Tekirdağ-M.Ereğlisi-Sultanköy-Silivri Paylaşım Platformu

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan huylu
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Çağtay abi cıktı mı birşeyler :) ?
 
Yaklaşık 10 gün içinde 5-6 kez balığa çıktım, sabah 7 den hava kararana kadar kayıkla aynı anda 3 sahte ve levrek süpürgesi ile 5 silikon çekiyoruz, taradığımız sahil şeridi ise nato limanı ile salat deresini geçtikten sonraki petrol ofisi yani 15 kmlik bir mesafe , git gel, git gel hiçbir balık vurmadı, artık pes etmiş durumdayız. Deniz kurumuş.
 
Yaklaşık 10 gün içinde 5-6 kez balığa çıktım, sabah 7 den hava kararana kadar kayıkla aynı anda 3 sahte ve levrek süpürgesi ile 5 silikon çekiyoruz, taradığımız sahil şeridi ise nato limanı ile salat deresini geçtikten sonraki petrol ofisi yani 15 kmlik bir mesafe , git gel, git gel hiçbir balık vurmadı, artık pes etmiş durumdayız.

Bu arada bu zaman zarfı içinde şerefli ve salat dereleri önlerine 50'li kalkan paraketesi bırakıp sabah akşam yemledik, 2 köpekbalığından başka hiçbirşey gelmedi, yarın son defa paraketeyi de toplayıp, uzun bir süreliğine elimi ayağımı çekeceğim, bu kadar emeğin uğraşın karşılığında bir tane balık gelmez mi ya?

Deniz kurumuş.

Parakete de yaptınız yani:)

Takdir ediyorum sizi:thumb:
 
yok kardesim, 2 saat boyunca durduk, at cek yaptik kalkana attik bir tane bile vurus gelmedi. bizden baskalarida vardi, onlarda eli bos duranlardandi. salat bittimi, yoksa bu aralar sansim mi yok anlayamadim. araca binip merkezde, d.alti tarafinda yasam hastnesnin arkasindaki 5 6 metrelik ufak kayaliklara gittim, ordada 2 saatlik at cek yaptim takip bile alamadim. tek takilan yosun ve guzelim maxrapim gitti, orda hc olmazdi ama gitti napalm. bska gune kaldi avim.
 
yok kardesim, 2 saat boyunca durduk, at cek yaptik kalkana attik bir tane bile vurus gelmedi. bizden baskalarida vardi, onlarda eli bos duranlardandi. salat bittimi, yoksa bu aralar sansim mi yok anlayamadim. araca binip merkezde, d.alti tarafinda yasam hastnesnin arkasindaki 5 6 metrelik ufak kayaliklara gittim, ordada 2 saatlik at cek yaptim takip bile alamadim. tek takilan yosun ve guzelim maxrapim gitti, orda hc olmazdi ama gitti napalm. bska gune kaldi avim.

Yer söylemeeeeeeeee:thumb:
 
silemiom mesaji telden girince :D
 
Parakete de yaptınız yani

Takdir ediyorum sizi

Sanırım kendine uğraşacak birilerini arıyorsun. Forumu eskiden beri takip etmeme rağmen aktif olarak yeni yeni mesaj yazmaya başladığımdan Levrek süpürgesi ile ilgili yorumlarına tartışma yaratmamak için sessiz kalmıştım ancak sürekli iğne batırılmasına da sessiz kalacak değilim.

Levrek süpürgesi ile başlayalım;
1.sportifliğe sığmaz, balığa kaçma şansı vermiyor gibi yorumlar yapmışsın, bir canlının hayatını alarak nasıl spor yapılır, balıkçılık bana göre spor değil bir çesit avcılıktır, basket oynarsın, tenis oynarsın spor yaparsın, can alarak spor yapılmaz.

2. çoklu iğne; bir süpürgede 5 tane silikon olduğu için sanırım eleştirmissin, o halde çapari de yapmayacaksın çünkü 10 iğne var, hatta 3 veya daha çok iğneli köstekli yemli de atmayacaksın. Çok iğne olması, şu 10 gün içinde yaşadığım boşa dolaşmalarımda gösterdiği gibi balığı garantilemez, sadece şansı arttırır.

3. Balığa kaçış şansı vermiyor; levrek süpürgesinde, balığın senin at çek kamışından kurtulma şansından çok daha fazla kurtulma şansı var, nedenine gelince; kalama ayarı diye bir şey yok, eğer balık çok asılırsa koparıp gider, bunu önleme şansı pek yok, ayrıca balığı kıyıya almak çok daha uzun sürüyor
,bu durum da balığa kaçması için daha fazla zaman veriyor.

4.ayrıca balıkçılıkta balıklar kaçabilsin diye değil kaçamasın diye uğraş verilir. En ince ve sağlam misinaları, hatta görünmezlerini, en sağlam ve keskin iğneleri, en iyi kandırıcı, kamış ve makaraları, en hassas kalama ayarlarını sen de bu yüzden kullanmıyormusun. O zaman sportmenlik uğruna ok ve baltayla avlanalım oldukça sportif olur.

5.Oltayla yapılan her avcılıkta balığın kaçma şansı vardır, kaçma şansı olmayan ve doğaya zarar veren avcılık yöntemleri; ağ, dinamit, elektrik ,trol gırgır avcılığı gibi avcılıklardır.

6.Sportiflikten kastın eğer efor sarf etmekse, her ikisini de yapan biri olarak, hakkıyla levrek süpürgesini yürütmenin at çek yapmaktan çok daha yorucu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 1 saat sonunda adım atacak halim kalmadı, sırtımdan şıkır şıkır terler aktı. Bir taraftan süpürge kuvvetli bir şekilde terse asılırken kumsalda hızlı bir şekilde yürümeye çalışmak hiç kolay değil.

7.Hayatında aslını ve uygulamasını hiç görmediğin bir şey hakkında ahkam kesmek ne kadar sağlıklı olur acaba?

Gelelim parageteye; sanırım eleştirin yine çok iğneli olmasından kaynaklı. Bu arada paragetenin de yem takması , çekmesi atması, pisliği, karışması vs. yaklaşık 2 saatlik zahmetli bir iş olduğunu söylemeliyim. Basit bir hesap yapalım,

Ben 50 iğneli parageteyi sabah erken ve hava kararırken yemliyorum yani yemlendikten sonra yaklaşık 12 saat kalıyor, buradaki herkes bilir ki yemli bir oltayı attığınızda o yemin o oltada işe yarar bir şekilde kalması max 30 dakika bilemedin 1 saattir( bence çok daha kısa), yengeçtir, küçük balıktır, çağanozdur hemen yemin başına toplanıp kısa sürede kullanılmaz hale getirirler, hiç bir şey dokunmasa bile yem kendisi, suyun içinde kokusunu ve özelliğini kaybeder zaten.

Sahile, 5 kamışı(amatör balıkçılar için belirlenmiş olta sayısının üst limiti) ile gelmiş bir amatör balıkçı hayal edelim, bu amatör balıkçının her oltasında 2 köstek olsun ve yarım saatte bir yemlerini tazeleyerek 10 saat kalkan tutmaya uğraşsın.

5 olta x 2 iğne = 10 iğne
10 saat x 2 = 20 kere yemleri tazeleyecek

20 x 10 = 200 taze yemli iğne eder, benim paraketem 50 iğneli yani sahildeki balıkçıya göre balık tutma şansım 4'e 1. Oltaları tek iğneli bile olsa aynı süre zarfında balık tutma ihtimali benimkinin 2 katı.

Bizim meslekte bu hesaplar bu şekilde yapılır,
Mesleğimi belirtmiştim ama bir kez daha tekrarlayayım, İstanbul Üniversitesi Su ürünleri fakültesi, bölüm genel deniz biyolojisi

Yüksek lisans Marmara üniversitesi su ürünleri fak.

Avcılıkta her şey o insanın vicdanına kalmıştır, yakalayacağı balığın büyüklüğü de sayısı da avlanma yöntemi de, çevreyi doğayı kirletmesi de. burada böyle ahkam keserken kaç kişi balığa götürdüğü kola kutusunu, bisküvi poşetini, sigara izmaritini götürüp çöp kutusuna atıyor acaba. ben yemeyeceğim balığı yakalamam ve bu konuda çok seçiciyimdir, ufak balıkla hiç işim olmaz, istavriti bile sadece lüfere yem yapmak için yakalarım, daha fazlasıyla uğraşmam, sonuçta benim vicdanım rahat arkadaş sen istediğin yorumu yap ancak bundan sonra cevaplarımı esirgemeyeceğimi de bilmeni isterim.

Mesleğim, karakterim ve ilgim icabı aklıma yatan her türlü oltacılık yöntemini denerim, kendi kendime yeni yöntemler de bulmaya çalışıyorum.

Kara avcılığına tamamen karşıyım, arkasında bir aile bırakacak bir canlıyı öldürmek bana doğru gelmiyor, ancak balıkların birbirlerine muhtaç aileleri yoktur, kendi türlerini bile afiyetle yerler ve tam bilinmemekle birlikte acı çekmedikleri tahmin edilmektedir.
 
Hemen sinirlenme Batu. Çağrı seni yada bir başkasını suçlamıyor. Derler ya, "her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır" diye, bu da aynı hesap. Çağrının tarzı farklı, seninki farklı. Hem sen zaten anahtar cümleyi söylemişsin ;)
Avcılıkta herşey o insanın vicdanına kalmıştır..
Saygılar...
 
Sanırım kendine uğraşacak birilerini arıyorsun. Forumu eskiden beri takip etmeme rağmen aktif olarak yeni yeni mesaj yazmaya başladığımdan Levrek süpürgesi ile ilgili yorumlarına tartışma yaratmamak için sessiz kalmıştım ancak sürekli iğne batırılmasına da sessiz kalacak değilim.

Levrek süpürgesi ile başlayalım;
1.sportifliğe sığmaz, balığa kaçma şansı vermiyor gibi yorumlar yapmışsın, bir canlının hayatını alarak nasıl spor yapılır, balıkçılık bana göre spor değil bir çesit avcılıktır, basket oynarsın, tenis oynarsın spor yaparsın, can alarak spor yapılmaz.

2. çoklu iğne; bir süpürgede 5 tane silikon olduğu için sanırım eleştirmissin, o halde çapari de yapmayacaksın çünkü 10 iğne var, hatta 3 veya daha çok iğneli köstekli yemli de atmayacaksın. Çok iğne olması, şu 10 gün içinde yaşadığım boşa dolaşmalarımda gösterdiği gibi balığı garantilemez, sadece şansı arttırır.

3. Balığa kaçış şansı vermiyor; levrek süpürgesinde, balığın senin at çek kamışından kurtulma şansından çok daha fazla kurtulma şansı var, nedenine gelince; kalama ayarı diye bir şey yok, eğer balık çok asılırsa koparıp gider, bunu önleme şansı pek yok, ayrıca balığı kıyıya almak çok daha uzun sürüyor
,bu durum da balığa kaçması için daha fazla zaman veriyor.

4.ayrıca balıkçılıkta balıklar kaçabilsin diye değil kaçamasın diye uğraş verilir. En ince ve sağlam misinaları, hatta görünmezlerini, en sağlam ve keskin iğneleri, en iyi kandırıcı, kamış ve makaraları, en hassas kalama ayarlarını bunun için kullanmıyormuyuz. O zaman sportiflik uğruna ok ve baltayla avlanalım oldukça sportif olur.

5.Oltayla yapılan her avcılıkta balığın kaçma şansı vardır, kaçma şansı olmayan ve doğaya zarar veren avcılık yöntemleri; ağ, dinamit, elektrik ,trol gırgır avcılığı gibi avcılıklardır.

Gelelim parageteye; sanırım eleştirin yine çok iğneli olmasından kaynaklı. Basit bir hesap yapalım,

Ben 50 iğneli parageteyi sabah erken ve hava kararırken yemliyorum yani yemlendikten sonra yaklaşık 12 saat kalıyor, buradaki herkes bilir ki yemli bir oltayı attığınızda o yemin o oltada işe yarar bir şekilde kalması max 30 dakika bilemedin 1 saattir( bence çok daha kısa), yengeçtir, küçük balıktır, çağanozdur hemen yemin başına toplanıp kısa sürede kullanılmaz hale getirirler, hiç bir şey dokunmasa bile yem kendisi, suyun içinde kokusunu ve özelliğini kaybeder zaten.

Sahile 5 kamışı(amatör balıkçılar için belirlenmiş olta sayısının üst limiti) ile gelmiş bir amatör balıkçı hayal edelim, bu amatör balıkçının her oltasında 2 köstek olsun ve yarım saatte bir yemlerini tazeleyerek 10 saat kalkan tutmaya uğraşsın.

5 olta x 2 iğne = 10 iğne
10 saat x 2 = 20 kere yemleri tazeleyecek

20 x 10 = 200 taze yemli iğne eder, benim paraketem 50 iğneli yani sahildeki balıkçıya göre balık tutma şansım 4'e 1


Bizim meslekte bu hesaplar bu şekilde yapılır,
Mesleğimi belirtmiştim ama bir kez daha tekrarlayayım, İstanbul Üniversitesi Su ürünleri fakültesi, bölüm genel deniz biyolojisi

Yüksek lisans Marmara üniversitesi su ürünleri fak.


Avcılıkta herşey o insanın vicdanına kalmıştır, yakalayacağı balığın büyüklüğü de sayısı da avlanma yöntemi de, çevreyi doğayı kirletmesi de, ben yemeyeceğim balığı yakalamam ve bu konuda çok seçiciyimdir, ufak balıkla hiç işim olmaz, istavriti bile sadece lüfere yem yapmak için yakalarım, daha fazlasıyla uğraşmam, sonuçta benim vicdanım rahat arkadaş sen istediğin yorumu yap ancak bundan sonra cevaplarımı esirgemeyeceğimi de bilmeni isterim.

Öncelikle renkli olarak belirtmediğim yerlere verdiğin cevap çok iç açıcıydı:)

Kırmızı olanlara sadece Tebliğ

Denizlerde amatör avcılık
MADDE 15 – (1) Denizlerde amatör avcılık zaman yasağına tabi değildir. Gün içinde av saati sınırlaması yoktur.
(2) Denizlerde amatör avcılıkta kullanılabilecek avlanma araçları ve yasaklı maddelerle ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Denizlerde amatör avcılık parakete, pinter ve sepet gibi tuzaklar hariç olmak üzere; her türlü olta takımı, serpme, yemlik uzatma ağı ve sualtı tüfeği ile yapılabilir.
b) Bu Tebliğde özellikleri belirtilerek izin verilenler dışındaki her türlü ağ, tuzak ve patlayıcı, öldürücü, bayıltıcı, uyuşturucu, uyutucu, uyarıcı maddeler, karpit, sönmemiş kireç, balık otu ve benzerleri ile su ürünleri avcılığı yapılması, bu maddelerin gemilerde ve av mahallerinde bulundurulması yasaktır.
c) Kullanılacak serpme ağının, kapalı iken yerden yüksekliği 3 metreyi geçemez, göz açıklığı 28 mm’den küçük olamaz.
(3) Bir amatör avcı en fazla 4 olta takımı kullanabilir. Olta takımındaki iğne sayısı, çapari hariç 6 adedi geçemez.
(4) Su altı tüfeği ile yapılacak avcılıkla ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Denizlerde gün batımından gün doğumuna kadar olan sürede sualtı tüfeği ile avcılık yapılamaz.
b) Sualtı tüfeği ile yapılacak avcılıkta ışık kaynağı, şnorkel hariç yapay hava kaynağı, tüp, nargile, her türlü soluma cihazı ve yedek hava kaynağı kullanılamaz.
c) Sualtı tüfeği ile orfoz veya lagos türlerinden günlük olarak en fazla 1 adet avlanabilir.
(5) 1 Mayıs - 30 Eylül tarihleri arasındaki dönemde, sahilden itibaren uzaklığı 100 metreyi geçmeyen, şamandıralarla çevrilmiş yüzme alanları içinde su ürünleri avcılığı yasaktır.
(6) Avlanması tamamen yasak olan türler dışındaki su ürünlerinin avcılığında her türlü doğal yem, mamul doğal yem ve yapay yemlerin denizlerde yapılan amatör avcılıkta kullanılması serbesttir.

Yeşil olarak üstün zeka ile yaptığın hesap kısmı var ya:)

Şimdi okulların savaşına döndürmemek için işi kısaca mühendisim diyelim .

Yani hesap kitap işlerini iyi bilirim ama ucuz hesapları da yapmam böyle:)

Haklısın kişinin vicdanına kalmış. Kişiyi böyle ortamlarda teşhir etmek de bizim gibi bilinç sahibi insanlara kalmış:)

Saygı sınırlarını aşmadığınız sürece sıkıntı yok istediğiniz cevabı verebilirsiniz.

Ama emin olun diğerleri gibi sizde aşacaksınız:D
 
Hatanızı okuldu falandı filandı gibi bahaneler ve laf kalabalığı ile kapatmazsanız en azından komik durumlara düşmezsiniz:)
 
Çağrı tebliği koymuş zaten kurallar tartışılacak şeyler değildir lüften herkes bu kurallara uysun ve vicdanıylada bu kuralları dahada geliştirsin bu kurallar sonuçta sürdürülebilir avcılık için var. Biz elimizden geleni yapalım başkalarınıda uygun dille uyaralım ki ilerki nesillerde bu balıkları tutma şansı yakalayabilsin.
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Yöntem ve Sınırlamalar


İçsularda amatör avcılık

MADDE 13 – (1) Ek-4’te yer alan avlanmanın yasaklandığı içsular ile ek-5’te yer alan avlanmanın kısmen yasaklandığı içsularda dönem boyunca avcılık yapılması yasaktır.

(2) Küspeli olta, parakete, sualtı tüfeği, zıpkın, pinter ve sepet gibi tuzakların kullanılması yasaktır. Yemlik uzatma ağı dışında her türlü ağın (tırıvırı, germe, uzatma, sürütme, çevirme, serpme ve benzeri) avlakta bulundurulması ve kullanımı yasaktır.

Denizlerde amatör avcılık

MADDE 15 – (1) Denizlerde amatör avcılık zaman yasağına tabi değildir. Gün içinde av saati sınırlaması yoktur.

(2) Denizlerde amatör avcılıkta kullanılabilecek avlanma araçları ve yasaklı maddelerle ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.

a) Denizlerde amatör avcılık parakete, pinter ve sepet gibi tuzaklar hariç olmak üzere; her türlü olta takımı, serpme, yemlik uzatma ağı ve sualtı tüfeği ile yapılabilir.


Eyvallah Hocam bende yazımda belirtmiştim:)

Siz hangi okuldan mezundunuz Hocam?
 
Eyvallah Hocam bende yazımda belirtmiştim:)

Siz hangi okuldan mezundunuz Hocam?

Selçuk Üniversitesi ama bölüm mühendislik değil :)

Senin yazdığını tebliği sonradan farkettim gerek kalmadığından kaldırmıştım ama sen alıntı yapmışsın zaten bilmiyenler öğrenmiş olur bilmemek değil öğrenmemek ayıptır sonuçta.
 
Selçuk Üniversitesi ama bölüm mühendislik değil :)

Senin yazdığını tebliği sonradan farkettim gerek kalmadığından kaldırmıştım ama sen alıntı yapmışsın zaten bilmiyenler öğrenmiş olur bilmemek değil öğrenmemek ayıptır sonuçta.

Doğru söylüyorsunuz Hocam:)

Sabah suyu?:D
 
Parakete konusundan burada bahsetmem amatör balıkçılık dışında kaldığından hata oldu, ancak benim kullandığım çok az iğneli çok ufak bir parakete, hatta 'paraketecik' dir. Tebliğde bahsi geçen paraketeler en az 500-1000 iğneli 1-2 km boyunda paraketelerdir çünkü asıl pareketeler bu büyüklükte olur.

Yeni tebliğide amatör balıkçının oltası 4 ile sınırlandırılmış, benim elimdeki daha eski su ürünleri mevzuatında 5 olta olarak geçiyor, ben de bunu baz aldım. Yine de yaptığım hesapta çok büyük değişiklik olmaz.

Tebliğde uzutma ağı ile avcılık yapılabileceği yazıyor, halbuki ağ deniz ortamına son derece zarar veren bir uygulamadır, istenmeyen bir sürü deniz canlısı da yakalanır(yengeç, deniz yıldızı, yosun balıkları gibi), balıkların göç yollarını kapar ve kayalara takılıp dipte kaldığı zaman çok büyük bir doğal tahribata ve kirliliğe sebep olur, onun yerine iğne sayısı sınırlandırılmış (mesela 100 iğneli) bir parakete serbest bırakılmış olsaydı, denizler için daha hayırlı olurdu. Bu da ülkemizde birçok şey gibi burada da yanlış karar ve kanun olduğunun bir kanıtı.
Bu tebliğleri kimler hazırlıyor sizce?

4 olta x 6 iğne x 2 amatör balıkçı = 48 iğne benim paraketem 50 iğneli ve 2 kişiyiz bu durumda sınırı 2 iğne ile aşmışız, özür...Ama istersen 8 eşit parçaya bölelim o zaman 6 iğneli 8 adet yasal oltaya dönüşmüş oluyor. Aslında böyle daha da iyi olabilir böylece hepsini birbirlerinden farklı yerlere ve derinliklere atıp balık yakalama şansımı arttırabilirim.

Ucuz dediğin hesaplara yanlış da diyebilirmisin peki?
Yaptığım laf kalabalığı değil, herşeyi teker teker madde madde açıklıyorum.

Hemen sinirlenme Batu. Çağrı seni yada bir başkasını suçlamıyor. Derler ya, "her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır" diye, bu da aynı hesap. Çağrının tarzı farklı, seninki farklı. Hem sen zaten anahtar cümleyi söylemişsin
bilbo
Avcılıkta herşey o insanın vicdanına kalmıştır..
Saygılar...

Ayhan Bey, benim tepkim yaptığım, şeyin atla deve bir şey olmamasına rağmen ,alaycı bir şekilde 'deniz haramisi' gibi gösterilmeye çalışılmasınadır.

Forumda aktif olma kararım, ömrümü balık tutarak geçirdiğim şerefli mevkiinde , belki buradan birkaç aklı başında arkadaşla tanışır ve balığa gideriz düşüncesiydi. Çünkü yazın telefonlar durmazken, kış olunca balık konusunda yanlız kalıyorum, tek başıma da pek çekici gelmiyor. Şu durumda eski sessizliğime bürünüp, yine uzaktan izlemek en doğrusu sanırım. Daha 3. mesajımda hoşgeldin saldırısıyla karşılaştığıma göre... Hoşçakalın.
 
Eğer uyanırsam uyandırırım, sen uyanırsanda beni uyandır:D

Sabah suyu noldu varmı bişeyler?
 
beyler iyi akşamlar akşam balığa gitmeyi planlıyorum mezgit marmaraya geldimi avlayan oldumu
 
Parakete konusundan burada bahsetmem amatör balıkçılık dışında kaldığından hata oldu, ancak benim kullandığım çok az iğneli çok ufak bir parakete, hatta 'paraketecik' dir. Tebliğde bahsi geçen paraketeler en az 500-1000 iğneli 1-2 km boyunda paraketelerdir çünkü asıl pareketeler bu büyüklükte olur.

Yeni tebliğide amatör balıkçının oltası 4 ile sınırlandırılmış, benim elimdeki daha eski su ürünleri mevzuatında 5 olta olarak geçiyor, ben de bunu baz aldım. Yine de yaptığım hesapta çok büyük değişiklik olmaz.

Tebliğde uzutma ağı ile avcılık yapılabileceği yazıyor, halbuki ağ deniz ortamına son derece zarar veren bir uygulamadır, istenmeyen bir sürü deniz canlısı da yakalanır(yengeç, deniz yıldızı, yosun balıkları gibi), balıkların göç yollarını kapar ve kayalara takılıp dipte kaldığı zaman çok büyük bir doğal tahribata ve kirliliğe sebep olur, onun yerine iğne sayısı sınırlandırılmış (mesela 100 iğneli) bir parakete serbest bırakılmış olsaydı, denizler için daha hayırlı olurdu. Bu da ülkemizde birçok şey gibi burada da yanlış karar ve kanun olduğunun bir kanıtı.
Bu tebliğleri kimler hazırlıyor sizce?

4 olta x 6 iğne x 2 amatör balıkçı = 48 iğne benim paraketem 50 iğneli ve 2 kişiyiz bu durumda sınırı 2 iğne ile aşmışız, özür...Ama istersen 8 eşit parçaya bölelim o zaman 6 iğneli 8 adet yasal oltaya dönüşmüş oluyor. Aslında böyle daha da iyi olabilir böylece hepsini birbirlerinden farklı yerlere ve derinliklere atıp balık yakalama şansımı arttırabilirim.

Ucuz dediğin hesaplara yanlış da diyebilirmisin peki?
Yaptığım laf kalabalığı değil, herşeyi teker teker madde madde açıklıyorum.



Ayhan Bey, benim tepkim yaptığım, şeyin atla deve bir şey olmamasına rağmen ,alaycı bir şekilde 'deniz haramisi' gibi gösterilmeye çalışılmasınadır.

Forumda aktif olma kararım, ömrümü balık tutarak geçirdiğim şerefli mevkiinde , belki buradan birkaç aklı başında arkadaşla tanışır ve balığa gideriz düşüncesiydi. Çünkü yazın telefonlar durmazken, kış olunca balık konusunda yanlız kalıyorum, tek başıma da pek çekici gelmiyor. Şu durumda eski sessizliğime bürünüp, yine uzaktan izlemek en doğrusu sanırım. Daha 3. mesajımda hoşgeldin saldırısıyla karşılaştığıma göre... Hoşçakalın.

Nereden tutsam da düzeltsem diye baktım ama malesef düzeltilecek bir yanı yok bu yazdıklarınızın üzgünüm:(

Hataları belirttim yine tebliği hatırlatmama gerek yok sanırım.

Parakete paraketedir. 10, 20, 50, 100, 1000 farkediyor mu? Ya da ayrılıyor mu paraketecik, parakete, grand parakete diye?

Hala daha aynı hesapların peşindesiniz, hala 4 olta 3 kişi 5 iğne falan filan.

Bunlar havuz problemi değil ya da hız problemi. Gerek yok hesaplara sürdürülebilir balıkçılık için konulmuş olan tebliğe uymanız gerekiyor amatör balıkçı iseniz:)

Eğer telefonlarınız susuyor ve balık çekici gelmiyor ise tek başına, buyrun alın oltanızı gelin beraber avlanalım, maket balık atalım. Balık yok mu? Tutamadık mı? Çay içelim sohbet edelim.

Aklı selim insanlar olarak tebliğe uygun balık tutalım ya da tutamayalım sonunda dostluk baki kalsın:)

İçinlen 2 bardak çay sohbetimize sıcaklık versin:)
 
Back
Yukarı