Sağ taraftaki kayalık burunda biraz ilerde denizin içinde yüksek dik bir kaya vardır. Bakınca dikkat çeker zaten. Genelde oradan delikanlılar denize atlar, şu an sezonda olduğumuza göre de zaten oralar kalabalıktır ve atlayanlar mutlaka vardır.

o noktadan sonra en az bir o kadar daha gidiliyor diye biliyorum. Ben gidilebilecek son noktaya kadar gitmedim. Ama şu an oraya gidecek olsam buruna doğru gidebileceğim en uca kadar giderdim. Biraz uzun atışlarla ıskarmoz alabilirsin. Hatta çok eski ama komşu koy Adrasan'da kıyıdan kayaların üstünden kolum kadar 3 lambuka almıştık 5 dk içinde. Sürprizler olabilir, doğru zamanda, doğru yerde
İlk kez 7 yaşımda Adrasan'da balığa götürüldüm. Yani sene 1990 oluyor. Öncesinde pederler arkadaşlarıyla giderlermiş. O yıldan sonra ben de katıldım ve her yıl sezon boyunca en geç üç haftada bir giderdik. Ta ki 16 yaşıma kadar.
Fiber tekneyi kendimiz indirir çıkardık balığa. Kendi halinde bir köydü Adrasan. Sürekli gördüğümüz birkaç tekne olurdu, onun dışında alabildiğine sessizlik, sükunet, enfes bir doğa, deniz.
Eğer tekneyi getirmemişsek oradaki yerel bir iki balıkçıyla sadece muhabbet etmece ve kumanyasına balığa çıkarırlardı bizi. Öğle yemeği malzemesi, karpuz ve havadan sudan balıktan muhabbet etmekti müthiş bir av gününün bedeli.
Çok uzun zamandır gitmedim oralara, uzak kaldım Antalya'dan. Ama takip ettiğim kadarıyla bayaa bir ün yapmış maaşallah. Şaşırdım o kadar balık turu organizasyonlarını, otelleri görünce.
Şimdi artık dönme zamanı yaklaşıyor yine memlekete. Arkadaş tekneyi hazırlamış, takımları toparlamaktayız yavaştan. Gideriz diyorum Adrasan'a. Sonra dalıp düşünmeye başlıyorum. Kafamda öyle bir görüntü var ki. Acaba hiç gitmesem görmesem de o fotoğrafı bozmasam mı...