Resimdeki belirtilen takım la hiç lüfer yakaladınızmı? Ben şahsen o kadar iyi balıkçı değilim kendi halimde istavrit izmarit çinekop felan tutarım iğnemi kendim bağlar takımımı çoğunlukla kendim yaparım. Resimdeki takımı bilsem sırtı kara tutacağımı yinede uğraşmam gibi geliyor bana. Tembellikten ziyade o kadar emeğe karşın bi koptumu üzülürüm. Daha basit kısa yollu takımlar da bu işi yapıyor olsa gerek.
İşin aslı şu.. Lüfer şununlada gayet güzel, sorunsuz bir şekilde yakalanır:
8/O parlak, aberdeen uzun saplı bir iğne, bir karış çelik tel, yem filan yok..
Ben yakaladığım en büyük sırtıkarayı bu tarifteki takımla yakaladım, 8 kilodan fazlaydı..
Ama mesele şu: Ne kadar yakalar?
Konuyu siyah/beyaz olarak düşünüyorsunuz. Klasik takımlar lüfer yakalamıyor mu? Bugün gördüğünüz, göreceğiniz tüm raporlardaki lüferler, klasik takımlarla yakalanıyor işte.. Eee, daha ne o zaman? Dertsiz başımıza dert mi arıyoruz?
Lüfer (veya izmarit, veya istavrit veya her neyse) siyah / beyaz olarak yaşamıyor. Saldırganlığı, yem tercihi vs. şusu busu hiç bir zaman aynı değil. Bunun için en bariz örnek şudur.
Lüfer yakalamak için, Galata köprüsüne mi gidersiniz? Yoksa Sarayburnu'na, Umuryeri'ne filan mı?
Galata köprüsünde çok lüfer yakaladık halbuki..
Yada şöyle soralım, lüfer yakalamak için, çarptırma mı kullanırsınız, yoksa canlı yemmi?
Meselemiz şu.. Lüferin geleceği yol belli: Karadeniz'den inecek.. Nasıl inecek? Eğer büyük sürü olursa, büyük yem sürüsü arayacak. Peki nerde bulacak? Gırgırlar biraz irileşen hamsi, istavrti sürülerini hemen çeviriyor.. Artık bunlar büyük sürü olamıyor ki.. ancak küçük sürüler halinde yemler gruplanabiliyor. İstisnaları olmaz mı, vardır ama nadir elbette..
Bu durumda, onun avcısı olan lüfer, büyük sürüler olarak birarada duramayacak. Onlarda küçük gruplara bölünecek..
Peki sonra? Çıplak iğneye gelecek olan lüfer, gözü iyice dönmüş lüfer. Bu gibi bir lüfer, bir sürüde ancak 100'de bir olacak (mesela). Kalasik bir takıma gelecek lüfer, %5 olacak. Bu takıma gelecek olan, %15 olacak. Canlı yeme gelecek olan %20 olacak..
Bu durumda, eğer altınızda 50 lüfer varsa, çıplak iğneye gelecek bir balıktan daha az olacaktır, işiniz zor. Eğer elinizde klasik bir takım varsa, 1-2 lüfer bu takımı beğenecek en fazla. Eğer onlardan biri denk gelirse şansınıza, o atlayacak siz yakalayacaksınız.. Eğer böyle bir takım olursa elinizde, canlı yem olursa, bu defa grupta 8-10 lüfer olacak bu yeme atlayacak olan, siz daha rahat yakalayacaksınız..
Şimdi durum bu.. Eskiden, hatta bugünde bazen, nadiren, büyük yem sürüleri ve bunları idare edecek büyük lüfer sürüleri olurdu. Binlerce lüferden oluşan. Bu durumda, elinizde klasik bir takım varsa, yüzlerce balık var o takıma gelecek demek olur, çekmeye yetişemezdiniz..
Ama bugünlerde artık böyle büyük sürüler yok, görülmüyor.. 100-200 bireyli sürüleri görmek bile zor artık.
Raporlara bir bakın.. İşte şurada bir tane lüfer çıkmış.. Burada bir iki lüfer vurmuş.. Oysa lüfer sürü balığıdır. Böyle tek tabanca gezmez, en azından 20-25 baş olması lazım bir sürüde.. Ama görüyorsunuz, netice yok.. Bir lüfer alınması demek, suda o sırada 20-25 lüfer daha var demek en azından, ama netice yok..
Eskiden, kamışla lüfer tutarken kıyıdan, tek kamış kullanırdık.. Çünkü birine vurunca, hemen ötekine de vururdu.. Ama buyrun, yanınızdaki tekne alırken sizde tık yok, size geliyor lüfer, dibinizdeki kamışa bakan yok.. Neden, çünkü artık öyle çok lüfer yok, büyük lüfer sürüleri yok.. Bunlar nadiren denk geliyor, nadiren oluyor.
Şimdi biraz kendimize bakalım.. Biz hafta sonu balığa gidebilen insanlarız. Lüferin olduğu, olacağı zaman belli.. Bu zamanın bir kısmında, misafirimiz gelecek, hava muhalefet edecek, başımız ağrıyacak, ders çalışacağız vs. vs. kaç kez balığa gidebileceğiz? Eylül - Aralık arası 3 ay.. Eder 12 hafta.. Ne eder, 24 gün.. Eğer böyle klasik takıma vuracak bireyleri olan büyük, 50 baş lüferli sürüler görülme ihtimali %20 olsa, o da ne eder: 5 gün.. Bu beş günde, düşünün bakalım, yakalama ihtimaliniz ne kadarcık olacak?
Bu ihtimal %5'i geçmeyecek, emin olabilirsiniz. Bir bakın, hatırlayın, koca sezonda lüfer tuttum, tatminkar seviyede diyebileceğiniz gün sayısı, 2-3 günü geçmez..
Sorun, kötü takımlara vuran balık oranın dramatik şekilde düşük olmasına paralel olarak sürülerin küçülmesi, lüfer sayısının azalması ile birlikte artık o takımların daha az iş yapması..
Bizde bu yüzden, daha çok lüfere hitap edebilecek olan takımlar arayışındayız. Eğer takıma balığın atlama ihtimalini %40 - %50 gibi yüksek seviyelere çıkarabilirsek, her hafta limit zorlayan lüferle döneriz..
İşte bu takımlar için uğraşmamızın sebebi bu.. Ava kısıtlı gidişlerimizde de tatminkar netice alabilmek.
Ama genelde bu yapılmaz. Balık yok denir, kıraça var denir, kovalar ufacık balıklarla doldurulup gelinir.. Bahanede güzeldir: Çıtır çıtır, pek güzel oluyor valla..
Bu uğraşının semeresini aldığımı ve olayın böyle geliştiği tecrübemin gösterdiği şeydir. Kullandığım takımların hemen hiç biri klasik, standart takımlara benzemez. Ve çoğu zaman balık yok denen yerden bir sürü balık almışımıdr, ama palamut, ama levrek, ama lüfer, ama izmarit, ama istavrit..
Bunalr defalarca denenmiş, gözlenmiş ve sürekli geliştirilmiş takımlar. Bu iş 2-3 yıl önce başladı halada sürüyor.. Fotoğraf makinem olmadığı için elimde pek fazla görsel yok.. Ama şunlar size bir örnek olarak verebileceğim bir kaç şey:
Burası tuttuğumuz yer, teknenin arkası.. Çapariye bakan arkadaşlar daha ziyade benim şirretliğimden ve huysuzluğumdan kaynaklanan sebeplerden balığı bırakıp içerdeki aleme katıldılar.. Resimdeki (+kadraja girmeyen bir kaç arkadaş daha) bir kaç arkadaş ile arkada hep yemli takıldık, çinekop'a baktık..
Sonuçta, arkada benden başka çinekop alan (bir saate kadar) çıkmadı.. Teknede 80 kişi kadar vardı, diğerleri bir kaç tane almayı başardılar. Akşama doğru yanımdaki arkadaşlara, benim takımdan birer tane verdim, sonuç:
Hep aynı yemi kullandık, yerimiz aynı, takım farklı.. Hoş, o gün kullandığımız takımlardan çok daha iyilerini geliştirdik geçen zaman boyunca..
Bu resim vs. bulabildiğim bir örnek.. Ama bu olay defaten oldu.. Balık yok denen yerde, zamanda çok lüfer, kofana vs. yakaladım.. Lüfere atanlar oldu yanımda, onlardan yaz ciddi manada fazla, yada onlarda hiç yokken 3-5 tane almayı becerdim hep..
Bu sonucun, kullandığım takımlardan kaynaklandığını düşünüyorum sadece.. O yüzden bu takımı yaygınlaştıralım, amatör arkadaşlar daha az boş dönsünler diye düşünüyorum..
Söylediğim gibi, balık yoksa hiç bir şey yoktur.. Balık azsa, balıkçı için gene balık yoktur.. Balık biraz daha varsa genen balık yoktur balıkçı için. Ne zamanki bol oldu, işte o zaman balıkçı balık görür livarında.. Eskiden, mevsimine göre, balığın az olduğu, olmadığı günler azdı. Şimdi ise, bol olduğu günler az.. Bu yüzden, balık az olunca da balık tutuacak bir şeyler yapmak gerekiyor işte hepsi bu..