SPOT BALIK, 'Hayata olta at!' SPOT BALIK, 'Hayata olta at!'
Cengiz Balıkçılık

Pratik Bilgiler - 1

Konu, 'Makaleler' kısmında Birahas tarafından paylaşıldı.

  1. BALIKÇININ HAVA RAPORU

    Amatör bir balıkçı ister iskele başında avlansın, isterse tekneden, havadan anlamak zorundadır.
    Bazen kıyılarda çok durgun gibi görünen deniz, açığa çıkınca dalgalarla alt üst olur. Bazen kıyılarda ve açıkta deniz (Karınca su içer) deyimi gibi durgunken, birden patlayan bir bora tekneleri alabora eder. Akıntıların yönünü bilmeyen bir kürekçi, o akıntı içine girdikten sonra bir daha kolay kolay çıkamaz.
    Bu nedenle amatör balıkçının rüzgârları, suları ve yönleri bilmesinde fayda vardır.

    A - RÜZGÂRLAR
    Rüzgâr, bir yüksek basınç alanından, alçak basınç alanına doğru, kitle halinde, yatay yönde, yer değiştiren hava hareketine denir.
    Bu hareket sonucu, karada olan olaylardan çok, denizde olan olaylar balıkçıyı ilgilendirir. Rüzgârların estiği yönlere, adlarına ve şiddetine göre havanın ve denizin nasıl olacağı tahmin edilebilir. İklimbilim denilen bilim dalı, bundan yararlanarak ve geçmişteki gözlemleri değerlendirerek, aşağı yukarı hiç şaşmayan hava tahiminlerinde bulunup "Tahmin Takvimleri" yapmıştır.

    Amatör balıkçılar da, rüzgârları ve özelliklerini öğrenerek denizin tehlikesiz olduğu dönemleri anlar ve güvence içinde avcılık yapar.
    Bir pusulayı önümüze alarak baktığımızda, dört ana yönden oluştuğunu görürüz. Yatay olarak yerde duran pusulanın tepesi, ya da üstü Kuzeyi gösterir.
    Burdan esen rüzgâra denizci dili ile YILDIZ denir.

    Yıldızın altı güneyi gösterir, burdan esen rüzgâra KIBLE denir.
    Yatay pusulanın solu, doğuyu gösterir, burdan esen rüzgâra GÜNDOĞRUSU yada Güneş rüzgârı
    Sağı ise batıyı gösterir, burdan esen rüzgâra da BATI denir.
    Pratik olarak güneşin doğduğu yönü soluna alan bir kimsenin, sağı batıyı, tam karşısı güneyi arkası da kuzeyi gösterir.
    Bu rüzgârlar ve yönler dört asal rüzgâr ve yöndür.
    Yıldız ile gündoğusu arasından esen rüzgâra POYRAZ, Gündoğusu ile kıble arasından esene KEŞİŞLEME, Yıldız ile batı arasından esene KARAYEL, batı ile kıble arasından esene de LODOS denir.
    Bunlar da ikincil yön veya feri rüzgârlar denir.
    Feri rüzgârlar, iki anayön rüzgârın tam ortasından çıkan rüzgârlardır.
    Rüzgârlar şiddetlerine göre 12 adla anılırlar.
    Bunlar:
    Sakin, gayet hafif, hafif, latif, orta, firişka, kuvvetli, orta fırtına, fırtına, kuvvetli fırtına, büyük fırtına, bora ve kasırgadır. Kasırga, ayrıca siklon veya tayfun adı ile de bilinir.
    Rüzgârların şiddeti saatte kilometre olarak ölçülür. Denizciler saatte 50 kilometreden hızlı esen rüzgârlara fırtına derler.
    Rüzgârların en güçlüsü kasırgadır. Ülkemiz sularında görünmeyen bir rüzgâr türüdür. Daha çok okyanuslarda ve ABD'lerinin bazı bölgeleri ile Japonya'da görülür. Hem denizde ve hem de karada büyük felaketlere yol açar. Binaları yıkar, denizleri taşırır, ağaçları kökünden söker.
    Bizim denizlerimizde saatte 100 kilometre hızla esen büyük fırtınalar ve ondan daha hızlı esen boralar görülür. Kasırga görülmez.
    Rüzgârlar hızı, anemometre denilen ve havanın yere göre hızını ölçen aletle ölçülür.
    B - RÜZGARLARI ANLAMA
    Rüzgârların cinsini denizdeki dalgaların şekline, dumanlara, ağaç yaprakları ve dallarına, elektrik direkleri ve tellerine, evlerin damlarındaki kiremitlere, bacalara bakarak anlamak mümkündür.
    Sakin denilen rüzgâr türünde, esinti hemen hemen hiç yoktur, dumanlar dikine çıkar, yapraklar kımıldamaz.
    Gayet hafif rüzgârda dumanlar az eğilim kazanır, yapraklar zaman zaman kımıldar.
    Hafif rüzgârda, yapraklar sürekli kımıldamaya, denizde sular oynaşmağa başlar. Latif rüzgârda, yapraklar sürekli sallanır denizde dalgacıklar oluşur.
    Orta rüzgârda, ağaç dalları sallanmağa başlar,dalgacıklar küçük dalgalara dönüşür.
    Frişkada, dumanlar yatay hale gelir, bayraklar sürekli, ağaç dalları arasıra dalgalanır.
    Kuvvetli rüzgârda, rüzgârın hızı saatte 35-40 km.ye çıkar, büyükçe dalgalar meydana gelir, elektrik direklerinin telleri sallanarak ses çıkarır.
    Orta fırtınada, hız saatte 50 km.ye ulaşır ve gerçek fırtına oluşur. Ağaçlar sallanır, sandalda dümen tutmak zorlaşır ve ayakta zor durulur.
    Fırtınada hız 60-70 km.ye ulaşır, ağaçlar sürekli sallanır ve küçük dallar kırılır. Kuvvetli fırtınada, ağaç dallarının büyükleri de kırılır, elektrik direkleri sallanır, teller kopar, binaların kiremitleri ve bacaları uçar.
    Büyük fırtınada hız 100 km.nin üstüne çıkar. Küçük ağaçlar kökünden sökülebilir, çatılar uçar, yürümek imkânsız hale gelir, denizde tekneler alabora olur, büyük dalgalar meydana gelir.
    Borada, hız 120 km.ye çıkar, evlerde büyük hasarlar meydana gelir, damlar, çatılar uçar, büyük ağaçlar bile kökünden sökülür, denizde durmak imkânsız hale gelir.
    Kasırgada ise hızın limiti kalmaz; 120 km.nin üstüne çıkar, ne denizde, ne karada durulamaz, gerçek bir felaket başlar, büyük gemileri batırır, binaları temelinden söker, meydana gelen muazzam dalgalar kıyı şeridinde olan yerleşim bölgelerini yerle bir eder.
    Bu belirtilere bakarak, esen rüzgârın hangisi ve hızının ne olduğunu anlamak mümkün olur. Böylece de denize çıkacak olan balıkçılar işlerini garantiye almış olurlar.
    Ayrıca, güneş ve aya bakarak havanın nasıl olacağını anlamak da mümkündür. Örneğin, güneş batarken çevresinin kırmızımsı olması gökyüzünün açık ve pembemsi görünmesi ertesi gün için iyi bir havaya işarettir.
    Eğer güneşin çevresi sarı ise, yağışa, açık pembe ise rüzgâr eseceğine işarettir.
    Güneş doğarken ise, çevresi dumanlı ve hafif bulutlu ise rüzgâra, fazla dumanlı ve bulutlu ise fırtınaya, güneşin çevresi kırmızı renk ise yağmura ve rüzgâra işarettir.
    Ay doğarken, çevresi kırmızı renkte ise yağmura ve rüzgâra, donuk renkli ise yağmura, çeşitli renkler arasında boğulmuş ise kuvvetli fırtınaya işaret eder.
    Çiğ yağması, sis olmasına, açık ve berrak, yıldızlı geceler ertesi gün için iyi havaya, denizin renginin maviden koyu laciverte, ya da yeşile, siyaha dönüşmesi fırtınaya, martıların akşam üstü telaşlı uçmaları ve durmaksızın bağırmaları havanın sertleşeceğine işarettir.
    Sabahları keşişlemeden esen rüzgâr, öğleden sonra çok sıcak havanın ve onun ardından da kısa süren bir boranın habercisidir.
     
  2. Sponsor

  3. C - RÜZGÂRLARIN ANLAMI
    Anlattığımız bilgilerin ışığı altında hangi rüzgarın estiğini anlamak kolaydır.
    Dört ana yön (Gündoğusu, Batı, Kıble, Yıldız) ya pusula ile yahut avlanılan bölgenin yönleri bilindiği için veyahut da doğuyu sağına alarak, batı sol, karşısı kuzey, arkamız güney olarak bulunur.
    Bu yönler bulunduktan sonra esen rüzgarın estiği yönü bayrak veya flamalara, çıkan dumanların yönüne bakarak bulabilirsiniz. Bu işaretlerin hiçbirisi yoksa, ıslatılan bir parmak havaya tutularak rüzgarın nereden estiği kolayca anlaşılır. Çünkü ıslak parmak rüzgara karşı hassastır.
    ANA YÖNLER
    GÜNDOĞUSU: Doğudan esen rüzgardır. Denizde tehlike yaratmaz. Ancak balıkçılık açısından kötü bir rüzgardır. Ani ısı değişiklikleri yaptığından balıklar bu rüzgar estiğinde gezindikleri suları terk ederler. Onun için işte balıkçılar (her şeyin doğrusunu severim, gündoğrusunu sevmem) derler.
    BATI: Batıdan esen rüzgardır. Buna günindi de denir. Kaçak bir havadır. Lodostan poyraza geçerken olur. Yapacağı kaçak ve kötü havanın süresi bilinemez.
    KIBLE: Sert rüzgarı olan bir havadır. Ne var ki yapacağı hava bilinir.
    YILDIZ: Meltem niteliğinde denizden kıyıya esen bir havadır.
    KARAYEL: Yıldız ile batı arasında esen rüzgârdır. Daha çok geceleri ve karadan denize eser. Estiğinde sıcaklığın düşeceği ve kar yağışı geleceği anlaşılır.
    LODOS: Kıble ile batı arasından eser. Estiğinde, sıcaklığın artacağı ve yağış olacağı anlaşılır. Denizi alt üst eder. Balığa çıkılamaz. Bir diğer adı da bozyeldir. Lodosun arkasından genellikle poyraz eser.
    POYRAZ: Yıldız ile gündoğrusu arasından, daha çok kışın eser. Orta karar bir havadır, başka bir havaya dönüşmez, balıkçılar için en sağlam hava olarak kabul edilir. Sıcaklık düşer. Halk arasında ayaz denilen soğuklar olur. Poyrazın arkasından da genellikle lodos eser. Balıkçılar, poyrazın kıçı lodos, tur, lodosun kıçı da poyrazdır derler.
    KEŞİŞLEME: Kıble ile gündoğrusu arasında esen bir rüzgardır. Bu adın verilmesinin nedeni, İstanbul’a göre Uludağ kıble ile gündoğrusu arasındadır. Uludağın eski adı ise Keşiş dağıdır. Rüzgar da buradan estiği için bu rüzgara keşişleme denmiştir.
    Güneyde keşişlemeye güneydoğu rüzgarı da denir. Keşişleme günlerinde sabahtan keşişleme eserse, öğlenden sonra boğucu bir sıcak yapar, bunun arkasından da genellikle boraya kadar varabilen tehlikeli denizler oluşur. Keşişlemeye Akyel de denir.
    Bu rüzgârların arasında kalan ve anayön ile ikincil (feri) yönler arasından esen rüzgârlar da estikleri yönlerin ortak adını alarak anılırlar.
    Yıldızkarayel, yıldızpoyraz, gündoğrusupoyraz,
    gündoğrusukeşişleme, kıblekeşişleme, kıblelodos, batılodos, batıkarayel bu rüzgârlardandır.
    Ancak, kerte denilen bu rüzgârları amatörlerin ayırt etmesi çok zordur. Pek de gerekmez. Çünkü arasında kaldığı rüzgârların ortak özelliklerini taşır.
    Bu rüzgarların dışında latif rüzgar niteliğinde olan ve ülkemizde daha çok Akdeniz bölgelerinde esen iki yaz rüzgarı vardır. Bunlardan İmbat güney batıdan, denizden karaya eser. Deniz ile karanın farklı ısınıp soğumasından oluşur. İzmir yöreleri için özel bir rüzgardır.
    Gene deniz ve karanın farklı ısınıp soğuması nedeni ile karadan denize esen rüzgara da Meltem denir. Her iki rüzgar da şiirlere, romanlara konu olmuştur, isim olarak da kullanılmaktadırlar.
     
  4. Sayfa 3

    D - ÖNEMLİ FIRTINALAR
    Ülkemizde görünen önemli fırtınaların adları ve başlama tarihleri aşağıya çıkarılmıştır. Bu fırtınaların tarihlerini bir yere yazmak ve denize çıkılacağında bunlara göre hareket etmek de son derece yararlı olur.
    07 Ocak Zemheri.
    30 Ocak Ayandon
    01 Şubat Hamsin
    20 Şubat 1. Cemre
    27 Şubat 2. Cemre
    06 Mart 3. Cemre
    11 Mart Kocakarı
    24 Mart Koz Kavuran
    26 Mart Çaylak
    07 Nisan Kırlangıç
    18 Nisan Kuğu
    04 Mayıs Çiçek
    16 Mayıs Filizkıran
    20 Mayıs Kokolya
    23 Mayıs Ülker
    12 Haziran Gündömü
    27 Haziran Kızılerik
    01 Temmuz Yaprak
    09 Temmuz
    Çark dönümü
    24 Temmuz Karaerik
    31 Temmuz Kızılerik
    06 Eylül Bıldırcın geçişi
    13 Eylül Çaylak
    24 Eylül Kestane karası
    01 Ekim Turna geçimi
    04 Ekim Kuş geçimi
    13 Ekim Meryem Ana
    17 Ekim Kırlangıç
    19 Ekim Bağ bozumu
    28 Ekim Balık
    26 Aralık Gündönümü
    21 Kasım Koç katımı
    30 Kasım Ülker dönümü
    09 Aralık Karakış
    18 Aralık Gündönümü

    Kaynak:taf.gov.tr
     
  5. Sayfa - 4

    Fırtına Takvimi üzerine

    Genel takvimlerimizde meşhur sayılı günler genellikle güneşin burç değiştirmesi ile meydana gelen hava değişikliklerini gösteren bir takım günlerdir..

    Eski takvime göre bir yıl iki bölüme ayrılır.
    Birinci bölüm ' Kasım Günleri ' ismini alır ve 180 gün olarak kabul edilir. 8 Kasım' da başlar. 5 Mayıs' ta sona erer.
    İkinci bölüm ise, ' Hızır Günleri ' olarak atlandırılır ve 186 gün olarak hesaplanır. 6 Mayıs günü başlar. 7 Kasım günü sona erer.

    Baharın gelişi, eski takvime göre ' Kasım Günleri ' içinde üç merhalede gerçekleşir. Bu aşamaların her birinde gökten ' Cemre ' düştüğüne inanılır.

    CEMRE: Arapça bir kelime olup, ' Ateş Halinde Kömür ' manasındadır. Şubat ayında yavaş yavaş artan hava sıcaklığının sebebi olarak bilinen hayali bir olaydır.
    Birinci Cemre ; Kasım Günleri' nin 105. günü yani 20 Şubat günü havaya düştüğü,
    İkinci Cemre; Kasım Günleri' nin 112. günü. Yani 26-27 Şubat günlerinde suya düştüğü,
    Üçüncü Cemre; Kasım Günleri'nin 119. gün yani 4-5 Mart tarihlerinde toprağa düştüğü kabul edilir.

    Cemre, bu evreleri tamamlayıp toprağa düştükten sonra artık kış mevsiminin kesin olarak sona erdiği ve baharın başladığı varsayılır. Artık bu tarihten itibaren kalıcı soğuklar olmaz. Hatta kar yağsa bile hiçbir şekilde tutmaz.
    Diğer sayılı günleri de şöyle sıralayabiliriz.

    MART DOKUZU: 22 MART
    Rumi Mart' ın dokuzunda başlar, birkaç gün sürer. Gece ile gündüz eşittir. Hava sıcaklığının sıfırın altında 20-25 dereceye kadar düştüğü görülmüştür.
    Güneş ' Hamel ' (Koç) burcuna girer. Don ve kar fırtınası olabilir. Şıvgın denilen sulu kar yağar.
    Mart dokuzundan 150 gün önce yani 9-12 Teşrinievvel günlerinde koyuna koç katılır ve böylece davarın kuzulaması bu soğuk günden sonraya rastlatılır.

    DOKUZUN DOKUZU: 22-31 MART
    Mart' ın (Azer) 9-18' i arasındaki günlerdir. Fırtına, kar yağışı ve soğuk yapar. Yeni uyanan ağaçlara ve oğlaklara zarar verebilir.

    MART OTUZU: 13-14 NİSAN
    Baharın girdiği günlerdir. Fırtına yapabilir. Halk arasında; ' Mart Dokuzu, Dokuzunun Dokuzu, o da olmazsa otuzu ' sözü ile sayılı günlerden kabul edilir.

    APRIL BEŞİ: 18 NİSAN
    Rumi Takvim' in beşine rastlayan bu günde ' Camız Kıran Fırtınası ' olur. Bu sebepten hayvanlar ahırdan dışarı çıkarılmaz. Halk arasında ' Kork aprılın beşinden, camızı ayırır eşinden hele hele on beşinden ' sözleri ile bu günün tehlikesi belirtilir. Bu en önemli sayılı günde kar yağabilir. Keskin poyraz eser, dolu yağarsa yeni uyanmaya başlayan ağaçları soğuk alır. Özellikle kayısı, badem ve kiraz çok etkilenir.
    Yine halk arasında;
    "Aprıl apışır dudak yere yapışır"' veya "Aprıl beşinde tohum ya elde olmalı yada yerde olmalı" derler. Çünkü önceden ekilmiş ve filizlenmişse muhakkak soğuk alır.

    APRIL BEŞİNİN BEŞİ: 18-23 NİSAN
    Fırtına olursa da Aprıl beşi kadar zarar vermez. Bir ölçüde soğuk yapabilir. Hatta kar yağabilir.

    SİTTE-İ SEVR: 21-26 NİSAN
    Güneşin Sevr (Boğa) burcunda bulunduğu Nisan ayında, fırtınaları ile meşhur olan altı gündür.

    HIZIR-İLYAS (HIDIRELLEZ) : 6 MAYIS
    Rumi 23-24 Nisan gününe rastlar. Baharın başladığı gün olarak kırlara gidilir. Dazdazlar kurulur. Anadolu da her yörenin adetlerine göre bir çok eğlenceler düzenlenir.

    ENGİR KIRAN FIRTINASI: 20 MAYIS
    Rumi mayısın haftasında olur. Güneş ' Cevza ' (İkizler) burcuna girer. Şiddetli rüzgar eser, ağaç dalları, üzüm engirleri ve bilhassa aşı sürgünleri zarar görür. Hava iyi iken birden bozar. Yağmur veya kar yağabilir.
    Türkmenlerin ' Karıyı Kazana Tıkan Fırtınası ' dedikleri bu gün için, Mahalli çevrelerde ' Havada bulut yok, Göstere' yi sel aldı ' tekellemesi söylenir.
     
  6. Sayfa - 5

    BAĞLARA GÖÇME ZAMANI: 28 MAYIS- 28 HAZİRAN
    Rumi 15 Mayıs ile 15 Haziran arasında bağcılar şehire mafracı kayıp bağa göçerler.
    GÜN DÖNÜMÜ: 22-25 HAZİRAN
    Rumi Haziran' ın 9-12. günlerine rastlayan zamandır. Güneşin ' Seretan ' (Yengeç) burcuna girdiği bu günde çok şiddetli yağmurlar yağar, sel seylan olur. Bazen de kırcı yağabilir.
    YANAR: 1-8 AĞUSTOS
    Rumi Temmuz' un 19-26. günleri arasındadır. Senenin en sıcak günleridir. Takvimlerde ' Eyyam-ı Bahur ' (çok sıcak günler) olarak geçer. Kumsal bağlarda yalın ayak gezilemez. Yanar günlerine kadar sıcak olursa arkasından gelen kışında o derecede soğuk olacağına inanılır. Bu günlerde derede, ırmakta veya göllerde yıkanmak uğursuzluk sayılır. Ayrıca yıkananların vücutlarında alaca benekler oluşur.
    ÇIRA: 31 AĞUSTOS
    Rumi Ağustos'un (Ab.) 18. günüdür. Bu günlerde üzümler olgunlaşır. Takriben bir hafta sonra bağ bozulur. 15 gün sonrada cevizler çırpılır. Bu günden sonra geceleri havalar serinlemeye başlar bağcılar şehire inmeye başlarlar ufak tefek fırtınalar olur. Bazen yağmur yağabilir. Çiftçiler bu aya ' Sağır Ay ' derler. Çıra, yazla güzün ortak günleridir.
    "Çıra yanmayınca ceviz mi kavlar, ciğer yanmayınca gözler mi ağlar"
    Çıra kelimesinin eskiden Kayserili Hıristiyanların Erciyes eteklerine ve Ali Dağı' na çıkarak çıra yakıp ayin yapmalarından kaldığını söyleyenler vardır. Rumlar' da bu günde ' Yuvanis Bodurumus ' ismi ile Hazreti Yahya' yı anmaktadırlar.
    KÜÇÜK MİHR-CAN (Mihrigan) : 7-8 EYLÜL
    Farsça sonbahar anlamına gelir. Eski İranlılar' ın iki büyük bayramından birisinin adı olup, yedinci güneş ayının onaltıncı gününe rastlar. Altı gün devam eder. Feridun' un Dahhak' ı yendiği gündür. Çıradan bir hafta sonraki sayılı gündür. Bir-İki gün devam eder. Yazın son fırtınasıdır. Soğuk rüzgarlar eser. Patlıcan, domates ve bostanları soğuk alır. Sabahları çığ düşer, sis olur. Elmalar bu günlerde toplanır. Mihrican soğukları henüz kış ortamına girmeye hazırlıklı olmayan halkı birden etkilediğinden türkülere bile girmiştir.
    Hizmeti der güzel sevmek sevaptır , Akil isen düşünerek cevap ver
    Düşün, evvel-ahir yerin türaptır , Bir gün olur Mihrican' a uğrarsın
    Aslın bir menidir mağrurlanmak nene , Senden evvelki gelenleri dinle
    Mağrurlanma hüsn-i cemaline , Bir gün olur Mihrican' a uğrarsın.
    BÜYÜK MİHR-CAN (Mihrigan) : 15 EYLÜL
    Küçükten bir hafta sonra başlar güzün ilk haftasıdır. Güneş Mizan (Terazi) burcuna girer.
    HAÇ: 22 EYLÜL
    Büyük Mihrican' dan bir hafta sonra gelen fırtınalı bir gündür. Bağcılar bu günlerde bağdan şehire göçerler. Devamsız soğuk yapar. ' Kestane Karası ve Turna Geçimi ' fırtınaları bu günlerde olur.
    PASTIRMA YAZI: 13 EYLÜL-13 EKİM
    Eski takvime göre Rumi Eylül ve 1. Teşrin aylarındaki günlerdir. Havalar ısınır. Bu sebeple bu günlere ' Fukara Yazı ' da denir. Henüz mangallar yanmaz.
    KOÇ KATIMI: 22-24 EYLÜL
    Genellikle Rumi 15 Eylül' den sonra Koç Katımı yapılmakla beraber, 150 gün süren gebelik sonunda kuzulama günü ' Mart 9 ' soğuğundan sonraya rastlamak için Rumi 9-11 Teşrin-i Evvel günlerinde uygulanır.
    AĞAÇ BUDAMASI YAPILMAYAN GÜNLER: 13 KASIM
    13 Kasım' dan 58 gün evvelden başlayarak 58 gün sonraya kadar budama yapılmaz.
    AĞAÇLARIN SUYUNUN ÇEKİLMESİ: 27 KASIM
    Rumi 14 Teşrin-i Sani gününden itibaren ağaçların suları çekilir ve bu günden itibaren ağaç fidesi dikilebilir, nakil yapılabilir.
    PASTIRMA SICAĞI: ARALIK AYININ İLK VE İKİNCİ HAFTASI
    II. Teşrin-i nin son haftası ile I. Kanun' un ilk haftası arasındaki günlerdir. Hava sıcaklığı gündüzleri 15 dereceyi geçer. Pastırmalar bu günlerde kurutulur.
    GÜN DÖNÜMÜ: 23 ARALIK
    Kara kışta yani, I. Kanun' un, onuna rastlar. Güneş ' Cedy ' (oğlak) burcuna girer. Yağmur hatta kar yağar, soğuk artar sabahları don ve buzlanma olur. Hamsin başlangıcıdır. (50 günlük başlangıcı)
    YANARIN YAMACI: 1- 9 ŞUBAT
    Rumi II. Kanun' un 19-26. günleri arasındaki zamandır. Kışın en soğuk günleridir. Bu günlerde hamama gidilmez. Gidenlerin ciltlerinde alaca lekeler olabilir. Burç olarak ' Hamsin ' bitimidir. Yani 50 günlük kışın sonudur.

    Kaynak:Sayhadergi.com alıntıdır.
     
  7. onurnl

    onurnl ....

    Yaş:
    41
    Mesajlar:
    1.098
    Şehir:
    hollanda
    Favori Kamış:
    karbon kamis,shimano makara,fireline craystal misina
    En İyi Avı:
    turna 115cm,59cm capak,54cm tatlisu kefali,78cm kocaagiz,66cm sazan,82cm Sudak,39cm Levrek
    bulmak icin baya arastirma gerektiren ve yarali bir konu emegine saglik:)
     
  8. ZANDER

    ZANDER

    Mesajlar:
    1.066
    Şehir:
    BREGENZ
    Favori Kamış:
    RON THOMSON HARD CORE ; Yayin icin ,Abu Garcia Cardinal 505 FR Freilauf Rolle Modell 2006 makina
    En İyi Avı:
    Sazan 17 kilo . Turna 11 kg 110 cm.
    Hocam eline saglik yaw, iclerinde ilk kez okudugum kisimlar cikti. Hazirlayan arkadaslara selamlar. Eksik olmasinlar.
     
  9. oaydinc

    oaydinc

    Mesajlar:
    160
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    Olta
    En İyi Avı:
    Levrek 1,5 kilo
    Ahmet abi bu guzel bilgiler için ellerine sağlık. Arayıpta kolay kolay bulamayacağımız bilgiler bunlar.
     
  10. ömer65

    ömer65

    Mesajlar:
    695
    Şehir:
    izmir
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    sazan 2 kg
    ahmet kardeş tesadüf denk geldi okudum meyer bilmediyimiz ne çok şey varmış ellerine kollarına saglık teşekkürler
     
  11. faik

    faik

    Mesajlar:
    83
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    sadece olta
    En İyi Avı:
    450 gr Kızılkanat
    mükemmel çalışma. emeğine sağlık
     
  12. Sevgili Namık Kardeşimizden almış olduğum Rüzgar Yönleri resmi...
    Ortak Paylaşım için kendisine teşekkür ederim...


    [​IMG]
     
  13. smyrna

    smyrna Sevil Kurtoğlu

    Yaş:
    51
    Mesajlar:
    7.771
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    olacak inşallah
    Ahmet ve Namık kardeşlerime değerli paylaşımlarından dolayı çok teşekkür ederim de !!! Benim yokluğumda size böyle ne yaptılar ? Sizi pek bir çalışkan gördüm :D Haldır haldır bilgi aktarımı modundasınız :eek: Hadi hayırlısı :confused:
     
  14. Yaa abla çaktırmaaaa...
    Reis Baba sınav yapacak ya onun için çalışıyoruz.
    Bu senede sınıfta kalırsak kaydımızı silecekler....:D :D :D
     
  15. smyrna

    smyrna Sevil Kurtoğlu

    Yaş:
    51
    Mesajlar:
    7.771
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    olacak inşallah
    Hadi bakalım şimdilik öyle olsun :D:D:D
     
  16. göksen inal

    göksen inal göksen

    Mesajlar:
    174
    Şehir:
    Kocaali/Sakarya
    Favori Kamış:
    okuma salina spin 2.40
    Favori Makine:
    pen pursuıt 3000
    En İyi Avı:
    henüz levrek yok
    güzel hazırlamışsın emeğine sağlık
     
  17. lojistik45

    lojistik45

    Mesajlar:
    387
    Şehir:
    Manisa-Merkez
    Favori Kamış:
    Olta,Zoka,Kamış,Çıkrık
    En İyi Avı:
    Sinarit, Levrek,Çipura
    Teşekkürler ahmet'çim güzel ve eğitici paylaşım, ellerine sağlık.:)
     
  18. labas

    labas

    Mesajlar:
    77
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Silstar multimesh 3.50, silstar GXB 70 makina
    En İyi Avı:
    olacak birgün mutlaka :)
    bilginize sağlık bizleride bilgilendirdiniz lazım oldukça elimizin altında olması gereken bilgiler harika.

    Bol balıklı günler,
     
  19. zodi

    zodi

    Yaş:
    46
    Mesajlar:
    353
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    sadece olta
    En İyi Avı:
    1.2 kg çipura. Kilo olarak ta 3 kişi 15 kg istavrit (tekneden)
    Ahmet sen insan değilsin:)
    Sen bir meleksin kardeşim...
    Word dosyası açtım, bilgileri aktardım, masaüstü yaptım hemen :)
    Teşekkür ederim.
     
  20. scuba6083409

    scuba6083409 Sebati

    Mesajlar:
    71
    Şehir:
    kocaeli/İzmit/Merkez
    Favori Kamış:
    Olta ve zıpkın, Kayık
    Değerli Paylaşım

    Arkadaşlar bu değerli bilgileri hazırlamakta gösterdiğiniz emeğe teşekkür ederim.
    Bu konuların ve daha fazlasının bulunduğu bir kitabı size kaynak olarak belirtmek isterim.BALIK AVCILIĞI ve YEMEKLERİ Sıtkı ÜNER Hocanın Say yayınlarından 1984 yılında 7. baskı olarak çıkan eserinden.Bugün dahi pekçok konuda yararlanıyorum.
     
  21. idiamin

    idiamin ahmet karadeniz

    Mesajlar:
    4
    Şehir:
    istanbul
    gerçekten güzel bir paylaşım ellerine sağlık