KKGM ile yazışmalar

Konu, 'Tebliğler' kısmında John Dory tarafından paylaşıldı.

  1. John Dory

    John Dory Emre

    Mesajlar:
    632
    Şehir:
    istanbul - bodrum
    En İyi Avı:
    Büyük beyaz 70 cl, İstanbul Boğazı
    Bu yazın sonları... Daha foruma yeni katılmışım, kimseyi tanımıyorum, kimsenin niyetini bilmiyorum. Bu bölüm altında aynı konuda aynı şekilde düşünen insanlar olarak birkaç kişiyle ters düşmüştüm. O günleri tekrar canlandırmak değil amacım, o zamanlar KKGM ile yazıştığımı söyleyip, yazıştıklarımı sonuca vardıktan sonra buraya yazacağımı belirtmiştim. Tartışma iyice alevlendi, ben de kızdım bir süre uğramadım foruma. Sonradan birbirimizin niyetlerini anladık, aynı şekilde düşünen insanlar olarak birbirimize aynı şeyleri anlatmaya çalıştığımızı gördük ama tabii o sırada bu yazışmaları da buraya nakletme işi kaynadı.
    Bugün mailimi karıştırırken görünce hatırladım, bunları ben foruma aktaracaktım diye. Maalesef kendi gönderdiğim mailleri kaybettim. Yine de KKGM'nin, bizim burada tartışmaktan dilimizde tüy biten sirkülere ne gözle baktığını görmeniz için bu yazışmaları buraya koyuyorum.


    Tartışma konusu: Sirkülerde orfoz ve lagosun sualtı tüfeğiyle avının yasak olduğunun belirtilmesine karşın KKGM'nin vurulması yasak olan orfoz ve lagos türlerini E. marginatus ve E. aeneus ile sınırlı olduğunu açıklaması. Bunun mantığı olarak da avlanabilir balıklar listesinde orfoz ve lagos türleri olarak sadece E. aeneus ve E. marginatus'un gösterilmesi. Halbuki ülkemizde 7 orfoz ve lagos türünün yaşaması.
    Benim iddiam ise "Sualtı tüfeğiyle orfoz ve lagos avcılığı yasaktır" maddesinin tüm orfoz ve lagos türleri için geçerli olması gerektiği. E. aeneus ve E. marginatus dışında kalan türlerin de Ege ve Akdeniz'de çok yoğun bir av baskısı altında olduğunu ve hem amatör, hem ticari sirkülerin bu diğer türleri avlanabilir balıklar listesinin dışına itme olasılığının bulunmadığını belirttim. Aynı mantıkla E. costae, E. caninus, M. rubra gibi önemli türlerin boy sınırlamasının kalmayacağı bunun da hiçbir mantıksal çerçeveye oturtulamayacağından bahsettim.
    Kısacası benim savım bunun üzerineydi. İstiyorsanız aldığım cevaplara bakalım.




    İlk mailim M. rubra'nın (taş hanisi) avının serbest olup olmadığı konusunda bilgilenmek amaçlıydı. Gelen cevap beklediğim gibiydi:



    İyi güzel. Özetle yukarıda yazdıklarımı açıklayan bir mail daha attım. Buna ek olarak sirkülerin Latincesine güvenmediğimi, 2 sirküler üst üste yazılı orkinosun S. scriba olarak geçtiği bir sirkülerin Latincesini baz alamayacağımı belirttim. Aynı yanlışlığın orfoz ve lagos türleri için de yapılmış olabileceğini belirttim.
    Gelen cevap:


    Koyu renkle üzeri çizilen yerlere özellikle değiniyorum. Açıkçası bu bizim milletimizin ve devletimizin anlayışını çok güzel özetliyor.
    Amatör balıkçılığın stoklar üzerinde ciddi bir etkisi olmadığını ben de kabul ediyorum. Ama açın bakın aynı hatalar ticari sirkülerde de mevcut. Az avlanan balıkları sirküler dışında bırakmak gibi bir mantık olabilir mi? Bizim denetçilerimizin kafasını hiç karıştırmayalım, varsın yokolsun az çıkan balıklar. Hem bundan sonra da başımızı ağrıtmazlar hiç değilse yok sirkülerdi, yok boy limitiydi diye. İyi ki doktorlarımız bu anlayışta değil. Yoksa ne olurdu halimiz? Hiç 1000 türlü hastalıkla karıştırmayalım doktorlarımızın kafasını. Bir kanseri bil, bir de gribi... İlaç olarak da aspirin yaz hepsine.Yeter de artar.

    Tekrar bir mail döşeniyorum. İçeriği bu maili okuyan içimizden herhangi birinin yazacağı türden.
    Yine aynı şeyler. Bu noktadan sonra tekrar cevap vermiyorum. Benim amacım sadece diğer orfoz ve lagos türleri konusunda KKGM'yi uyarmaktı ama onların kısaca demek istediği bizim kafamızı karıştırmayan 8 tür lahozla. 2 tür neyinize yetmiyor?

    Diyeceklerim ve yorumların bunlar. Geri kalanlar sizin yorumlarınız.

    Her zaman rastgelmesi dileğiyle...
     
    Son düzenleme: 29 Aralık 2006
  2. REİS

    REİS Mahir Ersin

    Yaş:
    75
    Mesajlar:
    2.389
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Olta
    En İyi Avı:
    Torikler-Kofanalar
    Emre

    Çalışmalarını takdirle karşılıyorum.

    Madalyonun diğer yönünden de bakarsak, gerçeklere daha çok yaklaşabileceğiz .
    Evet, sen verilen bu cevaplara haklı olarak kızıyorsun.
    Ama samimi olduklarını da kabul edelim.
    Ben de bir vesileyle yazmıştım, belediye zabıtası balıkları tanımıyor ki denetleyebilsin.
    Sahil muhafaza dediğin kim? asker.
    nereden gelmiş, belki Erzurum'dan, belki İskenderun'dan.
    Diyelim ki İstanbul ve Trabzon'lu.
    Bu şehirlerde kaç kişi tanıyor balıkları?
    Baksana biz bile tekir mi barbunya mı diye tartışıyoruz.

    Ben (Birahas) Ahmet kardeşimizin fahri denetçiler fikrini çok benimsedim ama nasıl uygulanır bilemem.

    Şu küçük, dar kapsamlı sirkülerde bile birçok şey tartışma konusu olabiliyor.
    Belki de haklılar, her balığı yazmaya kalksalar, hiç kimse altından kalkamaz.
    Biz eleştirelim ama gerçekleri de gözardı etmeyelim.
    Ne yapalım, ülkemizdeki malzeme bu.

    Belki biz kafa yorarak, alternatif bir sirküler hazırlayıp teklif olarak gönderebiliriz.
    Kim bilir?
     
  3. John Dory

    John Dory Emre

    Mesajlar:
    632
    Şehir:
    istanbul - bodrum
    En İyi Avı:
    Büyük beyaz 70 cl, İstanbul Boğazı
    Tabii ki sirküleri hantallaştırmamak için bazı türler eksiltilebilir. Bazı türler o kadar nadir çıkar ki, onu sirkülere koymak bir anlam ifade etmez. 40 yılın başı bir trolden bir tane çıkar, o da ölü çıkar. O yüzlerce türün çoğunu bu şekilde eleyebilirsiniz. Benim itirazım buna değil.
    Ama sizce bir mırmır, bir lahoz, bir trança, bir fangri bu kategoriye girebilir mi? Bunun savunması bu olabilir mi?

     
  4. mhakanbasar

    mhakanbasar Mustafa Hakan BAŞAR

    Mesajlar:
    663
    Şehir:
    Ankara
    Favori Kamış:
    SHIMANO VENGEANCE SPIN 2,10
    Favori Makine:
    Spro Red Arc Tuff Bady
    En İyi Avı:
    turna 102 cm 8,5 kg
    Sevgili arkadaşlar dün dotlarım Tarık ERSAL (torik) ve Sinan IŞILDAK la beraber Koruma Kontrol Genel Müdürlüğünde Hamdi ARPA beyi ziyaret ettik.Odasında 2 personelle beraber ve bütün yaptığı işlerin yüzde 1 ni ancak oluşturan bu sirküler konusunda inanın kendiside çok dertli,ilgili kurumlardan gelen görüşler ve bilgiler doğrultusunda sirkülerin hazırlandığı doğrudur.Fakat sirküler hazırlanırken bazı kordinasyon eksikliklerinin,personel yetersizliğinin,ve ilgili kurumlarla olan diyaloğun eksikliği malisef göze batıyor.Şu an için 37/2 sirkülerde ocak-şubat ayında yapılacak bir takım revizyonlarla ilgili hummalı bir çalışmaları var.Bizim özellikle ziyaret amacımız bir gün öncesinde Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Mustafa beyle Orman İçi sularla ilgili olarak sirkülerde revizyon edilecek yerler ile ilgili olarak görüşme sonrasına Koruma Kontrol Genel Müdürlüğüne giderek Sayın Hamdi ARPA beyle bazı konuları teyit etmekti.İmkanlar el verdiğince görüşler doğrultusunda sirkülerde bazı düzenlemelerin olacağını hatalar varsa düzeltileceğini umut ediyorum saygılarımla.....
     
  5. Mehmet PEKMEZCİ

    Mehmet PEKMEZCİ

    Mesajlar:
    736
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    Bu yazılanlar bize gösteriyor ki bilinçli olmak bizim için şart. Mahir Amcamın alternatif sirkü teklifi önerisi bence desteklenmeli ve üzerinde çalışılmalı. Zaten sirküyü KKGM neden düzenlesin ya da hazırlasın? Uygar ülkelerde bu tür düzenlemeleri meslek kuruluşları ve bu işle uğraşanlar hazırlıyorlar. KKGM sadece yayınlamalı aslında. Bir memur olarak orada çalışan arkadaşları çok iyi anlıyorum. Bazı şeyleri çok istesenizde yapamazsınız. Çünkü siz zurnanın son deliğisinizdir. Sizin dışınızda gelişen çok şey vardır ve siz bundan haberdar olamazsınız. Yaptığınız çalışmalara aferin denip sümen altı edilme olasılığı çok yüksektir. Ve siz daha ileriye gidemezsiniz. Gitmeye kalkarsanız arı yuvasına çomak sokmuş gibi olursunuz. Ben her zaman denetlemekle görevli kurum diyorum. Kurumun başındakine zorlamayı yapmalısınız yada onu dürtmelisinizki bu aşağıya kadar yayılsın. İşin özü bu. Hamdi bey veya burdaki Ercan Beyin yapabilecekleri çok sınırlı aslında.

    İzmirliler olarak hep bilgi edinme başvurusu, ya da şikayet etmek yanında bir ara Ercan beyden randevu alıp bir çayını içmeye gitsek yüzyüze konuşsak çok şık bir davranış olur gibi geliyor bana. Bilmem siz ne dersiniz bunun için.
     
  6. skoylu

    skoylu Serdar KÖYLÜ

    Mesajlar:
    7.941
    Şehir:
    GEBZE
    Favori Kamış:
    Olta, başkası olmaz..
    En İyi Avı:
    Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
    Biraz motomot, hatta offtopik sayılacak bir şey ekleyeyim..

    AIS denen bir düzenek vardır.. Gemilerin yerlerini sürekli yayınlayan bir sistem.. Böylece hangi gemi nerede şıp bulursunuz..

    Ben malum TÜBİTAK'tayım.. Bildiğim kadarıyla bizde yeterli know-how mevcut. GPS + AIS sistemi gır gır gibi teknelerde mecburi tutulursa, KKGM Ankara'dan oturduğu yerden yasak yerde kim var en azından bunu izleyebilir olur.. Sahil güvenlik vs. koordine olarak, bir takip sistemi ile gırgırları vs. izleyebilir.. Böyle bir sistem kurulması, uygun ve düşük maliyetle (gemi + merkez) tamamen yerli know-how ile mümkün.. Hatta, bu sisteme ağlar şu anda sudamı, değil mi, vs. vs. bilgileri bile eklenebilir bir şekilde..

    Bunu gidip bir görüşürseniz, denetleme mekanizmasına çok çok işlerlik getirecektir.. Malum, sahil güvenliğin asli görevi balık avı regülasyonlarının denetimi değil..
     
  7. Mehmet PEKMEZCİ

    Mehmet PEKMEZCİ

    Mesajlar:
    736
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    Geçenlerde arkadaşlarla sohbet ederken bahsettiğin konuyla ilgili bir bahis geçti Serdar.Barbunun fiyatından bahsederken söz barbunun pahalı olmasına geldi dayandı söz. Arkadaşım troller artık eskisi gibi değil uydudan izleniyorlar şeklinde bir kelam etti. hafızam beni yanıltmıyorsa bu muhabbet içinde aynı şeyin gırgırlarında başına geldiğinin konuşulduğunu anımsıyorum ama gırgır konusunda net birşey söyleyemem. Artık troller uydudan izleniyormuş. O yüzden cesaret edemiyorlarmış artık. Tabi körfezi içinde daha ufak takımlarla çift sürmeye kalkanlar buna dahil değiller tabi. Söylediğin konu hakkında bir adım atılmış olsa bile sanıyorum bunun yaygınlaştırılması gerekecek. Tahmin ediyorum ki basit bir yazılımla yasak bölgeye giren teknenin kayıtları alınarak, eğer geçerli bir mazereti yoksa (arıza veya hava şartları gibi...) ocağı söndürülebilinir. Bir veri tabanı hazırlanıp hangi teknenin hangi av için kullanıldığı ve söz konusu avın teknenin bulunduğu koordinatta serbest olup olmadığı çok rahatlıkla tespit edilebilir. Uydudan ağların göz açıklığını göremezsiniz tabi. Belli periyotlarla da baskın şeklinde bu tür incelemelerde yapılabilinir.
     
  8. skoylu

    skoylu Serdar KÖYLÜ

    Mesajlar:
    7.941
    Şehir:
    GEBZE
    Favori Kamış:
    Olta, başkası olmaz..
    En İyi Avı:
    Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
    AIS 2005 başında uygulamaya geçen bir sistem.. Gemiler, kaptanı kim, varış noktası neresi, kaç yolcusu var vs. vs. her bir bilgisini gönderiyor. Troller için uydudan izlemeye dair bir araç gereği yazılmamış. Sadece GPS sahibi olmaları zorunlu tutulmuş. Ama uydudan gözlemle, bu teknenin burada ne işi var şeklinde bir işlem yapılabilir.

    Benim söylediğimde ise, tam otomatize şekilde, diyelim ki, halice giren bir gırgırı, beşiktaşta 3 dk aynı yerde kalan bir gırgırı otomatik tespit edip ilgili birimi o tarafa yönlendirmek imkanı olacaktır. O kadar ki, denizdeki devriye gemisi otomatik olarak uyarılabilir. TÜBİTAK'ta, bunun için gereken her türlü altyapı var.. Tek gereken, KKGM ile bir protokol yapılıp sistemin kurulması..

    Zaten bu tür bir düzenek AB kapsamında yapılmak zorunda.. Finansmanı vs. de AB üzerine yıkılabilir belki.. Fakat bu işler bürokratik işlerdir, bugün he dense, yıllar sürer..

    Ha, birde elbette atıyorum 6m'den büyük her türlü av teknesine bu sistemin zorunlu hale getirilmesi. Bu da işin yasal tarafı..