skoylu
Well-Known Member
- Şehir
- GEBZE
- Favori Kamış
- Olta, başkası olmaz..
- En iyi avı
- Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
- İsim
- Serdar KÖYLÜ
Yok yok, hang iyem iyidir sorunsalı değil bu sevgili forum ahalisi..
Akşam işten çıkmışız, Cuma günü, yarın tatil, evin yolları uzamışta uzamış, eve kendimizi zor atmışız. Yarını bekliyoruz, lüfere gideceğiz, tırnaklarımı kemire kemire vakit geçmiyor.
Gidiyoruz ama yem yok. Gitsek yakalasak sabaha kadar cılkı çıkar. Ki zaten olmuş akşamın bir vakti. Yemi nerden bulasın? Ertesi günde yem aramaya gidersin, yem bulana kadar balık vakti geçer
Yada akşma bakmışsın bir fırsat. Takımlar arabada zaten, şöyle uzanıvereyim Çubuklu'ya, Bayramoğlu'na vs. neyse, bir kaç lüfer bakınayım, mevsimidir, geliyor ve geçiyor, bir sene daha mı bekleyelim.. Bu güzel hayallerde genelde yemsizlik yüzünden yıkılır gider, yerlere yeksan olur.
Zira bu durumda elde olacak tek yem, tahminen bayat istavritler olacaktır. İstavrit değilse de muadili bir şeyler yada, lüfer taze yemden başkasına yüz vermezken, bizim bu bayat yemlerle ne şansımız olabilir?
Bu sorunsala bir çözüm bulmak lazım. Ben buldum mu? Pek değil maalesef. ama bulmadan olmaz.
Bayat yemin neden işe yaramadığını anlamak önemli bir fayda getirecektir. Öncelikle, bayat yemi kokmuş yemle karıştırmamak gerek. Halden alacağınız yem bayat olabilir ama kokmuş olmaz çoğu zaman.
Bu durumda, halden alınan yemin koku olarak temel bir farkı olmayacaktır. Yani, lüfer için o da tazesi gibi kokacaktır. Belki biraz kan eksikliği çekilebilir. Bayat yemin yeğane eksiği kansız olmasıdır. Bunu gidermek için biraz balık kanı ekleyebiliriz. Ekledik, sonuçta bir fark göremedik. Ama birde sizler deneyebilirsiniz.
O zaman geriye görüntü sorunu kalıyor. Bayat hemen suya girince derhal bozulur, perişan olur. Hele istavrit pek bir erir gider, salya gibi bir şey oluverir. Sudan çıkınca, etinin iyice peşmurde olduğunu görürsünüz, hiç cezbedici bir hali yoktur.
Bu yeme iyice bakarsanız, eriyip giden kısmının kasları olduğunu görürsünüz. Derisi hala sapasağlamdır genelde. Bu bize belki bir fikir verebilir. Yemi şakşak yaparsak, her iki tarafıda deriyle suya gideceği için, daha iyi netice verebilir. Balığın derisi pörsümüş eti gizleyebilir.
Fakat genede şakşak istavrit daha iyi netice verse ve daha derli toplu kalsada, istenildiği gibi düzgün olmaz.
Eğer istavridi şaka yapmadan, yani içindeki kılçığı vs. çıkarmadan kullanırsanız, hiç avcı olmaz, genelde hiç işe yaramaz.
Bu na bir çözüm olarak aklıma gelen şöyle bir hinlik oldu. Balığın kafa ve kuyruğunu kesip atsak. Boğazından içini temizlesek. 4-5 mm çapında ince bir borumuz olsa. Ucunu iyice keskinleştirsek. Bunu kullanarak balığın kılçığını, balığı kesmeden çıkarsak. Sonra bir şekilde hırsızı vs. takacak bir yol bulsak. Kısaca, balığı deforme etmeden, sadece kılçık ve kursaklarını alıp, etinin suya temasını minimum tutarak dağılıp gitmesini önleyebilir miyiz? Bu faydalı bir icraat olur mu?
Bu soruda iki ayrı mesele söz konusu. Birincisi bunu yaptığımızı farzedelim bir şekilde. Kılçıksız, işkembesiz ve iğneleri güzelce takılmış bir yemimiz var. Bu yem acaba istenen verimi sağlar mı? Yoksa kendimizi tatmin etmiş mi oluruz? Suda yaprak/şakşak yem kadar iyi aksiyon yapabilir tahminimce. Etide dağılmaz, dağılmadığı için burulup, buruşup katlanıp vs. sefil bir yem görüntüsü vermez. Cillop gibi kalır suda gibi düşünüyorum. Denemedim, bilmiyorum, aklımdan öyle geçiyor. Sizce?
Diğer sorun ise, tamam farazi bir teknikle kılçığı çıkarılmış ve iğneler güzelce yerleşmiş bir yemimiz var. İyi hoşta bu farazi tekniği nasıl realize edeceğiz? Bilmiyorum, ama demokrasilerde çareler tükenmez, gidip bakacağız, araştıracağız artık.
Mevzuya dair ustaların fikirlerini almayı, müspet görülen durumları deneyip güzelce neticeyi buraya eklemeyi düşünüyorum. Evet, siz değerli formu ahalisinin fikirleri nedir bu hususta?
Akşam işten çıkmışız, Cuma günü, yarın tatil, evin yolları uzamışta uzamış, eve kendimizi zor atmışız. Yarını bekliyoruz, lüfere gideceğiz, tırnaklarımı kemire kemire vakit geçmiyor.
Gidiyoruz ama yem yok. Gitsek yakalasak sabaha kadar cılkı çıkar. Ki zaten olmuş akşamın bir vakti. Yemi nerden bulasın? Ertesi günde yem aramaya gidersin, yem bulana kadar balık vakti geçer
Yada akşma bakmışsın bir fırsat. Takımlar arabada zaten, şöyle uzanıvereyim Çubuklu'ya, Bayramoğlu'na vs. neyse, bir kaç lüfer bakınayım, mevsimidir, geliyor ve geçiyor, bir sene daha mı bekleyelim.. Bu güzel hayallerde genelde yemsizlik yüzünden yıkılır gider, yerlere yeksan olur.
Zira bu durumda elde olacak tek yem, tahminen bayat istavritler olacaktır. İstavrit değilse de muadili bir şeyler yada, lüfer taze yemden başkasına yüz vermezken, bizim bu bayat yemlerle ne şansımız olabilir?
Bu sorunsala bir çözüm bulmak lazım. Ben buldum mu? Pek değil maalesef. ama bulmadan olmaz.
Bayat yemin neden işe yaramadığını anlamak önemli bir fayda getirecektir. Öncelikle, bayat yemi kokmuş yemle karıştırmamak gerek. Halden alacağınız yem bayat olabilir ama kokmuş olmaz çoğu zaman.
Bu durumda, halden alınan yemin koku olarak temel bir farkı olmayacaktır. Yani, lüfer için o da tazesi gibi kokacaktır. Belki biraz kan eksikliği çekilebilir. Bayat yemin yeğane eksiği kansız olmasıdır. Bunu gidermek için biraz balık kanı ekleyebiliriz. Ekledik, sonuçta bir fark göremedik. Ama birde sizler deneyebilirsiniz.
O zaman geriye görüntü sorunu kalıyor. Bayat hemen suya girince derhal bozulur, perişan olur. Hele istavrit pek bir erir gider, salya gibi bir şey oluverir. Sudan çıkınca, etinin iyice peşmurde olduğunu görürsünüz, hiç cezbedici bir hali yoktur.
Bu yeme iyice bakarsanız, eriyip giden kısmının kasları olduğunu görürsünüz. Derisi hala sapasağlamdır genelde. Bu bize belki bir fikir verebilir. Yemi şakşak yaparsak, her iki tarafıda deriyle suya gideceği için, daha iyi netice verebilir. Balığın derisi pörsümüş eti gizleyebilir.
Fakat genede şakşak istavrit daha iyi netice verse ve daha derli toplu kalsada, istenildiği gibi düzgün olmaz.
Eğer istavridi şaka yapmadan, yani içindeki kılçığı vs. çıkarmadan kullanırsanız, hiç avcı olmaz, genelde hiç işe yaramaz.
Bu na bir çözüm olarak aklıma gelen şöyle bir hinlik oldu. Balığın kafa ve kuyruğunu kesip atsak. Boğazından içini temizlesek. 4-5 mm çapında ince bir borumuz olsa. Ucunu iyice keskinleştirsek. Bunu kullanarak balığın kılçığını, balığı kesmeden çıkarsak. Sonra bir şekilde hırsızı vs. takacak bir yol bulsak. Kısaca, balığı deforme etmeden, sadece kılçık ve kursaklarını alıp, etinin suya temasını minimum tutarak dağılıp gitmesini önleyebilir miyiz? Bu faydalı bir icraat olur mu?
Bu soruda iki ayrı mesele söz konusu. Birincisi bunu yaptığımızı farzedelim bir şekilde. Kılçıksız, işkembesiz ve iğneleri güzelce takılmış bir yemimiz var. Bu yem acaba istenen verimi sağlar mı? Yoksa kendimizi tatmin etmiş mi oluruz? Suda yaprak/şakşak yem kadar iyi aksiyon yapabilir tahminimce. Etide dağılmaz, dağılmadığı için burulup, buruşup katlanıp vs. sefil bir yem görüntüsü vermez. Cillop gibi kalır suda gibi düşünüyorum. Denemedim, bilmiyorum, aklımdan öyle geçiyor. Sizce?
Diğer sorun ise, tamam farazi bir teknikle kılçığı çıkarılmış ve iğneler güzelce yerleşmiş bir yemimiz var. İyi hoşta bu farazi tekniği nasıl realize edeceğiz? Bilmiyorum, ama demokrasilerde çareler tükenmez, gidip bakacağız, araştıracağız artık.
Mevzuya dair ustaların fikirlerini almayı, müspet görülen durumları deneyip güzelce neticeyi buraya eklemeyi düşünüyorum. Evet, siz değerli formu ahalisinin fikirleri nedir bu hususta?