Tatlı su kefali avı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan pound
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Kanun, tüzük, tebliğ hepimiz için ve de hepimizi bağlar şüphesiz. Daha doğrusu ve iyisi yayınlana değin de, 2/2 nolu tebliğe uymaktan başka bir şey düşünülemez zaten.;)

Ancak, (zaten "ancak" dedikten sonra sıkıntılar çıkar ya:p )

Yani deniyorsa ki “sen “Kasdamboli”nin içinde şu an her yerde (Ormaniçi su, göl,gölet, akarsu) Doğal alabalık avlayabilirsin ancak, Tatlısu kefalini gölde zinhar olmaz, avlayamazsın!?” buna ancak, pes!!! derim. :o :o



Not: Alıntı eksikliği için özür, ekledim. İstersen yazının devamını silebilirsin.

Ama böyle denmemiş ki. :)

Kasdamboli'de, 15 Haziran'a kadar, orman içi sular (orman içi akarsular da dahil elbette) ve göllerde tatlısu kefali avlamak yasak, yalnızca orman içi olmayan akarsularda avlamak serbest denmiş.

Kapiş? ;)
 
Ama böyle denmemiş ki. :)

Kasdamboli'de, 15 Haziran'a kadar, orman içi sular (orman içi akarsular da dahil elbette) ve göllerde tatlısu kefali avlamak yasak, yalnızca orman içi olmayan akarsularda avlamak serbest denmiş.

Kapiş? ;)

Öfff, vallahi yoruldum be birader. :eek:

Daha önce de demiştim, tebliğdeki tablo hatalı. O ibarenin orada olması fazladan. Kefal için en doğrusu tablonun sonunda ifade edilmiş.:rolleyes:

Neyse, ben pes demiştim zaten.;) :)
 
himmm...
Düşününce, Orman içi sular ve akarsular dışındaki iç sular da tarih aralığı verilmiş...
Ama aşağıda akarsular da serbest bırakmış.

Orman içi akarsu için bir deyim kullanmamış ve akarsular diye genelleme yaparak serbest bırakmış.Dolayısıyla akarsu Orman içinde olsa bile akarsu niteliğini kaybetemediğinden Serbest anlamına geliyor.
Ama Orman içi sular diyerek tüm orman içi suları yani akarsu ve gölleri de genel bir tanım içine sokmuş...
tanımlarda da Orman içi suları tanımlarken:
k) Ormaniçi su: 31/8/1956 tarih ve 6831 sayılı Orman Kanununun 1 inci maddesinde tanımlanan orman rejimine dahil Devlet eliyle işletilen veya korunan alanlar içinde kalan dere, tabii göl ve su ürünleri üretimi veya su biriktirme amacı ile tesis edilen göletleri,

Diyerek orman içindeki akarsuları, akarsular genel tanımından ayırmış.
 
himmm...
Düşününce, Orman içi sular ve akarsular dışındaki iç sular da tarih aralığı verilmiş...
Ama aşağıda akarsular da serbest bırakmış.

Orman içi akarsu için bir deyim kullanmamış ve akarsular diye genelleme yaparak serbest bırakmış.Dolayısıyla akarsu Orman içinde olsa bile akarsu niteliğini kaybetemediğinden Serbest anlamına geliyor.
Ama Orman içi sular diyerek tüm orman içi suları yani akarsu ve gölleri de genel bir tanım içine sokmuş...
tanımlarda da Orman içi suları tanımlarken:
k) Ormaniçi su: 31/8/1956 tarih ve 6831 sayılı Orman Kanununun 1 inci maddesinde tanımlanan orman rejimine dahil Devlet eliyle işletilen veya korunan alanlar içinde kalan dere, tabii göl ve su ürünleri üretimi veya su biriktirme amacı ile tesis edilen göletleri,

Diyerek orman içindeki akarsuları, akarsular genel tanımından ayırmış.


Eee, sadede gelelim.:D :)

(Sevgili Nuri, konu öylesine matrak ki durduk yerde kendine bulaştırıyor. Pes etsen de:p :) )
 
Eee, sadede gelelim.:D :)

(Sevgili Nuri, konu öylesine matrak ki durduk yerde kendine bulaştırıyor. Pes etsen de:p :) )

abi sadede gelince tebliğ yasak demiş de:D
Vedat abinin dediği gibi Alabalık serbest iken Kefalin orman için akarsuda yasaklanması garip geldi...
Haydi türün korunması amaç diyelim, Bu balık normal akarsuda üremiyor da orman içi akarsuda mı ürüyor ve korunmalı...

Bu sefer amaç Kefalin değil Alabalığın avlanma kuralını bozmamak gibi geliyor çünkü akarsuda doğal yemle alabalık avlamak yasak ama kefalde bir sınırlama yok...

Daha ilginç bir konu daha var aslında YEMLİK balık konusu...
O bundan da muallak:D
Ben epeydir ona kafa yoruyorum:D
 
abi sadede gelince tebliğ yasak demiş de:D
Vedat abinin dediği gibi Alabalık serbest iken Kefalin orman için akarsuda yasaklanması garip geldi...
Haydi türün korunması amaç diyelim, Bu balık normal akarsuda üremiyor da orman içi akarsuda mı ürüyor ve korunmalı...

Bu sefer amaç Kefalin değil Alabalığın avlanma kuralını bozmamak gibi geliyor çünkü akarsuda doğal yemle alabalık avlamak yasak ama kefalde bir sınırlama yok...

Daha ilginç bir konu daha var aslında YEMLİK balık konusu...
O bundan da muallak:D
Ben epeydir ona kafa yoruyorum:D

Varacağın yeri ben şimdiden söyleyeyim, daha fazla kafa yorma. KKGM'de bulunan en kafa adamlar getirip bir düğüm atmış, bu düğümü çözecek kafa da bizlerde yok maalesef. Öyle ki, aynı şartlarda yaşam süren Tatlısu kefali, Doğal alabalıktan daha değerli. O'nu avlayamazsın, Alabalığı avlayabilirsin.:o :eek:

Şimdi de yemlik balığı merak eder oldum iyi mi? Hele şöyle ucundan köşesinden bir ipucu veriver de bir bakalım:) :D
 
Sevgili arkadaşlar;
Tebliğdeki değişikliklerde balıkçılık yönetimi uzmanı olmayan, bazısı amatör, bazısı genel balıkçılık uzmanı kişilerin etkisi bu türde çok fazla hissediliyor.
Karman çorman bir düzen olduğunu yine sizler taa başında tespit etmişsiniz.

Tatlısu kefali amatör ve sportif avcılık açısından önemli, ama bulunduğu su kaynağı için önemsiz bir türdür (pramit içinde o su kaynağındaki kurbağadan daha geride bir yeri vardır)

Sahteyle avlanması, her yerde bulunması, bayağı iri boylara erişmesi, hızlı büyümesi onu bazılarının gözünde çok önemli bir konuma koymuş, ama bu türü kırmızı benekli alabalığı ezdirecek kadar önemli konum olmamalıydı.

Bir balık türüne böyle yasak konulmaz... O rahat çoğalsın diye, bir boy yasağı ve bir de mevsim yasağı konur. Orman içi, göl, nehir vs. ayrımına gerek yok.
Tüm Türkiyede bahar yumurtlayıcısı sazan ailesi üyeleri için 1 haziran yasağın sonu olsa yeter de artar bile.

Hayallerde işi abartmaya gerek yoktu, ama hayal ürünü biyoloji ve biyocoğrafya bilgileriyle ve kurumlar arası uyumsuzluk (orman ve tarım teşkilatları) nedeniyle bu türe ilişkin yasaklar abartılmıştır.

Bu tebliği tatlısu kefali yönünden anlamaya çalışmaya ve onun üzerinden ortak bir fikirde buluşma gayretine gerek yoktur.
 
Varacağın yeri ben şimdiden söyleyeyim, daha fazla kafa yorma. KKGM'de bulunan en kafa adamlar getirip bir düğüm atmış, bu düğümü çözecek kafa da bizlerde yok maalesef. Öyle ki, aynı şartlarda yaşam süren Tatlısu kefali, Doğal alabalıktan daha değerli. O'nu avlayamazsın, Alabalığı avlayabilirsin.:o :eek:

Şimdi de yemlik balığı merak eder oldum iyi mi? Hele şöyle ucundan köşesinden bir ipucu veriver de bir bakalım:) :D

Abi şimdi şöyle:

Aşağıdaki duruma göre kızılkanat Turna için Yem olabilir mi:D

Yemlik balıklar

MADDE 10 – (1) Çizelge-3’de yer alan yemeklik balıkların, amatör avcılıkta yemlik balık ağı ile avlanmaları serbesttir.

Çizelge 3 - Yemlik balıklar



(2) Bir amatör balıkçı livar ya da canlı yem kovası içerisinde, çizelgede yer alan türlerden, en fazla 30 adet yemlik balık bulundurulabilir.

(3) Ekolojik açıdan zararlı ya da potansiyel zararlı balık türleri canlı yem olarak kullanılamaz.

(4) Yemlik balıklar, avlanması hedeflenen türün avcılığının serbest olduğu dönemde avlanabilirler.

(5) Yemlik balık boyu azami 12 cm olup, bundan büyük boylar, avlanabilir balık sınıfında değerlendirilir.

(6) Yasal sayı ve boy sınırlamaları dâhilindeki deniz ve tatlı su balıkları yem amacı ile kullanılabilir.

(7) Yemlik balıkların canlı olarak nakli yasaktır.
 
Bir de not ekleyeyim:)
Abi bunda da epey bir tartışma olacak yani suçlusu ben değilim sorumluluk kabul etmem:D:rolleyes:
 
Hocamızın, "Bu tebliği tatlısu kefali yönünden anlamaya çalışmaya ve onun üzerinden ortak bir fikirde buluşma gayretine gerek yoktur" sözünü, yemlik balık için de geçerli kılacak bir durum olduğunu hissediyorum. Çok su kaldıran bir mesele olacağı için müstakil bir başlıkta üyelerimizin görüşüne sunulursa daha yerinde olur sanırım.;) :)
 
Tamam abi, daha sonra tezlerimle birlikte bu konuyu açacağım:)
 
Tamam abi, daha sonra tezlerimle birlikte bu konuyu açacağım:)

Sağ olsun, Yakup hocam tebliğde ifade edildiği şekliyle Kefal konusuna yaklaşımın hangi bağlamda olacağına dair yeterli izahatı yaptı. Fazladan üstüne eklenip-çıkarılacak bir durum yok. Tam tadında ve yerinde konu bağlandı. Bir kez daha kendisine teşekkürlerimi sunarım.:) ;)

Sayın adminemizi de unutmak olmaz elbette. Gerçi O, "Tellioğullarından" ama olsun, bir kuru teşekkür de O'nun için. :) ;)

Yemlik balık konusu da, dediğiniz gibi tezlerinizle birlikte ele alınır ve değerlendirilirse gayet güzel olur.:rolleyes: :)
 
Son düzenleme:
Nuri bey estagfurullah, ben son sözü söyleyebilecek yeterlilikte hiç değilim, bir saygı varsa bunu sizler benden daha fazla hak ediyorsunuz.

Bu konuda uzun uzun söylenecek sözler vardır. da...
Bu türlerin amatör avcılığını düzenlerken dünyayı kurtarıyormuş detaycılığına gerek olmadığını belirtmeye çalıştım. Bakanlığımızın değerli yetkilileri de bunun farkına vararak ülkemizde yapılmış bilimsel çalışmalar ışığında yasak dönemleri belirlese daha iyi olur.

1 haziranda her yerde yasak bitse ne olurdu...

Arkadaş 15 ağustosta Kars Kağızmanda sazan avladım, içi silme havyar çıktı...
Adanada sazan 1 nisana kadar tamamen yumurtasını bırakıyor kardeş...

Sanki amatör balıkçıya günde bir ton sazan, iki ton tatlısu kefali avlamak serbest... ne edelim bölgeler arası yumurtlama zamanı değişiyorsa, koy 35 cm boy yasağı oldu bitti...


demek istemiştim.
 
Vedat ağabeyin yürüttüğü mantık doğrudur. Ancak gökkuşağı alabalığı için tebliğde böyle bir ayrım yapılmış olsa bile, tatlısu kefali için böyle bir ibare düşülmemiştir. Bu nedenle, uygulamada biz tebliği baz almak durumundayız her zaman.

Normalde, pek çok kanun maddesinde mantıksızlık bulabiliriz ama bu cezai müeyyidesini değiştirmez ve işaret edilen ceza ne ise infaz edilen de o olur. Aynı şekilde tebliğde gördüğümüz mantıksızlıkları da, kendi mantığımızı öne sürerek yok sayamayız. Yani geçerli olan tebliğdir.

Sevgili Sennur Hn.kızım
Bir alabalık avcısı şu noktayı cok iyi bilir.Şayet bir alabalık deresi hakikaten uzun bir parkurda akıyorsa,muhakkak bu parkurun alt kısımlarında bazı yerlerde kefalle karışık yaşamaya ve avdada oltaya her iki cinste gelmeye başlar.Şimdi,kefali her mevsim yakalanabilir deyip bir sınırlamaya koymamışken,kişi şayet yukarıda bahsettiğim şekilde bir yerde avlanıyorsa vede daha alabalık mevsimide acılmamışsa avlanırken oltasına alabalık yakalanabilir.İşte burada espri bu tür derelerde alabalığın yakalama sınırlamasına uyulmasıdırki,bu sayede alabalık bir zarar görmesin.Olayın anlamı ve uygulanabilir hali budur.
Şayet detaya,kelimelerde,cümlelerde başka mana ve yorum cıkarılması istenirse muhakkak karışıklık cıkar ve bir sonuca varılamaz.Bu konuda her kim ise onunla tartışırım.Dediğim gibi bu şekilde yazılmasının sebebi,kefalle karışık bulunabilen derelerde alabalığın zarar görmemesi icindir.
Sevgiler
 
Sevgili Sennur Hn.kızım
Bir alabalık avcısı şu noktayı cok iyi bilir.Şayet bir alabalık deresi hakikaten uzun bir parkurda akıyorsa,muhakkak bu parkurun alt kısımlarında bazı yerlerde kefalle karışık yaşamaya ve avdada oltaya her iki cinste gelmeye başlar.Şimdi,kefali her mevsim yakalanabilir deyip bir sınırlamaya koymamışken,kişi şayet yukarıda bahsettiğim şekilde bir yerde avlanıyorsa vede daha alabalık mevsimide acılmamışsa avlanırken oltasına alabalık yakalanabilir.İşte burada espri bu tür derelerde alabalığın yakalama sınırlamasına uyulmasıdırki,bu sayede alabalık bir zarar görmesin.Olayın anlamı ve uygulanabilir hali budur.
Şayet detaya,kelimelerde,cümlelerde başka mana ve yorum cıkarılması istenirse muhakkak karışıklık cıkar ve bir sonuca varılamaz.Bu konuda her kim ise onunla tartışırım.Dediğim gibi bu şekilde yazılmasının sebebi,kefalle karışık bulunabilen derelerde alabalığın zarar görmemesi icindir.
Sevgiler

Ben bunu zaten biliyor ve itiraz etmiyorum ki Vedat ağabey. Dikkat ettiysen paragrafımın başındaki cümlede de yürüttüğün mantığın doğru olduğunu söyledim. Aynı şeyden bahsediyoruz seninle. Ama gel gör ki tebliğ tatlısu kefaline yasak diyor şu an için. "Tatlısu kefali alabalıkla aynı suda olduğundan ve alabalık sezonu da açık olduğundan, tatlısu kefalini avlayabilirsiniz arkadaşlar" diyemem ki. :) Ben böyle bir şeyi söyleyeyim, bak gör 1 ay içinde av raporlarının şekli nasıl değişiyor. :)
 
:o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o
 
Back
Yukarı