- Şehir
- ankara
- Favori Kamış
- okuma v-system 10-40 gr 2.40, Cormoran Black Bull LRC 7-28 gr 2.70, Ryobi Komatsu 3.45
- Favori Makina
- Spro Passion 720 ve 740
- En iyi avı
- Orfoz 1200 gr, Levrek 1020 gr, Lüfer 560 gr
- İsim
- onur
Rapor 06.06.2014 Cuma gününün raporudur. Ahmet'le yine kefalleri bidona koyup halili peşine düştük. Geçen yıl o kadar kovalayıp bir türlü avlayamadığımız balık levrek ararken karşımıza çıkmıştı. Öyleyse meralarını yoklama zamanı gelmişti. Tabi 2 tane makine takılı kamış, domates-peynirli ekmekler, buzlu su bi elimde; spin kamış ve makine, 7 metre göl kamışı, kefale atacağımız ekmekler diğer elimde, sırtımda da çanta 'Cevat KELLE' gibi gidiyorum avlağa
. Allah'tan Ahmet var da bidonu o alıyor zaten taşıması en zor olan da bidon. Erkenden vardığımız meraya kefali kurşunlu yatırıyoruz. Bi yandan atçek yapıyoruz, ara ara kefale bakıyorum vs ama gelen giden yok.
Derken poyraz gündoğusuna çeviriyor. Hemde şiddetli bir şekilde esiyor. Kuzeyden bulutlar tepemize toplanıyor. Bizde zaten balık yok bari sucuk olmadan kaçalım diyoruz. Gerçi ikimizin hatta bize sonradan katılan bir abimiz de dahil olmak üzere üçümüzünde kafa kırık
ıslansak da dert değil ama en azından akşama enerji kalsın diyoruz. Tabi balıksız dönmek koymuyor bize alışmışız artık ama tutsak da güzel olur hani
Takımları toplayıp yola çıkana kadar yağmur kesiyor. Ara ara yine atıştırsa da etkili olmuyor. Arabaya doğru gidiyoruz. Bu arada gündoğusu denizi bulandırmış.
Ahmet: 'Bu su levrek yaparmı ki? Fazla bulanmış sanki...'
Ben:'Yoo yoo tam suyu aslında. Böyle suda çalışacaksın çalışacaksan.'
Atsakmı diye soruyor Ahmet. Benimde hiç iştahım yok. O kadar malzeme var geze geze avlanmak zor olacak. E gezmeden de şansını baya bi azaltmış olacaksın. Ayrıca makinede de ip misina var. Haliliye rapala atacağız ya.
Raglou çalışırken kuşgözü yapıyor bazen. Ama neyse diyorum içimizde kalmasın atalım bari. Bi 15 dakika atar gideriz diye düşünüyorum.
Mavi beyaz 8.5 cm raglouları takıp başlıyoruz. Bi avdan daha balıksız dönüyoruz artık. Ama anormal giden bişeyler var. Avın sonu gelmek üzere ve ben hala ıslanmadım:laughing: Derken hanüz 5 dakika olmadan tam kayaların dibinde köpüğün içinde benim raglou takılıyor. Takıldığı zaman kolu çevirmeyi bırakıp misinaya da boşluk vermeden kayanın ters istikametine yürümek gerek. Balık mı kayamı derken hafifçe kamışı yoklayınca küt küt küt vuruşları hissediyorumreeling İp olduğu için ayrı bi keyif alıyorum vuruşlar çok net. Ahmet çok uzakta ben bağırıyorum 'Ahmeeeeeett!! Gel kamışı tut büyük bu.' Ahmet yetişiyor. O gelene kadar ben balıkla oynuyorum yorabildiğim kadar yoruyorum. Ahmet gelince balık yüz yapıyor.
Ahmet: Halili mi lan bu?? (Alıştı tabi kerata:laughing
Ben:Yok lan yok levrek işte.
Balık iyice yorulunca kamışı Ahmet'e verip kayaların aşağısına iniyorum. Dalgalar yüksek. Kepçe yok. Misina da ip. Ufak bi hatada ip misina kamışın fincanlarına dolanıp balığın kaçmasına ya da kamışın kırılmasına neden olabilir. Balığı dikkatlice önüme getirip soluncagından alıyorum. Tabi donuma kadar ıslandığımı söylememe gerek yok. Geleneği bozmak olmazdı zaten
Saat tam 12.00. Balığımızı da almışız keyfimize diyecek yok. Birkaç fotodan sonra ava devam ediyoruz. 5-6 dakikada bir yer değiştirerek bütün o malzemeleri ve sırt çantamı her seferinde 30 metre ileriye taşıyorum. Derken 15 dakika içinde 2.40 v-systemin ilk parçasını kırıyorum. Ama ne gam. Kırık kamışla onca malzemeyle atçeke devam...
O 5 dakikada aldığımız balık uğruna 2 kilometrelik bir alanı 5 saat boyunca tarayarak ilerliyoruz ama bi numara yok
En son kendi kendimize gülüyoruz. O kadar halili kovala. Bıktığın zaman spin kamışını al geze geze levrek ara. Olmadık yerde olmayacak suda karşına çıksın. Sonra yine peşine düş, kefal ayarla, o kadar malzemeyle avlağa git. Saatlerce bekle. Ona niyetlenmiş ve yine eli boş dönecekken bu sefer de levrek çıksın karşına:laughing: Levreğe gidersin halili çıkar haliliye gidersin levrek çıkar. Ne yapacağımızı şaşırdık arkadaş.
Balık 1.300 gr geldi. Gündüz avlamak benim için daha keyifli oldu. Gece avlarını sevmiyorum
nedense.


Aslında raporu hemen açacaktım ama önceki gün 23.00'e kadar avlanıp gece uyumadan sabah 4te tekrar ava çıkmıştım. Sonra levreği tutunca yine 23.00e kadar avlandım. Eve gelip güzelce kiraz sulayıp laptobu da kucağıma almıştım ki sabah 7 buçukta bi elimde kiraz tanesi bi elimde mausela kanepede otururken buldum kendimi:laughing: Bugün anca bu kadarı yetişti. Bugünkinin raporu da ilk fırsatta
. Kalın sağlıcakla...
Derken poyraz gündoğusuna çeviriyor. Hemde şiddetli bir şekilde esiyor. Kuzeyden bulutlar tepemize toplanıyor. Bizde zaten balık yok bari sucuk olmadan kaçalım diyoruz. Gerçi ikimizin hatta bize sonradan katılan bir abimiz de dahil olmak üzere üçümüzünde kafa kırık
Ahmet: 'Bu su levrek yaparmı ki? Fazla bulanmış sanki...'
Ben:'Yoo yoo tam suyu aslında. Böyle suda çalışacaksın çalışacaksan.'
Atsakmı diye soruyor Ahmet. Benimde hiç iştahım yok. O kadar malzeme var geze geze avlanmak zor olacak. E gezmeden de şansını baya bi azaltmış olacaksın. Ayrıca makinede de ip misina var. Haliliye rapala atacağız ya.
Mavi beyaz 8.5 cm raglouları takıp başlıyoruz. Bi avdan daha balıksız dönüyoruz artık. Ama anormal giden bişeyler var. Avın sonu gelmek üzere ve ben hala ıslanmadım:laughing: Derken hanüz 5 dakika olmadan tam kayaların dibinde köpüğün içinde benim raglou takılıyor. Takıldığı zaman kolu çevirmeyi bırakıp misinaya da boşluk vermeden kayanın ters istikametine yürümek gerek. Balık mı kayamı derken hafifçe kamışı yoklayınca küt küt küt vuruşları hissediyorumreeling İp olduğu için ayrı bi keyif alıyorum vuruşlar çok net. Ahmet çok uzakta ben bağırıyorum 'Ahmeeeeeett!! Gel kamışı tut büyük bu.' Ahmet yetişiyor. O gelene kadar ben balıkla oynuyorum yorabildiğim kadar yoruyorum. Ahmet gelince balık yüz yapıyor.
Ahmet: Halili mi lan bu?? (Alıştı tabi kerata:laughing
Ben:Yok lan yok levrek işte.
Balık iyice yorulunca kamışı Ahmet'e verip kayaların aşağısına iniyorum. Dalgalar yüksek. Kepçe yok. Misina da ip. Ufak bi hatada ip misina kamışın fincanlarına dolanıp balığın kaçmasına ya da kamışın kırılmasına neden olabilir. Balığı dikkatlice önüme getirip soluncagından alıyorum. Tabi donuma kadar ıslandığımı söylememe gerek yok. Geleneği bozmak olmazdı zaten
O 5 dakikada aldığımız balık uğruna 2 kilometrelik bir alanı 5 saat boyunca tarayarak ilerliyoruz ama bi numara yok
nedense.


Aslında raporu hemen açacaktım ama önceki gün 23.00'e kadar avlanıp gece uyumadan sabah 4te tekrar ava çıkmıştım. Sonra levreği tutunca yine 23.00e kadar avlandım. Eve gelip güzelce kiraz sulayıp laptobu da kucağıma almıştım ki sabah 7 buçukta bi elimde kiraz tanesi bi elimde mausela kanepede otururken buldum kendimi:laughing: Bugün anca bu kadarı yetişti. Bugünkinin raporu da ilk fırsatta