıktı ama bacanak daha önce çok irilerini de görmüş. sanki akyanın saatte 200 km. hızla düz duvara toslamış hali gibi ama daha yassı, sırt ve karın yüzgeçlerinden yaklaşık 50 cm.lik iplikler sallanan bir balık.
bölgemizde kızıldenizden gelen ve gelmekte olan çok sayıda zararlı - zehirli tür olduğundan tanımadığım balığa dokunmamak gibi bir kuralım var. ben tereddütle elime kargaburnunu almışken adanalı arkadaş bu balığın deve balığı olduğunu söyledi. geçen yıl o da tutmuş, zehirli olduğunu söylemişler ama o inanmayıp ızgara yapmış, çok da lezzetliymiş
zaten balık oltayı mideye kadar indirdiği için oltayı çıkarana kadar harap oldu, ben de mecburen daha sonra durumunu değerlendirmek üzere sepete attım. eve gelir gelmez de internetten arattım ve deve balığı - iskender balığı diye adlandırılan eti lezzetli bir balık olduğunu öğrenince rahatladım.:thumb:
adanalı arkadaş ise bu arada bir iki çipura daha aldı ve epeyce vuruşu da kaçırdı. ancak bize karşı bariz bir üstünlüğü vardı. biz geçen haftaki avdan artan kokmuş karidesle avlanırken o özenle seçilmiş, parmak gibi boru kurtlarını 8 - 10 cmlik parçalar halinde takıyordu. idk çok şükür, gene de kısmetimizi aldık, artık balık vurmayınca avı da çok uzatmadan 10 : 30'da kestik.
bunlar da, raporu çok, sayısı az olan balıklarımız


mekana varınca sanki tapulu malımmış gibi hep aynı yere varıp olta attığım taşın tutulmuş olduğunu görünce 20 m. kadar yakınında başka bir yere konduk. ben oltanın birini yemleyip attım, misinanın boşunu aldım, zili taktım. daha ben diğer oltayı ve rover 98'i elime alıp '' bacanak sen benim oltaya da bakıver, ben vakit kaybetmeden sahteyle bir yoklama çekeyim '' derken benim zil ötmeye başladı.hooked ( o an aklıma Alişan geldi, gene ilk dakikada balığı aldım deyince diline düşerim dedim )
oltayı yokladım balık ucunda. telaşlanmadan balığı kenara yanaştırdım, geçen hafta artislik yapıp kepçeyi kullanmadığım için taşın üstünden suya düşürdüğüm çipura aklıma geldi ve bu sefer kepçeledim. 25 cm.lik bir çipura.
oltayı tekrar yemleyip attım ve diğer oltayla benim her zamanki taşa doğru yürüdüm. ordaki arkadaşa yanaştım. ayaküstü iki laf tokuşturduk, arkadaş Adana'da oturuyormuş. son durumu sordum, '' iki çipura aldım ama uzun süredir vuruş yok '' dedi. ben de '' kardeş, balıklar dalga dalga geliyor, bir sürü geçer aynı anda bütün oltalar birden eğilebilir '' dedim. hafifçe tebessüm etti, '' aah ah ! keşke '' dedi. daha aradan bir dakika geçmemişti ki arkadaşın oltasının biri ötmeye başladı. sardı, yanaştırdı ve kepçeledi, benimkinden az irice bir çipura. balığı çıkarırken diğer oltası ötmeye başladı ( ah Alişan ah nerdesin ? dedim ) onu da çıkarmaya uğraşırken dedim ki '' oltanın diğerini yemle ve geri at, diğer balığı öyle çıkar, belki aynı gruptan bir balık daha alabilirsin. '' arkadaş da hak verdi ve oltanın birini tekrar attı ve ikinci balığı öyle çıkardı. çıkarırken de '' birader , senin ayağın uğurlu geldi '' dedi. ben de gülüp, sahte atmak üzere barınağın dış kısmına doğru gittim. kısa bir at çek yaptım ama takip olmayınca fazla uzatmadan geri iç kısıma döndüm. baktım ki bacanak elinde olta benim az önce sohbet ettiğim arkadaşın yanına doğru koşuyor. hemen beni de çağırdı. hayırdır dedim. asıl filimi kaçırdın dediler. bacanağımın ve diğer arkadaşın dediğine göre yunus balığı gibi, en az 35 - 40 kg.lık bir balık tam benim az önce sahte attığım yerde yarım kg.lık kefalleri önüne katıp bir tur döndermiş. o kadar ki, balık tutan arkadaş bu büyük balıktan tırsıp geriye çekilmiş, ben de onların yalancısıyım. ( diğer arkadaşı tanımam ama bacanağıma inanırım. çünkü ömrü denizde geçmiş, çok balıklar avlamış, botlar, tekneler eskitmiş, 10 ay sonra emekli olup 8 m.lik bir tekne ile balıkçılık yapmayı düşünen tecrübeli bir balıkçıdır. ) keşke görseydin dediler, benim görmem önemli değil, keşke Alişan burda olsaydı dedim, haa idk dediler.
bu olaydan sonra yemliye konsantre olmak üzere oltamın başına geçtim. o ara bacanak da oltasını yemliye geri çevirmişti ve 25 cm kadar bir çipura da o aldı. aradan epeyce zaman geçince ben '' abi artık balık vurmaz oldu gitsek mi? '' derken laf ağzımda kaldı ve oltanın düdüğü kesintisiz ötmeye başladı.hooked hemen asıldım. oltada acayip bir direnç var, kalama ötüyor, ben de heyecan arttı. balık çipura gibi kafa atmıyor ama sürekli yan yan yüzerek gelmemekte de direniyor. biraz yaklaşınca suda ayna gibi bir balığın parladığını gördüm ve çipura olmadığını farkettim. iyice yaklaşınca kepçeledik ve aslında büyük olmayan bu balığın boyutundan çok daha güçlü bir balık olduğunu anladık. benim ilk kez gördüğüm bir balıktı ama bacanak daha önce çok irilerini de görmüş. sanki akyanın saatte 200 km. hızla düz duvara toslamış hali gibi ama daha yassı, sırt ve karın yüzgeçlerinden yaklaşık 50 cm.lik iplikler sallanan bir balık.
adanalı arkadaş ise bu arada bir iki çipura daha aldı ve epeyce vuruşu da kaçırdı. ancak bize karşı bariz bir üstünlüğü vardı. biz geçen haftaki avdan artan kokmuş karidesle avlanırken o özenle seçilmiş, parmak gibi boru kurtlarını 8 - 10 cmlik parçalar halinde takıyordu. idk çok şükür, gene de kısmetimizi aldık, artık balık vurmayınca avı da çok uzatmadan 10 : 30'da kestik.
bunlar da, raporu çok, sayısı az olan balıklarımız

