Bordor
Active Member
- Yaş
- 43
- Şehir
- ANKARA
- Favori Kamış
- Shimano Vengeance 270 MH
- Favori Makina
- Okuma Safina Pro 40
- En iyi avı
- Lambuka,Yayın,Sudak limit üstü :)
- İsim
- CAN BUGRA
Öncelikle herkese merhaba,
Ankara göllerinden senede 1-2 kez de olsa denizde balık tutma fırsatı yakalayabiliyoruz.
Bu sene tatil için Mersin Tisan koyuna geldik. Tabi ilk günümden itibaren farklı yöntemlerle avlanmaya çalışıyorum.
reeling 1. gün,
Koyun (bilenler için) adayla harebeler arasındaki kayalık kısmında, spin yöntemiyle av yapmaya başladım.
3. atışımda yaklaşık 3.5kg'lık balon balığı yakalamak gibi talihsiz bir durum yaşandı. Tatil öncesinde içimden inşallah yakalamam dediğim balığı, daha ilk spinlerimde yakaladım ne yazık ki.
Bir yandan spin yaparken, diğer yandan dip oltam ile aramalar yapmaya başladım.
Yaklaşık 15cm civarında Karagözler yakaladım 3 adet. Tabi ki onları denize geri gönderdik. :hungry:
Bu sırada yaklaşık 2 takım dip oltamı fırdöndü kısmından kaybettim. Genel olarak sert vuruşlardan sonra sarmaya başladığımda, daha mücadele başlamadan fırdöndü bölümünden kopmuş şekilde geliyordu.
2. gün,
Aynı kayalığın devamında ve adaların çıkış noktasında farklı bir kayalığa konuşlandım.
Spinn atışlarım başladı tabi ki. Yorulduğum bir anda salyangozlu dip takımlarımı ve hamur takımlarımı gönderdim.
Spinlerde bir iki vuruş aldım ancak bu %1 oranındadır sanırım.
Dip takımlarımda ise çok güzel ve güçlü bir vuruş aldım, .5mm'lik bedene eklenmiş .3'lük iğnelerle mücadele başladı. Ancak mücadele bir anda yine son buldu. Genelde çok asılarak ya da çok hızlı sararak mücadeleyi kesmiyorum ama oltalarımın hep fırdöndü noktasında kopuyor olmasına amatörlüğüm çerçevesinde cevap bulamıyorum.
Malum göl balıkçılığında kullandığımız takımlar denize oranla biraz daha sağlam ve mm bazında kalın oluyorlar. Ama dayandıramadım takımları diyebilirim.
Tuttuğum bir kayabalığı benzerini yem yaptım, Fladen marka çelik 4 iğneli takımımı, 30gr'lık gezer ağırlık ile tam geçiş noktasına. Bu sefer daha temkinli olarak, oltamın ucuna hassas bir zil, güzel bir açı ayarladım.
Bu arada spinlere devam ederken, 10-15 dakika sonra şüphelenerek oltayı kontrol etmek adına hafifçe çektim. Bomboş bir olta geliyordu, bomboştan kasıt yine aynı yerden kopmuş bir olta... Kısacası hiç bir yere takmadım, hiç bir mücadeleye girmedim, zil çalışı, olta kalamasında herhangi bir misana bırakması söz konusu olmadan olta kopmuş
Bedeni 0.50mm olan misanın klips noktasından sonra, kanca takımının fırdöndüsünden 5-6cm misanı sonrası yok.
2. gün yaklaşık 3-4 dip takımı kaybettim. Çoğunda ya hiç vurma bile olmadı, ya da mücadele sonrasında bir anda olta bir yerlere takıldı. Bilemiyorum.
3. gün,
Bedbah geçen zamanlardan sonra şnorkel ve paletlerimi alarak denizi yaklaşık 2.5 saat taradım. Tüm avlaklarımı sessizce gezdim.
Genel olarak kıyıdan ilk 30metre dolaylarında Karagöz, Kefal (tüm gezide gördüğüm 5-6 tanedir), yavru balıklar vardı. 100-200metre civarında Carettalar'dan başka bir şey göremedim.
Hala anlam veremiyorum nerede yanlış yapıyorum.
4. gün,
Tisanın çevresinde tüm koyları tarayarak doğru avcılığı yapabileceğim noktaları aradım. Fiziki şartlar olarak kıyıdan avda tek alternatif Tisan iskelesi civarı. Batı koyu vb. yerlerde fiziki şartlar imkansız bir deneyim sunuyor. 4 gün boyunca Tisan civarında 30 km'ye yakın yürümüş olabilirim, ayaklarım yara bere içerisinde dikenler vb. nedeniyle.
Adeta balıkçı değil, doğa yürüyüşçüsü oldum
5. gün,
Sabah 6'da uyanarak iskeleden spin denemeleri yaptım. Vuruş sıfır.
Yine Balon balığı ile tanıştığım noktaya yöneldim. Tabi ki bedevi şansım nedeniyle tekrar balon balığı tutmak zorunda kaldım. Bu sefer onu suya tekrar göndermedim, biraz canilik oldu ama bu balık yüzünden, ne denizde balık, ne amatörde takım kalıyor. Normalde yemeyeceğim şeyi asla öldürmem ancak bu sefer 5.günün şafağında sanırım sinirlerim balon gibi patlamış oldu.
Misina olarak Fladen Fluocarbon kullanıyorum, beden dahil. Spin kamışım Shimano Vengeance 2.70- makinam Okuma Safina Pro 45. Sahtelerimde 15-40 atar kamışıma uygun aralıklarda, parlak.
Dip takımlarım genel olarak gölde kullandığım bedenler. Makineleri Bauer, kamışları remixon. Giriş seviyesi.
İğnelerim ve olta takımlarımı Avmarketimden almıştım.
Nerede yanlış yapıyorum acaba? Koyda balık mı yok? Tekneyle açılanlar bazen Akya ile dönüyor, bazende ufak tefek balıklar görüyorum. Daha canlı bir levrek göremedim. Bu levrekler nerede??
2006-2008-2012 yılları raporlarını okudum, 6-7 yıl öncesinde koy adeta balık cennetiymiş, baracudadan bahsediliyor. Şuan baracuda mı?
Tisan koyuyla ilgili bilgisi olan var mı?
Hatalı olduğum noktalara yardımcı olabilecek var mı?
Bir de sevabına teknesini üstüme fırlatabilecek olan var mı?
Balıktan soğudum....idk
Ankara göllerinden senede 1-2 kez de olsa denizde balık tutma fırsatı yakalayabiliyoruz.
Bu sene tatil için Mersin Tisan koyuna geldik. Tabi ilk günümden itibaren farklı yöntemlerle avlanmaya çalışıyorum.
reeling 1. gün,
Koyun (bilenler için) adayla harebeler arasındaki kayalık kısmında, spin yöntemiyle av yapmaya başladım.
3. atışımda yaklaşık 3.5kg'lık balon balığı yakalamak gibi talihsiz bir durum yaşandı. Tatil öncesinde içimden inşallah yakalamam dediğim balığı, daha ilk spinlerimde yakaladım ne yazık ki.
Bir yandan spin yaparken, diğer yandan dip oltam ile aramalar yapmaya başladım.
Yaklaşık 15cm civarında Karagözler yakaladım 3 adet. Tabi ki onları denize geri gönderdik. :hungry:
Bu sırada yaklaşık 2 takım dip oltamı fırdöndü kısmından kaybettim. Genel olarak sert vuruşlardan sonra sarmaya başladığımda, daha mücadele başlamadan fırdöndü bölümünden kopmuş şekilde geliyordu.
2. gün,
Aynı kayalığın devamında ve adaların çıkış noktasında farklı bir kayalığa konuşlandım.
Spinn atışlarım başladı tabi ki. Yorulduğum bir anda salyangozlu dip takımlarımı ve hamur takımlarımı gönderdim.
Spinlerde bir iki vuruş aldım ancak bu %1 oranındadır sanırım.
Dip takımlarımda ise çok güzel ve güçlü bir vuruş aldım, .5mm'lik bedene eklenmiş .3'lük iğnelerle mücadele başladı. Ancak mücadele bir anda yine son buldu. Genelde çok asılarak ya da çok hızlı sararak mücadeleyi kesmiyorum ama oltalarımın hep fırdöndü noktasında kopuyor olmasına amatörlüğüm çerçevesinde cevap bulamıyorum.
Malum göl balıkçılığında kullandığımız takımlar denize oranla biraz daha sağlam ve mm bazında kalın oluyorlar. Ama dayandıramadım takımları diyebilirim.
Tuttuğum bir kayabalığı benzerini yem yaptım, Fladen marka çelik 4 iğneli takımımı, 30gr'lık gezer ağırlık ile tam geçiş noktasına. Bu sefer daha temkinli olarak, oltamın ucuna hassas bir zil, güzel bir açı ayarladım.
Bu arada spinlere devam ederken, 10-15 dakika sonra şüphelenerek oltayı kontrol etmek adına hafifçe çektim. Bomboş bir olta geliyordu, bomboştan kasıt yine aynı yerden kopmuş bir olta... Kısacası hiç bir yere takmadım, hiç bir mücadeleye girmedim, zil çalışı, olta kalamasında herhangi bir misana bırakması söz konusu olmadan olta kopmuş
2. gün yaklaşık 3-4 dip takımı kaybettim. Çoğunda ya hiç vurma bile olmadı, ya da mücadele sonrasında bir anda olta bir yerlere takıldı. Bilemiyorum.
3. gün,
Bedbah geçen zamanlardan sonra şnorkel ve paletlerimi alarak denizi yaklaşık 2.5 saat taradım. Tüm avlaklarımı sessizce gezdim.
Genel olarak kıyıdan ilk 30metre dolaylarında Karagöz, Kefal (tüm gezide gördüğüm 5-6 tanedir), yavru balıklar vardı. 100-200metre civarında Carettalar'dan başka bir şey göremedim.
Hala anlam veremiyorum nerede yanlış yapıyorum.
4. gün,
Tisanın çevresinde tüm koyları tarayarak doğru avcılığı yapabileceğim noktaları aradım. Fiziki şartlar olarak kıyıdan avda tek alternatif Tisan iskelesi civarı. Batı koyu vb. yerlerde fiziki şartlar imkansız bir deneyim sunuyor. 4 gün boyunca Tisan civarında 30 km'ye yakın yürümüş olabilirim, ayaklarım yara bere içerisinde dikenler vb. nedeniyle.
Adeta balıkçı değil, doğa yürüyüşçüsü oldum
5. gün,
Sabah 6'da uyanarak iskeleden spin denemeleri yaptım. Vuruş sıfır.
Yine Balon balığı ile tanıştığım noktaya yöneldim. Tabi ki bedevi şansım nedeniyle tekrar balon balığı tutmak zorunda kaldım. Bu sefer onu suya tekrar göndermedim, biraz canilik oldu ama bu balık yüzünden, ne denizde balık, ne amatörde takım kalıyor. Normalde yemeyeceğim şeyi asla öldürmem ancak bu sefer 5.günün şafağında sanırım sinirlerim balon gibi patlamış oldu.
Misina olarak Fladen Fluocarbon kullanıyorum, beden dahil. Spin kamışım Shimano Vengeance 2.70- makinam Okuma Safina Pro 45. Sahtelerimde 15-40 atar kamışıma uygun aralıklarda, parlak.
Dip takımlarım genel olarak gölde kullandığım bedenler. Makineleri Bauer, kamışları remixon. Giriş seviyesi.
İğnelerim ve olta takımlarımı Avmarketimden almıştım.
Nerede yanlış yapıyorum acaba? Koyda balık mı yok? Tekneyle açılanlar bazen Akya ile dönüyor, bazende ufak tefek balıklar görüyorum. Daha canlı bir levrek göremedim. Bu levrekler nerede??
2006-2008-2012 yılları raporlarını okudum, 6-7 yıl öncesinde koy adeta balık cennetiymiş, baracudadan bahsediliyor. Şuan baracuda mı?
Tisan koyuyla ilgili bilgisi olan var mı?
Hatalı olduğum noktalara yardımcı olabilecek var mı?
Bir de sevabına teknesini üstüme fırlatabilecek olan var mı?
Balıktan soğudum....idk