Sevgili Balık avı net dostları,geçtiğimiz gün yaptığımız avımızın raporunu sizlerlede paylaşmak istedim,umarım begenirsiniz.
AV YERİ : FETHiYE
AV TARİHİ : 02-10-2008
HAVA VE SUYUN DURUMU :Rüzgar batıdan sabah2-4 öğleden sonra 3-5 arasıra 6 şiddetinde-felaket ıslandık
AVLAKTA KALINAN SÜRE : 15 saat
KULLANILAN EKİPMAN : Çıkrık takımlar hertürlü yapay yem
YAKALANAN TÜRLER VE BOYLARI : -LAMBUKA-
YAPILAN AVIN HİKAYESİ :
AVA AİT İMAJLAR :
BAŞROLLERDE: ORAL ATAK-UMUT DEMİR-KORAY ATAK
Bir çoğunuzun bildiği gibi uzun zamandır bu ava bileniyordum.Geçen sene bu avlakta harikalar yaratmıştık,bu sene ise ağustos ta geldiğimde balık boyları çok küçüktü,kendimi ekim e saklamıştım.Oral abi ile tarihlerimizin çakışması ise mükemmel olmuştu.Oral abi ile forumdan birbirimizi tanımamıza rağmen ilk defa yüzyüze gelmiştik kardeşi Koray ın da bize katılması ile ekip tamamlanmış oldu.İyiki tarihlerimiz çakışmış ve birlikte avlanabilme fırsatımız olmuş.ikiside harika insanlar.Oral abinin de dediği gibi anılarımızdan kolay silinmeyecek bir macera ya birlikte imza attık...Geceden sabah 5:45 te benim otelin önünde buluşmak üzere sözleştik.Bende sabah genelde saati susturup tekrar yatma özürlü olduğum için 2 saat birden sabah biri 5 e diğeri 5 i 2 geçeye kurup yattım.İlk saat çaldığında uyandım fakat hemen ardından nerdeyse aynı anda diğeride çaldı arayan Oral abi ve sevgili Koray biz geldik... onlarında içi benim gibi kıpır kıpırdı,belliki geçen seneki avımdan Oral abiye anlattıklarım onlarında ağzının suyunu akıtmıştı... Hiç vakit kaybetmeden Koray ın motoru otele bırakıp benim arabayla kıyıya yöneldik yolda da Sevgili Okyanusça Hüseyin abinin kulaklarını çınlattık çünkü cd de Dire Straits You and Your Friend açtım sahile yaklaştıkça adrenalin tavan yaptı,hızlıca botu kurup takımları hazırladık.Hava henüz aydınlanmamışken denize açıldık...Deniz mükemmel farklı birşey,tatlı suya benzemiyor... içimizde bambaşka duygular,nasıl bir gün geçireceğimizin merakı acaba yine mükemmel mi geçecek yoksa hüsranmı,içimde bir kuşku var 1 hafta boyunca meteoroloji yi takip ettim bütün deniz tahminlerini okudum av günümüzün denizin çalkantılı havanın dengesiz bir anına denk geldiğini biliyorum fakat avdaşlarıma da bunu söyleyip keyiflerini kaçırmak istemiyorum çünkü onlarında benimde av yapmaya müsait tek günümüz bu başka şansımızda yok sadece denizin biraz bizi ıslatacağını söyledim güneş doğmaya başladığında herşey çok güzeldi,hava,dalga boyları, rüzgar mükemmel... hepimiz kelimelerle ifade edilmeyecek güzellikleri,bir elimizde sırtı takımları,izliyoruz...Saatler boyu ilerledik tık yok ama bizde keyifler güzel muhabbet ediyoruz sürekli acıktık ça da sevgili Koray ın değerli eşi Güneş hanımın bize hazırladığı ekmek arası yemekleri götürüyoruz,burdan tekrar teşekkür ederim Bir ara sayısız geçtiğimiz eşsiz güzellikteki kara ulaşımı olmayan koylardan birine dalıyoruz wc molası için,işte orada bahsettiğim eşek arısı muhabbetine maruz kalıp devam ediyoruz.Saat öğlen 2 civarı başka bir koyda kaya arkasına korunaklı bir yere geçmiş bir balıkçı teknesi görüyoruz hemen yaklaşıp bizde demir atıyoruz dinlenelim biraz diye motorumuzun gürültüsüne takasının kamarasından bir ihtiyar çıkıyor şaşkınca...merak etme der gibi elimizle dostça selam veriyoruz,soruyorum dayı bu balıklar nerde...verdiği cevap şu denizde dönüş var bu havada balık bulamassınız mümkün değil...işte o an moralimiz çaktırmasakta bozuluyor hadi diyoruz biraz dip çalışalım ben elim dolayısı ile Koray ve Oral abiye katılamasamda onlar soğan dı hanoz du takılıyorlar,bu arada açıklarda gözüm deniz üzerindeki dalga kırılmalarına takılıyorum.Oral abi artık sırtıya devam edelim mi diyorum iki ekip arkadaşımda çok uyumlu hiç itiraz etmiyorlar.Biz tekrar düşüyoruz yola koyun dışına çıkmamızla beklenen rüzgarla karşı karşıya kalıyoruz.O da ne bu dalgalar bu botla daha önce hiç karşılaşmadığım türden ama hiç panik yapmıyoruz,Kendimize Evelallah güvenimiz tam...Başlıyoruz savaşa zira önümüzde kıyıya ulaşmak için bu denizle tam 7 saatlik mücadelemiz var .Bir yukarı bir aşağı zıplaya zıplaya dalga yiye yiye yol alıyoruz sırılsıplam olmuşuz.Dalga üzerinde akarak yolun bitmeyeceğine kanaat getirince daha fazla ıslanmayı ve bota su almayı göze alarak küçük motoruma tam gaz veriyorum.Birkaç dakika sonra oral abi arkaya bakın balık zıpladı demesiyle çıkrığının sesine donup kalıyoruz vızzzzzzzzzz işte bu diyorum,beklenen buluşma bu...İleri baktığımızda Lambukanın 2 metre sıçrayışına heyacanla şahit oluyoruz,aman diyorum abi dikkat kaçırmayalım,Oral abi çekmeye başlıyor fakat lambuka hırçın hayvan bi o çekiyor bir oral abi dakikalarca bu böyle devam ediyor ama hayvan bir türlü yorulmuyor bota iyice yaklaşınca kepçeyi elime alıyorum tam balığı alacağım hayvan kepçeden korkmasıyla bir kalama aldı ki sormayın Oral abiye bakıyorum elindeki kamış çok kısa ve yorgun abi diyorum yoruldun mu?evet diyor,ben alıyorum kamışı kepçe onda bir daha başlıyoruz ben çekiyorum balık tam bota geliyor kalama alıyor,yine,yine ne yorulmaz balık diyoruz,sonuncu hamlede abi diyorum hazır ol,biraz daha kaldırmamla oral abi kepçeyi kuyruktan sokup balığın kafayı bota sıkıştırmak suretiyle sıkıştırarak kepçelemeyi başarıyor,işte o an bittiğimiz andır sevinç çığlıklarımız yükseliyor..dalgalarda,ıslaklığımızda üşümemizde aklımızda değil artık...Foto çekimlerinden sonra tekrar tekrar deniyoruz fakat gerçekten balıkçının dediği gibi balık yok...tekrar yola koyuluyoruz uzun uğraşlar sonunda gece karanlığında da olsa kıyıya ulaşıyoruz.Bu maceramız uzun yıllar unutulmayacak tatlar bıraktı damaklarımızda,benimle ortak olan Oral abi ve sevgili kardeşi Koray a tekrar tekrar teşekkür ederim.İyi varsınız dostlar,sizi ve maceramızı unutmayacağım...
NOT:Resimleri nasıl atacağımı bilmiyorum?Anlaşılır şekilde anlatırsanız sevinirim
AV YERİ : FETHiYE
AV TARİHİ : 02-10-2008
HAVA VE SUYUN DURUMU :Rüzgar batıdan sabah2-4 öğleden sonra 3-5 arasıra 6 şiddetinde-felaket ıslandık
AVLAKTA KALINAN SÜRE : 15 saat
KULLANILAN EKİPMAN : Çıkrık takımlar hertürlü yapay yem
YAKALANAN TÜRLER VE BOYLARI : -LAMBUKA-
YAPILAN AVIN HİKAYESİ :
AVA AİT İMAJLAR :
BAŞROLLERDE: ORAL ATAK-UMUT DEMİR-KORAY ATAK
Bir çoğunuzun bildiği gibi uzun zamandır bu ava bileniyordum.Geçen sene bu avlakta harikalar yaratmıştık,bu sene ise ağustos ta geldiğimde balık boyları çok küçüktü,kendimi ekim e saklamıştım.Oral abi ile tarihlerimizin çakışması ise mükemmel olmuştu.Oral abi ile forumdan birbirimizi tanımamıza rağmen ilk defa yüzyüze gelmiştik kardeşi Koray ın da bize katılması ile ekip tamamlanmış oldu.İyiki tarihlerimiz çakışmış ve birlikte avlanabilme fırsatımız olmuş.ikiside harika insanlar.Oral abinin de dediği gibi anılarımızdan kolay silinmeyecek bir macera ya birlikte imza attık...Geceden sabah 5:45 te benim otelin önünde buluşmak üzere sözleştik.Bende sabah genelde saati susturup tekrar yatma özürlü olduğum için 2 saat birden sabah biri 5 e diğeri 5 i 2 geçeye kurup yattım.İlk saat çaldığında uyandım fakat hemen ardından nerdeyse aynı anda diğeride çaldı arayan Oral abi ve sevgili Koray biz geldik... onlarında içi benim gibi kıpır kıpırdı,belliki geçen seneki avımdan Oral abiye anlattıklarım onlarında ağzının suyunu akıtmıştı... Hiç vakit kaybetmeden Koray ın motoru otele bırakıp benim arabayla kıyıya yöneldik yolda da Sevgili Okyanusça Hüseyin abinin kulaklarını çınlattık çünkü cd de Dire Straits You and Your Friend açtım sahile yaklaştıkça adrenalin tavan yaptı,hızlıca botu kurup takımları hazırladık.Hava henüz aydınlanmamışken denize açıldık...Deniz mükemmel farklı birşey,tatlı suya benzemiyor... içimizde bambaşka duygular,nasıl bir gün geçireceğimizin merakı acaba yine mükemmel mi geçecek yoksa hüsranmı,içimde bir kuşku var 1 hafta boyunca meteoroloji yi takip ettim bütün deniz tahminlerini okudum av günümüzün denizin çalkantılı havanın dengesiz bir anına denk geldiğini biliyorum fakat avdaşlarıma da bunu söyleyip keyiflerini kaçırmak istemiyorum çünkü onlarında benimde av yapmaya müsait tek günümüz bu başka şansımızda yok sadece denizin biraz bizi ıslatacağını söyledim güneş doğmaya başladığında herşey çok güzeldi,hava,dalga boyları, rüzgar mükemmel... hepimiz kelimelerle ifade edilmeyecek güzellikleri,bir elimizde sırtı takımları,izliyoruz...Saatler boyu ilerledik tık yok ama bizde keyifler güzel muhabbet ediyoruz sürekli acıktık ça da sevgili Koray ın değerli eşi Güneş hanımın bize hazırladığı ekmek arası yemekleri götürüyoruz,burdan tekrar teşekkür ederim Bir ara sayısız geçtiğimiz eşsiz güzellikteki kara ulaşımı olmayan koylardan birine dalıyoruz wc molası için,işte orada bahsettiğim eşek arısı muhabbetine maruz kalıp devam ediyoruz.Saat öğlen 2 civarı başka bir koyda kaya arkasına korunaklı bir yere geçmiş bir balıkçı teknesi görüyoruz hemen yaklaşıp bizde demir atıyoruz dinlenelim biraz diye motorumuzun gürültüsüne takasının kamarasından bir ihtiyar çıkıyor şaşkınca...merak etme der gibi elimizle dostça selam veriyoruz,soruyorum dayı bu balıklar nerde...verdiği cevap şu denizde dönüş var bu havada balık bulamassınız mümkün değil...işte o an moralimiz çaktırmasakta bozuluyor hadi diyoruz biraz dip çalışalım ben elim dolayısı ile Koray ve Oral abiye katılamasamda onlar soğan dı hanoz du takılıyorlar,bu arada açıklarda gözüm deniz üzerindeki dalga kırılmalarına takılıyorum.Oral abi artık sırtıya devam edelim mi diyorum iki ekip arkadaşımda çok uyumlu hiç itiraz etmiyorlar.Biz tekrar düşüyoruz yola koyun dışına çıkmamızla beklenen rüzgarla karşı karşıya kalıyoruz.O da ne bu dalgalar bu botla daha önce hiç karşılaşmadığım türden ama hiç panik yapmıyoruz,Kendimize Evelallah güvenimiz tam...Başlıyoruz savaşa zira önümüzde kıyıya ulaşmak için bu denizle tam 7 saatlik mücadelemiz var .Bir yukarı bir aşağı zıplaya zıplaya dalga yiye yiye yol alıyoruz sırılsıplam olmuşuz.Dalga üzerinde akarak yolun bitmeyeceğine kanaat getirince daha fazla ıslanmayı ve bota su almayı göze alarak küçük motoruma tam gaz veriyorum.Birkaç dakika sonra oral abi arkaya bakın balık zıpladı demesiyle çıkrığının sesine donup kalıyoruz vızzzzzzzzzz işte bu diyorum,beklenen buluşma bu...İleri baktığımızda Lambukanın 2 metre sıçrayışına heyacanla şahit oluyoruz,aman diyorum abi dikkat kaçırmayalım,Oral abi çekmeye başlıyor fakat lambuka hırçın hayvan bi o çekiyor bir oral abi dakikalarca bu böyle devam ediyor ama hayvan bir türlü yorulmuyor bota iyice yaklaşınca kepçeyi elime alıyorum tam balığı alacağım hayvan kepçeden korkmasıyla bir kalama aldı ki sormayın Oral abiye bakıyorum elindeki kamış çok kısa ve yorgun abi diyorum yoruldun mu?evet diyor,ben alıyorum kamışı kepçe onda bir daha başlıyoruz ben çekiyorum balık tam bota geliyor kalama alıyor,yine,yine ne yorulmaz balık diyoruz,sonuncu hamlede abi diyorum hazır ol,biraz daha kaldırmamla oral abi kepçeyi kuyruktan sokup balığın kafayı bota sıkıştırmak suretiyle sıkıştırarak kepçelemeyi başarıyor,işte o an bittiğimiz andır sevinç çığlıklarımız yükseliyor..dalgalarda,ıslaklığımızda üşümemizde aklımızda değil artık...Foto çekimlerinden sonra tekrar tekrar deniyoruz fakat gerçekten balıkçının dediği gibi balık yok...tekrar yola koyuluyoruz uzun uğraşlar sonunda gece karanlığında da olsa kıyıya ulaşıyoruz.Bu maceramız uzun yıllar unutulmayacak tatlar bıraktı damaklarımızda,benimle ortak olan Oral abi ve sevgili kardeşi Koray a tekrar tekrar teşekkür ederim.İyi varsınız dostlar,sizi ve maceramızı unutmayacağım...
NOT:Resimleri nasıl atacağımı bilmiyorum?Anlaşılır şekilde anlatırsanız sevinirim
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: