orhan kucukbicmen
Well-Known Member
- Yaş
- 76
- Şehir
- Sivrice/Çanakkale
- Favori Kamış
- El ile balık avlarım, bu şekilde avlandığım için çok mutluyum.
- Favori Makina
- penn
- En iyi avı
- 32 kilo Akdeniz kılıcı.
- İsim
- Orhan Kucukbicmen
Sabahtan beri gözümüz denizde, açıklarda kocaman dalgaların köpüklerini
görüyoruz, bir birlerinin üzerine yığılıyorlarmış gibi, kuzuların yaylalarda
ki görüntüsünü andirıyor, buradada kuzucuklar var deniyor,
işte devamlı denizi takip ediyoruz, takımlarımızı hazırladı, Cüneyt kardeşimde
duramıyor haydi gidelim diyoer, neyse hiç olmassa kahveye gidelim orada,
hem sohbet ederiz, denizden ve balıklardan haberler alırız dedik, kahvedeyiz,
Conta kaptan, ve Tuncay kaptan ağ elliyorlar,sizlerede selamlarını el sallayarak yolluyorlar.
Denzde biraz düşmeye başladı, Hep beraber uskumruya çıkalım deyince, Conta kaptan , ben ağlarımı bitireceğim dedi, Tuncay kaptanda, Ramazan kardeşimizi
alarak, ben Cüneytle, Tuncay kaptanda Ramazan kardeşimizle, iki tekne
halinde denize açıldı,
Cüneyt kardeşim, başladı çaparileri denize doğru bırakmaya, gideceğimiz nokta, üç mil uzakta,
Balık bulucumuz balık göstermiyor, bu arada denizlerde oluşan dip akıntıları , inanılmaz derecede yoğun,
takı denizin dibine çok zor iniyoer, bulduk
balığı hemde uskumru , çok heyecanlanıyoruz, tamam oldu bu iş ve uskumrular,
hemde dev uskumrular, ama yanlız, iki adet,
Gene devam ediyoruz, bir sefer daha balığı bulduk, fakat çıkan balıklar kolyoz,
yarım çaparide kolyoz aldık, üç saatir dolaşıyoruz, balık yok,Tuncay kaptanda çok az balık ararak dönünce,
artık hava kararmayada başlayınca, dönmeye karar verdik, dönüş yolunda mercan taşından geçerken dayanamadım, yemimizde var, Cüneyt kardeşim yemleri hazırlarken, bende
mercan takımını hazırladım, ve iddiayı kazanan ben oldum, bir Fangri mercan,
hemde hatırı sayılı, İsvicre'den Namık kardeşimizide davet ettik çok güzel balıklarla bir akşam yemeği, ben biraz yorulmuşum,
kahvemi içince uyandım,
her şey çok güzel, benim Çok yaşlı bir balıkçı Mehmet dayım vardı, onun bir sözü aklıma geldi( allah rahmet eylesin.)
Hayatta ıvır, zıvır seylerle uğraşıp, kahvede dedikodu yapacağına, Balığa çık, Balık tut derdi. hoşçakalın.








görüyoruz, bir birlerinin üzerine yığılıyorlarmış gibi, kuzuların yaylalarda
ki görüntüsünü andirıyor, buradada kuzucuklar var deniyor,
işte devamlı denizi takip ediyoruz, takımlarımızı hazırladı, Cüneyt kardeşimde
duramıyor haydi gidelim diyoer, neyse hiç olmassa kahveye gidelim orada,
hem sohbet ederiz, denizden ve balıklardan haberler alırız dedik, kahvedeyiz,
Conta kaptan, ve Tuncay kaptan ağ elliyorlar,sizlerede selamlarını el sallayarak yolluyorlar.
Denzde biraz düşmeye başladı, Hep beraber uskumruya çıkalım deyince, Conta kaptan , ben ağlarımı bitireceğim dedi, Tuncay kaptanda, Ramazan kardeşimizi
alarak, ben Cüneytle, Tuncay kaptanda Ramazan kardeşimizle, iki tekne
halinde denize açıldı,
Cüneyt kardeşim, başladı çaparileri denize doğru bırakmaya, gideceğimiz nokta, üç mil uzakta,
Balık bulucumuz balık göstermiyor, bu arada denizlerde oluşan dip akıntıları , inanılmaz derecede yoğun,
takı denizin dibine çok zor iniyoer, bulduk
balığı hemde uskumru , çok heyecanlanıyoruz, tamam oldu bu iş ve uskumrular,
hemde dev uskumrular, ama yanlız, iki adet,
Gene devam ediyoruz, bir sefer daha balığı bulduk, fakat çıkan balıklar kolyoz,
yarım çaparide kolyoz aldık, üç saatir dolaşıyoruz, balık yok,Tuncay kaptanda çok az balık ararak dönünce,
artık hava kararmayada başlayınca, dönmeye karar verdik, dönüş yolunda mercan taşından geçerken dayanamadım, yemimizde var, Cüneyt kardeşim yemleri hazırlarken, bende
mercan takımını hazırladım, ve iddiayı kazanan ben oldum, bir Fangri mercan,
hemde hatırı sayılı, İsvicre'den Namık kardeşimizide davet ettik çok güzel balıklarla bir akşam yemeği, ben biraz yorulmuşum,
kahvemi içince uyandım,
her şey çok güzel, benim Çok yaşlı bir balıkçı Mehmet dayım vardı, onun bir sözü aklıma geldi( allah rahmet eylesin.)
Hayatta ıvır, zıvır seylerle uğraşıp, kahvede dedikodu yapacağına, Balığa çık, Balık tut derdi. hoşçakalın.






Son düzenleme: