bilge kağan
Üye
- Yaş
- 50
- Şehir
- OSMANİYE
- Favori Kamış
- lineaeffe rapid cx spin 2.05, DAM 2.40, okuma V system 2,40 spin
- Favori Makina
- okuma trio 30s, okuma avenger 30a, Okuma Raw 65, daiwa sweepfire E 4000
- En iyi avı
- alabalık 3 kg, turna 2 kg, levrek 3 kg, çipura 1,2 kg, zargana 95 cm ( 990 gr. )
- İsim
- bilge kağan tomas
kış başında denize açılmayı bırakıp o zamandan bu yana kıyı avı yapıyorduk. artık havanın ve denizin uygun hale geldiğini düşünüp tekrar botumuzu denize indirdik.
09.06.2012 cumartesi günü gece 23' de bacanakla Erzin - Burnaz plajına vardık. her zaman yaptığımız gibi kıyıdaki kumların içinden midye topladık. bu iş yaklaşık 1,5 saat sürdü. botumuzu açıp şişirme, eşyaları yükleme, motor takıp açılma derken saat 01 : 30 oldu. aslında bizim için erken bir saatti, çünkü biz genelde sabaha karşı 03 : 00 civarında açılırdık ama dışarda beklemektense denizde bekleriz deyip açıldık. öyle açıldık dediysek 600 - 700 m. en fazla 1 km. kadar, derinlik de 8 metre. bizim plajlarda deniz çok yavaş derinleşir. bu bölgede daha ilerde taban kumlarının yerini çamursu bir zemin aldığından pek balık yok, balık genelde kıyı şeridinde.
oltaları yemleyip saldık, sürekli vuruş var, yemler gidiyor ama balık yok. sonra bir kaç tane 15 cmlik gümüş yakalayınca yemleri götürenleri anladık. aslında bu bölge çok güzel çipura ve iri gümüş yapan bir yerdi, sabaha karşı da etrafımız sarı kuyruklu akdeniz istavritleri ( trakon, kütburun ya da dragon istavrit ) ve sivri burunlu klasik istavrit sürüleri ile çevrilirdi. suyun yüzü sanki yağmur yağarcasına kıpır kıpır olurdu. gece tek tük dişe dokunur gümüşler aldık, sabaha karşı yine tekleme istavrit çıktı ama baba istavritler, iki tane de ufak çipura. gün ışırken etrafımız kıpır kıpır olmaya başlayınca sevinip çaparileri çıkardık. atar atmaz iğneler doldu ama o da ne ? hepsi kolyos. hani iri olsalar neyse genelde 15 cm civarı. içlerinde zaman zaman 25 - 30 cm.likleri var. çok ağır hasar almayanları serbest bırakıp ( boyu küçük, ağzı büyük. çoğu iğneyi yutmuş ) kolyosları bırakıp tekrar tabana, yemliye döndük. gün ışırken kızıldeniz'in meşhur göçmenlerinden olan ve kalitesizliği dillere destan kılkuyruk mercanlar ( sadece adı mercan, gerçekte mercanla alakası yok ) oltaya birer - ikişer asılmaya başladı. bu balıklardan ilk kez bu yıl tuttuk, üstelik de çok fazlalar. yerimizi değiştirip çipura ya da istavrit aramak için başka bir yere yöneldik. yolda karşılaştığımız sürüleri çapari ile yokladık, ya kolyos, ya da sardalya sürüleri çıktı. sonunda kılkuyruktan başka balık çıkmaz olunca saat 08 : 30'da bize göre erken bir saatte avı sonlandırdık. serbest bıraktığımız balıklar hariç toplam 4-5 kg kadar balık var. geçen yaz daha kısa sürede adam başı 3-5 kg. balık yakaladığımızı düşününce bu miktar oldukça az. tür olarak da sivri istavrit, akdeniz istavriti, çipura, kolyos, sardalya, gümüş, kılkuyruk var. ilginç olan ise geçen sezonda her avda adam başı 15 - 20 adet balon balığı yakaladığımız bu yerden hiç balon çıkmadı ama daha önce yakalamadığımız kılkuyruklardan epeyce vardı.
balık az, bacanağın ev ahalisi kalabalık olduğundan ben balık almak istemediğimi söyledim. bacanak da ben eşyaları taşırken yine de bana biraz tadımlık balık ayırıp kalanını köpük kutu içinde arabaya yerleştirmiş. kendine ayırdığı balıkların üzerine botun motorunu vs. yerleştirmiş o yüzden grup fotosu çekemedim, ama bana bıraktıklarının fotosunu çektim ez azından.
bu baba istavritlerden biri

bunlar kılkuyruklar


bunlar da benim payıma düşen balıklar.

09.06.2012 cumartesi günü gece 23' de bacanakla Erzin - Burnaz plajına vardık. her zaman yaptığımız gibi kıyıdaki kumların içinden midye topladık. bu iş yaklaşık 1,5 saat sürdü. botumuzu açıp şişirme, eşyaları yükleme, motor takıp açılma derken saat 01 : 30 oldu. aslında bizim için erken bir saatti, çünkü biz genelde sabaha karşı 03 : 00 civarında açılırdık ama dışarda beklemektense denizde bekleriz deyip açıldık. öyle açıldık dediysek 600 - 700 m. en fazla 1 km. kadar, derinlik de 8 metre. bizim plajlarda deniz çok yavaş derinleşir. bu bölgede daha ilerde taban kumlarının yerini çamursu bir zemin aldığından pek balık yok, balık genelde kıyı şeridinde.
oltaları yemleyip saldık, sürekli vuruş var, yemler gidiyor ama balık yok. sonra bir kaç tane 15 cmlik gümüş yakalayınca yemleri götürenleri anladık. aslında bu bölge çok güzel çipura ve iri gümüş yapan bir yerdi, sabaha karşı da etrafımız sarı kuyruklu akdeniz istavritleri ( trakon, kütburun ya da dragon istavrit ) ve sivri burunlu klasik istavrit sürüleri ile çevrilirdi. suyun yüzü sanki yağmur yağarcasına kıpır kıpır olurdu. gece tek tük dişe dokunur gümüşler aldık, sabaha karşı yine tekleme istavrit çıktı ama baba istavritler, iki tane de ufak çipura. gün ışırken etrafımız kıpır kıpır olmaya başlayınca sevinip çaparileri çıkardık. atar atmaz iğneler doldu ama o da ne ? hepsi kolyos. hani iri olsalar neyse genelde 15 cm civarı. içlerinde zaman zaman 25 - 30 cm.likleri var. çok ağır hasar almayanları serbest bırakıp ( boyu küçük, ağzı büyük. çoğu iğneyi yutmuş ) kolyosları bırakıp tekrar tabana, yemliye döndük. gün ışırken kızıldeniz'in meşhur göçmenlerinden olan ve kalitesizliği dillere destan kılkuyruk mercanlar ( sadece adı mercan, gerçekte mercanla alakası yok ) oltaya birer - ikişer asılmaya başladı. bu balıklardan ilk kez bu yıl tuttuk, üstelik de çok fazlalar. yerimizi değiştirip çipura ya da istavrit aramak için başka bir yere yöneldik. yolda karşılaştığımız sürüleri çapari ile yokladık, ya kolyos, ya da sardalya sürüleri çıktı. sonunda kılkuyruktan başka balık çıkmaz olunca saat 08 : 30'da bize göre erken bir saatte avı sonlandırdık. serbest bıraktığımız balıklar hariç toplam 4-5 kg kadar balık var. geçen yaz daha kısa sürede adam başı 3-5 kg. balık yakaladığımızı düşününce bu miktar oldukça az. tür olarak da sivri istavrit, akdeniz istavriti, çipura, kolyos, sardalya, gümüş, kılkuyruk var. ilginç olan ise geçen sezonda her avda adam başı 15 - 20 adet balon balığı yakaladığımız bu yerden hiç balon çıkmadı ama daha önce yakalamadığımız kılkuyruklardan epeyce vardı.
balık az, bacanağın ev ahalisi kalabalık olduğundan ben balık almak istemediğimi söyledim. bacanak da ben eşyaları taşırken yine de bana biraz tadımlık balık ayırıp kalanını köpük kutu içinde arabaya yerleştirmiş. kendine ayırdığı balıkların üzerine botun motorunu vs. yerleştirmiş o yüzden grup fotosu çekemedim, ama bana bıraktıklarının fotosunu çektim ez azından.
bu baba istavritlerden biri

bunlar kılkuyruklar


bunlar da benim payıma düşen balıklar.



