Takıntılı olduğum tatlı su levreğini bulabilmek umuduyla, bu gün öğlenden sonra, baraja gittim. Ağaçlar, çalı çırpı arasından kıyıya giderken kim tarafından yapıldığı belli olmayan bir baraka gördüm hemen barajın kıyısında. Dışarıda ufak bir su deposu, içersindede araba şamyeri ve eski bir koltuk vardı. Barakaya biraz göz gezdirdikden sonra, kıyıya geçip at çeklerime başladım. 4 saat kadar takıldım barajda, malesef avuç kadar levreklerden başka bir şey gelmedi oltaya. Yakınımda suya bırakılmış bir misina gördüm, topladığımda misinayı, tırıvırı faciasıyla karşılaştım yine, canlı olan balıklara sarılmış tırıvırıyı, nazikçe kopartıp 2 tane ufak levreği saldım suya. Daha sonra önümde önceden attığı ağları kontrol eden bir kayıkda belirdi. Anlayacağınız cehalet alibeyköy barajındada kol geziyormuş.
Canlı yem, solucan, çok çeşitli kaşık, silikon ve rapala denedim. Sonuç hep, avuç kadar levrekler. Bu ikinci arayışımdan sonra, şunu anladığımı varsayıyorum, taşlık, kayalık alanlarda sadece ufak levrekler oluyor. Büyük levrekler için farklı noktalara bakmak gerekli, örneğin göl içersindeki koy'lar, akarsu veya dere ağızları. Bir dahaki sefere iri levrekli, bir av raporu yayınlamam ve şansımı kırmam dileğiyle....









Canlı yem, solucan, çok çeşitli kaşık, silikon ve rapala denedim. Sonuç hep, avuç kadar levrekler. Bu ikinci arayışımdan sonra, şunu anladığımı varsayıyorum, taşlık, kayalık alanlarda sadece ufak levrekler oluyor. Büyük levrekler için farklı noktalara bakmak gerekli, örneğin göl içersindeki koy'lar, akarsu veya dere ağızları. Bir dahaki sefere iri levrekli, bir av raporu yayınlamam ve şansımı kırmam dileğiyle....









Son düzenleme: