İğne seçimi, yakalanacak balığa göre yapılmaz. Kullanılacak yem ve tekniğe göre yapılır. Evet, bu seçimde ne yakalanacağı da elbette önem arzeder ama, o ikincil önemdedir.
Eğer canlı yem kullanacaksanız, yemide sırt/kuyruktan takacaksanız, bunun için, ince telden, kısa palalı, çapraz olmayan, dirsek eğrisi mümkün olduğunca köşesiz, damağı küçük ve delikli bir iğne uygun olur. İnce tel, zayıf olacağı için döğme olması zaruri olur.
Ama gagadan (dudaklar) takacaksanız yemi, bu durumda, iğne küçükce, ön yüzün iğne bedenine göre diğer iğnelere kıyasla nispeten uzun olduğu, delikli ve deliği arkaya eğik bir iğne daha iyi olacaktır. Küçük iğnenin daha güçlü olması için kalın tel olması iyi olacaktır.
Bu gibi bir iğne bulun, takın, levrek veya yazılı orkinos gelmesi (olur ya) neticeyi etkilemeyecektir. Ama bu noktada, olası avcıların özelliklerini ele almak lazım gelir. Levrek veya orkinos yerine bir sarıkanat/lüfer gelirse, o zaman gaga iğnesi hiç bir işe yaramaz, kuyruk iğnesi ise üzücü şekilde lüfer ile birlikte gider, çelik tel koymadınız..
Şimdi neden böyle "zor" görünen tarifler.. Kafadan 92553 yazsak, LS-5314 desek, daha iyi olmaz mıydı? Eğer iğnelerin neden tercih edildiğini bilmiyorsanız, o iğneden istenen verimi alamazsınız.
Canlı yemde, yemi en az hırpalayacak ve hareketini en az kısıtlayacak iğneler seçilmelidir. Ama gagadan takarsanız, gagadan sonra avcı balığa saplanacak kadar daha iğnenin ucu açıkta kalabilmelidir. İğnenin deliğinin arkaya yatık olması, misinayı oradan geçirip sarabilmenizi sağlar. Böylece iğnenin ağzı, misinanın geldiği yöne çekilir, yem kolay kolay kurtulamaz..