Sinarit avı hakkında...

Konu, 'Zıpkınla Balık Avcılığı' kısmında Onur GÜNER tarafından paylaşıldı.

  1. Onur GÜNER

    Onur GÜNER

    Mesajlar:
    280
    Şehir:
    Akdeniz'den
    Favori Kamış:
    malzeme
    Sualtında avlanan arkadaşlar...
    Sinarit ile ilgili ne tip teknikler kullanıyoruz ? Hangi tip malzeme ve meralarda verim alıyoruz ? Uygun mevsimler nelerdir ?
    Bu konular hakkında bilgi alış verişi yapabiliriz...
     
  2. zodi

    zodi

    Yaş:
    49
    Mesajlar:
    353
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    sadece olta
    En İyi Avı:
    1.2 kg çipura. Kilo olarak ta 3 kişi 15 kg istavrit (tekneden)
    Sevgili Onur kardeşim. Sinarit benim uzun süredir tutmak istediğim bir balık. Ama bir türlü organizasyonu yapıp bi gidemedik Çanakkale'ye... Tek bildiğim Çanakkale'de bol olduğu.
     
  3. reancarne

    reancarne

    Mesajlar:
    99
    Favori Kamış:
    olta / zıpkın
    En İyi Avı:
    lüfer 4.5 kg.
    özellikle babakale ve sivrice tarafında. çok fazla var . ç.kalede ise kilitbahir ve abidealtı tabir edilen yerde.. ama tabi bu alanlarda ( özellikle abide altı) akıntı inanılmaz kuvvetli...:eek:
     
  4. Onur GÜNER

    Onur GÜNER

    Mesajlar:
    280
    Şehir:
    Akdeniz'den
    Favori Kamış:
    malzeme
    Sinarit tek tük Marmarada da görülmekle beraber bütün Akdeniz ve Egede bol miktarda bulunuyor. Önemli olan yer ve zaman gibi değişkenler...
     
  5. mturetken

    mturetken Murat Türetken

    Mesajlar:
    75
    Şehir:
    Istanbul
    Favori Kamış:
    Zıpkın, At Çek olta takımlarım
    En İyi Avı:
    4,5 kg Levrek (Zıpkın), 2,5 kilo Levrek (at-çek)
    Onur, sen bu konuda ve kuzu konusunda sadece bilgi verişi yapabilirsin bence:D :D :D :D
     
  6. Onur GÜNER

    Onur GÜNER

    Mesajlar:
    280
    Şehir:
    Akdeniz'den
    Favori Kamış:
    malzeme
    Murat estafurullah. Bilginin sınırı yok. Herkez kendince bir teknik geliştiriyor. Önemli olan bunlardan faydalı olanları kapmak. Bilmediğimiz daha çok şey var...
     
  7. bucalı

    bucalı

    Mesajlar:
    133
    Şehir:
    izmir/buca
    Favori Kamış:
    olta,zıpkın
    En İyi Avı:
    6.800 gr sinarit
    SİNARİT AVI

    Güçlü asil ve kurnaz.

    Sinariti , tanımlayabilecek bir çok sıfattan sadece üçü Sualtı avcılığının, üst seviyesi, şüphesiz sinarit avlayabilecek düzeye gelmiş olmaktır. Ege ve Akdeniz’ in bu kurnaz avcısını avlayabilmek için, öncelikle bulunabileceği olası yerleri keşfetmek gerekir. Bu keşif; bilgi, gözlem, deneyim ve karar verme yeteneklerinden oluşan karmaşık bir operasyonu andırır. Doğru yerlerin tespitinden sonra, malzeme desteği ve teknik tecrübenin işe karıştığı bir süreç başlar. Genellikle derin sularda avlanmayı gerektirmesi, uzun süreli apneaların sonucunda senkop tehlikesini doğurabileceği için, iki kişi avlanmak şarttır. Bu açıklamalardan şu sonucu çıkarmak mümkün ; Sinarit avı, rastgele avlanmak için suya girilerek yapılmaz, aksine önceden planlanır, hazırlanır ve gerçekleştirilir.Derinlik ve süre bilincinin çok iyi kontrol edilebilir olması gerekiyor. Genellikle derin avlanmayı ve uzun apneaları içerdiği için senkop tehlikesi her zaman vardır. Bu nedenle avlanırken iki kişi olmak gerekiyor.


    Avlanma yerinin seçimi

    Başarılı bir sinarit avı için, yer seçimi çok önemlidir. Sinaritlerin genellikle bulunduğu derinlik aralığı 20 ile 30 metredir. Bu derinliklerden daha sığ sularda rastlama imkanı ancak çiftleşme dönemleri veya istisna ve sürpriz anlara bağımlıdır. Isı farklılıklarına karşı çok duyarlı bir balıktır. Su sıcaklığında; tatlı su kaynakları, dip akıntıları veya mevsime bağlı ısı değişikliklerine, hemen reaksiyon verir. Soğuk suyu sevmediğini de belirteyim.

    Sinarit, en rahat ve stressiz olduğu zamanlarda, eriştelerden oluşan yatağında dinlenme halinde ve büyük ihtimalle de yediklerini sindirmektedir. Buna rağmen duyuları açık ve tetiktedir ve atış menziline kadar sokulmak beceri ve tecrübe ister.

    Yatmakta olan bir sinarite yaklaşabilmenin püf noktası, dipten olabildiğince gizlenerek ve sessizce gelmektir. Tüfeğiniz vücudunuzun yanında, paletlerin adeta ucu ile, daha da iyisi hiç kullanmadan boşta kalan elinizle kendinizi çekerek, olası bir hafif akıntıyı lehinize çevirerek ve, gizlenmenize yardımcı olabilecek tüm dip yapılarını kullanarak, avınıza doğru gitmelisiniz. Ana kural çok ağır hareket etmektir. En küçük acele ve uyumsuz davranışın ardından avınızın kaybolan kuyruğuna bakarsınız.

    Denize dik inen kayalık kıyıların açık suları onun kırallığıdır. Her zaman, taşlık dip yapısının arasına serpiştirilmiş kum ve erişte alanların kıyılarında av peşindedir. Bu bölgelerin dışında , sinarite rastlarsanız, avlanma şansınız yok denecek kadar azdır, zira balık, alışık olduğu standartların dışında, çok daha uyanık ve şüpheci davranır. Böyle bir durumda tek şansınız beslenirken baskın tekniği ile av yapmaktır


    Malzeme

    Kullanabildiğiniz en uzun tüfeği yanınıza alın. 100 cm – 120 cm. boy bu av için idealdir. Güçlü ve uzun çekebilen lastikler, sağlam ve uzun kelebekli şiş tüfeğinizi tamamlar. Makara kullanmak gerekiyor. Balık vurulduğu anda sönmemiş ise, en yakındaki taşaltına sığınmak istiyecek veya açık suya kaçacaktır. Eti yumuşak olduğu için kolay yırtılır. Böyle bir durumda, makarayı sağarak çıktıktan sonra, çok dikkatle almak riskleri azaltır. Vuruş anındaki, kinetik enerjinin fazla olması, vurulduğu andan itibaren kuvvetle mücadele edebilen sinaritin yakalanması için çok kıymetli birkaç saniye kazandırır. 7 mm şiş kalınlığı daha iyi sonuç veriyor.

    Sinaritler sese karşı çok duyarlılar. Tetiğin çekildiği anda çıkan metalik ses bile üzerlerine gelen şişten kurtulabilmelerini sağlayabilir. Ahşap tüfek daha sessiz. Palamut konusunda dikkatimi çeken bir nokta, sağlam olmalarına karşın mafsallı palamutların ses yapmaları. Her avda yenilemek şartı ile iyi kalite tel palamut kullanmak şansınızı arttırır.

    Derinde su daha soğuk olduğu için yazın bile 5 mm elbise kullanmakta fayda var. Reflekte camlı maskeler, hem avantaj hem de dezavantaj getiriyor. Bakışlarınızı ve gözlerinizin hareketini gizlemesi avantajdır. Ama aynı zamanda, başınızın en küçük hareketi ile ışığı bir ayna gibi yansıtacağı için, avınızı uyaracaktır. Bu konuda alışık olduğunuz ve sonuç aldığınız maskeniz en iyisidir.

    Kemerinize 4 – 5 kg civarında ağırlık koyun. Bu şekilde, uzun süren apnea sonucu çıkışınız problemsiz olur.


    Yatış ve çağırma

    Meraklı olduğu kadar da, uyanık ve tetikte olan sinariti atış menziline sokmak, agaşon tekniğinin üst seviyesidir. Bu konuda her zaman tartışılan iki görüş var. Bazı avcılar, yattıktan sonra, arada kendini göstermenin, sinaritin dikkatini çektiğini ve merakını kamçıladığını savunuyor. Karşı görüş ise, balık sizi görmemiş olsa bile, sadece inip saklanmanız onun dikkatini çekmeye yetecektir.Her iki görüşün de doğru olduğunu kabul ediyoruz.Yatacağınız yeri seçerken, iyi gözlem yapın. Gözleminiz için yarım kuleler, yeterli olacaktır. Bilgilenmeniz gereken birkaç ana parametre var , bu parametreler tamami ile sinaritin davranış biçimi ile ilgilidir;


    Görüş
    Sudaki görüş ne kadar iyi ise, sinarit o kadar rahat gelir. Bunun nedeni, etrafı, uzak mesafelere kadar iyi görebilmesi ve bu nedenle kendini emniyette hissetmesidir.


    Dip yapısı
    Aynı nedenden dolayı, eğer dip yapısı çok engebeli ve dikine yükselen taşlar ile donanmış ise, sinarit ileriyi iyi göremeyeceği için, çok temkinli davranır. En iyi yer, kumluk alanların olduğu , önü açık düz erişteliklerdir. Taşların bitip, yerini bu alanlara bıraktığı sınırlarda, açık suya doğru yatarsanız, avınızı kandırabilirsiniz.


    Isı farkları
    Sinaritin soğuğu sevmediğini ve ısı farklılıklarına duyarlı olduğunu söylemiştim, aşağı indiğinizde, su soğuksa , av bölgenizi değiştirin. Özellikle yazın, dipteki soğuk su kaynakları, aşırı ısı farkları yaratır. Böyle yerlerde sonuç alamazsınız.

    Herşeye rağmen, sizi görüp merakına yenilen ve tehlike olmadığına karar veren avınızın gelişi çok dikkatli ve nazlı olacaktır. Bunun anlamı, nefesinizi yeterince tutabilmeniz gerekeceğidir. Bunu yapabilmek, hele, arka planda sabırla volta atan sinaritlerin önünden, üzerinize gelen koca karagözleri görmezden gelerek yapabilmek, çok ustalık işidir. Tecrübeniz arttıkça bu seviyelere çıkmak mümkün olacaktır.

    Sonuç olarak, apnea kapasiteniz iyi ve yattığınız yer ve pozisyonunuz doğru ise sinaritler kesinlikle gelecektir.


    Atış

    Avınız, atış menziline girdiği an, bu iş oldu demektir,diye düşünüyorsanız yanılırsınız. Burada, mesafe kavramınız ve elinizdeki tüfeğin balistiğini ne kadar iyi tanıdığınız, sonuçları doğrudan etkileyecektir. Bu konu üzerinde önemle durun. Diğer taraftan avınız, atış menziline girmiyor ve belirli bir mesafede duruyorsa, aksayan bir şey var demektir. Yukarıda bahsettiğim gibi yatış pozisyonunuz, balık ile aranızda olabilecek bir tatlı su kaynağının oluşturduğu soğuk duvar, ki bunu yaşadım, suyun fazla bulanık olması, aradaki yükseltilerin çokluğu , sebep olabilir.

    Sinarit, çok ani tepki verebilir ve inanılmaz reflekslere sahiptir. Tetik sesi, onu ilk uyaran faktördür. Tetiğin çekilmesi ile, şişin tüfeği terketmesi arasında geçen milisaniyelerde, çoktan yönünü değiştirmiş olur. Bu nedenle, balık size gelirken, henüz yan vermeden atışınızı yapın. Bu atış, gelişine dik yapıldığı halde, sesle birlikte dönen sinarite, yanından isabet eder. Eğer balığın size yan vermesini beklerseniz, en iyi ihtimalle, atışınız kuyruğuna isabet edecektir. Kuyruğundan vurduğunuz avınızı alma ihtimaliniz çok düşüktür.

    Eğer atışınız başarısız ise, sinarit çok büyük ihtimalle, açık suda kaybolur, çok düşük ihtimalle ise, yakındaki bir taşın altına girer. Eğer çok çabuk hareket edip, taşın olası çıkışlarını malzeme ile kapatabilirseniz, sinariti taşaltında vurabilirsiniz.

    Vurulan balığı almak ayrı bir dikkat ve tecrübe istiyor. Sinaritin eti yumuşaktır ve çabuk yırtılır. Atışınız kafa veya kafa arkası ile belkemiğine gelmiş ise problem yoktur. Makaradan saldığınız ipi satha çıkıp ağır ağır çekerek balığı şişten ve solungaç altından tutarak ve alırsınız. Atışınız, karın bölgesi, sırtın üstü veya kuyruğa yakın yerlere gelmiş ise, balığın yırtıp kaçma ihtimali büyüktür. Bu durumda kesinlikle çekmeyin, makarayı boşaltıp çıkın. Avınız güçlü ise, şişle birlikte uzağa veya taşaltına kaçacaktır. Şişi çekmek yerine, nefesiniz müsaade ediyorsa, balığın üzerine giderek yakalamaya çalışın, taşaltına girmişse, satha çıkarak soluklanıp ikinci inişinizde, yine çekmeden elle alarak balığı çıkarın ve hemen öldürün.


    Sinarit hakkında birkaç bilgi

    Çiftleşme mevsimi bahar ve yaz başıdır. Özellikle, Haziran sonundan, Temmuz sonuna kadar ki bir aylık dönemde, sinaritler gün batımından sonra çok sığlıklara kadar sokulup geceyi geçirirler ve, gün doğumu ile birlikte derin suya dönerler. Taşlık kıyıların, kum ve erişteli diplerinde, 5 –6 metre derinlikte, eriştelerin kıyısında çok iri sinaritler yatak yaparlar.

    “Bu dönemde, gece fenerle girerseniz, çok yakınına kadar sokulduğunuz 8 Kg. lık sinaritlerin, hiçbir tepki vermeden yattıklarını görürsünüz. Güçlü lastik ve kalın şişli kısa tüfekle muhteşem trofeler alma imkanınız olur.”

    Böyle bir açıklamanın tarafımdan yapılmasından duyduğunuz şaşkınlığı yüzünüzde görür gibi oluyorum. Haklısınız, ancak mesajım, bu şekilde avlanan arkadaşlara. Haziran ayında yapılan katliamın boyutlarını tahmin edemezsiniz. Özellikle Kuzey Ege’de her gece bu yolla 50-60 Kg. balık vuranlar var. Bu avların özür kabul edilebilecek tek yanları, bu arkadaşların geçimlerini bu yolla temin etmeleri.

    Madalyonun iki tarafına da bakmak yürekliliğini gösterip, yasak olmasına rağmen trol veya patlayıcılarla avlananların verdikleri zararın, gece avlanan sualtı avcısının verdiği zarardan çok daha korkunç boyutlarda olduğunu kabul edelim. Yasaklar konusunda herşeyi yapabildiğimize inandığımız gün, sualtı avcılığı için de aynı hassassiyeti gösterme hakkımız olacağına inanıyorum.


    Saygılar

    Jak Boeno
     
  8. sarperfb

    sarperfb

    Mesajlar:
    2
    Barış kardeş olayı bitirmiş:)
     
  9. bucalı

    bucalı

    Mesajlar:
    133
    Şehir:
    izmir/buca
    Favori Kamış:
    olta,zıpkın
    En İyi Avı:
    6.800 gr sinarit
    daha bitmedi abi yeni başladım:) :)

    SİNARİT HAKKINDA


    Av Dönemi: Sinarit avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 20 cm dir.

    Tanımı:
    Latince adı : Dentex Dentex
    İngilizce adı: Dentex, Porgy

    28-30 yıl kadar yaşarlar. Nadiren 1 metre boya ve 10 kg ağırlığa ulaşırlar. Sinarit sivri dişlere ve kuvvetli bir çeneye sahiptir. Ancak dişleri seyrek olduğu için misinayı kolay kesemez. Yemi yoklamaktan ziyade hücum edip bir anda kaparlar. Hemen hemen her türlü balık ve yumuşakça ile beslenirler. Gezici bir balık olduğu için uzun yollar giderek avlanabilirler. Ancak genellikle bir kaya gölgesinde bekler, önünden geçen ava saldırılar. Bu yüzden yer seçimini iyi yapıp bulunduğu yere yemi indirmek daha doğru olur. Saldırgan bir yapıya sahip oldukları için parlak, aksak ve hareketli cisimlere ilgi duyarlar. Bir çok deniz canlısı gibi hava durumuna bağlı olarak yer değiştirirler. Bu nedenle yaşayabileceği alanları taramakta fayda vardır.


    Nerelerde Bulunur:
    Genellikle 10-50 metre arasındaki taşlık ve kayalık bir dibe sahip olan yerlerde, açık sulardaki topuk etrafları ve gemi enkazları etrafında bulunur. Ege Denizi, Akdeniz, Çanakkale Boğazı ve Saroz Körfezi�nde avı yapılmaktadır.

    Beslenmesi ve Yemleri:
    Yemli avcılıkta kalamar, sübye, kolyoz, saradalya, zargana, gelincik, izmarit, kefal kullanılabildiği gibi, iskorpit, hanos gibi taş balıklarıyla her türlü canlı balık da yem olarak kullanılabilir. İdeal yem boyu 6-10 cm dir.
    Avcılığı
    Sinarit avında hep aynı bölgede avlanmak avlağın bozulmasına, sinarit ve diğer canlıların bölgeyi terk etmesine neden olacağından, zaman zaman değişik bölgelerde avlanmakta fayda vardır. Bu gerçekte bütün dip balıkları için geçerlidir. Parakete, savurma olta, bırakma olta ve sırtı çekerek avlanabilir.ZIPKIN AVCILARININDA TERCİH EDİLEN BİR TÜRDÜR. Sinaritin sert yapısına bakarak gereğinden kalın malzemeler kullanmaktan kaçınılmalıdır.
     
  10. Onur GÜNER

    Onur GÜNER

    Mesajlar:
    280
    Şehir:
    Akdeniz'den
    Favori Kamış:
    malzeme
    Evet Barış. Jak abinin yazısı çok faydalı bilgiler içeriyor. Eklediğin için teşekkürler...
     
  11. bucalı

    bucalı

    Mesajlar:
    133
    Şehir:
    izmir/buca
    Favori Kamış:
    olta,zıpkın
    En İyi Avı:
    6.800 gr sinarit
    evet onur jak abi bu işin dehası gerçekten. bizlerin onun gibi insanlardan çok öğrenecekleri var. onun kitabını okudukça yanlışlarımızı görüp düzeltiyoruz. dalış kurslarına gitmektense onun kitabını alıp okumak yeterli bence.
     
  12. Matchbox

    Matchbox

    Mesajlar:
    500
    Jack Abi sinaritlerini genelde Saros büyük adanın , orta adaya bakan dik kayalık kısımlarında vurur, bilginize....:)
     
  13. kabasakal

    kabasakal

    Mesajlar:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    Ryobi - 3m daiwa kamış- kaşıklar ve rapala
    En İyi Avı:
    aynalı sazan 7 kg.
    Denizin altı ayrı bir dünya.Benim dalmak için yalnızca gözlüğüm ve paletlerim var.Denizin altını görmek insana gerçekten büyük zevk veriyor.Buradaki canlıların çeşitliliği,hareketleri,renkleri,denizin dibi insanı büyülüyor.Yalnız kayalıklara dalıp buradaki yerli balıkları vurmak bana HANEYE TECAVÜZ gibime geliyor.Bu nedenle zıpkınla avcılık bana biraz ters.
    Sinarite gelince herşeye saldıran bir balık olduğunu öğrendik.Oltayla avlanmasından yanayım.Önceki yaz Gülçavuş'taydım (Saroz Körfezi).Akşam üzeri güneş batarken limanda kayalıklardan kaşık atıyorduk.Bir tane yarım kiloya yakın koca kafalı,seyrek dişleri olan bir balık yakaladım.Tabii denizde fazla avlanmadığımız için balığın adını bilmiyorduk.Meğer o sinaritmiş:D
    Ertesi gün tekne kiralayarak çapariyle yaptığımız uskumru avı gerçekten zevkli geçmişti. Hatta arkadaşın çaparisine kocaman bir ahtapot yakalanmıştı :D
     
  14. lactobacillus

    lactobacillus

    Mesajlar:
    9
    Şehir:
    Tekirdağ
    En İyi Avı:
    Mığrı, 8 kg
    gülçavuş

    bülent abi, gülçavuş tam bir balık cenneti. yazın her hafta tekneyle gelip dalıyoruz orada. hani diye bir balık var bilmem bilir misin ama, kral balıktır ve orayı sanki yurt edinmiş. bize yetecek kadar vurup gideriz. tabi bunun dışında sayamayacağım kadar balık çeşidi de var. seneye belki karşılaşırız bile..
    saygılar.
     
  15. fisherman85

    fisherman85

    Mesajlar:
    1
    sino

    sinariti böle dik duvarların dibine yavaşça yatarsın sino varsa zaten akar üstüne direk sinaritte en öemli olay atış tekniğidir sinarite direk gelişine atmak gerekir eğer yan vermesini beklersen avcunu yalarsın
     
  16. kabasakal

    kabasakal

    Mesajlar:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    Ryobi - 3m daiwa kamış- kaşıklar ve rapala
    En İyi Avı:
    aynalı sazan 7 kg.
    Murat kardeşim.Hiç hani balığı görmedim.Anlattığına göre kral bi balıkmış.Seneye karşılaşıp yakaladığın hanileri görmek isterim tabii.Oltaya gelir mi bu balık? selamlar.
     
  17. kabasakal

    kabasakal

    Mesajlar:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    Ryobi - 3m daiwa kamış- kaşıklar ve rapala
    En İyi Avı:
    aynalı sazan 7 kg.
    vay be!

    Ariiif..sen bu işi bilion valla !:D
     
  18. lactobacillus

    lactobacillus

    Mesajlar:
    9
    Şehir:
    Tekirdağ
    En İyi Avı:
    Mığrı, 8 kg
    yerini bulunca zıpkınla da oltayla da kolay oluyor. eti de güzel gerçekten o açıdan kral balıktır demiştim. neyse haniyi yakından tanımak için şuna bir bakın abi..
    saygılar.
    http://www.youtube.com/watch?v=h9ETBMqsldM
     
  19. kabasakal

    kabasakal

    Mesajlar:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    Ryobi - 3m daiwa kamış- kaşıklar ve rapala
    En İyi Avı:
    aynalı sazan 7 kg.
    Bunlar süslü püslü.Akvaryum balığına benzio.İnsandanda hiç kaçmıo.
    Teşekkürler..
     
  20. Onur GÜNER

    Onur GÜNER

    Mesajlar:
    280
    Şehir:
    Akdeniz'den
    Favori Kamış:
    malzeme
    Sinarit avı hakkında bir yorum da ben getirmek istiyorum...

    İlk önce bu balık nedir? Ne değildir? Nerede gezer? Ne yer? Ne içer? Bunları açıklığa kavuşturalım
    Karadeniz vemarmara avcısı isenin bu balıkla karşılaşma ihtialiniz yoktur. (birkaç istisnai sinarit Marmarada avlanmıştır ama bu çok küçük bir ihtimail. yok olduğunu düşünürsek...) Ege ve Akdenizde yaşayan bu balık sparidea familyasının yakışıklı bir üyesi.1758 yılından Linnaeus tarafından istematiğe eklenmiş bir üye. Vücudu uzun ve ovalimsidir. Uzun bir çeneye ve çok sivri dişlere sahip bu balık ortalama 30 -50 cm uzunluğundadır. 13 - 15 kg a kadar büyüyebilen bu balığın yumurtlama mevsimi Nisan - Temmuz ayları arasındadır ve en güzel avı bu mevsimde verir. Her zaman aç ve avlanma içgüdüsüyle hareket eden bu avcının menüsünde yutabileceği her ölçüde balıklar, yumuşakçalarve kabuklulara kadar geniş bişr yelpazeyi içerir.

    YAŞAM ALANI

    Ege ve Akdeniz balığı olduğundan bahsettik. Sanılanın aksine hayatını belli belli bir noktada sürdürmez. Mendirek burunlarıdan taşlık , kırmalık kıyı şeritlerine, topuklardan kıyılardaki dik duvar diplerine ve kumulluk kıyı şeritlerine kadar çok geniş bir yerde yayılım gösterirler. Eriştelik diye tabir ettiğimiz deniz çayırlarının (posidonia) bulunduğu bölgeler favori noktalardır. Sinarit derin balığı olarak söylenegelmiştir, ama bu tezi birçok kez çürüttüğümü söyleyebilirim. Sinarit derin su balığı değil her derinliğin balığıdır. Bugüne kadar avladığım sinaritler içinde 1 metrede avlanmış olanların yanında 25 metrede avlanmış olanlarda vardır ki en verimli avlarını 8 - 15 metre arasında yapılır. Bu oran her 10 balıkta 6 veya 7 balık gibi büyük bir orandadır. Demek oluyor ki bu balığında belli kıyılama dönemleri ve zaafları vardır.

    DAVRANIŞLAR

    Hiç unutamadığım bir sahneyi paylaşmak istiyorum. Temmuz başı Bodrum Gümüşlükte avdayız. Yarımada etrafında 5 hp lik jonshon motorumuz ile sürekli yeni yerler arıyoruz. Turgutresi açıklarında Topanada denilen bir yerdeyim. İnanılmaz bir görüş var sanki bir cam kütlesinin içinde dalıyorum. Derinlik kıyıdan başlıyor ve bilinmeyene doğru uzayıp gidiyor, tabiiki taşlarda. Birkaç derin dalış yapıyorum. Etrafta ürkek görülen sinaritler var. Bazıları 2 kg ın üzerinde. Amaç balığı avlanmaktan çok o bölgedeki balıkların davranışlarını çözmek. 12 - 13 metreye bir dalış yapıyor ve yavaş yavaş 3 metreye kadar yükselik bir kayaya yatıyorum. Ve oyunumuz başlıyor sinaritlerle. Aşağıda nelerin olup bittiğini görebiliyorum. Sürüden bir birey başlıyor yükselmeye. İnanın bana o balığı 3 m ye kadar çıkartıyorum. Meraktan çatlıcak balık, neredeyse kıyıya çıkacak. Bu oyun bir dakikayı geçmiyor ve balık şişin ucunda. Önemli olan balığın merakını sinsi bir şekilde kamçılamak. Sinarit gibi düşünelim şimdi. İleride ne olduğunu anlamadığımız çok küçük bir nesne var yaklaştıkça küçülen bir nesne fakat sırtınızı döndüğünüzde ise büyümeye başlıyor. Uzaklaştıkça büyüyen. Bu şekilde değil sinarit vurmak emin olun onlarla oyun dahi oynayabilirsiniz.
    Genelde sürü şeklinde dibe yakın yerlerde gezerler. Sinarit avının verimli bir diğer tekniği ise bulanık suda gerçekleştirilir. Sinaritler Ekim - Kasım ve Nisan - Mayıs aylarında kıyıya inanılmaz bir şekilde yaklaşırlar. 3 - 4 metre suda defalarca iri sinaritlerle karşılaştığımı ve avladığımı hatırlıyorum. Akdeniz avcıları için lodos ne kadar kötü olsada lodostan çıkma havalarda suyun yavaş yavaş çöktüğü ve görüşün açılmaya başladığı zamanlar balıkların beslenme içgüdüsü ile dolduğu birazda dalgın olduğu dönemlerdir. Hafif bir bulanıklık sizin için büyük avantaj sağlıyacaktır. Kıyılayan sinaritler aniden karşınıza çıkacaktır ve balığı gördüğünüz an çoktan menzile girmiş olan sinariti avlamak bu şekilde çok kolay olacaktır. Hassas bir noktaya değinmek istiyorum. Sürü karşınızda. Balıklardan birini veya birkaçını kendinize çektiniz. Atış başarılı. Sürünün dağılmamasını istiyorsanız kesinlikle yaralı balık bırakmayın. Yaralı balık diğer balıklar için bir önder gibi davranıcak sürüden çıkacak ve diğerlerinide peşine takıp gidecektir. Boşa atış yapın, atış yapmayın ama kesin atışlar yapın. Yaralı balık sürünün yokolması anlamına gelir.

    ATIŞ

    Herşey uygun, balık menzilde. Mümkün olduğu kadar öldürücü bir atış gerçekleştirmeye bakın. Kafa kısmı sert olan balığın en iyi atış noktasıdır. Balık büyük ihtimalle kendinden emin, dimdik ve hiç kuyruk çırpmadan üzerinize geliyor ki genelde böyle olacaktır. Aceleye ve ve ani hareketlere gerek yok. Balık ölüm moduna çoktan girmiş. Bekleyin. İnanın balık zıpkının 50 santim önüne kadar bu şekilde gelmeye devam edicektir. Geldi, geldi, geldi işte kritik bir nokta daha. O an atış yapabilirsiniz. Büyük ihtimalle , balığın yakınlığına, iriliğine göre vuruş noktası değişir ama genelde solungaç veya ense köküne denk gelir. Sonuç gayet iyi.
    Biraz daha beklersek balık o dimdik pozisyondan çıkıp çok hızlı bir şekilde sola ya da sağa hamle yapıp uzuyacaktır. O sırada da atış yapılabilir. Reflekslerinize güveniyorsanız bu şekilde de başarılı atışlar yapılabilir. Balığı vurduk. Ölmemiş ise kayalık alnlarda en yakın taşın içine eriştelik alanlarda isek otların arasına yatıcaktır ki bu şekilde kolaylıkla alırız. Ama balık taşa girmiş ise işimiz zor. En iyi çözüm makaramızı tatlı-sert bırakıp balığın makara açmasına izin vermemek. Balık çok hareketli olduğu için kayalara girme ihtimali yüksek. Balığın etinin yumuşak oluşu, yakından yapılan bir atışla birleştiği zaman balığın ipe geçme olasılığı çokyüksek. İpe geçen balığın hareket kabiliyeti engellenemeyeceği için balık en yakın çatlağa kaçabilir. Taş içine giren sinariti çok dikkatli bir şekilde çıkarmak, gerekirse bir kez daha vurup almak en doğru iştir.

    EKİPMAN

    Sinarit avında palet, maske ve elbisenin özeli bir önem taşımadığını anladım. Standart malzemeler yeterlidir. Zıpkın ise diğer birçok avda olduğu gibi uzun tavsiye ediyorum. Sinarti avı için standart 100 - 110 - 120 cm zıpkın yeterlidir. Yeterki kelebeğiniz uzun ve şişiniz sivri olsun.

    YEMEKLERİ

    Gönül isterdi ki bu güzel balığın eti, görünüşü kadar güzel olsun. Balığın en lezzetli olduğu dönem Kasım Aralık ve kış mevsimi boyudur. Yaz başında havyara giren hayvan yağsız ve zayıf düşeceğinden lezzetsiz olucaktır. Kış boyunca yapılan ızgarasına doyum olmaz.

    SONUÇ

    Dikkat ederseniz sinarit avında malzemenin üzerinde neredeyse durmadık. Birçok yerde yapılan tatışmalara ve yazılanlara çoğu kez gülmüşümdür. Sualtı avının belli bir standartı ve kuralı yoktur. Her avcı kendince bir bağ kurar malzeme ve balıklar ile. Biz ilk önce bu bağı geliştirelim. Balığı tanımakla aramızda bir bağ kurmaya çalışıp avını ikinci plana atarsak bu balığın ilerde avlamak için görmemiz yeterli olacaktır...

    Sevgiler...

    Onur GÜNER
    [​IMG]