Levreğe Niyet, Bakin Neye Kismet :)

Herkese merhaba, adım serdar siteye üye olmuştum fakat yoğunluktan dolayı pek bakamıyordum lütfen kusura bakmayın.Önce kendimi tanıtmak isterim ben deniz bilimleri fakültesini bitirdim ve şu anda genetik mühendisliğinde master yapmaktayım seneye de inşallah aynı bölümde öğretim görevlisi olarak doktorama devam edeceğim.Bilmenizi isterimki amatör balıkçılığa gönül vermiş birisi olarak, Sayın Yakup Hocam gibi bende bu sitede bilimsel bazı açıklamalar yapmak için gönüllüyüm.Önemli olan hepberaber birşeyler paylaşabilmektir.

Sıra sorunun cevabına geldi; ilk önce bu balıkların gökkuşağı alabalığı olduğunu belirtmek isterim latincesi oncorhynchus mykiss'dir.Alabalıklar Salmonidae familyasına mensupturlar ve bu yüzden sık sık salmonlarla yani somonlarla karıştırılırlar. Özellikleri: 20-100 cm boyunda, 25 kilograma kadar ağırlıkta olanları vardır,Türkiye’de en büyükleri 10 kilogramdır. Çoğunun boyları da 25-30 santimetredir.Deniz ve tatlı su alabalıkları yumurtlamak için göl ve nehirlerden göç ederek doğdukları nehirlerin yukarı kısımlarına dönerler. Deniz alabalığı da som balığı gibi senelerce denizde yaşadıktan sonra yumurtlama mevsiminde tatlı sulara hareket eder. Dik çağlayanları aşar. Dik engelleri aşmak için bükülerek kuyruğunu çenelerinin arasına sıkıştırıp bırakır ve zemberek gibi boşanarak yukarı sıçrar.Bu harekete RODAXSİ diyoruz.Ekim-Şubat ayları arasında yumurtlarlar.Diğer su balıkları gibi su içmezler. Su ihtiyaçlarını solungaçlarından su geçmesiyle (osmozla) sağlarlar.

Yani tuzlu fakat çok fazla olmayan örneğin karadeniz gibi binde 18 tuzlulukta bu balıkların yetiştirilmesi daha uygundur çünki bu balıklar ozmoregülasyon denen vücutlarındaki su oranını ayarlayıcı bir sisteme sahiptir bu yüzden vücudundaki iyonlarla(yani tuzlar) yaşadığı ortamdaki iyon yoğunluğu nekadar az olursa böylece bu dengeyi korumak için ozmoregülasyona harcadığı enerjide okadar az olacak ve bu enerjiyi proteine yani ete dönüştürecek ve daha çabuk büyüyecektir. Bu yüzdendir ki bu tür balıklar karadenizde denizde yetiştirilmeye başlanmıştır.

Üremelerine gelince ne yazıkki denizde üreyemezler bunun nedeni yumurtalarının açılması için bazı şartlar vardır buda tatlı sularda gerçekleşir bunun için de denizlerden tatlı sulara girerler ve burada ürerler bunada anadrom ismini veriyoruz.

Sevgiler,saygılar umarım açıklayıcı olabilmişimdir...
 
salmo trutta labrax- deniz alası
salmo salar- atlantik somonu.

Ben pek çok balığı şıp diye tanırım ama bu balıkların ne olduğunu anlamadım. Bu balık nedir? bilen aydınlatırsa sevinirim.

Eti turuncu değil di mi? Denizalası sanırım bu,

Salmo trutta labrax
Salmo trutta trutta
Salmo salar


Üstadım kesin kanaatim olmamakla birlikte, tatlısuda yaygın tür olan Oncornhychus mykiss diyorum.:)

Kuzgun’dan



Tortum’dan

 
Herkese merhaba, adım serdar siteye üye olmuştum fakat yoğunluktan dolayı pek bakamıyordum lütfen kusura bakmayın.Önce kendimi tanıtmak isterim ben deniz bilimleri fakültesini bitirdim ve şu anda genetik mühendisliğinde master yapmaktayım seneye de inşallah aynı bölümde öğretim görevlisi olarak doktorama devam edeceğim.Bilmenizi isterimki amatör balıkçılığa gönül vermiş birisi olarak, Sayın Yakup Hocam gibi bende bu sitede bilimsel bazı açıklamalar yapmak için gönüllüyüm.Önemli olan hepberaber birşeyler paylaşabilmektir.

Sıra sorunun cevabına geldi; ilk önce bu balıkların gökkuşağı alabalığı olduğunu belirtmek isterim latincesi oncorhynchus mykiss'dir.Alabalıklar Salmonidae familyasına mensupturlar ve bu yüzden sık sık salmonlarla yani somonlarla karıştırılırlar. Özellikleri: 20-100 cm boyunda, 25 kilograma kadar ağırlıkta olanları vardır,Türkiye’de en büyükleri 10 kilogramdır. Çoğunun boyları da 25-30 santimetredir.Deniz ve tatlı su alabalıkları yumurtlamak için göl ve nehirlerden göç ederek doğdukları nehirlerin yukarı kısımlarına dönerler. Deniz alabalığı da som balığı gibi senelerce denizde yaşadıktan sonra yumurtlama mevsiminde tatlı sulara hareket eder. Dik çağlayanları aşar. Dik engelleri aşmak için bükülerek kuyruğunu çenelerinin arasına sıkıştırıp bırakır ve zemberek gibi boşanarak yukarı sıçrar.Bu harekete RODAXSİ diyoruz.Ekim-Şubat ayları arasında yumurtlarlar.Diğer su balıkları gibi su içmezler. Su ihtiyaçlarını solungaçlarından su geçmesiyle (osmozla) sağlarlar.

Yani tuzlu fakat çok fazla olmayan örneğin karadeniz gibi binde 18 tuzlulukta bu balıkların yetiştirilmesi daha uygundur çünki bu balıklar ozmoregülasyon denen vücutlarındaki su oranını ayarlayıcı bir sisteme sahiptir bu yüzden vücudundaki iyonlarla(yani tuzlar) yaşadığı ortamdaki iyon yoğunluğu nekadar az olursa böylece bu dengeyi korumak için ozmoregülasyona harcadığı enerjide okadar az olacak ve bu enerjiyi proteine yani ete dönüştürecek ve daha çabuk büyüyecektir. Bu yüzdendir ki bu tür balıklar karadenizde denizde yetiştirilmeye başlanmıştır.

Üremelerine gelince ne yazıkki denizde üreyemezler bunun nedeni yumurtalarının açılması için bazı şartlar vardır buda tatlı sularda gerçekleşir bunun için de denizlerden tatlı sulara girerler ve burada ürerler bunada anadrom ismini veriyoruz.

Sevgiler,saygılar umarım açıklayıcı olabilmişimdir...

Serdar bey merhabalar,

balıkların gökkuşağı olduğuna dair hangi kriterleri esas aldığınızı bilmek bu kardeşinizi ziyadesiyle sevindirecektir. Avlaklarımda rastladıklarımdan hareketle benzer balıklar olduklarına ilişkin öngörüde bulundum ancak tahmini olmaktan öte bir kesin bilgim yoktu doğrusu.:)
 
Sevgili Akif
Haftaya İstanbula geleceğim.Niyetim yakınlarında levreğe ,kalkana bakmak,sonrasındada İstanbula ulkaşmak.
Oradada sanırım bir hafta kadar kalabilirim.

Belki benide şu Somon avına götürürsünüzmü?:o
SAevgiler

Başımın üzerinde yerin var hocam. Seninle heryere giderim. Geldiğinde görüşelim hemen. Dört gözle bekliyorum.
 
Herkese merhaba, adım serdar siteye üye olmuştum..
Aramıza hoşgeldiniz serdar bey. Verdiğiniz bilgilere teşekkürler. Tahmin ederim konuya vakıf arkadaşlar el atacaklardır.
 
Salmo trutta labrax
Salmo trutta trutta
Salmo salar


Üstadım kesin kanaatim olmamakla birlikte, tatlısuda yaygın tür olan Oncornhychus mykiss diyorum.:)

Ballı abim, canım abim, gökala imiş dediğin balık, tatlısuda yaşarmış sadece, denizde ozmotik basıncını ayarlayamayıp kısa sürede nalları diker gibime geliyor :o . Gönderdiğin resimler de nefismiş bu arada! :rolleyes:
 
Başımın üzerinde yerin var hocam. Seninle heryere giderim. Geldiğinde görüşelim hemen. Dört gözle bekliyorum.

Beni de alın, daha Vedat Abimi sırtıma alıp ava götürmem lazım ki bunca ilgisizliğimi, hayırsızlığımı affetsin... :rolleyes:
 
Herkese merhaba, adım serdar siteye üye olmuştum fakat yoğunluktan dolayı pek bakamıyordum lütfen kusura bakmayın.Önce kendimi tanıtmak isterim ben deniz bilimleri fakültesini bitirdim ve şu anda genetik mühendisliğinde master yapmaktayım seneye de inşallah aynı bölümde öğretim görevlisi olarak doktorama devam edeceğim.Bilmenizi isterimki amatör balıkçılığa gönül vermiş birisi olarak, Sayın Yakup Hocam gibi bende bu sitede bilimsel bazı açıklamalar yapmak için gönüllüyüm.Önemli olan hepberaber birşeyler paylaşabilmektir.

Sıra sorunun cevabına geldi; ilk önce bu balıkların gökkuşağı alabalığı olduğunu belirtmek isterim latincesi oncorhynchus mykiss'dir.Alabalıklar Salmonidae familyasına mensupturlar ve bu yüzden sık sık salmonlarla yani somonlarla karıştırılırlar. Özellikleri: 20-100 cm boyunda, 25 kilograma kadar ağırlıkta olanları vardır,Türkiye’de en büyükleri 10 kilogramdır. Çoğunun boyları da 25-30 santimetredir.Deniz ve tatlı su alabalıkları yumurtlamak için göl ve nehirlerden göç ederek doğdukları nehirlerin yukarı kısımlarına dönerler. Deniz alabalığı da som balığı gibi senelerce denizde yaşadıktan sonra yumurtlama mevsiminde tatlı sulara hareket eder. Dik çağlayanları aşar. Dik engelleri aşmak için bükülerek kuyruğunu çenelerinin arasına sıkıştırıp bırakır ve zemberek gibi boşanarak yukarı sıçrar.Bu harekete RODAXSİ diyoruz.Ekim-Şubat ayları arasında yumurtlarlar.Diğer su balıkları gibi su içmezler. Su ihtiyaçlarını solungaçlarından su geçmesiyle (osmozla) sağlarlar.

Yani tuzlu fakat çok fazla olmayan örneğin karadeniz gibi binde 18 tuzlulukta bu balıkların yetiştirilmesi daha uygundur çünki bu balıklar ozmoregülasyon denen vücutlarındaki su oranını ayarlayıcı bir sisteme sahiptir bu yüzden vücudundaki iyonlarla(yani tuzlar) yaşadığı ortamdaki iyon yoğunluğu nekadar az olursa böylece bu dengeyi korumak için ozmoregülasyona harcadığı enerjide okadar az olacak ve bu enerjiyi proteine yani ete dönüştürecek ve daha çabuk büyüyecektir. Bu yüzdendir ki bu tür balıklar karadenizde denizde yetiştirilmeye başlanmıştır.

Üremelerine gelince ne yazıkki denizde üreyemezler bunun nedeni yumurtalarının açılması için bazı şartlar vardır buda tatlı sularda gerçekleşir bunun için de denizlerden tatlı sulara girerler ve burada ürerler bunada anadrom ismini veriyoruz.

Sevgiler,saygılar umarım açıklayıcı olabilmişimdir...

Güzel açıklama için çok teşekkürler, ben gökala'nın denizde hayatta kalamayacağını düşündüğüm için o seçeneği aklıma getirmemiştim, iyi oldu öğrendiğim, zaten pendik'de dereye girmişler ilkin, vatandaşlar toplamış bir kısmını bunların, güzel bir ipucu.

İhtiyoloji'ye kendince meraklı olan bir amatör balıkçı olarak sana diyorum ki; "Bir yere kaçma Serdar, sana ihtiyacımız olacak buralarda" :)

Not: Rainbow trout denen bu balıkların Özellikle Kanada ve ABD'de game fishing denen organizasyonların en önemli ögelerinden olduğunu biliyorum, avcılığı kıymetli bir balık.

Bu arada benim normal alabalığa ciddi alerjim var, gökalaya da var mıdır acaba? Somon yiyebiliyorum ama bundan korktum açlıkcası.
 
benim bu konuda anlayamadığım bir husus var,
oda,

bilindiği üzere bu balıklar marmarada kurulu bir balık çiftliğinden firarlar.
dolayısı ile bu çiftlik denizde kurulu.denizde kurulu ise,üretim ve çoğaltmada deniz üzerinde yapılıyor sonucuna ulaşıyorum.

bu durumda deniz çiftliğinde yaşayan ve üretilen bu balıklar serbest kaldıkları noktada birşekilde yemlenerek 'tabii hayata alışmak kaydı ile' marmarada yerleşik kalamazlar mı?

yoksa denizde beslenen bu hayvanlar üretilmek için tatlı su tanklarına mı alınıyorlar,

bu konuda bilgisi olanlar paylaşabilirler mi?
 
balık tutma zevkini ve coşkusunu fazlasıyla yaşatmış sizlere akif :)

bugün tesadüfen deniz boyunda motorla gezerken birinin yanına gittim ne var yok diye bakmaya daha dün bandırmada zargana oltasıyla almışlar bir tane baya yayıldılar herhalde marmarada;)
 
Başımın üzerinde yerin var hocam. Seninle heryere giderim. Geldiğinde görüşelim hemen. Dört gözle bekliyorum.

Yeni yılın ilk haftası içinde oralarda olacağım.Mekan belli Cengiz balıkcılık veya Ergin Balıkcılık,
Şimdiden heyecan bastı sevgili Akif
 
Mesajı akif abiye yazmışsın ama çok heyecanlandım, dayanamadım yazayım dedim.
Vedat abi seni aramızda görmenin düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor, geldiğinde mutlaka haberleşelim, yapabilirsek av yaparız, yapamasak bile elini öpmek ve hal hatır sormak için ziyaretine gelmeyi isterim.
Hem geçen sene bana tavsiye ettiğin levrek avlağını 1 yıldır aralıksız yokluyorum, 1-2 takip haricinde hareket alamadım. Belki senin onuruna teşrif ederler, nedersin ?..

Çok sevinirim sevgili Murat.İnanki sizleri çok özledim ve İstanbul ziyaretimin esas sebebide buudur.
Güzelce anlatırım.
Sevgiyle kal
 
tebrikler kardeşler afiyet olsun. murat körfezi kuruttun oralardasın he :)
 
Serdar bey merhabalar,

balıkların gökkuşağı olduğuna dair hangi kriterleri esas aldığınızı bilmek bu kardeşinizi ziyadesiyle sevindirecektir. Avlaklarımda rastladıklarımdan hareketle benzer balıklar olduklarına ilişkin öngörüde bulundum ancak tahmini olmaktan öte bir kesin bilgim yoktu doğrusu.:)

tabiki hemen açıklayayım birincisi morfolojilerinden anladım (görünüş),birde genetik olarak inceledik ordan zaten kesin sonuç çıktı.

Aramıza hoşgeldiniz serdar bey. Verdiğiniz bilgilere teşekkürler. Tahmin ederim konuya vakıf arkadaşlar el atacaklardır.

hoşbulduk,rica ederim herzaman sevgili büyüklerimle karşılıklı paylaşım içinde olmak beni mutlu edecektir.

Güzel açıklama için çok teşekkürler, ben gökala'nın denizde hayatta kalamayacağını düşündüğüm için o seçeneği aklıma getirmemiştim, iyi oldu öğrendiğim, zaten pendik'de dereye girmişler ilkin, vatandaşlar toplamış bir kısmını bunların, güzel bir ipucu.

İhtiyoloji'ye kendince meraklı olan bir amatör balıkçı olarak sana diyorum ki; "Bir yere kaçma Serdar, sana ihtiyacımız olacak buralarda" :)

Not: Rainbow trout denen bu balıkların Özellikle Kanada ve ABD'de game fishing denen organizasyonların en önemli ögelerinden olduğunu biliyorum, avcılığı kıymetli bir balık.

Bu arada benim normal alabalığa ciddi alerjim var, gökalaya da var mıdır acaba? Somon yiyebiliyorum ama bundan korktum açlıkcası.

rica ederim elimden geldiğince vaktim yettiğince herzaman açıklamalarda bulunacağım saygılar

benim bu konuda anlayamadığım bir husus var,
oda,

bilindiği üzere bu balıklar marmarada kurulu bir balık çiftliğinden firarlar.
dolayısı ile bu çiftlik denizde kurulu.denizde kurulu ise,üretim ve çoğaltmada deniz üzerinde yapılıyor sonucuna ulaşıyorum.

bu durumda deniz çiftliğinde yaşayan ve üretilen bu balıklar serbest kaldıkları noktada birşekilde yemlenerek 'tabii hayata alışmak kaydı ile' marmarada yerleşik kalamazlar mı?

yoksa denizde beslenen bu hayvanlar üretilmek için tatlı su tanklarına mı alınıyorlar,

bu konuda bilgisi olanlar paylaşabilirler mi?

bu balıklar tatlı suda sağım yapılarak inkübatörlerde yumurtaları dölleniyor ve belli bir süre ki bunun birsürü evresi var daha sonra denizde yaşayabilecekleri büyüklüğe gelince denizdeki kafeslere alınıp semirtiliyorlar yani marmarada çoğalmaları zor derelere falan girerlerse neden olmasın tabiki ama denizde çoğalamazlar

Yeni yılın ilk haftası içinde oralarda olacağım.Mekan belli Cengiz balıkcılık veya Ergin Balıkcılık,
Şimdiden heyecan bastı sevgili Akif

Vedat Usta bende sizi gerçekten görmek sohbet etmek isterim saygılarımla...
 
Avlakta bugün misafirlerimiz vardı, sabah Murat gene av almış ama seyrekti diye duyurmuştu bize. Ben 15 30 gibi arkadaşlarıma katıldım. Ümit (alcedo), Kaan (draco), Özgür (fishfounder), Hakan (Kılıçkeser) Avın seyrekliğinden bahsetseler de hepside muhteşem savaşçılar gibi mutluydular. Hani ilk defa lunaparka giden birinin radara binmesi gibi gülümsemeler vardı suratlarında :) Hava kapattığından mı ya da başka nedenden mi bilemem ama hiç vuruş alamadık o saatten sonra. Keşke foto çekilseydik ama olmayınca olmuyor işte. Ümit'le ilk tanışma ve buluşmamızdı ama yeni bir Balık avı dostu edindiğime inandım hemen. Memleketli çıkmamız da bu dostluğun av dışında da devam edeceğinin habercisi oldu :)
Bilinçli yapılan bir avdı ve herkez mutluydu :) Umarım bir müddet daha koyda kalır ziyaretçilerimiz:)
 
tabiki hemen açıklayayım birincisi morfolojilerinden anladım (görünüş),birde genetik olarak inceledik ordan zaten kesin sonuç çıktı.

Bilgilendirme için çok teşekkür ederim. Genetik biliminin balık türlerinin tespitinde kullanılması da apayrı bir heyecan olsa gerek.:)


Bu arada; ismi geçmişken saygıyla anmak isterim. Sevgili hocamız Yakup ERDEM'in bu tarz konularda ve daha pek çok konuda imdada yetişen enfes bilgilendirmelerini de özler olduk.:o
 
bir iki tane boğazda bana denk gelse ya ço merak ettim şu balığı yakalayayım söz bırakıcam geri :D
 
Avlakta bugün misafirlerimiz vardı, sabah Murat gene av almış ama seyrekti diye duyurmuştu bize. Ben 15 30 gibi arkadaşlarıma katıldım. Ümit (alcedo), Kaan (draco), Özgür (fishfounder), Hakan (Kılıçkeser) Avın seyrekliğinden bahsetseler de hepside muhteşem savaşçılar gibi mutluydular. Hani ilk defa lunaparka giden birinin radara binmesi gibi gülümsemeler vardı suratlarında :) Hava kapattığından mı ya da başka nedenden mi bilemem ama hiç vuruş alamadık o saatten sonra. Keşke foto çekilseydik ama olmayınca olmuyor işte. Ümit'le ilk tanışma ve buluşmamızdı ama yeni bir Balık avı dostu edindiğime inandım hemen. Memleketli çıkmamız da bu dostluğun av dışında da devam edeceğinin habercisi oldu :)
Bilinçli yapılan bir avdı ve herkez mutluydu :) Umarım bir müddet daha koyda kalır ziyaretçilerimiz:)




Abicim ben de seninle tanıştığım için çok memnunum. Yalnız memleket muhabbeti yarım kaldı :) En kısa zamanda devam edelim.... Selamlar...
 
Back
Yukarı