Evet, önce "Ballı"n yazacaktı: "10 kg. balık, 2 kişilik günlük av limitidir demek istemiştir babamız" diye yazacaktı. "İyi de, O'nun dili yok mu? sorusunu ne benim yüreğim kaldırırdı ne de bu ithamın seni yaralamasını isterdim. Neylersin ki şimşekler yine bana...
Şayet söz, açık/fasih söylenirse ne zıt fikir kalır ne de kimseyle savaşmak. İki kelimeye yüksünülmese de daha baştan ifade edilse idi ne zararı olurdu Üstadım?
Şimdi kendi fikrimi sorarsanız, eminim sormazsınız ama ben genede söyleyeyim. Gidip bir yerlerde böyle çuval doldurur gibi, beşer onar kilo balık doldurmak bohçacılığın dik alasıdır.
Peki o halde? Şimdi şu karıştırılıyor: Bohçacılık bir hayat tarzıdır. Adam bunu bir huy gibi yaşar, boyuna gider, bohçalar gelir.
Ama burada biraz bir şeyleri karıştırıyoruz. Vedat abi, Sivrice'de oturanları çağırıp, ne bileyim, mercan kenan'ı, muammer abiyi vs. çağırıp "Ahanda gidelim 10 kg balıkla gelelim" demiyor.
Vedat abinin çağrısı, uzaklarda olanlara. Sivrice. Allahın dağının başı. Gitmesi daha zor hiç bir yer tanımıyorum dünyada. Kendi aracınla gitsen bile gene zor, masraflı.
Yani, Vedat abinin çağırdığı kişiler öyle her hafta sonu atlayıp gelemeyecek zaten. Senede bir, iki kere gelecekler en fazla. O da kendince garanti veriyor, zahmet edip buyrun gelin, onca yolu tepin, sizi boş geri çevirmem, yeter ki gelin.
Şunu bir anlamak gerekiyor. Vedat abinin derdi balık tutmak değil. Derdi, arkadaş bulmak, birlikte olta sallamak. Bu noktada maalesef gene huysuz damarı tutuyor, gelin güzel güzel balık tutalım demektense, balığı kıralım beraber noktasına geliyor. Tabi huysuz damarının kabarması için, bir şekilde damarına basılmış olması lazım, bu ayrı. Ama bu bahane olmamalı.
Vedat abi bu forumda değil sadece. Her gün Face'de vs. vs. tonla resim paylaşılıyor. Balıkçılık adına hiç bir anlamı olmayan kovayla istavritler, kasayla mercanlar, diziyle çinekoplar filan. Ve hepsi acayip alkış alıyor, tebrikler, bizde tutsak demeler gırla gidiyor. Bu forumda bile aynı durum. 3 gün sonra istavrit başlar, bir kova istavridi "aman ne bereketli av", "bugünkü bereketli avımız" vs. diyerek paylaşırlar, bir sürü de "tebrikler, afiyet olsun" lar gırla gider.
Hal böyleyken, büyük çoğunluğun gözünde balıkçılık dolu kova demek iken, Vedat abiyi nasıl suçlayabiliriz? O yanına arkadaş arıyor, birlikte olta sallayacak. Peki kim gelir? Potansiyel kitlenin balıkçılık anlayışı, dolu kova ise, onun da onları cezbetmek için dolu kova vaat etmesinden doğal bir şey olabilir mi?
Ha, bu "reklam" beni cezbetmiyor. Bana dese ki, "3 gün adam boyu balık peşinden koşacağız, ama tutarız, ama tutamayız, nasip kısmet.." ben sazan gibi vede balıklama atlarım. Ama acaba kaç kişi ben gibi düşünür, boş gelmek daha garantiyken, böyle bir macera için binlerce lirayı gözden çıkarabilir?
Evet, benim gözümde 5 kg mercanı kasalamaya gitmek bohçacılıktır.
Velakin, benim gözüm bu olayı yanlış görmektedir. Malum kıtlıktan vs. doğru dürüst, gözü doyasıya balık tutamayan insanların, bir kaçamak yapıp, gönlünce avcılık zevkini tatmin etmesi, kasalar dolusu balık tutması bence en masum, en haklı istektir. Vedat abide bu talebe göre bir arz yaratmaktadır. Ne deseydi, bir gün yol çekin, tatilinizi harcayın, bir ton masraf edip gelin, üç beş bir şey tutarız mı deseydi?
Olaya bu açıdan bakmak doğru olan sanıyorum. O 10 kg balık tutulacaktır, ama her tutulduğunda başka birileri tarafından tutulacaktır. Gönlüm ister ki, böyle ufak tefek balıkçılığa doyar insanlar, daha kaliteli avlar aramaya başlarlar hatta.