Seyyah06
Well-Known Member
Dostlar,
Ben her yıl sağlık problemi olmadıkça mutlaka En az bir kez soğanlı çayına gitmeden yapamam.Balık tutmak değildir beni oraya götüren.Birazdan resimlerini de göreceksiniz bu muhteşem güzellikler çeker beni Soğanlı Çayına.
Bu yıl geciktik diye bir aydan beri söyleniyordum.Arkadaşlar hep "ne zaman gidiyoruz" deyip duruyordu.Nihayet Salı günü ani bir kararla karar verdik.Çarşamba sabah saat 10'da başladık hazırlanmaya,kamp malzeme listesi hemen hazırlandı,çadır-uyku tulumu vs.Ardından yiyecekler-kahvaltılıklar derkeen saat 13'te ancak hareket ettik.Işık dağında çay içerek,Odun ateşinde pişmiş ekmekleri alarak saat 16:00'da vardık Soğanlı'ya
Kim yaptı bilmiyorum ama birileri yola bir kamyon çakıl döküp bizim kamp alanımıza giden yolu kapatmıştı,Ama azimle -ellerimizle biraz düzeltip üzerinden geçtik.Arkadaşlar beni kendi halime bıraktı sağolsun "Abi biz kampı kurarız Sen oltanı al ve git" dediler.
Oltamı 5 dakikada hazır edip ucuna favori malzemem olan sahteyi takıp koştum çağlayanın alt ucuna.İlk balık 25 cm civarındaydı ama çok zor aldım.Derede balık yoktu sanki.Akşam hava kararıncaya kadar üç balık alabildim ama aradığımı bulamamıştım.Kamışı büken Kefallerim nerede diye söylene söylene kamp alanına gittim.Sabah diyordum sürekli,"Sabaha gelecek yavrular."
Akşam yemekten sonra semaverde saat 23:30'a kadar çay hep kaynadı.Ateş başı muhabbetlerine doyum olmaz zaten.Türküler fıkralar derken çadırlara girdik.Horlayan dostları dürterek uyumaya çalıştık.Gece soğuktu tabi,sabah saat 04:50'ye kurduğum saatle uyandım ve kimseyi uyandırmadan oltamı alıp koştum dereye.
Ama nafile...
Bütün gayretli atışlarıma rağmen ne karşı kıyıdaki kamışların dibinde ne de suyun üzerindeki Nilüferlerin dibinde tık yoktu...Bütün gayretlere rağmen,defalarca uç değiştirmem,elimdeki tüm sahtelere,çekirgelere rağmen hiç tık yoktu.Kahvaltıya geldim artık hayal kırıklığıyla,çayımızı içtikten sonra ekibi toplayıp tek umudum olan 2 km kadar yukarıdaki büyük çağlayana doğru yola çıktık.balık avcısı arkadaşların gelmemesi dolayısıyla patika yollar çalılarla kapanmış geçit vermiyordu.tecrübesiz arkadaşların kısa kollu giymeleri sebebiyle çalılara verdikleri öpücük sebebiyle çıkardıkları "Aaaahhh-Ooooffff-Yandım anam..." sesleriyle yürüdük.Birkaç noktada atışlar yaptık ama nafile.Sonunda benim Büyük çağlayana geldik.Su hızla geliyor ve karşısına " T" şeklinde çıkan kayalara toslayıp sağa ve sola dağılıyordu.Sol taraftaki suyun sakinleşip döndüğü yere yoğunlaştırdım atışları.Birkaç atıştan sonra durgun yerden tam akıntıya geçiriyordum kiiii....
İŞTE BEKLEDİĞİM VURUŞ...
İşte benim balığım dedim,birkaç kez gidip geldi,bana o sevdiğim Vıııızzzz Vııızzzzz sesini dinlettikten sonra yoruldu ve yavaş yavaş aldım onu kıyıya.
"Evet," dedim "Evet ben bugünki aradığımı buldum,gerisi gam değil.
Sonraki atışlar,yer değiştirmeler boşunaydı.Balık kalmamıştı Soğanlı'da.Etraftaki köylerden gelen serpme,germe,balık otu atma ve dinamit çalışmaları sonucu tüketmişlerdi balığı.Arkamızdan gelen nesil Soğanlı'yı sadece bizden dinleyecek anlaşılan.
Ekipte ciğer ile avlanan bi arkadaş hiç balık alamadı.Bıyıklı-Bekir-Sarı balık ne çok çıkardı oysa.
Kamp alanımıza dönüp öğle yemeğimizi yedikten sonra çıktık dönüş yoluna.
Herkese rasgele...

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
Ben her yıl sağlık problemi olmadıkça mutlaka En az bir kez soğanlı çayına gitmeden yapamam.Balık tutmak değildir beni oraya götüren.Birazdan resimlerini de göreceksiniz bu muhteşem güzellikler çeker beni Soğanlı Çayına.
Bu yıl geciktik diye bir aydan beri söyleniyordum.Arkadaşlar hep "ne zaman gidiyoruz" deyip duruyordu.Nihayet Salı günü ani bir kararla karar verdik.Çarşamba sabah saat 10'da başladık hazırlanmaya,kamp malzeme listesi hemen hazırlandı,çadır-uyku tulumu vs.Ardından yiyecekler-kahvaltılıklar derkeen saat 13'te ancak hareket ettik.Işık dağında çay içerek,Odun ateşinde pişmiş ekmekleri alarak saat 16:00'da vardık Soğanlı'ya
Kim yaptı bilmiyorum ama birileri yola bir kamyon çakıl döküp bizim kamp alanımıza giden yolu kapatmıştı,Ama azimle -ellerimizle biraz düzeltip üzerinden geçtik.Arkadaşlar beni kendi halime bıraktı sağolsun "Abi biz kampı kurarız Sen oltanı al ve git" dediler.
Oltamı 5 dakikada hazır edip ucuna favori malzemem olan sahteyi takıp koştum çağlayanın alt ucuna.İlk balık 25 cm civarındaydı ama çok zor aldım.Derede balık yoktu sanki.Akşam hava kararıncaya kadar üç balık alabildim ama aradığımı bulamamıştım.Kamışı büken Kefallerim nerede diye söylene söylene kamp alanına gittim.Sabah diyordum sürekli,"Sabaha gelecek yavrular."
Akşam yemekten sonra semaverde saat 23:30'a kadar çay hep kaynadı.Ateş başı muhabbetlerine doyum olmaz zaten.Türküler fıkralar derken çadırlara girdik.Horlayan dostları dürterek uyumaya çalıştık.Gece soğuktu tabi,sabah saat 04:50'ye kurduğum saatle uyandım ve kimseyi uyandırmadan oltamı alıp koştum dereye.
Ama nafile...
Bütün gayretli atışlarıma rağmen ne karşı kıyıdaki kamışların dibinde ne de suyun üzerindeki Nilüferlerin dibinde tık yoktu...Bütün gayretlere rağmen,defalarca uç değiştirmem,elimdeki tüm sahtelere,çekirgelere rağmen hiç tık yoktu.Kahvaltıya geldim artık hayal kırıklığıyla,çayımızı içtikten sonra ekibi toplayıp tek umudum olan 2 km kadar yukarıdaki büyük çağlayana doğru yola çıktık.balık avcısı arkadaşların gelmemesi dolayısıyla patika yollar çalılarla kapanmış geçit vermiyordu.tecrübesiz arkadaşların kısa kollu giymeleri sebebiyle çalılara verdikleri öpücük sebebiyle çıkardıkları "Aaaahhh-Ooooffff-Yandım anam..." sesleriyle yürüdük.Birkaç noktada atışlar yaptık ama nafile.Sonunda benim Büyük çağlayana geldik.Su hızla geliyor ve karşısına " T" şeklinde çıkan kayalara toslayıp sağa ve sola dağılıyordu.Sol taraftaki suyun sakinleşip döndüğü yere yoğunlaştırdım atışları.Birkaç atıştan sonra durgun yerden tam akıntıya geçiriyordum kiiii....
İŞTE BEKLEDİĞİM VURUŞ...
İşte benim balığım dedim,birkaç kez gidip geldi,bana o sevdiğim Vıııızzzz Vııızzzzz sesini dinlettikten sonra yoruldu ve yavaş yavaş aldım onu kıyıya.
"Evet," dedim "Evet ben bugünki aradığımı buldum,gerisi gam değil.
Sonraki atışlar,yer değiştirmeler boşunaydı.Balık kalmamıştı Soğanlı'da.Etraftaki köylerden gelen serpme,germe,balık otu atma ve dinamit çalışmaları sonucu tüketmişlerdi balığı.Arkamızdan gelen nesil Soğanlı'yı sadece bizden dinleyecek anlaşılan.
Ekipte ciğer ile avlanan bi arkadaş hiç balık alamadı.Bıyıklı-Bekir-Sarı balık ne çok çıkardı oysa.
Kamp alanımıza dönüp öğle yemeğimizi yedikten sonra çıktık dönüş yoluna.
Herkese rasgele...

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us