darthvader61
Üye
- Yaş
- 45
- Şehir
- Trabzon
- Favori Kamış
- Shimano Technium DF 270 MH // Shimano ForceMaster 240M 10-30
- Favori Makina
- Shimano Biomaster 4000 FB // Shimano Rarenium 3000 SFA
- İsim
- Mehmet
Her hafta sonu cumartesi akşamları eşimle ilçede olan kayınpederimin evine gideriz. Cumartesi akşamı kalıp Pazar akşamdan evimize döneriz. Önceden cumartesi akşamları kardeşimle ve baldızımla kesinlikle mavruşa giderdim. Levrek sevdasına tutulduktan sonra, kamışla o güzel canlıyla olan mücadelenin zevkine varınca ilk plana tabiî ki Levrek oturdu. Öğretmen olduğumdan dolayı sadece Cumartesi ve Pazar sabahları balığa gidebilirim. Cumarteside eşimi yalnız bırakmak istemediğimden dolayı sadece Pazar sabahları gidebiliyorum. 4 takımımın 3 ü levrek için
2 tane 360 lık kamışımda 0.35 mustad ve sufix sarılı. Onları şamandralı slikonla beraber kullanıyorum. İlk balıklarımı da onlarla tutmuştum. Benle beraber gelen olursa sıkılmasın diye arabamda 4 takımıda gezdiriyordum. Uzun süredir sağ ayağımda olan damar tıkanıklığından dolayı ayakta fazla kalamadığım için gidemiyordum. 4-5 gün önce mavruşa gittiğimde yaklaşık 2.5 kilo civarı tuttuğum levreği olsun ben yine tutarım diyerek yanımda bulunan misafir akrabama vermiştim. Tuttuğum en büyük levrekti. Öncesinde de güzel bir balığı yine arkadaşım istemişti ona vermiştim. Nede olsa ben zevkimi almıştım.
Akşam saat 20:00 olmuşdu birazda geç kaldığımızdan dolayı bendeki balık umutları yavaş yavaş sönüyordu. Pazartesi sabah yurt dışına çıkacak ve 1 hafta kalacaktım. Yani haftaya da balık tutamayacaktım. Ama aklımdan her geçen saniyede duruma göre farklı planlar yapıyordum. Eğer çok geç gidersek karides toplayıp dere ağzında dip oltasıyla beklemeyi düşünüyordum. Gitme vakti geldiğinde eşim yine kayınpedere yakın olan teyzesine misafirliğe gideceğimizi söyledi. Tabiki günboyu yaptığım planlar tamamen gitmişti. Gece saat 02:00 gibi kalktık ordan. Kayınpederin evine geldik. Ben geceden geçtiği için sabah için planlar yapıyordum. Yine baldızımla beraber Levreğe gidecektim. Kendisinin rahatsız olduğunu görünce hiç birşey demedim. Yalnız gitmemide istemiyorlardı. Aslında dere ağzıda hemen evlerinin altında. Onların da içi rahat olsun diye çoğu zaman yalnız kalınca gitmiyordum. Zaten yağmur başladığından dolayıda gidemiyordum. Tabi bendeki burukluğu siz tahmin edebilirsiniz. 1 hafta o sabah için bekle ve sonrası üzüntü. Gündüz şekerleme yaptığımdan dolayı uykum yoktu. Saat 05:00 oldu. Sabah ezanı okunmuştu. Balıkların dere ağzındaki toplantısı da tam bu saat deydi. Önceki tecrübelerimden bunu kesinleştirmiştim. Etraf karanlıktı. Yatağıma girdim ama uyku yok. 1 saat sağa sola döne döne 06:00 oldu. Birden pencereyi gözüm aldı. Perdeler beyaza bürünmüştü. Aydınlık olduğunu anlayınca kalktım ve dere ağzına doğru baktım. Hafif dalga vardı. Yağmurda kesmişti. Ama ben toplantıyı kaçırmıştım. Olsun dedim gidip hevesimi alırım. Tutamayacağımı bile bile orda 2 saat at-çek yapmak benim için yeterliydi. Varis çoraplarımı giyindim. Hemen indim ilk önce kaşıkla başladım. 10-12 atıştan sonra Rover 98 e döndüm. Aksiyon vererek kendimi geliştiriyordum bi taraftan. Sonrasında gagalı Pelican Sahteye döndüm. Bulunduğum yer sığ ve yosunlu olduğundan dolayı gagalı sahteleri kullanmak için pek uygun değildi. Hemen hemen her atışta yosun geliyordu. Tekrardan kaşığa döndüm. Onu biraz daha üstten getirebildiğim için daha avantajlıydı. 3. veya 4. atışımda eyvah gene yosun demeden kalama sesi kulağımda balığın görüntüsü de su üzerindeydi. Takım ince olduğundan fazla zorlamadan zevkini çıkararak yavaşça sararken içimdeki heyecan dizlerime vurmuştu . Balığı dışarı aldım kaşıkdan çıkardım. Bi tarafdan gülerek diğer taraftanda başkalarıda olabilir diye aldığım tarafa doğru atışa devam ettim. Saat 07:45 olduğunda bıraktım ve eve döndüm.
Avda kullanılan
Kamış:270-240 Shimano Bassterra
Makine: Catana 4000 FA
Misina:0.23 Yo-Zuri Clear misina
Sahte: Alba 3 numara 602 Toby kaşık.
Kendinizi benim yerime koyabilesiniz diye her detayı anlattım. Umarım okurken sıkılmamışsınızdır.
Akşam saat 20:00 olmuşdu birazda geç kaldığımızdan dolayı bendeki balık umutları yavaş yavaş sönüyordu. Pazartesi sabah yurt dışına çıkacak ve 1 hafta kalacaktım. Yani haftaya da balık tutamayacaktım. Ama aklımdan her geçen saniyede duruma göre farklı planlar yapıyordum. Eğer çok geç gidersek karides toplayıp dere ağzında dip oltasıyla beklemeyi düşünüyordum. Gitme vakti geldiğinde eşim yine kayınpedere yakın olan teyzesine misafirliğe gideceğimizi söyledi. Tabiki günboyu yaptığım planlar tamamen gitmişti. Gece saat 02:00 gibi kalktık ordan. Kayınpederin evine geldik. Ben geceden geçtiği için sabah için planlar yapıyordum. Yine baldızımla beraber Levreğe gidecektim. Kendisinin rahatsız olduğunu görünce hiç birşey demedim. Yalnız gitmemide istemiyorlardı. Aslında dere ağzıda hemen evlerinin altında. Onların da içi rahat olsun diye çoğu zaman yalnız kalınca gitmiyordum. Zaten yağmur başladığından dolayıda gidemiyordum. Tabi bendeki burukluğu siz tahmin edebilirsiniz. 1 hafta o sabah için bekle ve sonrası üzüntü. Gündüz şekerleme yaptığımdan dolayı uykum yoktu. Saat 05:00 oldu. Sabah ezanı okunmuştu. Balıkların dere ağzındaki toplantısı da tam bu saat deydi. Önceki tecrübelerimden bunu kesinleştirmiştim. Etraf karanlıktı. Yatağıma girdim ama uyku yok. 1 saat sağa sola döne döne 06:00 oldu. Birden pencereyi gözüm aldı. Perdeler beyaza bürünmüştü. Aydınlık olduğunu anlayınca kalktım ve dere ağzına doğru baktım. Hafif dalga vardı. Yağmurda kesmişti. Ama ben toplantıyı kaçırmıştım. Olsun dedim gidip hevesimi alırım. Tutamayacağımı bile bile orda 2 saat at-çek yapmak benim için yeterliydi. Varis çoraplarımı giyindim. Hemen indim ilk önce kaşıkla başladım. 10-12 atıştan sonra Rover 98 e döndüm. Aksiyon vererek kendimi geliştiriyordum bi taraftan. Sonrasında gagalı Pelican Sahteye döndüm. Bulunduğum yer sığ ve yosunlu olduğundan dolayı gagalı sahteleri kullanmak için pek uygun değildi. Hemen hemen her atışta yosun geliyordu. Tekrardan kaşığa döndüm. Onu biraz daha üstten getirebildiğim için daha avantajlıydı. 3. veya 4. atışımda eyvah gene yosun demeden kalama sesi kulağımda balığın görüntüsü de su üzerindeydi. Takım ince olduğundan fazla zorlamadan zevkini çıkararak yavaşça sararken içimdeki heyecan dizlerime vurmuştu . Balığı dışarı aldım kaşıkdan çıkardım. Bi tarafdan gülerek diğer taraftanda başkalarıda olabilir diye aldığım tarafa doğru atışa devam ettim. Saat 07:45 olduğunda bıraktım ve eve döndüm.
Avda kullanılan
Kamış:270-240 Shimano Bassterra
Makine: Catana 4000 FA
Misina:0.23 Yo-Zuri Clear misina
Sahte: Alba 3 numara 602 Toby kaşık.
Kendinizi benim yerime koyabilesiniz diye her detayı anlattım. Umarım okurken sıkılmamışsınızdır.

