Evet,
tanbays sözün özünü söylemiş.
Kızmak, kınamak, sitem etmek hakkımız ama kendi kendimize söylediklerimiz duyulmuyor ve faydası da olmuyor.
Geç kalmış bile olsak en azından sanal yolla tepkimizi gösterelim.
Daha önce yapılanları da kimse küçümsemesin.
Amatör-profesyonel balıkçıların büyük çoğunluğu, böyle siteler, dernekler, kooperatifler vasıtasıyla binlerce e-posta ve imzalı dilekçeyi Bakanlığa yağdırınca, basından da (az da olsa) destek alınca sonuca ulaşıldı.
Av yasağının 1 Mayıs'a ertelenmesi engellendi.
Biz iki satır yazı yazdık diye bütün yanlışlar bir anda düzelecek değildi tabii ve öyle de oldu, yasağı erteletemeyenler, uluslararası sular bahanesiyle, konuyu bilmeyen veya kendilerine inanan yetkilileri aldatarak, Ege'de avlanma yolunu açtılar.
Yani şimdi durum 1-1.
Kabul edip oturursak yenilgi kaçınılmaz olacaktır.
Lutfen herkes en azından bir e-posta ile (cevapları bilinen soruları) Bimer üzerinden Tarım Bakanlığı'na iletsin.
Elbette, hukuki süreç başlatmak en kesin çözüm olur ama ben bu konuda yetersizim, hukukçular arasında hiç mi balık seven yok?
Selam ve sevgiler.