Bizler (Tuncay, Ulvi ve ben Sedat) sık sık ava gitsek te tuttuğumuz balıkların rapor yazmaya değmediğini düşündüğümüzden şimdiye kadar fazlaca bir rapor yazamadık. Ancak sevdiğimiz bazı arkadaşlar bizlerden rapor beklediği için (Özellikle Koral

) naçizane olarak dün gece yakaladığım eşkinayı resimledim.
Salı gecesi Tuncay, Ulvi, Onur Ateş ve ben güzel bir av gecesi sonunda yakaladığımız eşkinaların gazıyla ( imkansızlıklar nedeniyle fotoğraflanamamıştır) dün gece tekrar eşkina avı için avlağımıza gitmeye karar verdik. Ulvi işleri nedeniyle gelemediğinden Tuncay ve ben saat 20 de Çorlu'dan avlağımıza hareket ettik. Avlağımıza vardığımızda ilk iş kullanacağımız tekeleri yakalamak oldu. Saat 22 gibi de oltalarımız suya fırlattık. Yaklaşık 1 saat sonra elimdeki kamışın titrediğini hissettim ve tasmayı vurdum. Tasmayı vurmamla da eşkina ile müthiş mücadelemiz başladı. Balık oltanın ucunda bir sağa bir sola hamleler yapıyor, oltanın diğer ucunda da ben hem balığın kaya altına girmesini engelliyor hem de misinanın koparak balığın kaçmasını engellemeye çalışıyordum. (Bir önceki avımda 2 tane kiloluk eşkina misinamı kopararak kaçmıştı

) Derken birden denizin üstü köpürmeye başladı ve karalık suların içinden esmer sevgilim göründü. O esnada avlak bayağı bir kalabalıktı ve avcıların çoğu da acemiydi. Bu nedenle bu kişilerin tuttuğum balığı görerek iştahlanmasını ve bizi daha fazla rahatsız etmelerini istemediğimden olanca dikkatimle sessizce balığı sudan çıkardım ve o da beni özlemiş gibi doğruca kucağıma geldi. Oltayı ağzından çıkararak kovama attım. Balığı tuttuğumu yanımdaki Tuncay bile görmemişti. Başkaca bir vuruş almamamız ve havanın bayağı bir soğuması nedeniyle saat 01 de avımızı sonlandırarak Çorlu'ya döndük.
Yemimiz canlı teke, takımıımız ise 3 numara beyaz çapraz iğne ile yapılmış klasik 2 köstekli dip takımıydı. Kösteklerde 28 lik beden de ise 35 lik misina kullandım. Balık 725 gr ve 34 cm boyundaydı. Bu da masamı süslemek için şimdi buzdolabında olan esmer sevgilim, aşkım karakız eşkina