- Yaş
- 45
- Şehir
- İskenderun
- Favori Kamış
- okuma v system 240cm 10-40
- Favori Makina
- shımano exage 4000 fd
- En iyi avı
- Lambuka 63 CM
- İsim
- Mehmet
Türkiye genelindeki soğuk havalar tabiki iskenderun ve çevresinide vurdu kıyı şeridi olmasına rağman şehir merkezine olmasada dağlara kar yağdı ve o karın soğukluğu 2-3 gündür çok soğuktu ve insanın dışarı çıkası bile gelmezken biz kimilerine göre ahmaklar gibi kimilerine göre kimsenin bu havada balığamı gidilir dediği havada mesai arkadaşım abi ibrahim paşa ile aldık ekipmanları gittik deniz kıyısına denizde dalda 0.3 m acayip rüzgar var hemde rüzgar 10-15 dk da bir yön değiştiriyor bir sağdan esiyor bir arkadan esiyor bir denizden esiyor derken bizde her 15-20 dk da bir at-çek yapacağımız yerdeki yönümüzü değiştiriyorduk denizde rüzgar yüzümüze kırbaç gibi vurmasına rağmen biz at-çek yapmaya devam ediyorduk akşam saati gelip çattı alacakaranlık çöktü ibrahim paşa çok üşüdüm dayanamayacam eve gidecem diyerekten malzemeleri topladı gitmeye karar verdi bende tam güneş batarken balık yapar nereye gidiyorsun paşa dedim beni dinlemedi ve arabaya doğru gitmeye başladı bende olduğum yeri değiştirip 5-10 metere öteye geçtim ve sahteyi salladım sararken bir ağırlık bindi ama ne kafa atma var ne kalama alma kamışı sallatım baktım balık titredi misinada demekki hayvancağız da donmuş
balık misinanın ucunda iken hemen paşayı aradım oda arabanın yanında oyalanmış zaman kaybetmiş biraz ne oldu dedi gel paşa oltanın ucunda balık var dedim geleyimmi dedi hemen koş gel dedim balığı avladığım yer kayalık olduğu için ve yanımda kepçe olmadığı için birinin yardım etmesi iyi olur düşüncesiyle ibrahim paşanın gelmesini istedim ve paşa gelirken bende biraz daha kalama ayarını gevşetip balığı denizde yorulmasını sağladım tabiri caizse o kadar at-çek yaptıktan sonra balığın oltanın ucunda oynaması hissini biraz daha fazla yaşamak istedim kalama verip balığın biraz açılmasını sağladım sonra tekrardan balığı kıyıya aldım ve ibrahim paşa oltayı tuttu bende kepçe olmadığı için kayaların dibine inip balığa en yakın mesafeden misinayı tutup balığı kaldırdım hemen deniz kenarında içini temizleyip koyduk çantaya ondan sonra yine at-çek yaparken misinanın fırdöndüye bağlı olduğu yerden kopması sonucu güzelim lüferi aldığım sahte denize uçtu ve bende o can sıkıntısı ile malzemeleri toplayıp ibrahim abi ile ayrıldım ordan geri kalanlarda denizde kalsın biraz daha büyüsünlerki ilerleyen günlerde onları yine yakalayayım bir şey dikkatimi çekti eylül ekimde sarı kanat yakaladım kasımda bu lüferden daha küçük bir lüfer yakalamıştım ve dünkü ise yaklaşık 35-37 cm arası geldi inşallah böyle giderse kışın güzel kofanalar tutarmıyım onu düşünüyorum bu sarı kanatlar büyüdü lüfermi oldu yoksa bu lüferler başka yerden mi geldiler kofana ve sırtı karalarıda bekliyoruz iskenderuna
çok fazla foto çekemedik ve anlatımda çok fazla yazdım kusuruma bakmayın belki diyeceksiniz bu adam sanki balina yakalamış gibi bir sayfa anlatım yapmış diye ama gerçekten o kadar yorgunluk ve o soğuktan sonra böylesi bir balığın gelmesi benim için ve at-çek olayında beni daha da heveslendirmesi için çok önemli ondan dolayı çok uzun bir anlatım oldu belki ama kusura bakmayın

