- Şehir
- Tokat - Turhal (Samsun )
- Favori Kamış
- mantarlı - makinalı takım
- En iyi avı
- yayın 8 kg ( elle :) )
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba dostlar.
Havaların ısınmasıyla bende de canlılık başladı sanırım
Neyse...Konumuza gelelim yavaş yavaş.
Haftasonu iş olmamasını fırsat bilerek evime yaklaşık 10 km uzaklıktaki su kanalına gittik.
Ekip 4 kişiden oluşuyordu.
Ben ,büyük oğlum Emre ,iş arkadaşım Vahit ve babası.
2 motora doluşup kısa zamanda kanala gittik.
Yanımıza yem olarak tavukciğeri ve evin bahçesinden söktüğüm solucanlar vardı.
Kendimize yer beğenip attık oltaları suya.
Diğer balıkların sezonunun yasak olması nedeniyle sadece Tatlısu kefali(bizim buraların tabiriyle taarağız,yani koca ağız ) tutmaya çalıştık.
Kanalın resminde de göreceğiniz gibi kanal aslında tam turna yeri ama maalesef yok.Kanalda Sarıbalık(çay balığı),Bekir,kefal ,kızılkanat,sardalya ya benzeyen bir tür balık ve tutabilene kütük gibi sazan var.(Bana hiç nasip olmadı ,o ayrı...)
Oltalarımızı attık,sigaraları yaktık,sağolsunlar bekletmediler pek.
En sevdiğim balıklardan biridir kefal,mantarlı oltada keyif verir insana.
Hele birde iriyse....
Benim nasibime çıkanlar tuttuğum en büyük kefaller değildi ama idare ederdi hani.
Canımın sıkıldığı tek bir şey oldu,fotoğraf makinasıyla bir kaç resim çektikten sonra piller bitti.
Balıkları bile evde çekmek zorunda kaldım.
Tabi,ufak oğlum Kerem'in izin verdiği ölçüde
Uzun lafın kısası...Benim açımdan zevkli bir av oldu.
Saat 12 gibi gittiğimiz balık avımız 17:00 gibi yağmurun çiselemesi üzerine sona erdi.
Artık sezon açılana kadar bu düzen devam edecez,ne yapalım...

'' Emre motora kuruldu bile...''

'' İşte avlağımız,şirin kanalımız...''

'' Vahit ve babası,ben yokum,şarj elvermedi..''

''İşte günün hasılatı ''

'' Yakından daha bir güzel mi ne
''

'' Ufak oğlum Kerem balıkları denetliyor...''
Havaların ısınmasıyla bende de canlılık başladı sanırım
Neyse...Konumuza gelelim yavaş yavaş.
Haftasonu iş olmamasını fırsat bilerek evime yaklaşık 10 km uzaklıktaki su kanalına gittik.
Ekip 4 kişiden oluşuyordu.
Ben ,büyük oğlum Emre ,iş arkadaşım Vahit ve babası.
2 motora doluşup kısa zamanda kanala gittik.
Yanımıza yem olarak tavukciğeri ve evin bahçesinden söktüğüm solucanlar vardı.
Kendimize yer beğenip attık oltaları suya.
Diğer balıkların sezonunun yasak olması nedeniyle sadece Tatlısu kefali(bizim buraların tabiriyle taarağız,yani koca ağız ) tutmaya çalıştık.
Kanalın resminde de göreceğiniz gibi kanal aslında tam turna yeri ama maalesef yok.Kanalda Sarıbalık(çay balığı),Bekir,kefal ,kızılkanat,sardalya ya benzeyen bir tür balık ve tutabilene kütük gibi sazan var.(Bana hiç nasip olmadı ,o ayrı...)
Oltalarımızı attık,sigaraları yaktık,sağolsunlar bekletmediler pek.
En sevdiğim balıklardan biridir kefal,mantarlı oltada keyif verir insana.
Hele birde iriyse....
Benim nasibime çıkanlar tuttuğum en büyük kefaller değildi ama idare ederdi hani.
Canımın sıkıldığı tek bir şey oldu,fotoğraf makinasıyla bir kaç resim çektikten sonra piller bitti.
Balıkları bile evde çekmek zorunda kaldım.
Tabi,ufak oğlum Kerem'in izin verdiği ölçüde
Uzun lafın kısası...Benim açımdan zevkli bir av oldu.
Saat 12 gibi gittiğimiz balık avımız 17:00 gibi yağmurun çiselemesi üzerine sona erdi.
Artık sezon açılana kadar bu düzen devam edecez,ne yapalım...

'' Emre motora kuruldu bile...''

'' İşte avlağımız,şirin kanalımız...''

'' Vahit ve babası,ben yokum,şarj elvermedi..''

''İşte günün hasılatı ''

'' Yakından daha bir güzel mi ne

'' Ufak oğlum Kerem balıkları denetliyor...''
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: