Bir kaç şey de ben ekleyeyim.
Açıkcası Çanakkale'ye Vedat Amca'nın yanına gitme niyetinde değildim. Bu kadar misafirperver ve ilgili olacağını hiç düşünmemiştim. Tek başıma gittiğimde beni balığa çıkaracağını da sanmıyordum. Ancak kendisini arayıp Çanakkale ile ilgili bilgi istediğimde hemen beni davet etti ve her konuda yardımcı oldu. Otel'de bulunduğum süre boyunca gelip gidip bizimle ilgilendi. Kendisine tekrar çok teşekkür ederim.
Vedat Amca'nın son raporunda oldukça kısır bir av yapılmıştı. Bu sebeple benim de beklentilerim pek yüksek değildi. Avın ilk 1 saati de oldukça bereketsiz geçti. Doğru noktayı bulmak için biraz zaman harcadık. Tam "sanırım bugün pek bir şey tutamayacağız" diye düşünmeye başlamıştım ki balıklar ard arda gelmeye başladı. İnanılmazdı! Oltayı dibe indirişimden 30-40 saniye sonra en azından 2 köstekde balık oluyordu. Tek balık çektiğimiz çok nadirdi. Üstelik Hanoslar da dahil bütün balıklar çok irilerdi. Bereketi görünce , aşırıya kaçmamak için Vedat Amca bazı balıkları iade etti suya.
Vedat Amca'nın fotoğrafindaki Karagöz , Vedat Amca'nın bugüne kadar avladığı en büyük karagözlerdenmiş. Fotoğrafta biraz yan verdiğinden tam anlaşılamıyor ancak o balık 400 gram civarındaydı. Avucunuzla kavrayamayacağınız kadar büyük bir balıktı.
Avın son anlarında 1 kiloya yakın olduğunu tahmin ettiğim bir balık oltamı ziyaret etti ancak acemiliğimden dolayı daha balığı göremeden kaçırdım.
Hayatımın en bereketli tekne avıydı gerçekten de. Sonraki 2 gün de avlanacaktık ancak havanın ciddi biçimde bozması benim için gerçek bir yıkım oldu.
Bu arada geçen günlerde bir arkadaş Vedat Amca'ya bazı ithamlarda bulunmuştu. O konuda bir kaç şey söylemek istiyorum. Av bittiğinde Vedat Amca balıkları bana uzattı. Bense "bunları İstanbul'a götürmem mümkün değil. Çanakkale'ye uğrayacağız" dediğimde çok üzüldü. Ertesi gün bile "senin balıkları almayacağını bilsek salardık hepsini" diye söylendi ve balıkların büyük bir kısmını civardaki yoksullara hediye etti.
Gerçekten bu yassı balıkların avının ne kadar zevkli olduğunu yapmayan bilmez. Oltayla gelirken harika mücadele verirler, bu irilikte olanları çekerken oltayı durdurur. Bu çift bantlı karagözler genelde yarım kiloyu pek geçmez. Vedat amca bu fikrime katılmasa da ben bu tip avları el oltası ile yapmayı her zaman tercih ederim.
Lezzet konusuna gelince, karagözlerin mercanlardan lezzetli olduğu bence tartışmaya açık bir konu bile değil. Mercanlar kırmızı renklerinden ve göze hoş gelen yapılarından dolayı genelde daha makbuldürler ancak karagözlerin lezzetlerine asla yaklaşamazlar.