Cezalarla elbet bitmez ama gözle görülür şekilde azalır Serdar abi. Eğer belli bir oranda işe yaramasaydı gelişmiş devletler bu denetim ağlarını falan kurmazlardı. Denetim yapılmazsa veya yapılamazsa elbet kağıt üzerindeki cezaların bir etkinliği kalmaz.
Bu doğmaların yok edilmesi içinse bir eğitim sistemi olması lazım ki şu an pek yok sanırım. Kendi kendine de bilincin ulaştığı yanlış sonuçların düzelmesi pek olası değil, yahut çok uzun bir kendini sorgulama aşaması gerekebilir.
İD (Dinsel deyimiyle nefis) ise hep kendine çalışır. Yaratıcıyı bile kendi işine geldiği şekliyle yorumlar. "Allah yiyin diye yarattı" cümlesi bile bu durumu gösterir.
Allah ne için yaratmıştır? Doğal denge, tür çeşitliliği, rızk bolluğu vs.vs.
Allah ihtiyacınızı bu türlerle de giderebilirsiniz mi demiştir, yoksa nerde ulaşabiliyorsanız büyük küçük demeden yok edin ve tüketin mi demiştir?
Vicdanen her durum sorgulanmalıdır. Yaratıcı nefisin isteklerine yandaş edilmemelidir. İyi bir dindar asla böyle bir yorum yapmayacaktır. Bulabildiğiniz yerde olabildiğince çok yok edip, tüketmek israfa yakın olacaktır.
Bu tip yorumların birde şu etkisi olabilecektir.
Entellektüel tiplerle, okumuş bilgili tiplerle, dini bakış açısı çatışıyormuş hissiyatı. Bu durum da bazı kişilerde kafa karışıklığına ve 1 seçeneğe yönelmeye gidecektir. Kişi dindarsa, "tutun ve yiyinde" içine sinmese de kalacaktır.
O yüzden terimler arasında bağ kurarken çok dikkatli olmak zorundayız.
Diğer açıdan; yaratıcı isterse denizleri lüfere boğar mı?
Benim inancıma göre isterse boğar. Lakin birde süre gelen dinler tarihine bakmak lazım. Yaratıcının peygamberlerinin hayatına bile çok zorunda kalmadıkça müdahale etmediği görülecektir. Geçmişe bakarak şunu diyebilerim; lüferi tüketirsek, yaratıcı müdahale etmeyecektir benim bilincimin ulaştığı sonuca göre. (yanlış ta olabilirim - böyle bir konuda emin olunamaz zaten

)