yakup
Well-Known Member
- Yaş
- 63
- Şehir
- Alanya
- Favori Kamış
- Elime hangisi gelmişse
- Favori Makina
- Hangisi takılmışsa
- En iyi avı
- Daha değil
- İsim
- Yakup
Malum deniz avcılığını yeni yeni öğreniyorum. Esas tecrübe alanım tatlı su.
Yaklaşık 2 yıldır Alanya'da bulunmam sebebiyle deniz konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Şimdilik sadece kıyıdan avlanmaya çalışıyorum. Zira tekne ile avlanmak için kafama göre birisi ile henüz tanışamadım.
Burada gözlemlediğime göre kıyıdan genelde; Kefal, mırmır, sargoz, melanur, karagöz, sokar gibi balıklar avlanıyor.
Yem olarak kullanılan seçeneklerin başında tavuk göğsü ve ekmek içi gelmekte.
Ben de gördüklerim neticesinde genelde tavuk göğsü kullanıyordum. Fakat geçenlerde gördüğüm bir metod beni farklı arayışlara itti.
Ekmeğe sardıkları kancalı takımı, misinaya bağlı olmadan denize atan gençler, tepelik bir yerde bekliyor ve balık yakalanınca yüzerek gidip balığı alıyorlardı.
Bende buradan yola çıkarak, sazan avında kullandığımız yaylı takımı denemek istedim. Sorduğumda bunun işe yaramayacağını söylediler. Fakat ben yine de denemek istiyordum.
Geçenlerde kıyıda tanıştığım bir arkadaşla beraber, bir sabah için sözleşerek erkenden yola çıktık. Onun sürekli gittiği bir alanı seçmiştik. Hedef balığımız sokar'dı. Onun için yanımıza sadece hamur ve ekmek almıştık.
2-3 saat kadar sürede farklı türlerde parmak kadar balıklardan başka bir şey yakalayamamıştık. Onun "ideal" diyerek alıkoyduğu 3-4 balık haricindekileri geri bırakmış, denemelerimize devam ediyorduk. Arkadaşımızın ufak ta olsa yakaladığı balıklara karşılık ben neredeyse vuruş dahi alamıyordum. Baktım olmayacak taktik değiştirmeye karar verdim.
Gidip arabadaki diğer oltayı alarak, daha önce düşündüğüm yaylı sazan takımını deneyecektim. Sazan için hazırlanan iğneleri çıkartarak yerine 6 numara iğne taktığım yaylara hamur bastıktan sonra, iğnelere de ekmek içi takarak attım. Kurşun vazifesi gören yaylı takım 30 metre kadar ileride dibe çökmüştü. Ben diğer şamandıralı oltaya dönerken, attığım yaylı takımın oltasına bildiğimiz sazan avında kullanılan zillerden bir tanesi taktım.
Yaklaşık 15-20 dakika geçmişti ki zil sesi ile hareketlenen olta dikkatimi çekti. Çektiğimde yaklaşık 400 gram civarında bir sargoz vardı. ( o anda resim çekmek aklıma gelmedi)
Ardından tekrar aynı işlemi tekrarladım. Bir kaç kez olta hareketlendi ama misina koptu. Ya dibe bir yerlere takıldı veya balık kayaların arasına götürdü bilemeyeceğim.
Dün ise yaylı takımı hemen şamandıranın altına takarak denedim. Yani dibe çökmeden suyun üzerinde kalan bir sistem. Ve bir adet çatal kuyruk denilen bir balık yakaladım. Ama küçük olduğu için bıraktım. (Civarda avlananların kovasında benim bıraktığımın daha küçükleri vardı)
Şimdi merak ettiğim;tatlı suda denediğimiz bazı metodlar denizde de olabilir mi? Bakalım. Zaman gösterecek.
Yaklaşık 2 yıldır Alanya'da bulunmam sebebiyle deniz konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Şimdilik sadece kıyıdan avlanmaya çalışıyorum. Zira tekne ile avlanmak için kafama göre birisi ile henüz tanışamadım.
Burada gözlemlediğime göre kıyıdan genelde; Kefal, mırmır, sargoz, melanur, karagöz, sokar gibi balıklar avlanıyor.
Yem olarak kullanılan seçeneklerin başında tavuk göğsü ve ekmek içi gelmekte.
Ben de gördüklerim neticesinde genelde tavuk göğsü kullanıyordum. Fakat geçenlerde gördüğüm bir metod beni farklı arayışlara itti.
Ekmeğe sardıkları kancalı takımı, misinaya bağlı olmadan denize atan gençler, tepelik bir yerde bekliyor ve balık yakalanınca yüzerek gidip balığı alıyorlardı.
Bende buradan yola çıkarak, sazan avında kullandığımız yaylı takımı denemek istedim. Sorduğumda bunun işe yaramayacağını söylediler. Fakat ben yine de denemek istiyordum.
Geçenlerde kıyıda tanıştığım bir arkadaşla beraber, bir sabah için sözleşerek erkenden yola çıktık. Onun sürekli gittiği bir alanı seçmiştik. Hedef balığımız sokar'dı. Onun için yanımıza sadece hamur ve ekmek almıştık.
2-3 saat kadar sürede farklı türlerde parmak kadar balıklardan başka bir şey yakalayamamıştık. Onun "ideal" diyerek alıkoyduğu 3-4 balık haricindekileri geri bırakmış, denemelerimize devam ediyorduk. Arkadaşımızın ufak ta olsa yakaladığı balıklara karşılık ben neredeyse vuruş dahi alamıyordum. Baktım olmayacak taktik değiştirmeye karar verdim.
Gidip arabadaki diğer oltayı alarak, daha önce düşündüğüm yaylı sazan takımını deneyecektim. Sazan için hazırlanan iğneleri çıkartarak yerine 6 numara iğne taktığım yaylara hamur bastıktan sonra, iğnelere de ekmek içi takarak attım. Kurşun vazifesi gören yaylı takım 30 metre kadar ileride dibe çökmüştü. Ben diğer şamandıralı oltaya dönerken, attığım yaylı takımın oltasına bildiğimiz sazan avında kullanılan zillerden bir tanesi taktım.
Yaklaşık 15-20 dakika geçmişti ki zil sesi ile hareketlenen olta dikkatimi çekti. Çektiğimde yaklaşık 400 gram civarında bir sargoz vardı. ( o anda resim çekmek aklıma gelmedi)
Ardından tekrar aynı işlemi tekrarladım. Bir kaç kez olta hareketlendi ama misina koptu. Ya dibe bir yerlere takıldı veya balık kayaların arasına götürdü bilemeyeceğim.
Dün ise yaylı takımı hemen şamandıranın altına takarak denedim. Yani dibe çökmeden suyun üzerinde kalan bir sistem. Ve bir adet çatal kuyruk denilen bir balık yakaladım. Ama küçük olduğu için bıraktım. (Civarda avlananların kovasında benim bıraktığımın daha küçükleri vardı)
Şimdi merak ettiğim;tatlı suda denediğimiz bazı metodlar denizde de olabilir mi? Bakalım. Zaman gösterecek.