Av tarihi: 19.10.2013
Av yeri: Marmara Denizi
Av zamanı: 7 saat
Kullanılan takım: El oltası uzunolta
Yem: Yaprak zargana
Beden: 0,56
Kurşun ayağı: 0,40
Kol: 0,33 FC Okuma Shotai
İğneler: 1/0 Wmc
Yakalanan balıklar: 17 adet Lüfer, 1 Kabalüfer
Uzun bayram tatilinin son günlerinde, cumartesi sabahı forumdan Emre arkadaşımızın daveti ile yine bir uzunolta avına katıldım. Avımız gece saat 2de yine forumdan Serkan (Çaço) ve Ayhan arkadaşlarımızla balık halinde buluşmamızla başladı. Zargana pahalı olduğu için zaman zaman arkadaşlarla haberleşerek bu şekilde bir kasa zarganayı paylaşıyoruz. Ben gittiğimde arkadaşlar 1 kasa çok taze zarganayı seçmişlerdi. Güzelce pay yapıp her birimize düşen 50 kadar zarganayla birlikte teknelerin olduğu tarafa hareket ettik. Son avlarda kullandığımız leş zarganalardan sonra bu güzel zarganalarla av yapacak olmak çok büyük keyif. Bazen hale gidemeyip mecburiyetten kullandığımız o kokmuş zarganalarla uğraşmanın ne büyük eziyet olduğunu yaşamayan bilemez. Elbette, balık da bu yemlere çok daha az rağbet gösteriyor.
Güneş doğmadan Emre ve arkadaşıyla buluşup umutlu olduğumuz Sarayburnu merasına doğru yola çıktık. Güneş doğarken takımlarımız suda ancak balıklar pek ortalıkta gözükmüyor. Derken 35 cm'lik güzel bir kaba lüfer oltama takıldı ve onu çekip kovaya attım. Sonrasında dolaşmaya devam ediyoruz ancak balık çok seyrek. Deniz oldukça çalkantılı, tekneler ise gittikçe artıyor. Belki 100'den fazla sandal daracık alanda dönüp duruyorlar. Bazısı sırayı takip ediyor, bazısı tersten geliyor, bazısı kendini akışa bırakıyor. Sonunda bir tanesine taktık oltayı, karşı taraf çözmek için çekti ama aradan geçen tekneleri durdurmak imkansız. Bağırdık ama fayda etmedi, bir sürü tekne gerilmiş misinenin üzerinden geçti. Mecburen misineyi salmaya başladım. Kısa süre sonra elimde sadece boş mantar kaldı. Öyle bir kalabalık ki, takımı istemek için oltayı taktığımız sandalı bile bulamadık. Belki o da çözüp suya atmıştı zaten. Bugün burası bize göre değil dedik, çevirdik rotayı klasik meraya. Burada dönen birkaç tekne görünce biz de deneme yapmaya karar verdik. Oltayı indirdim ve kısa süre sonra balık üzerinde. Bir saat kadar zamanda 5 tane 30 cm'lik lüferi kovaya attık. Keşke sabahtan burada kalsaydık diyerek bir çay molası için limana girdik. Burada bir arkadaşımız bizden ayrıldı ve tekrar açılıp ava 2 kişi devam ettik.
Bu sefer balık iyice kuvvetlenmişti. İndirir indirmez yemlere saldırıyorlardı. Bu merada sabah sularında bile böyle balık görmemiştim diyebilirim. Balıkların hepsi tornadan çıkmış gibi aynı boy, 30 cm'lik balıklardı. Belli ki altımızda bir sürü vardı. 1,5 saat kadar devam eden bu akında çok keyifli bir av yaptık. 12 tane daha balığı tekneye aldık. 2 tanesi su üstü gitti. Yem kesenler cabası. Balıklar çok kaba olmamalarına rağmen çok güzel su üstü mücadeleleri verdiler, yeme iştahla saldıran kalabalık bir göç sürüsüydü. Balık azalınca biz de nasibimizi almış olmanın verdiği mutlulukla limana doğru döndük.

Av yeri: Marmara Denizi
Av zamanı: 7 saat
Kullanılan takım: El oltası uzunolta
Yem: Yaprak zargana
Beden: 0,56
Kurşun ayağı: 0,40
Kol: 0,33 FC Okuma Shotai
İğneler: 1/0 Wmc
Yakalanan balıklar: 17 adet Lüfer, 1 Kabalüfer
Uzun bayram tatilinin son günlerinde, cumartesi sabahı forumdan Emre arkadaşımızın daveti ile yine bir uzunolta avına katıldım. Avımız gece saat 2de yine forumdan Serkan (Çaço) ve Ayhan arkadaşlarımızla balık halinde buluşmamızla başladı. Zargana pahalı olduğu için zaman zaman arkadaşlarla haberleşerek bu şekilde bir kasa zarganayı paylaşıyoruz. Ben gittiğimde arkadaşlar 1 kasa çok taze zarganayı seçmişlerdi. Güzelce pay yapıp her birimize düşen 50 kadar zarganayla birlikte teknelerin olduğu tarafa hareket ettik. Son avlarda kullandığımız leş zarganalardan sonra bu güzel zarganalarla av yapacak olmak çok büyük keyif. Bazen hale gidemeyip mecburiyetten kullandığımız o kokmuş zarganalarla uğraşmanın ne büyük eziyet olduğunu yaşamayan bilemez. Elbette, balık da bu yemlere çok daha az rağbet gösteriyor.
Güneş doğmadan Emre ve arkadaşıyla buluşup umutlu olduğumuz Sarayburnu merasına doğru yola çıktık. Güneş doğarken takımlarımız suda ancak balıklar pek ortalıkta gözükmüyor. Derken 35 cm'lik güzel bir kaba lüfer oltama takıldı ve onu çekip kovaya attım. Sonrasında dolaşmaya devam ediyoruz ancak balık çok seyrek. Deniz oldukça çalkantılı, tekneler ise gittikçe artıyor. Belki 100'den fazla sandal daracık alanda dönüp duruyorlar. Bazısı sırayı takip ediyor, bazısı tersten geliyor, bazısı kendini akışa bırakıyor. Sonunda bir tanesine taktık oltayı, karşı taraf çözmek için çekti ama aradan geçen tekneleri durdurmak imkansız. Bağırdık ama fayda etmedi, bir sürü tekne gerilmiş misinenin üzerinden geçti. Mecburen misineyi salmaya başladım. Kısa süre sonra elimde sadece boş mantar kaldı. Öyle bir kalabalık ki, takımı istemek için oltayı taktığımız sandalı bile bulamadık. Belki o da çözüp suya atmıştı zaten. Bugün burası bize göre değil dedik, çevirdik rotayı klasik meraya. Burada dönen birkaç tekne görünce biz de deneme yapmaya karar verdik. Oltayı indirdim ve kısa süre sonra balık üzerinde. Bir saat kadar zamanda 5 tane 30 cm'lik lüferi kovaya attık. Keşke sabahtan burada kalsaydık diyerek bir çay molası için limana girdik. Burada bir arkadaşımız bizden ayrıldı ve tekrar açılıp ava 2 kişi devam ettik.
Bu sefer balık iyice kuvvetlenmişti. İndirir indirmez yemlere saldırıyorlardı. Bu merada sabah sularında bile böyle balık görmemiştim diyebilirim. Balıkların hepsi tornadan çıkmış gibi aynı boy, 30 cm'lik balıklardı. Belli ki altımızda bir sürü vardı. 1,5 saat kadar devam eden bu akında çok keyifli bir av yaptık. 12 tane daha balığı tekneye aldık. 2 tanesi su üstü gitti. Yem kesenler cabası. Balıklar çok kaba olmamalarına rağmen çok güzel su üstü mücadeleleri verdiler, yeme iştahla saldıran kalabalık bir göç sürüsüydü. Balık azalınca biz de nasibimizi almış olmanın verdiği mutlulukla limana doğru döndük.
