Herkese merhaba. Birkaç saat sonra ALES sınavına gireceğim için erken yatıp kalkmış durumdayım ve stres atmak bakımından güzel güzel forumlamaktayım
Bir vesileyle az evvel bir yerde paylaştığım bazı düşünce ve tecrübeleri burada da paylaşayım dedim (hoş, bilinmeyen şeyler değilller, fakat bu kardeşinizi böyle abuk sabuk bir sınav arefesinde mazur görürsünüz diye umuyorum
) Mevzu, kabaca, başlıktaki gibi:
<< Su üstü sahteler gagalılardan [gagası sayesinde dalanlardan], veya gagalı sahteler su üstü sahtelerden daha başarılı gibi bir yaklaşım kesinlikle yanlış. Batarlı sahtelerle sayısız başarılı av gerçekleştirmiş olmanın yanında [...] su üstü sahtelerle türlü deneyim yaşamış [ve başarılı avlar gerçekleştirmiş] biri olarak bunu söylemiş olayım.
Balıkların mevsim, hava, günün saati gibi sayabildiğimiz sayamadığımız pek çok faktöre göre farklı davranışlar sergilediğini, balıkların farklı hallerine göre bazen bir yöntemin bazen bir diğerinin daha etkili olduğunu unutmamak gerek. Levrek özelinde konuşmak gerekirse, geceleri batarlı (gagalı) sahtelerin, özellikle uygun koşulların vuku bulduğu sabahları ise günün doğmasından az önceki bir zaman diliminden başlayarak gün doğumundan belli bir süre sonrasına kadar su üstü sahtelerin çok iyi netice verdiğini söyleyebiliriz. Gene levrek özelinde, su üstü sahteler için uygun koşullar, havanın görece yatık olduğu ve levreklerin su üstü combaklarının açıkça gözlenebildiği zamanlardır (levrek combağı varsa, levrekler yüzeyde ve yüzeye çok yakın beslenmektedir; bu esnada batarlı sahte ile balık alınmaz değildir, fakat o an için levreklerin beslenme zonu hemen yüzey ve yüzey altı olduğu için su üstü sahteler [ve yüzeye çok yakın bir derinlikten gelen sahteler] çok daha avantajlıdır). Ayrıca su üstü sahteler, gün içinde (gündüzleri) çok sığ ve/veya ilişken (taşlık, kırmalık) meraların taranmasına el vererek size aklınıza gelmedik sürprizler yaşatabilirler (dikkat ediniz, bu tür meralar bir yandan levrek yapması kuvvetle muhtemel olan, ama diğer yandan tam bir batarlı sahte mezarlığı olan yerlerdir; bu ikilemi aşmanın en bilinen ve kolay yolu su üstü sahtelerdir). [Dahası, su üstü sahtelerin gündüz veya gece herhangi bir saatte ve derinlikte başarılı olmasını engelleyecek genel ve mutlak bir kural falan da yoktur.]
[...] Turgay Karaaslan (modena) da, Muğla Akyaka’da (oralarda şu an itibariyle geçerli olan her türlü su ürünleri avcılığı yasağı henüz yok iken), geceleri su üstü sahtelerle ciddi kofana avları yapmıştır. Benzer olarak, Aliağa’daki çeşitli meralarda da yine geceleri ve su üstü sahtelerle lüfer avı yapıldığını bilmekteyiz.
Görüldüğü gibi, levrek geceleri su üstü sahtelere pek rağbet etmezken (hiç olmaz da değil elbette, zira kim ne derse desin balıkçılıkta yüzde yüz bir kesinlik yok) lüfer/kofana geceleri de su üstü sahte ile rahatlıkla yakalanabilmektedir. Yani demek istediğim, su üstü sahtenin de batarlı sahtenin de silikonların da ve diğer türlü kandırıcının da meraya, o anki koşullara ve hedeflenen balığa göre bir yeri vardır, bu kandırıcılardan hiç biri diğerinden mutlak olarak üstün değildir. Mesele, en çok zevk aldığınız ve o anki koşullar açısından uygun bir kandırıcı ile keyifli bir av yapabilmek meselesidir.
Bütün bunları, hem tecrübelerimi paylaşmak, ama özellikle de su üstü sahte kullanmaya heves etmiş amatör/sportif balıkçıların hevesini tazelemek için yazdığımı belirterek unutmadan önemli bir hususu da ekleyeyim: Su üstü sahtelerde takip aldığınızda ASLA AKSİYONU BOZMAYINIZ ve, batarlı sahtelerin aksine, ASLA TASMALAMA YAPMAYINIZ. Gündüz kullanılan su üstü bir sahtenin en keyifli yanı, balığın takibini ve şanslıysanız bütün haşmetiyle sahteye atladığını görmektir. Fakat bu muhteşem zevk bir yandan da bir dezavantaja dönüşme riski taşır: Avcı, sahtesinin takip aldığını görünce heyecanlanıp aksiyonunu bozabilir ki bu da çoğu zaman takibin sona ermesine sebep olur. Yine, avcı, hedeflediği balığın su üstü sahteye atladığını görünce heyecanla ve bir refleksle tasmalama yapabilir ki bu da balığın sahteye binmesine çoğu kez mani olacaktır. Su üstü sahteniz takip almışsa paniklemeyiniz ve soğuk kanlılıkla aksiyonunuza devam ediniz. Şanslıysanız, balık sahtenize atlayacaktır. Balık ilk atlayışta sahtenizi alabilir ve misinanız gerilebilir. Balığın sahteyi aldığından emin olduktan sonra (BALIK SAHTEYE İLK ATLADIĞINDA DEĞİL) uygun bir tasmalama yapıp mücadeleye başlayınız. Balık ilk atlayışta sahteyi alamaya da bilir. Bu durumda hiç tasmalama yapmadan ve paniklemeden aksiyona devam ediniz; büyük olasılıkla sahteyi alamayan balık tüm agresifliği ile bir ikinci kez, olmadı bir üçüncü kez hatta belki bir dördüncü kez sahtenize atlayacak ve onu alacaktır. Yine balığın sahteyi aldığından emin olduktan sonra uygun bir tasmalama yapıp mücadeleye başlayınız. Elbette balık ilk veya ikinci veya üçüncü atlayıştan sonra sahtenizden vazgeçebilir. Böyle durumlarda moralinizi bozmayınız ve takip ve atlama aldığınız noktalara yeni atışlar yapınız (elbette nihai amaç balığı ellerimize almaktır, fakat az önce anlatılan senaryolardan herhangi birini yaşadığınızda balık sahtenize binmese ve onu ellerinize alamasanız bile büyük bir keyif yaşadığınızdan ve avınızı kandırabilmiş olduğunuzdan emin olarak bunun heyecan, kıvanç ve tadını doya doya çıkarınız).
[...]
Hepinize en güzel av tecrübelerini dilerim.>>
<< Su üstü sahteler gagalılardan [gagası sayesinde dalanlardan], veya gagalı sahteler su üstü sahtelerden daha başarılı gibi bir yaklaşım kesinlikle yanlış. Batarlı sahtelerle sayısız başarılı av gerçekleştirmiş olmanın yanında [...] su üstü sahtelerle türlü deneyim yaşamış [ve başarılı avlar gerçekleştirmiş] biri olarak bunu söylemiş olayım.
Balıkların mevsim, hava, günün saati gibi sayabildiğimiz sayamadığımız pek çok faktöre göre farklı davranışlar sergilediğini, balıkların farklı hallerine göre bazen bir yöntemin bazen bir diğerinin daha etkili olduğunu unutmamak gerek. Levrek özelinde konuşmak gerekirse, geceleri batarlı (gagalı) sahtelerin, özellikle uygun koşulların vuku bulduğu sabahları ise günün doğmasından az önceki bir zaman diliminden başlayarak gün doğumundan belli bir süre sonrasına kadar su üstü sahtelerin çok iyi netice verdiğini söyleyebiliriz. Gene levrek özelinde, su üstü sahteler için uygun koşullar, havanın görece yatık olduğu ve levreklerin su üstü combaklarının açıkça gözlenebildiği zamanlardır (levrek combağı varsa, levrekler yüzeyde ve yüzeye çok yakın beslenmektedir; bu esnada batarlı sahte ile balık alınmaz değildir, fakat o an için levreklerin beslenme zonu hemen yüzey ve yüzey altı olduğu için su üstü sahteler [ve yüzeye çok yakın bir derinlikten gelen sahteler] çok daha avantajlıdır). Ayrıca su üstü sahteler, gün içinde (gündüzleri) çok sığ ve/veya ilişken (taşlık, kırmalık) meraların taranmasına el vererek size aklınıza gelmedik sürprizler yaşatabilirler (dikkat ediniz, bu tür meralar bir yandan levrek yapması kuvvetle muhtemel olan, ama diğer yandan tam bir batarlı sahte mezarlığı olan yerlerdir; bu ikilemi aşmanın en bilinen ve kolay yolu su üstü sahtelerdir). [Dahası, su üstü sahtelerin gündüz veya gece herhangi bir saatte ve derinlikte başarılı olmasını engelleyecek genel ve mutlak bir kural falan da yoktur.]
[...] Turgay Karaaslan (modena) da, Muğla Akyaka’da (oralarda şu an itibariyle geçerli olan her türlü su ürünleri avcılığı yasağı henüz yok iken), geceleri su üstü sahtelerle ciddi kofana avları yapmıştır. Benzer olarak, Aliağa’daki çeşitli meralarda da yine geceleri ve su üstü sahtelerle lüfer avı yapıldığını bilmekteyiz.
Görüldüğü gibi, levrek geceleri su üstü sahtelere pek rağbet etmezken (hiç olmaz da değil elbette, zira kim ne derse desin balıkçılıkta yüzde yüz bir kesinlik yok) lüfer/kofana geceleri de su üstü sahte ile rahatlıkla yakalanabilmektedir. Yani demek istediğim, su üstü sahtenin de batarlı sahtenin de silikonların da ve diğer türlü kandırıcının da meraya, o anki koşullara ve hedeflenen balığa göre bir yeri vardır, bu kandırıcılardan hiç biri diğerinden mutlak olarak üstün değildir. Mesele, en çok zevk aldığınız ve o anki koşullar açısından uygun bir kandırıcı ile keyifli bir av yapabilmek meselesidir.
Bütün bunları, hem tecrübelerimi paylaşmak, ama özellikle de su üstü sahte kullanmaya heves etmiş amatör/sportif balıkçıların hevesini tazelemek için yazdığımı belirterek unutmadan önemli bir hususu da ekleyeyim: Su üstü sahtelerde takip aldığınızda ASLA AKSİYONU BOZMAYINIZ ve, batarlı sahtelerin aksine, ASLA TASMALAMA YAPMAYINIZ. Gündüz kullanılan su üstü bir sahtenin en keyifli yanı, balığın takibini ve şanslıysanız bütün haşmetiyle sahteye atladığını görmektir. Fakat bu muhteşem zevk bir yandan da bir dezavantaja dönüşme riski taşır: Avcı, sahtesinin takip aldığını görünce heyecanlanıp aksiyonunu bozabilir ki bu da çoğu zaman takibin sona ermesine sebep olur. Yine, avcı, hedeflediği balığın su üstü sahteye atladığını görünce heyecanla ve bir refleksle tasmalama yapabilir ki bu da balığın sahteye binmesine çoğu kez mani olacaktır. Su üstü sahteniz takip almışsa paniklemeyiniz ve soğuk kanlılıkla aksiyonunuza devam ediniz. Şanslıysanız, balık sahtenize atlayacaktır. Balık ilk atlayışta sahtenizi alabilir ve misinanız gerilebilir. Balığın sahteyi aldığından emin olduktan sonra (BALIK SAHTEYE İLK ATLADIĞINDA DEĞİL) uygun bir tasmalama yapıp mücadeleye başlayınız. Balık ilk atlayışta sahteyi alamaya da bilir. Bu durumda hiç tasmalama yapmadan ve paniklemeden aksiyona devam ediniz; büyük olasılıkla sahteyi alamayan balık tüm agresifliği ile bir ikinci kez, olmadı bir üçüncü kez hatta belki bir dördüncü kez sahtenize atlayacak ve onu alacaktır. Yine balığın sahteyi aldığından emin olduktan sonra uygun bir tasmalama yapıp mücadeleye başlayınız. Elbette balık ilk veya ikinci veya üçüncü atlayıştan sonra sahtenizden vazgeçebilir. Böyle durumlarda moralinizi bozmayınız ve takip ve atlama aldığınız noktalara yeni atışlar yapınız (elbette nihai amaç balığı ellerimize almaktır, fakat az önce anlatılan senaryolardan herhangi birini yaşadığınızda balık sahtenize binmese ve onu ellerinize alamasanız bile büyük bir keyif yaşadığınızdan ve avınızı kandırabilmiş olduğunuzdan emin olarak bunun heyecan, kıvanç ve tadını doya doya çıkarınız).
[...]
Hepinize en güzel av tecrübelerini dilerim.>>
Son düzenleme: