Süheyl bey; Öncelikle yazıma karşılık, verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.
İnanın o kadar canım sıkıldıki anlatamam. Bir tekne alalım dedik başımıza dert aldık desem yeridir. Zaman zaman canımı sıksa da, bugüne kadar yasadışı bir şey yapmadım ve şimdide herşey kanuni olsun diye, tekneyi 2 yıl sonra sürekli kullanacak olduğum zonguldak (Baba ocağım) liman başkanlığını telefonla arayıp, müracaat için bilgilendirilmek istediğim de, tekneyi görüp kendileri ölçeceklerini, aksi taktirde ötb veremiyeceklerini belirttiler.
Bu da demek oluyorki, çalıştığımız kurumdan izin alacaz, römork için çeki demirli araç bulacağız ve yaklaşık 200 km lik yolu gidip, ilgili memurların görmelerini ve ölçü almalarını sağladıktan sonra, oradaki durum müsait olmadığı için tekrar aynı yolu katedip tekneyi Sakarya'ya getireceğiz. Nedeniyse yasalar böyle istiyormuş. Tamamda, yasalar vatandaşa yardımcı olmak için çıkartılmazmı? Bu durum, vatandaşa eziyetten başka nedir?
İçine düştüğüm moral bozukluğuyla bana yakın liman başkanlıklarını arayarak derdime çare ararken, bana 100 km yakındaki bir limanın bizzat başkanı ile görüşüp, memuriyetim nedeniyle teknemin de doğal olarak yanımda olması nedeniyle herhangi bir denize naklinin çok zor olduğunu izah edince, önümüzdeki hafta için gel, yardımcı oluruz dediklerinde, başkan bey ilgilenmez diye fazla da birşey soramadım.
Süheyl bey; Durum biraz karışık olduğundan açıklamalarım da karışık oldu. Bu yüzden kusura bakmayın.
Almış olduğum teknede liman adı, yangın tüpü, can yeleği ve simidi sertifikaları yok. Sadece kendime ait olduğuna ait muhtarlık onaylı sahiplik belgesi var. Sizin belirttiğiniz ikamet belgesini de alınca, denizde çektiğiniz tekne fotolarına karşılık bende;
Teknenin karada fotolarını çekip, müracaatımı bu şekilde yapmayı düşünüyor, bu konuda sizin de bilgilerinizden faydalanmak istiyorum.
Saygılar.