Slm,
Misinalardan veya kullandığınız herhangi bir malzemeden farklı beklentilerinizin olması kadar doğal bir durum yok bence, o sebeptendir ki her zaman şu iyidir den ziyade, teknik verileri, kullanım süreci ve tercih sebepleri doğrultusunda malzemeyi değerlendirmenin daha aydınlatıcı ve paylaşımcı olduğunu düşünmüşümdür her zaman.
Bu durumda avlanılan bölge ve av şekliniz ihtiyaçlarınızı belirliyor, iş böyle olunca doğal olarak bir çok ürün ve marka da ortalıkta cirit atmaya başlıyor, bunlara bir şekilde iyi veya kötü demek oldukça zor, ayrıca belirli ve bilinen markalar her zaman ihtiyacınız olanın en iyisini size sunarlar diye bir kural da yok, zira birçok markanın bana göre ürün olarak bir çok çöpü standlarda mevcut, haliyle merdiven altı tanımlamasında biraz önyargı var(
olumsuz - neye göre? ), bilinen markaların işe yaramaz ürünlerine de merdiven altı üretim mi diyeceğiz (
eyer bilinen bir markayı çok tutulduğu için taklit anlamına gelen bir tanımlama ise tamam ). Sonuçta birileri bunu üretiyor, üzerine marka basıyor ve arz ediyor, aslında herkezin yaptığı da bundan farklı birşey değil.
Benim avlandığım bölge kumsal, sahilden 100 metre uzaklıkta bile suyun derinliği 1,5-2 metre, boyum 182 cm, kilom 90, kamışların boyu 440-460 cm, makinelerde en ufak 65 lik ve konik kafalara sahip, kullandığım en kalın monoflament misina 0,25 oscar ki bu en kalını, diğerleri fireline crystal ve whiplash pro dynema, 0,8-0,10-0,17-0,20. Sığ sularda takımı mümkün olan en uzak noktaya atmak ve bunun için gereken donanımı oluşturmanın yanı sıra en önemli handikap, oltanızı attıktan sonra yemlerinizle kamışınızın ucundaki duyarlılık sorunu, onlarca metre esnek bir misina kumun üzerinde boylu boyunca uzandığında, o uzaklıktan vuruşları hissetmeniz olanaksız hale geliyor, ancak birisi yemi kursağına kadar yutupta isyan etmeye başladığında avınızı farkediyorsunuz, bu esnada birhayli yem afiyet oluyor, örneğin gerçekten iyi birer makine misinası olan pelican veya sufix benim için çok kullanışsız oluyor. Bu durumda benim ihtiyacım olan misina esneme kabiliyeti en az olan oluyor, haliyle dynema kullanıyorum, oscar da bu konuda doğru bir tercih oluyor. Sertlik ve gam yapma sorunu misinanın özelliğinden çok misina kalınlığı ve makinenin kafa çapı uyumu ile ilgili bence, 65-70 lik bir kafada 0,25 sert bir misina sorun olmuyor, ama genelde kullanılan 40 ve 50 lik kafalarda sarılı 35-40 lık misinalar bir de oskar olursa baş belası olmaktan öteye gitmez, doğrudur. Balığın ağzını yırtılmasında misinanın rolü çok tartışılır bir durumdur derim. Düğüm konusundaki seçicilik bir handikap değildir aksine çok doğal bir durumdur, her malzemenin kendine has bir doğru kullanım tarzı yokmudur? örneğin dynema ipe herhangi bir düğüm attığınızda ve çözüldüğünde yaramaz mı diyeceğiz? neden florocarbon lara düğüm atarken ayrı bir özen gösteririz..vs..vs..
Bu beklentiler içinde esneklikte minumum reflex benim için en önemli tercih, çeker önemli çünki misina ince....Deneyin derim....
Bu yazdıklarımın kesinlikle muhalif olarak algılanmamasını aksine tamamlayıcı ve paylaşım amaçlı olduğunu belirtmek isterim. Rasgelsin...