Hiçbir Balığın Hayır Diyemiyeceği SOLUCAN..

Senden alsak mümkünse, iletişimin saylayacağı bilgiden faydalanmak isterim.:)

Birkaç konu altındaki yazılarınızdan gerçekten bilgi ve iletişime ihtiyacınız olduğunu anladım zaten. :)
 
Birkaç konu altındaki yazılarınızdan gerçekten bilgi ve iletişime ihtiyacınız olduğunu anladım zaten. :)

Oy benim güzel yeğenim, oy benim datlum gıymatlum.;)
 
tatlı suda yumurta ie unu hamur şekline getirin ideal bir yem ve iyi sazan geliyor...kendi deneyimim bilenlerde vardır...
 
tatlı suda yumurta ie unu hamur şekline getirin ideal bir yem ve iyi sazan geliyor...kendi deneyimim bilenlerde vardır...

suda dağılmasının dışında çok güzel bir yem abi..:)
 
Alabalık ve akarsuda doğal yem ile av dendiğinde alabalık avı tutkunu olmam ve bu düzenlemenin tam göbeğinde rol almam nedeniyle bilinmesi gerekenleri açıklayasım geliyor.

Gerekçe ve uygulamayı haklı bulursunuz ya da bulmayabilirsiniz.
Karar sizin.

Haklı bulmamanız durumunda kuralın değişimi için gerekçeli bir teklif hazırlayarak ilgililere iletmenizi, kabulü için faal olmanızı, ama amatörlük adına kural var olduğu sürece uyum sağlamanızı dilerim.

En başta belirteyim ki Avrupa'nın hemen hemen her ülkelerindeki akarsularda doğal yem ile alabalık avı yasaktır. Bazı ülkelerin göllerinde de yasak olan bu av usulü serbest olan göllerde avcı tarafından uygulandığında o avcı diğerlerince ayıplanmakta, kınanmaktadır.

Aman dikkat !!! Özel rezervuarlardan değil, doğal akarsu ve göllerden bahsediyorum.

Çünkü her bilinçli avcı bilir ki, doğal alabalıklar bir kez yakalanacak kadar değersiz değildir.


Sevgili arkadaşlar,

Bu kural öncesi doğal yemle, hele de solucanla akarsuda alabalık avlamış olanlar çok iyi bilirler ki, alanın solucanı yutmadığı ya da yutmasa da galsamalarının ötesine almadığı durumlar pek nadirdir.
Yani alabalık solucanla donatılmış iğneyi çoğu zaman hayati yara alacak şekilde ağızlar.

Aynı zamanda yapay yeme gerekli aksiyonun verilemediği, hatta atılıp çekilemediği dar alanlarda, akarsu debisinin en aza indiği günlerde, uzun sırıklarla zaten şartlar gereği beslenemeyen ve çoğu zaman aç olan alanın önüne indirilen solucanlı takımlar o bölgede yaşayan her boydaki alanın kolayca derlenip, toplanmasını sağlamaktadır.

Bu yasaklamanın en önemli sebebi ise solucanlı iğneyi ağızlayıp yapay yemin iğnesine kıyasla ağız içi ve solungaçların da gerisinden derin yaralar alan boy limiti altı ya da ihtiyacınızdan fazla olduğunu düşündüğünüz ala suyuna salınsa da çoğunluğunun tekrar yaşama dönememesidir.

Bu nedenle Avrupa'daki örneklerde de aynı gerekçe ile aynı şekilde yasaklandığı bilindiği için akarsularda doğal yemle avcılığın yasaklanması gerektiği o günlerde (2008 Haziran) üyesi ve yöneticisi olduğum RASTGELE-DER' in bir önerisi olarak KKGM'nin düzenlediği Amatör Su Ürünleri Avcılığı Kuralları Danışma Kurulu Toplantısında benim tarafımdan ilgililere iletilmiş ve gerekçeleri anlatılınca kabul görerek uygulanmaya başlanmıştır.

Saygılarımla.

RASTGELSİN.

Bir daha yazmamda fayda görüyorum.

Doğal alabalıklarımız bir kez yakalanacak kadar değersiz değildir.

Selamlar Tarık abi,

Akarsularda doğal yemlerle avcılığın yasaklanması konusunda gerekçe ve uygulamalar için birşey diyemeyeceğim ancak birkaç sorum var.

Acaba bu uygulamaya göller neden dahil edilmedi? Yani Doğu Karadenizin tabii/buzul gölleri, Doğu Anadolunun keza yüksek rakımlı doğal gölleri ve belki de hepsinden önemlisi içerisinde endemik tür barındıran Abant gölü bu uygulamadan nasıl muaf tutulur?

Zira canlı yem dolayısıyla doğal alabalıkların uğrayacağı zarar ister akarsuda ister gölde olsun aynıdır?

Bir diğer konu; olayın gerekçesi özellikle solucan kullanımı esas alınarak ortaya konmuş gibi. Oysa tebliğe göre alabalık avcılığında sadece sahteyem kullanımına izin var ve bunun yanında her türlü mamül ve doğal yem yasak. Alabalık avında çeşitli organik ve inorganik yemler kullanılması mümkünken, sanki tek kullanılan yemin canlı solucan olduğu gibi bir kabulden hareket edilmiş ve teklif buna dayandırılmış gibi?

Bir de; fly kullanımına herhangi bir yasak yok malumunuz. Oysa fly iğneleri de tek kancalı olup sair sahte yemlerdeki gibi (döner kaşık, sihirli kaşık, "rapala" tabir edilen suni yemler v.b.) genelde üç kancalı olmadığından fly iğneleri de ister akarsularda ister gölde olsun balığın hayati noktalarına kadar etki edebilmesi mümkün. Fly iğnesinin solucanla donatılmış tekli kancadan çokta bir farkı yok bu açıdan. Alabalık yutunca fly iğnesi de en hayati yerleri tahrip edebilir. İllede dudakta kalması her zaman mümkün değildir?

Teşekkür ederim.:)
 
Selamlar Tarık abi,

Akarsularda doğal yemlerle avcılığın yasaklanması konusunda gerekçe ve uygulamalar için birşey diyemeyeceğim ancak birkaç sorum var.

Acaba bu uygulamaya göller neden dahil edilmedi? Yani Doğu Karadenizin tabii/buzul gölleri, Doğu Anadolunun keza yüksek rakımlı doğal gölleri ve belki de hepsinden önemlisi içerisinde endemik tür barındıran Abant gölü bu uygulamadan nasıl muaf tutulur?

Zira canlı yem dolayısıyla doğal alabalıkların uğrayacağı zarar ister akarsuda ister gölde olsun aynıdır?

Bir diğer konu; olayın gerekçesi özellikle solucan kullanımı esas alınarak ortaya konmuş gibi. Oysa tebliğe göre alabalık avcılığında sadece sahteyem kullanımına izin var ve bunun yanında her türlü mamül ve doğal yem yasak. Alabalık avında çeşitli organik ve inorganik yemler kullanılması mümkünken, sanki tek kullanılan yemin canlı solucan olduğu gibi bir kabulden hareket edilmiş ve teklif buna dayandırılmış gibi?

Bir de; fly kullanımına herhangi bir yasak yok malumunuz. Oysa fly iğneleri de tek kancalı olup sair sahte yemlerdeki gibi (döner kaşık, sihirli kaşık, "rapala" tabir edilen suni yemler v.b.) genelde üç kancalı olmadığından fly iğneleri de ister akarsularda ister gölde olsun balığın hayati noktalarına kadar etki edebilmesi mümkün. Fly iğnesinin solucanla donatılmış tekli kancadan çokta bir farkı yok bu açıdan. Alabalık yutunca fly iğnesi de en hayati yerleri tahrip edebilir. İllede dudakta kalması her zaman mümkün değildir?

Teşekkür ederim.:)


Nuri kardeşim,

Bilenler bilir, bu gibi durumlarda cevap vermeye hiç bir zaman üşenmem.
Uzun uzun yazarım.

Ancak sen sorduğun gibi, kendince bir mantık oluşturarak, cevabını da yazmaktasın ve ben ne dersem diyeyim, önyargın ile zaten kararını vermiş durumdasın. :(
İstersen yazdıklarını bir daha oku ve 2/2 Tebliğde de senin gibi dediklerin var mı, yok mu bir bak hele.
Mesela solucan konusuna bir bak kardeş.
2/2 tebliğ içinde solucan kelimesi var mı, yok mu bir bak hele.

Sonra da bildiğin fly balıkçılarına bir sor bakalım, kaç balık flylarını yutmuş?

Kardeş, öylesine önyargılısın ki bu durumda benim sana bildiğim kadarı ile bir cevap yazmamın bir anlamı kalmıyor.

Ayrıca ben bu sorulara sadece benceler ile cevap veren, bu kuralların oluşumunda hasbelkader yer almış amatör bir balıkçıyım.

Yani demem o ki, bu soruların asli muhatabi KKGM'dir.

Yaz bir dilekçe, sor kardeş.
Ama alabalık avcılığı konusunda yazdıklarını bir daha düşün, olmadı alabalık avcılarına sor da tekrar yaz derim.

RASTGELSİN.


NOT:
Abant için sorduğun soruya cevap verirsem başım belaya girip, hakaret ettiğim için mahkemeye verilebilirim.
Şöyle ki; kardeş Bolu'ya gidip, av bayiilerinde kemik kurdu iste hele. Ya da Abant kıyısında avlananların ne yem kullandıklarına bak hele.
Ne demek istediğimi anında anlayacaksın.
 
Son düzenleme:
Nuri kardeşim,

Bilenler bilir, bu gibi durumlarda cevap vermeye hiç bir zaman üşenmem.
Uzun uzun yazarım.

Ancak sen sorduğun gibi, kendince bir mantık oluşturarak, cevabını da yazmaktasın ve ben ne dersem diyeyim, önyargın ile zaten kararını vermiş durumdasın. :(
İstersen yazdıklarını bir daha oku ve 2/2 Tebliğde de senin gibi dediklerin var mı, yok mu bir bak hele.
Mesela solucan konusuna bir bak kardeş.
2/2 tebliğ içinde solucan kelimesi var mı, yok mu bir bak hele.

Sonra da bildiğin fly balıkçılarına bir sor bakalım, kaç balık flylarını yutmuş?

Kardeş, öylesine önyargılısın ki bu durumda benim sana bildiğim kadarı ile bir cevap yazmamın bir anlamı kalmıyor.

Ayrıca ben bu sorulara sadece benceler ile cevap veren, bu kuralların oluşumunda hasbelkader yer almış amatör bir balıkçıyım.

Yani demem o ki, bu soruların asli muhatabi KKGM'dir.

Yaz bir dilekçe, sor kardeş.
Ama alabalık avcılığı konusunda yazdıklarını bir daha düşün, olmadı alabalık avcılarına sor da tekrar yaz derim.

RASTGELSİN.


NOT:
Abant için sorduğun soruya cevap verirsem başım belaya girip, hakaret ettiğim için mahkemeye verilebilirim.
Şöyle ki; kardeş Bolu'ya gidip, av bayiilerinde kemik kurdu iste hele. Ya da Abant kıyısında avlananların ne yem kullandıklarına bak hele.
Ne demek istediğimi anında anlayacaksın.

Ah bu önyargımın Allah belasını versin, ama söz veriyorum sayın abim. Aha işte, kendimi zincire vurup, kapıyı da üzerime kilitleyeceğim. Konuya tek kelime yazmayacağım söz.;)

Benim için değil. Say ki, ben de hasbelkader sormuş oldum, soru sahibi ben değilim. Beni KKGM nin kapılarında süründürme ne olur.

Ama abim sen yaz. Nedendir, nasıldır, niçindir açık-seçik yaz. Bildiğince ve sencelerle yazıver, üşenme ne olur.
 
Ah bu önyargımın Allah belasını versin, ama söz veriyorum sayın abim. Aha işte, kendimi zincire vurup, kapıyı da üzerime kilitleyeceğim. Konuya tek kelime yazmayacağım söz.;)

Benim için değil. Say ki, ben de hasbelkader sormuş oldum, soru sahibi ben değilim. Beni KKGM nin kapılarında süründürme ne olur.

Ama abim sen yaz. Nedendir, nasıldır, niçindir açık-seçik yaz. Bildiğince ve sencelerle yazıver, üşenme ne olur.


:)

;)

Nuri kardeş,

Benim mesajımın altına dayanamadım, bir de NOT ekledim. :rolleyes:

Okuduysan sorunun cevabının bir kısmı da orada.
Hele onu da iyice bir oku kardeş.
 
Arkadaslar you tube da raul martinez diye bir arkadas var ispanyol kullandigi yemlerden biride kara solucani.Kilo assagisi cupra tutmuyor.Gerci ispanya cupra ve sargos acisindan avrupanin en verimli ulkesi.Orda gosterdigi yemler mamun benzeri bir hayvan deniz hiyari deniz kestanesi madya yengec ve solucan=)
 
Back
Yukarı