Merhaba,
Herkesin Kurban Bayramını kutlarım.
Bu bayramda, yıllardır uzun süreli gidemediğim Ayvalık'ın yaklaşık 30 km. kuzeyindeki Artur Tatil Sitesi'ndeki yazlığa gitme şansı buldum. İstanbul'un gürültü ve patırtısından uzak olmak, kafa dinlemek, hobilerimle kısa süreli de olsa başbaşa kalmak üzere salı günü (24 Kasım) öğleden sonra yola çıkarak, yalnız ve sakin bir yolculuktan sonra yazlığa ulaştım. Buraya ulaştığımda, hava son derece sakindi. Hemen, forumdan okuduğum şekilde levrek ve çipuraya gece bırakma yapmak için sinek veya diğer bir deyişle şeytan oltamı aldım ve iskeleye çıktım. Biraz yorgunluk ve buna bağlı olarak bıkkınlıktan erken pes ettim, Yemlik avlayamadan eve döndüm.
Ev işleriyle vs. geçen günün ardından, balık avlamaya ilk defa dün fırsat buldum. Havanın en ufak bir esintiden mahrum olduğunu dikkate alarak önce ipek ile zargana denedim ve iki tane (biri ufak diğeri orta boy) alabildim. Tabii ki her ikisi de boyutları gereği ait oldukları yere geri döndüler.
Bugün ise iki gün önce aldığım sülünesin hala iş yapıp yapamayacağını düşünürken (buzdolabında saklamıştım) kendimi bir anda iskelede buluverdim.
Önce, bir önceki günün heyecanıyla, tekrar ipekle zargana denedim. Sonuç yoktu. Daha sonra, iskele yakınında kıyıdan sardalyayla levreğe atan bir aileden ilham alarak, yemliye döndüm. Bu arada ne olur ne olmaz diye yaklaşık 20. m.'de Kıbrıs oltam, kefalleri bekliyordu. Sülünesi, üçlü dip oltasına taktım. Yer yer kumluk, yer yer yosunlu olan ve çipura ve levreklerin akşam suyunda yemlenme bölgesi olarak bildiğim tarafa oltamı attım. 40 gr. iskandil hafif gibi geldi. Oltayı geri topladım. 40 yerine 75 gr. iskandili bağladım. Çok tecrübeli bir balıkçı olmadığımdam, "hadi bakalım gelirse acemi şansı olur" diyerek salladım oltamı. Ucuna zilimi taktım, diğer yandan da akşama bırakma yaparım diyerek şeytan oltasıyla yemilk avına giriştim. 10 dk. geçmeden zil beni yemlik avının sükünetinden uyandırdı. hemen Alba Cosmos 2750/420 kamışa sarıldım ve birçoğunuzun (ya da hepinizin) bahsettiği şekilde balığı yorarak çekmeye başladım. Tecrübeli olmadığından, ara ara balığın oltadan kurtulduğu düşüncesine kapıldım. Netice itibarıyla, 2-3 dakikalık bir mücadelinin ardından oltamın ucu, iskelenin yakınında göründü. Baktım ki bir çipüra... Bazen kafa atıyor, bazen de kendini bırakıyor. "İskeleden çıkartmaya çalışırsam oltayı patlatır" diyerek kıyıya doğru sürmeye başladım. Bu sırada iskele yakınında avlanan ailenin dikkatini çekmiş olacak ki, onlardan bir kişi de bana doğru merakla yürümeye başladı. Onun da yardımıya, karaya aldık.
İlk defa bu büyüklükte bir balığı oltayla tuttum. Daha önce zıpkınla daha büyüklerini de vurmuştum Ancak ifade etmek isterim ki, oltadaki keyif ve heyecan bambaşka. Sizlerden gelen av raporlarını okurken "acaba ben de ???" diye sorardım. Ayrıca kimilerinin ifade ettiği o vuruşları hissetmenin verdiği heyecan. Ben de bunları kendimce bugün yaşadım.
Av raporlarıyla ve bilgilendirici mesajlarınızla hepinize teşekkür ederim. İnanın ki, kısa sürede forumdan çok şey öğrendim. Bugün ise bu öğrendiklerim sayesinde kendimce büyük bir balık tuttum.

Saygılar
İyi Bayramlar
Av: Çipura (baş-kuyruk ucu uzunluk 40 cm)
Kamış: Alba Cosmos 2750/420
Gövde: 35'lik mono
Olta: 25'lik üçlü dip oltası 2 numara iğne
75'lik iskandil
yem: sülünes
Herkesin Kurban Bayramını kutlarım.
Bu bayramda, yıllardır uzun süreli gidemediğim Ayvalık'ın yaklaşık 30 km. kuzeyindeki Artur Tatil Sitesi'ndeki yazlığa gitme şansı buldum. İstanbul'un gürültü ve patırtısından uzak olmak, kafa dinlemek, hobilerimle kısa süreli de olsa başbaşa kalmak üzere salı günü (24 Kasım) öğleden sonra yola çıkarak, yalnız ve sakin bir yolculuktan sonra yazlığa ulaştım. Buraya ulaştığımda, hava son derece sakindi. Hemen, forumdan okuduğum şekilde levrek ve çipuraya gece bırakma yapmak için sinek veya diğer bir deyişle şeytan oltamı aldım ve iskeleye çıktım. Biraz yorgunluk ve buna bağlı olarak bıkkınlıktan erken pes ettim, Yemlik avlayamadan eve döndüm.
Ev işleriyle vs. geçen günün ardından, balık avlamaya ilk defa dün fırsat buldum. Havanın en ufak bir esintiden mahrum olduğunu dikkate alarak önce ipek ile zargana denedim ve iki tane (biri ufak diğeri orta boy) alabildim. Tabii ki her ikisi de boyutları gereği ait oldukları yere geri döndüler.
Bugün ise iki gün önce aldığım sülünesin hala iş yapıp yapamayacağını düşünürken (buzdolabında saklamıştım) kendimi bir anda iskelede buluverdim.
Önce, bir önceki günün heyecanıyla, tekrar ipekle zargana denedim. Sonuç yoktu. Daha sonra, iskele yakınında kıyıdan sardalyayla levreğe atan bir aileden ilham alarak, yemliye döndüm. Bu arada ne olur ne olmaz diye yaklaşık 20. m.'de Kıbrıs oltam, kefalleri bekliyordu. Sülünesi, üçlü dip oltasına taktım. Yer yer kumluk, yer yer yosunlu olan ve çipura ve levreklerin akşam suyunda yemlenme bölgesi olarak bildiğim tarafa oltamı attım. 40 gr. iskandil hafif gibi geldi. Oltayı geri topladım. 40 yerine 75 gr. iskandili bağladım. Çok tecrübeli bir balıkçı olmadığımdam, "hadi bakalım gelirse acemi şansı olur" diyerek salladım oltamı. Ucuna zilimi taktım, diğer yandan da akşama bırakma yaparım diyerek şeytan oltasıyla yemilk avına giriştim. 10 dk. geçmeden zil beni yemlik avının sükünetinden uyandırdı. hemen Alba Cosmos 2750/420 kamışa sarıldım ve birçoğunuzun (ya da hepinizin) bahsettiği şekilde balığı yorarak çekmeye başladım. Tecrübeli olmadığından, ara ara balığın oltadan kurtulduğu düşüncesine kapıldım. Netice itibarıyla, 2-3 dakikalık bir mücadelinin ardından oltamın ucu, iskelenin yakınında göründü. Baktım ki bir çipüra... Bazen kafa atıyor, bazen de kendini bırakıyor. "İskeleden çıkartmaya çalışırsam oltayı patlatır" diyerek kıyıya doğru sürmeye başladım. Bu sırada iskele yakınında avlanan ailenin dikkatini çekmiş olacak ki, onlardan bir kişi de bana doğru merakla yürümeye başladı. Onun da yardımıya, karaya aldık.
İlk defa bu büyüklükte bir balığı oltayla tuttum. Daha önce zıpkınla daha büyüklerini de vurmuştum Ancak ifade etmek isterim ki, oltadaki keyif ve heyecan bambaşka. Sizlerden gelen av raporlarını okurken "acaba ben de ???" diye sorardım. Ayrıca kimilerinin ifade ettiği o vuruşları hissetmenin verdiği heyecan. Ben de bunları kendimce bugün yaşadım.
Av raporlarıyla ve bilgilendirici mesajlarınızla hepinize teşekkür ederim. İnanın ki, kısa sürede forumdan çok şey öğrendim. Bugün ise bu öğrendiklerim sayesinde kendimce büyük bir balık tuttum.

Saygılar
İyi Bayramlar
Av: Çipura (baş-kuyruk ucu uzunluk 40 cm)
Kamış: Alba Cosmos 2750/420
Gövde: 35'lik mono
Olta: 25'lik üçlü dip oltası 2 numara iğne
75'lik iskandil
yem: sülünes
Son düzenleme: